Search
English Turkish Sentence Translations Page 148390
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
You'll find out she's really nice. | Sen de göreceksin, çok iyi bir kız. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I was lucky to have met her. | Onu tanıdığım için çok şanslıyım gerçekten. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Are your worries gone now? Cured for once and always? | Endişelerin bitti mi şimdi? Tedavin kalıcı mı artık? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Is something wrong | Yanlış giden bir şey var mı? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Not really. Tell me. | Pek sayılmaz. Anlat bana. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Really well, but... | Gerçekten öyle, ama... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But? | Aması? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It's silly... | Biraz saçma ama... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...but when I kiss her, it's all right. Well... | ...öpüşürken her şey iyi gidiyor. Şey... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It's just completely different with you. | ...seninki daha farklı. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'll try to forget it, but I can't. | Unutmaya çalışıyorum ama beceremiyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Ever since that kiss Claudio and I are... | O öpüşmemizden sonra Claudio'yla ben... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Everything's all right, but it's not the same. It seems less... | Her şeyimiz iyi gidiyor, ama artık eskisi gibi de olmuyor. Sanki daha az... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You mean for you it's like that as well... | Yani senin için de mi öyle... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It's all my fault. No, it's no one's fault. | Hepsi benim suçum. Hayır, kimsenin suçu değil bu. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
We haven't been honest about our feelings. | Birbirimize duygularımız hakkında dürüst olmadık. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
We haven't judged the situation well. | Durumu iyi kavrayamadık. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It's a damned memory. | Berbat bir anı bu. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It's no memory but an illusion. That's all. | Bu anı, yanılgıdan başka bir şey değil. Hepsi bu. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
If we would do it again, we'll notice it's nothing special. | Bir daha yapsak özel bir şey olmadığını anlarız zaten. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You think so? | Öyle mi olur sence? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'm sure. Every psychologist will tell us that. | Eminim. Her psikolog da bunu söyleyecektir zaten bize. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
So there's no other remedy? | Başka çaresi yok yani? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I don't think so. And you? | Sanmıyorum. Sence? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'll have to think about it. | Bunu biraz düşünmem lazım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
For how long? I don't know. | Ne kadar düşüneceksin? Bilmiyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Even if I take my time, then I still don't know if I'll find something. | O kadar zamanda bir şey bulsam bile bilemeyeceğim galiba. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
The problem is: I'm in a rush. | Sorun şu ki acelem var. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Claudio and I are taking a vacation. I'd like to resolve this first. | Claudio'yla seyahate çıkacağız. Önce bunu çözmek istiyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Yes, I wouldn�t want it to get in the way of my relationship either. | Evet, ben de ilişkime engel olsun istemem. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
What shall we do? Whatever you want. | Ne yapmalıyız? Neyi istersen. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Do you think it's OK if we do it now? OK, short and snappy... | Şimdi yapsak bir sorun olur mu sence? Peki, kısa ve hızlı... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Short, but not snappy, we'll have to try our best... | Kısa olsun ama hızlı olmasın, elimizden gelenin en iyisini yapalım... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...to refute our memory. | ...böylece hafızamızı yalanlamış oluruz. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Good idea. Let's do it mechanically. | İyi fikir. Her zamanki gibi olalım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Totally fine. Where shall we do it? | Tamamdır. Nerede yapsak? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Let's do it on the floor. It'll be less comfortable that way. | Yerde yapalım. Daha rahatsız olur. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
How did it go for you? | Sence nasıldı? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
And you? No, you first. | Ya sence? Yok, önce sen söyle. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You won't be mad if I tell you the truth? | Doğruyu söylersem kızmazsın değil mi? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
To tell you the truth... | Gerçek şu ki... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It was... | ...bu... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It was fantastic. Even better than the first time. | ...bu mükemmeldi. İlkinden de güzeldi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'm sorry. I didn't do it on purpose. Far from it. | Özür dilerim. Kasti yapmadım. Açık ara fark vardı. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Are you angry? Yes. | Kızdın mı? Evet. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But I'm angry with myself, not you. I thought it was great too. | Ama kendime kızıyorum,sana değil. Bence de şahaneydi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Damn it... | Hay anasını... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Let's do it again right away. That way we'll know for sure. | Hadi bir daha yapalım. Bu sefer anlarız bak. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Yes, let's leave this behind us as soon as possible. | Evet, deminkini bir an önce unutalım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Let's give it our best shot. | En iyisini yapalım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But that's not what we want. | Ama amacımız bu değil ki! | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Think. Now we've accomplished what we didn't want. | Bir düşünsene, kaçındığımız şeye ulaştık. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
If we try what we don't want, we might get what we do want. | Bu sefer de kaçındığımızı yaparsak istediğimize ulaşırız. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
So let's try everything. All right? | O zaman ne varsa deneyelim. Tamam mı? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'm betting it was still great? | Bahse girerim yine iyi geçmiştir. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You're right. | Öyleymiş. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I don't know why, but it was clear. | Neden bilmiyorum ama çok belliydi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I hope I haven't hurt you. I haven't done this before. | Umarım çok canını yakmamışımdır. Daha önce hiç yapmamıştım bunu. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It's strange. It didn't hurt before. On the contrary. | Yaa ben de şaşırdım aslında. Normalde bu kadar acımazdı. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
What shall we do? I can't think straight. | Ne yapsak? Düzgün düşünemiyorum artık. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Oh no. What's the matter? | Oh hayır. Ne oldu? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It's terrible. I want to kiss you again, just like that, spontaneously. | Bu çok kötü. Seni birden öpmek geldi içimden. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Please don't say that. | Lütfen böyle söyleme. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It's terrible. It's coming. Your mouth. | Bu çok korkunç. Ağzın. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
What about my mouth? | Ne olmuş ağzıma? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
When I see it before me, it attracts me. | Görünce bir hoş oluyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'm restraining myself, otherwise I'd give it to you. | Ben de kendimi tutmakta zorlanıyorum şu an. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Restrain yourself, I can't do it by myself. | Ne olur tut kendini, Bunu tek başıma yapamam. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But maybe we shouldn't stand so close to each other. | Belki de çok yakın durmamalıyız. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
What will happen to us now? I wish I knew. | Bize ne oldu böyle şimdi? Keşke bilebilsem. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Don't you think it's... What? | Bu sence de... Ne? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
How shall I put it? Love? | Nasıl söylesem? Aşk mı? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I don�t think so. And you? No, I don't know. | Sanmıyorum, sence? Bilmiyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I wonder. I'm just saying. | Merak ediyorum. Yanlış anlama. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
If you're not sure, you'll have to consider every possibility. | Eğer emin değilsen, her ihtimali düşünmelisin. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But we fancy each other, don't we? | Ama birbirimizi seviyoruz, değil mi? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Yes, but it's friendship. You're right. | Evet ama arkadaş olarak. Doğru. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But there's love among friends... | Ama arkadaşların arasında da sevgi olur... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...because one likes to see and spoil them. | ...çünkü sevilip şımartılmak isterler. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Yes, but it's not the same as being in love. | Evet ama aşka benzemez bu. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Naturally. | Doğal olarak tabii. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But what does love have extra? | Aşkın fazladan nesi var? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
There's force of attraction. Sure. | İçinde tutku var. Tabii. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But isn't that happening between us? | Ama aramızda bu da geçmemiş miydi? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
In love there's mutual attraction. | Aşkta karşılıklı bir tutku vardır. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
One agrees being attracted to each other. We're experiencing that as well... | Birbirlerinin çekimine girerler. Biz onu da yaşadık gerçi... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...but without wanting it both. You're right. | ...ama amacımız bu değildi. Haklısın. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But doesn't that happen in a case of love at first sight? | Ama ilk görüşte aşk da böyle değil midir? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I just know I'm in love with Claudio. | Tek bildiğim şey Claudio'yu sevdiğim. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You're lucky. Why? | Şanslısın. Neden? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It's clear to you. I'm starting to doubt. | Çünkü sen eminsin. Bense şüphelenmeye başladım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
About your infatuation for C�line? A little bit... | Câline'e olan sevgin hakkında mı? Birazcık... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
What about love, friendship, attraction, understanding? | Peki ya aşk, dostluk, çekim, anlayış... Nedir bunlar? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'm getting a bit confused. | Kafam karıştı biraz. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You're not really helping here. You shouldn't doubt. | Yardımcı olmuyorsun ama şimdi. Şüpheye düşmemelisin. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You're in love with C�line. I am? | Câline'i seviyorsun sen. Seviyor muyum? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Of course you are. Let's not make a big deal out of it | Tabii ki seviyorsun. Bu durumu büyütme. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
We'll laugh about this in a few days, you'll see. | Bir kaç gün sonra gülüp geçeceğiz buna göreceksin. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But they didn't, right? | Ama yapamadılar, değil mi? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'm ordering another. I'm thirsty as well. | Bir tane daha söyleyeceğim. Ben de susadım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |