Search
English Turkish Sentence Translations Page 148392
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
If you don't react, I don't know what to do anymore. | Böyle tepkisiz durursan, ne yapacağımı bilemem ki. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I think I'll have to be ruder. | Belki daha kaba davranırsam... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
So you'll really react. | ...o zaman gerçekten itersin beni. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I see no other way. | Başka yolu kalmadı. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Still not a word? | Hâlâ mı bir şey yapmayacaksın? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You won't get angry with me? | Kızmayacak mısın bana? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Please tell me you're angry. | Sinirlensene yaa! | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Look what I'm doing. | Bak ne yapıyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
So you see what I'm doing? | Ne yaptığımı görüyor musun? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Tell me you don't want it. | Bunu istemediğini söyle. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Please, tell me. | Lütfen söyle. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'm looking for Judith. | Judith'i arıyordum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Have you seen Judith? | Judith'i gördünüz mü acaba? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
There you are. I had lost you. Yes, we were talking. | İşte buradasın. Kaybettim seni. Evet, sohbet ediyorduk biz de. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Yes, you know, I needed to tell her something. | Evet bir şey söylemem gerekmişti de. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Nothing serious? No. | Ciddi bir şey miydi? Yok yok. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But it felt good telling her. | Ama onu fazlasıyla mutlu etti. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Swell. | Sevindim. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
A woman once told me: ''My ideal man is not my lover... | Bir kadın bana bir keresinde şöyle demişti: | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...it's the one I love tenderly and peacefully... | ''Benim için ideal erkek sevgilim değil, nazik ve narince seveceğim... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...and whom I'm never jealous at''. | ...ve kıskanmayacağım kişidir.'' | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Funny woman. | Komik biriymiş. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
She was an old woman. But I think it makes sense. Don't you? | Yaşlı bir kadındı. Ama yine de bir şey ifade ediyor, değil mi? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Too sensible for my taste. | Benim zevkime göre fazla duyarlı. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I have a friend who says: | Benim de bir arkadaşım şunu demişti: | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
''You can only be sensible if you're crazy''. | ''Ancak kafayı yediysen duyarlı olabilirsin.'' | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I think he's right. | Haklıymış. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I haven't been crazy enough to become really sensible. | Ben hiç gerçekten duyarlı olacak kadar delirmedim. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Look, it's one o'clock already. | Bak, saat nerdeyse bir oldu. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
And I'm in a hotel room, tipsy, with a man I hardly know. | Ben de otel odamdayım, çakır keyfim, yanımda da neredeyse hiç tanımadığım bir erkek var. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I think this answers your question. | Bu senin sorunu cevaplar sanırım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I think you're very sensible. | Bence sen fazla duyarlısın. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
More so than me. | Benden daha fazla. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But I haven't spoken about the terrible consequences yet. | Ama daha hikayedeki korkunç sona gelmedim. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Why ''terrible''? | Neden korkunçmuş? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
If it wasn't so terrible, it wouldn't have affected me that much... | Eğer öyle olmasa bu kadar etkilemezdi zaten beni... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...and I would have kissed you before... | ...ve seni daha önce öpmüş olurdum... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...and God knows what we would be doing now. | ...ve Allah bilir şimdi neler yapıyor olurduk. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
The story of Judith and Nicolas may seem attractive up until now. | Judith'le Nicolas'ın hikayesi şu ana kadar ilgi çekici gözükmüş olabilir... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But in the story you just told, you and your friend were alone. | ...ama senin anlattığın hikayede senle arkadaşın yalnızmışsınız. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
They weren't. | Onlar yalnız değildi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
To their mutual partners... | Eşlerine mümkün olduğu kadar... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...they tried as hard as possible not to arouse any suspicion. | ...bir şey belli etmemeye çalışıyorlardı. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
They didn't know what to hope for... | Ne umduklarını bilmiyorlardı... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...what to think. | ...ne düşündüklerini de. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Maybe it was just a fantasy which would blow over soon. | Belki bu yakında sönüp geçecek bir fanteziydi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Or if was a need for change. something to avoid the routine of daily life? | Ya da hayatın rutininden kaçmak için gereken bir değişiklikti. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Maybe it wasn't love, but physical attraction. | Belki aşk da değildi bu, sadece vücutları birbirini çekiyordu. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
A story of pheromones. A biological phenomenon? | Hayvansal bir içgüdü. Biyolojik bir durumdu belki de. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
"Maybe I'm not like others, too weak to be guided by reason"... | "Belki ben başkaları gibi, mantığın peşinden koşacak kadar zayıf biri değilimdir"... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...Judith thought. | ...diye düşünüyordu Judith. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
''Maybe I'm a selfish monster led by sexual instincts''... | ''Belki ben cinsel dürtülerinin etkisinde kalmış bencil bir hayvanımdır''... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...Nicolas thought. | ...diye düşünüyordu Nicolas da. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
''How can one hope for world peace with immoral women like me around?'' | ''İçinde benim gibi ahlaksız kadınlar yaşarken, dünyada barış nasıl beklenebilir ki ?'' | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
''It's because of people like me no civilization develops in a harmonious manner?'' | ''Benim gibi insanlar yüzünden uygarlıklar bir uyum içinde gelişemiyor'' | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
''Must one make a mess of one's life for kisses and embraces?'' | ''Bir insan başkasının hayatını öpüşüp koklaşarak nasıl bozabilir ki?'' | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
''What if it's not just kisses and embraces... | ''Ya sadece öpüşüp koklaşma değil de...'' | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
''...but a special relationship?'' | ''...özel bir ilişkiyse?'' | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
''What if it would be a love story like in novels and films?'' | ''Ya bu romanlardaki, filmlerdeki gibi bir aşk hikayesiyse?'' | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
What's the matter? We shouldn't do it. | Ne oldu? Yapmamalıyız. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Don't you want it? Yes I do... | İstemiyor musun? Evet istiyorum... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But I have to make love to Claudio. It's been such a long time. | Claudio'yla sevişmeliyim. Çok uzun zaman oldu. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Why are you looking like that? Are you jealous? A little. | Neden öyle bakıyorsun? Kıskandın mı? Biraz. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Shall I think of you? That way I wouldn't be cheating on you. | Sevişirken seni düşüneyim mi? Böylece aldatmış da olmam seni. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Yes, but I understand. | Evet ama anlıyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
This way I can make love to C�line without having to feel too much guilt. | Bu şekilde ben de Câline'le sevişirken pek suçluluk duymamaya çalışıyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Are you going to make love tonight? | Bu gece mi sevişeceksiniz? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I have to. You don't want me to break up. | Mecburum. Ayrılmamı istemezsin herhalde. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I said it because of us. | İkimiz için söylemiştim. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I don't want you to be alone if I'm not. | Ben yokken yalnız kalmanı istemem. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I would feel so guilty, knowing you would be alone. | Yalnız olduğunu bilseydim suçlu hissederdim kendimi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I think I'm better of by myself. But C�line's nice... | Sanırım ondan ayrılsam daha iyi olacak. Ama Câline iyi bir kız. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
That's why I feel guilty, because I don't love her. | Bu yüzden suçlu hissediyorum ya, sevmiyorum çünkü onu. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
She deserves better. | Benden daha iyisini hak ediyor. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Claudio deserves better as well. | Claudio da benden daha iyisini. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Tell me if I should put on something else. | Müziği değiştirmemi istersen söyle. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Please don't look at me. | Lütfen yüzüme bakma. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You're wondering what I want. | Ne istediğimi merak ediyorsundur. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
The tone of my voice worries you. | Ses tonum seni endişelendirmiş olabilir. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I can't see your face, but I think you're looking gloomy already. | Göremiyorum ama, şimdiden yüzün düşmüştür. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
My words aren't reassuring... | Söyleyeceklerim... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...while I'd very much like them to be. | ...ne yazık ki pek hoş sözler olmayacak. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
My words mean no harm... | Niyetim bu değil ama... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...but they'll hurt you anyway. | ...ama yine de seni incitebilir. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I know they'll hurt you for sure. | Bir süre seni üzeceğini biliyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I can hear your heart. | Kalbini duyabiliyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Your beautiful heart is panicking. | O güzel kalbin telaşa kapılıyor. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Because of me. I would very much like to embrace you, but I can't. | Benim yüzümden. Sana sarılmayı o kadar çok isterdim ki, ama yapamam. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Yes, I'm no longer yours. | Evet, artık senin değilim. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
And yet... | Ama bundan sonra... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...a part of me... | ...bir parçam... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...will always be yours. | ...hep senin olacak. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Just a part. | Sadece ufak bir parçam. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
The other, bigger part... | Öteki büyük parçamsa... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...now belongs to someone else without me noticing it. | ...artık bir başkasına ait olacak. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I haven't chosen it. | Böyle olsun istemezdim. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It just happened. I can't help it. | Bir şekilde oldu işte. Elimden bir şey gelmiyor. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But I won't be far. | Ama çok uzak kalmayalım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
We can stay neighbors, I hope. | Birbirimize komşu olabiliriz, umarım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'm already regretting leaving you... | Seni terk ettiğim için şimdiden çok pişmanım... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |