Search
English Turkish Sentence Translations Page 148386
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
He's bringing her to the wedding! You're kidding! | Onu düğüne getiriyor! Şaka yapıyorsun! | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
My mother's got a new man, and she's bringing him to the wedding! | Annem de yeni bir adam buldu ve onu düğüne getiriyor! | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Blimey. Does he know what he's let himself in for? | Vay canına. Kendini neye bulaştırdığını biliyor mu? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Sorry, are you trying to imply something about my mother? | Affedersin, annemle ilgili bir şey mi ima etmek istiyorsun? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
OK, so who's this blind old cow that Harry's gone and pulled, then? | Tamam, o zaman Harry'nin tutup çektiği bu yaşlı inek kim? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Are you trying to imply something about my best friend? | En iyi arkadaşımla ilgili bir şey mi ima etmeye çalışıyordun? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
I wasn't trying to I was implying something about your best friend. | Çalışmıyordum, en iyi arkadaşınla ilgili bir şeyler ima ediyordum. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Everything you say stinks of venom. | Söylediğin her şey yılan zehri gibi kokuyor. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Venom has no smell. | Yılan zehrinin kokusu yoktur. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
What's wrong with my mother? You tell me. | Annemin nesi varmış? Sen söyle. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
You're the one forever slagging her off. | Onu sürekli eleştiren sensin. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
He isn't your best friend, by the way. He thinks you're a jerk. | Bu arada o senin en iyi arkadaşın değil. Senin bir gerzek olduğunu düşünüyor. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Hello, Mummy. | Merhaba anne. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Cancelled? Good God, why? | İptal mi oldu? Tanrım, neden? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Right, OK. Yes. Yes. | Tamam, oldu. Evet, evet. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
We'll be with you in 1 5 minutes. | 15 dakika içinde yanınızda olacağız. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
This is the 21 st century, pal! | 21. yüzyıldayız dostum! | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
lt's time you got on board if you want to hang around with me! | Benimle takılmak istiyorsan gemiye adım at! | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Listen. Money. . . | Dinle. Para... | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
lt's a wise precaution, signing a prenuptiaI agreement. | Evlilik öncesi sözleşme imzalamak akıllıca bir önlem. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
lt's not. lt stinks. | Değil. Berbat. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Are you arguing with me, Harry? | Benimle tartışıyor musun, Harry? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
KATHERlNE: Damn. What? | Lanet olsun. Ne? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
We thought we were going to meet your new bloke. | Yeni arkadaşınla buluşacağını sanıyorduk. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Oh, yeah! We thought we were going to meet your new woman. | Oh, evet! Yeni kadınınla buluşacağını sanmıştık. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
You have. | Öyle oldu. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
We drank champagne together one evening | Bir akşam birlikte şampanya içmiştik | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
and realised we'd always had a thing about one another. | ve bir şeyler hissettiğimizi fark ettik. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
So. . . ! | Yani...! | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
But you're old enough to be his mother, Mother! | Ama onun annesi olacak yaştasın, anne! | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
And he's a spiv. | Ve o bir karaborsacı. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
PersonaI manager, darling. | Kişisel yönetici, canım. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Not only that, we're engaged to be married. | Sırf o değil, nişanlandık. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
You want to be carefuI she'll have you signing a prenup next. | Sana da sözleşme imzalattırmak istese dikkatli olmak istersin. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
I think it's a wise precaution. | Bence akıllıca bir önlem. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
lt assumes things are going to go wrong! | İşlerin kötü gideceğini hissettiriyor insana! | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
lt doesn't! Well, it's unnecessary, then! | Öyle değil! O zaman zaten gereksiz! | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
lt assumes things may go wrong, which is a very different thing. | İşlerin kötü gidebileceğini hissettirir ki bu çok başka bir şey. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
We live in an age of divorce. | Boşanma çağında yaşıyoruz. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
lt's foolish to ignore the statistics. She's a very rich woman. | İstatistikleri görmezlikten gelmek aptalca. O çok zengin bir kadın. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Look, just get married. . . | Bak, ya evlen... | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
..or don't get married. | ...ya da evlenme. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Keep it simple, eh? | Basit tut, ha? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
What do you think, Katherine? | Sen ne düşünüyorsun, Katherine? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Did you sign a prenuptiaI agreement? | Evlilik öncesi anlaşma imzalar mısın? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
(Guffaws) No. | Hayır. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
lt didn't occur to me to. | Hiç aklıma gelmedi. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
BlANCA: What's going on? | Neler oluyor? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Katherine, seriously, is it so wrong in this day and age | Katherine, cidden, bu günlerde ve bu yaşta | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
for a successfuI woman, any woman, | başarılı bir kadın için bu çok yanlış, | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
to try and protect herself by asking the man she marries | evlendiği adamdan evlilik öncesi sözleşme | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
to sign a little legaI document? | imzalamasını isteyerek kendini korumaya çalışması? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
(Splutters) Of course it isn't wrong. | Elbette yanlış. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
That's the whole point! | Tüm fikir bu! | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Ugh. lt isn't, is it, Katherine? | Öyle değil, değil mi, Katherine? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
lt's perfectly reasonable and obvious and sensible and fair. | Tamamen mantıklı ve adil. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
TRANSLATOR: Signore. . . | Sinyor... | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
I think you should frown less to begin with, otherwise you'll put him off. | Bence başlangıçta daha az somurtmalısın yoksa adamı uzaklaştırırsın. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
(Gasps) Well, that's priceless, coming from you. | Bunu senin söylemen gerçekten çok kıymetli. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
I think that your husband is your lord and your life and your keeper. | Bence kocan senin efendin, hayatın ve koruyucun. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Day in, day out, he submits his body to painfuI labour. | Her gün kendini acı verici işlere ayırıyor. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Er, no, he doesn't. | Şey, hayır, öyle yapmıyor. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
And all we do is sit in front of the telly all day, eating chocolates. | Ve bizim tüm yaptığımız tüm gün boyunca televizyon önünde oturmak ve çikolata yemek. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
I know I do, when I'm not running the country. | Kırda koşmadığım vakitler ben öyle yapıyorum. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
What's she talking about? What are you talking about? | Neden bahsediyor bu? Ne söylüyorsun sen? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
l've been like you argumentative, obnoxious, bad tempered. | Ben de senin gibi kavgacı, kötü huyluydum. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
And what good did it do me? Eh? | Peki bana ne yararı dokundu? Ha? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
I think you should do whatever he tells you to do whenever he tells you to do it. | Bence sana ne zaman ne yapacağını söylerse onu yapmalısın. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
I mean, good Lord, how could we ever be equaI to them? | Yani, Ulu Tanrım, biz onlarla eşit olabilir miyiz ki? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
They're big, noisy and opinionated. | Onlar büyük, gürültülü ve inatçıdır. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
And we're little and noisy and opinionated. | Bizse küçük, gürültülü ve inatçıyız. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
lt's all so obvious, l'm surprised I'm having to spell it out. | Hepsi o kadar açık ki bunu açıklamak zorunda kalmama şaşırdım. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Yeah. However, back in the reaI world. . . | Evet. Yine de, gerçek dünyaya dönersek... | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Back in the reaI world, I think you should be prepared | Gerçek dünyada, ona sorumluluğunun | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
place your hands below your husband's feet | belirtisi olarak elini onun ayaklarının altına | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
in token of your duty to him | koymaya hazır olmalı ve | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
and not ask him to sign any bloody silly agreements. | ondan aptal sözleşmeler imzalamasını istememelisin. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
And if you don't feeI that you can do that, you shouldn't be marrying him, frankly. | Ve eğer bunu yapmak gelmiyorsa içinden o zaman evlenmezsin daha iyi. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
You do it. You place your hands beneath his. . . | Sen yap. Ellerinin onun ayaklarının altına... | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
I would. . . if he asked me to. | Yaparım... eğer benden isterse. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
But he won't ask me to, because he feels exactly the same way about me | Ama benden öyle bir şey istemez çünkü o da benim için aynı şeyleri hissediyor | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
and he wouldn't expect anything from me that I wouldn't expect from him. | ve benim ondan beklemeyeceğim hiçbir şeyi beklemez benden. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Yep. No. | Evet. Hayır. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Probably. . . not. | Büyük ihtimalle... hayır. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
So, no, we didn't do a prenuptiaI agreement. | Yani, hayır, biz evlilik öncesi sözleşme imzalamadık. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
D'you really not regret signing the post. . . nataI thing. . .thingy? | Gerçekten o zımbırtıyı imzalamadığına pişman mısın? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
No. Besides which, they're not worth the paper they're written on. | Hayır. Hem üzerine yazıldıkları kağıtları harcamaya bile değmezler. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
The judiciary keep trying to persuade the Government | Yargıçlar hükümeti daha bağlayıcı yapmak | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
to pass some legislation to make them more binding, | için yasallaştırma konusunda ikna etmeye çalışıyor | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
but they've got better things to worry about. | ama onların da endişelenmek için daha önemli sorunları var. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
But if they were more binding, would you? | Ama daha bağlayıcı olsalardı ister miydin? | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Oh, yes, I should have said earlier. . . | Oh, evet, daha önce söylemeliydim... | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
l'm pregnant. What?! | Hamileyim. Ne?! | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
Yes. Oh! | Evet. Oh! | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
However. . . Mmm? | Yine de... | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
..you'll have to look after them because I'm not giving up my career. | ...onlara sen bakmak zorundasın çünkü ben kariyerimden vazgeçmeyeceğim. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
No. Fine! l'm not convinced. | Hayır. İyi! İkna olmadım. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
You'll feed them raw chicken, throw them in a pond to see if they float, | Onları çiğ tavukla besleyecek, batıp batmadıklarını görmek için havuza atacak, | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
leave them on a bus somewhere. | otobüste bir yerlerde bırakacaksın. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |
God, I'm going to shag you right here, right now. | Tanrım, seninle tam burada, şu anda sevişeceğim. | ShakespeaRe-Told-1 | 2005 | ![]() |