Search
English Turkish Sentence Translations Page 150271
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| There are still a few blind spots, though | yinede hala aydınlanmamış noktalar var, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| like how did we get beamed from the Kawachi cave to the North pole ? | Kawatche mağarasından kuzey kutbuna nasıl ışıkla geldik? Kawachi mağarasından kuzey kutbuna nasıl ışınlandığın gibi ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| and, uh, what was really going on in that 40 story igloo ? | ve o dev igloo'da gerçekte neler oluyordu? ve, o büyük buz evde neler oluyordu ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Chloe, there's a lot of things about me that even I don't understand. | Chloe, benle alakalı benim bile anlamadığım o kadar çok şey var ki. Chloe, hakkımda benim bile anlamadığım o kadar çok şey var ki. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| The meteor rocks... | Meteor taşları... | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| ... they didn't make me who i am. | ...beni böyle yapmadılar. ... benim kim olduğumdan sorumlu değil. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| So you're saying you were born this way ? | Yani bu şekilde mi doğdum diyorsun? Bu şekilde mi doğduğunu söylüyorsun ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I wasn't born anywhere near Smallville. | Smallville'in yakınlarında doğmadım. Ben Smallville yakınlarında doğmadım. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| In fact, I wasn't born anywhere near this galaxy. | Aslında bu galaksinin yakınlarında bile doğmadım. Aslında, bu galaksi yakınlarında da doğmadım. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Okay, so that would then make you, like, an... | Peki, yani bunun anlamı senin bir... Tamam, o zaman bu seni, bir.. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Uh, but you... | Ama sen... | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You look so... | Çok şey görünüyorsun... aynı şey gibi görünüyorsun... | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Human ? | İnsan gibi mi? İnsan ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I'm still the same person. | Ben hala aynı insanım. Ben hala aynı kişiyim. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Clark, I... | Clark,ben... Clark, ben... | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I think you're so amazing. | Bence sen inanılmaz birisin. ben çok şaşırtıcı olduğunu düşünüyorum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You save people's lives and take zero credit for it. | İnsanların hayatını kurtarıyor ve bundan hiç hak almıyorsun. İnsanların hayatını karşılık beklemeden kurtarıyorsun. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| To me, you're more than just a hero. | Benim için sen kahramandan bile ötesin. Benim için, sen bir kahramadan daha fazlasısın. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You're a superhero. | Sen süper kahramansın. Süper kahramansın. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I'm serious, Clark. | Ben ciddiyim Clark. Ciddiyim, clark. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| If more humans were like you, the world would be a better place. | Eğer senin gibi daha çok insan olsaydı, dünya daha iyi bir yer olurdu. Senin gibi daha fazla insan olsaydı, dünya daha iyi bir yer olurdu. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| In what scientists are describing as an incredibly rare astronomical event, | Bilim adamları bunu inanılmaz nadir bir astronomik olay olarak tanımlıyorlar | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Smallville, Kansas, was hit with a second meteor shower in 16 years, | Smallville, Kansas, 16 yılda ikinci bir meteor yağmuruyla vuruldu, Kansas, Smallville, 16 yıl içinde ikinci kez bir meteor yağmuru tarafından vuruluyor | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Killing 23 people and injuring scores of others. | 23 kişiyi öldürdü ve bir çoğunu da yaraladı. 23 kişi öldü ve çok sayıda yaralı var. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| They didn't get out. | Kaçamamışlar. Ayrılmamışlar. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| My parents didn't get out. | Annemler kaçamamışlar. Ailem kasabadan ayrılmamış. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Smallville needs you more than I do, Clark. go. | Smallville'in sana benden daha çok ihtiyacı var, clark. Git. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Go ! | Git! Git ! | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Whoa. | Vay. oha! | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Mr. Luthor ? | Bay Luthor? Mr. luthor ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Mr. Luthor | Bay Luthor Mr. luthor. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Are you okay ? | İyi misiniz? İyi misiniz ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| The disciples of Zod. | Zod'un müritleri. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| They must be stopped. | Durdurulmalılar. Durdurulmalı. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You're talking about the people from the ship. | Gemiden gelen insanlardan bahsediyorsun. Gemidekilerden bahsediyorsun. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Their home | Evleri Onların evi | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| is their only poison. | onların tek zehirleridir. onların tek zehiri. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| is their only poison. | tek zehirleridir. onların tek zehiri. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Where are they ? | Nerede onlar? Neredeler ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Oh, Martha Kent, if you were trying to scare me, you did one heck of a job. | Martha Kent, beni korkutmaya çalışıyorduysan, gerçekten çok iyi bir iş çıkardın. Oh, martha kent, eğer beni korkutmaya çalışıyorsan, en iyi işlerinden birini çıkardın. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| For a minute there, I thought I lost you. | Bir dakikalığına seni kaybettim sandım. Bir dakikalığına, seni kaybettiğimi sandım. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Hum. I guess I found my way back. | Sanırım geri dönen yolu buldum. Sanırım geri dönüş yolunu buldum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Has Clark come home ? | Clark eve geldi mi? clark eve geldi mi ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Sweetheart, please, you need to use all of your energy just to get better, | Tatlım lütfen, bütün enerjini iyileşmeye harcamalısın, Tatlım, lütfen, bütün enerjini iyileşmek için kullanmalısın, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| not to worry about Clark. | Clark için endişe etmeye değil. clark için üzülme. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Our son can handle anything that's thrown his way. | Oğlumuz yoluna çıkan her şeyle başedebilir. Oğlumuz yoluna çıkan herşeyle baş edebilir. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Mrs. Kent, | Bayan Kent, Mrs. kent, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I have to say you look a whole lot better without a china cabinet on your back. | Sırtınızda dolap yokken çok daha iyi göründüğünüzü söyleyebilirim. Üzerinizde bir dolap yokken daha iyi görünüyorsunuz. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Hi, Lois, it's good to see you. | Selam Lois, seni görmek güzel. Selam, lois, seni gördüğüme sevindim. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Lois was quite a hero out there. | Lois bir kahraman gibiydi. Lois orada kahramanca davrandı. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You guys put a roof over my head. | Sizler başımın üstüne bir çatı koydunuz. Bana sığınacak bir çatı verdiniz. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| the least i could do was help out when it came crashing down. | en azından yıkıldığında yardım etmeliyim. en azından, o çatı çöktüğünde yardım edebildim. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Where is Kal El ? | Kal El nerede? Kal El nerede ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Who are you ? | Sen kimsin? Siz kimsiniz ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You know where he is. | nerede olduğunu biliyorsun. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I'm sorry, lady. I don't even know who you're talking about. | Üzgünüm bayan. Kimden bahsettiğinizi bilmiyorum. Üzgünüm, bayan. kimin hakkında konuştuğunuzu bilmiyorum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Hey, everyone needs to calm down and count to 10, okay ? | Herkes sakinleşip 10'a kadar saymalı, tamam mı? Hey, herkes 10'a kadar sayıp sakinleşsin, tamam mı ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| So put the nice man down. | Yani şimdi güzel adamı yere bırak. yani adamı sakince bırakın. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Look, super freak, | Bak süper ucube, bana bak, süper ucube | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You want to find your Kal El buddy, | Kal El denen dostunu bulmak istiyorsun, Kal el denen arkadaşını arıyorsun, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| you better start working on your communication skills. | İletişim yeteneklerini geliştirmeye başlasan iyi olur. iletişim kabiliyetini geliştirmekle başlamalısın. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I know where Kal El is. | Kal el'in nerede olduğunu biliyorum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| He's hiding out at the Luthor mansion. | Luthor malikanesinde saklanıyor. Luthor'ların konağında saklanıyor. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I can take you to him. | Sizi götürebilirim. Sizi ona götürebilirim. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Mom ! | Anne! Anne ! | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Dad ? | Baba? Baba ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Where's my mom and dad ? | Annem ve babam neredeler? Annem ve babam nerede ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| At the hospital. | Hastanede. hastahanedeler. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Your mom has a concussion and a broken leg, but she's gonna be okay. | Annen beyin sarsıntısı geçirdi ve bir bacağı kırıldı, ama iyileşecek. Annen biraz sarsıldı ve bacağı kırıldı, ama iyileşecek. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| She's out of danger now. | Artık tehlikeyi atlattı. Şimdi tehlikeden uzakta. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| What about Lana ? | Peki ya Lana? Peki ya lana ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Lana's safe. | Lana güvende. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| It's Chloe I'm worried about. | Asıl ben Chloe için endişeleniyorum. beni endişelendiren chloe . | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Why ? | Neden? Neden ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Clark, she was down in the cave with me when the meteors hit. | Clark, meteorlar çarptığında benimle birlikte mağaradaydı. Clark, meteor yağmuru esnasında mağarada benimle birlikteydi. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I was knocked out, and when I came to, she was gone. | Ben bayıldım, uyandığımda gitmişti. ben bayıldım, kendime geldiğimde gitmişti. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| She must have escaped while you were unconscious. | Sen baygınken kaçmış olmalı. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Or someone helped her out. | Ya da biri ona yardım etti. veya birisi kaçmasına yardım etmiştir. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| What, you think I did ? | Ne, yani sence ben mi ettim? Ne, benim yaptığımı mı düşünüyorsun ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Lex, how could I... Clark, before I passed out, | Lex, nasıl yapabili... Clark, bayılmadan önce Lex, ben nasıl yapa... Clark, ben bayılmadan önce, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| There was a light brighter than anything I've ever seen. | Şu ana kadar gördüğüm bütün ışıklardan daha parlak bir ışık vardı. Daha önce görmediğim kadar parlak bir ışık vardı. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| and I could have sworn I saw you standing right in its epicenter. | ve seni tam merkezinde dururken gördüğüme yemin edebilirim. ve kesinlikle eminim ki, seni ışığın merkezinde ayakta dururken gördüm. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I was nowhere near those caves. | O mağaraların yakınında bile değildim. Bu mağaraların yakınında bile değildim. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| If you weren't with your parents when the meteors hit, where have you been ? | Meteorlar çarptığında annenlerle değilsen, neredeydin? Meteor yağmuru esnasında ailenin yanında değilsen, neredeydin ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| They insisted i get a head start. | önden gitmem için ısrar ettiler. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I got a ride on one of the military vans. | Askeri minibüslerden birine bindim. bir askeri kamyonette gidiyordum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Why do i get this nagging feeling you're being less than honest with me ? | Neden bana karşı dürüst olmadığın gibi rahatsız bir hisse kapılıyorum? Neden bana karşı yeterince dürüst olmadığın hissine kapılıyorum ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I have no idea. | Hiç bilmiyorum. hiçbir fikrim yok. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I'm beginning to get the impression that lying is an unshakeable habit of yours. | Yalan söylemenin senin sarsılmaz bir alışkanlığın olduğu izlenimine kapılmaya başlıyorum. Yalan söylemenin senin için vazgeçilmez bir alışkanlık olduğu kanısına varmaya başlıyorum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Then be straight with me for once. | O zaman bir kere karşı bana dürüst ol. O zaman bana karşı birkez olsun dürüst ol. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| If you're my friend, | Eğer dostumsan Eğer arkadaşımsan, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| just tell me the truth. | bana gerçeği söyle. sadece gerçeği söyle. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Were you in the cave when the meteors hit ? | Meteorlar çarptığında o mağarada mıydın? Meteor yağmurunda mağarada mıydın ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Look, | Bakın, Bak, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I understand that the police have their hands full, | polis çok meşgul, Polisin meşgul olmasını anlayabiliyorum, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| but Mr. and Mrs. Universe... | ama Bay ve Bayan Kainat... ama bay ve bayan evren... | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| they're killing people. | İnsanları öldürüyorlar. insanları öldürüyor. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You're okay. | Sen iyisin. İyisin. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Yeah, you ? | Evet ya sen? evet, sen ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Have you seen my parents ? | Annemleri gördün mü? Ailemi gördün mü ? | Smallville Arrival-1 | 2005 |