Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 172542
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Enid. This is Julie Ann Hooper, our babysitter. | Enid. This is Julie Ann Hooper, bizim bebek bakıcısı.. Enid. Bu Julie Ann Hooper, bizim bebek bakıcısı.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I lost her f or a while. But I f ound her again. | Bir süreliğine onu kaybetmiştim. Ama gene buldum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How f ortunate f or you, darling. | Ne şanslısın canım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What a lovely dress. You look ravishing. | Ne harika bir elbise. Kışkırtıcı görünüyorsun. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Ned, what a treat to have you here. | Ned, hangi rüzgar attı seni buraya. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I see Roger's the life of the party as usual. | Roger gene partinin sarhoşu. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
He started all by himself at brunch. I guess it caught up with him. | Daha sabahtan kendi başına içmeye başladı, sonu böyle oldu tabii. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Neddy, tell me everything. I want to know all about you. | Neddy, bana herşeyi anlat, Hepsini bilmek istiyorum. Neddy, bana her şeyi anlat, Hepsini bilmek istiyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Enid. | Enid. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Look who's there! Get yourself a drink. | Bak kim var orda. Kendine bir içki al. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
We'll have one quick one to appease the natives. | Herkese çabucak bir merhaba diyelim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Neddy! Hi, honeybunch. | Neddy! Merhaba, bal peteği. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
To think I nearly didn't get here. Ned, you old f ossil. How are you? | Bilsem gelmezdim buraya. Ned, ihtiyar fosil. Nasılsın? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Great. Just great. | İyi, çok iyi. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Ned! My God, it's been a dog's age. Rusty. | Ned! Tanrım, uzun zaman oldu. Rusty. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Let's have a game of golf. Soon. Darling! | Golf oynayalım mı? En kısa zamanda... Canım! | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Is it undiplomatic to ask of Lucinda? She's great. And bring your money. | Lucinda'yı sorsak ayıp olur mu? Harika. Parasız gelme ha... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Neddy! Neddy, darling. I'm John. | Neddy! Neddy, canım. Ben John. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
We want to see you. Lucinda will call. How you doing? | Sizi görmek istiyoruz. Lucinda çağıracak. Nasılsınız? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Great, great. | İyi, iyi. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
My God, Neddy Merrill. Freddy Preston. | Tanrım, Neddy Merrill. Freddy Preston. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Marvellous to see you. We missed you. I expected you'd be on Xanadu. | Seni görmek harika. Özledik seni. Xanadu'dasın sanıyordum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I'll have to call Willie. Good show. | Willie'yi çağırmam gerek. İyi gösteri. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Mr. Merrill. Hi, Stanley. How's Inez? | Bay Merrill. Selam, Stanley. Inez nasıl? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
She'll be glad to see you. She's my girl. | Sizi gördüğüne sevinecek. Bu benim kız. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Yes, sir. What may I get you? Dom Perignon. That's f or us. | Evet efendim. Ne alırdınız? Dom Perinyon. Sağolun. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Ever drink champagne? Once at a birthday party. | Hiç şampanya içtin mi? Bir doğum günü partisinde.... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
A boy drank it out of my slipper. | ...oğlanın biri ayakkabımdan içmişti. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Here's to sugar on our strawberries. | Şimdi çileklerimizin üstüne şeker serpelim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Ned, my God. Brian. How are you, Brian? | Ned, tanrım. Brian. Nasılsın? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I feel rotten I didn't call. | Aramadığım için suçluluk duyuyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I've been so damn busy. I don't know where the time goes. | Çok meşguldüm. Zaman bulamadım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Let's have lunch this week. Okay. | Bu hafta yemeğe çıkalım. Tamam. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I wanted to tell you. That was a stinking thing to do. | Sana bir şey söyleyeceğim. Pis bir işti. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What they pulled at your place. What's that? | Senin yerine gelen şu herif. Nasıl yani? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Well, now I don't care how big a firecracker this new guy was. | Şu yeni gelen herif, ne kadar büyük bir fişek olursa olsun, umurumda değil. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Well, brother, that story really jolted me. | Aslında dostum bu hikaye beni gerçekten çarptı. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I thought, what if a young smart ass comes to our shop and does that? | Düşündüm ki genç bir velet bizim dükkana gelip aynısını yapsa... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Let's hear f rom you, huh? Ring me at the office. | İki çift laf ederiz. Beni ofisimden ara, tamam mı? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Beautiful Cynthia. | Güzel Cynthia. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Neddy. Darling! Hi, where's Carter? | Neddy. Canım! Selam, Carter nerede? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Well, haven't you heard? We've separated. | Duymadın mı? Biz ayrıldık. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
This is Julie Ann Hooper, our babysitter. | Bu Julie Ann Hooper, bizim bebek bakıcısı. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Run along to your babies, dear. She's with me. | Git bebeklerle takıl canım. O benimle birlikte. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
We're swimming across the county. How healthy and young of you. | İlçeyi boydan boya yüzerek geçiyoruz. Ne kadar sağlıklı ve gençsiniz. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Now, who else could wear a dress like this? | Kim böyle bir elbiseyi giyer ki... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Why don't you come over tonight f or dinner? | Akşam yemeğine gelsene... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I'd love to. | İsterdim... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
If Lucinda hasn't made a date. | ...Lucinda önceden söz vermeseydi... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Lucinda! Well, congratulations. | Lucinda! Eh tebrikler. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Ned. Denny boy! | Ned. Denny oğlum! | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Why not leave some phone numbers? I've tried to reach you. | Telefon numaranı bıraksana! Sana ulaşmaya çalıştım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I've heard of an opening. | Açılışı duydum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Perfect f or you. Your experience. | Tam sana uygun. Deneyimine göre.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Small place, but these two guys are creative. | Küçük bir yer, ama bu iki herif çok yaratıcı... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Say hello to Julie Ann. Hello. | Julie Ann'e merhaba de. Merhaba. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
They have a reputation f or originality. Approach them right, take a cut. | Özgün olmakla ünlüler, Onlara doğru yaklaş, kendini sevdir. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Take a cut? | Kendimi sevdireyim mi? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Now, look here, Ned. You don't have to pretend with me. | Dinle Ned. Bana rol yapmana gerek yok. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Set! Go! | Hazır. Başla! | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
It's nothing. Bad takeoff. | Bir şey yok. Kötü iniş. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Let's go and sit down somewhere. | Bir yere oturalım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Does it hurt? No, it's all right. | Acıyor mu? Bir şey yok. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What sort of a job do you have? | Nerede çalışıyorsun? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Secretary. We're the largest office supply company in New York. | Sekreterlik. New York'daki en büyük büro malzemeleri şirketiyiz. Sekreterlik. New York’taki en büyük büro malzemeleri şirketiyiz. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I've never run into you on the train. I take the 7:22. | Metroda hiç karşılaşmadık. Sabah 7:22 trenine binerim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I'm first in, so I make the coffee. A f riendly office? | Kahve yapmak için en önce ben gelirim. Çalıştığın yerde rahat mısın? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Two girls want to get an apartment after our raises. | İki kızla birlikte bir daire tuttuk. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Watch out, it's a big wicked city. I know. I've had some experiences. | Dikkatli ol. Büyükşehir pislikle doludur. Biliyorum. Başıma bir iki olay geldi. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Like what? Well... | Ne oldu? Şey... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
...one morning I was making coffee and looked out the window. | ...bir sabah kahve yaparken pencereden dışarı baktım... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
There's an apartment building across the court. | tam karşıda bir daire vardı. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
This man was standing in his window, looking at me. He was stark naked. | Pencerede çıplak bir adam durmuş, bana bakıyordu. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
That's terrible. I just stood there looking at him. | Bu korkunç. Adama bakakaldım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You ought to report that to somebody. | Polise falan bildirmeliydin. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
He's never been there again. I check every morning. | Bir daha hiç görmedim. Her sabah kontrol ediyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
There's a lot of nuts around. | Ortalık manyak dolu. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Another time, my boss sent me to deliver some record books. | Bir keresinde patron beni bir yere göndermişti... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I got into an elevator and pressed 26. Then a man got in and he pressed 27. | Bir asansöre bindim, 26. kata bastım, bir adam asansöre bindi ve 27. kata bastı... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
The door closed and the elevator started up. | Kapı kapandı, asansör kalktı.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
This man came right over and kissed me on the mouth. | Bu adam gelip beni dudağımdan öptü... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What'd you do? I dropped the books. | Sen ne yaptın? Elimdeki kitapları düşürdüm. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
He picked them up, gave them to me. | Kitapları toplayıp bana verdi... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
The door opened on the 26th floor, and I got out. | 26. kata gelince ben indim.... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Can you imagine? A building on Park A venue? | Düşünebiliyor musun? Park Caddesinin ortasında bir binada.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
That belly is like a heap of wheat. | Göbeğin etrafı gelincikle çevrili.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Fenced about with lilies. | ..bir buğday tarlasına benziyor. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
That's f rom the Bible, isn't it? | İncil'den, değil mi? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Song of Solomon. | Solomon'un İlahisi | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
As a little girl in Sunday school, they never mentioned that part. | Pazar okulunda, küçük bir kızken, bu parça hiç okunmazdı... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You still are a little girl in Sunday school. | Sen hala Pazar okulunda küçük bir kızsın.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You know, Julie, I've been thinking. | Julie, düşünüyordum da... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I could meet you in the morning and take you to your office. | ..ben sabahları seninle buluşup ofisine kadar seni götürebilirim.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
If you had to go out on an errand, call me and I'd go with you. | Eğer seni bir yere gönderirlerse beni çağır, seninle gelirim.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I'd pick you up every day at noon and we'd have lunch. | Öğlenleri yanına gelirim, birlikte yemek yeriz. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
That's what I'll do, Julie. I'll take care of you. | Julie, böyle yapacağım, sana sahip çıkacağım... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Well, gee, Mr. Merrill, I... | Bay Merill, aman tanrım.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I don't think that would work out too well. | Bunun iyi bir fikir olduğunu sanmam.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I have a boyf riend. He's a very jealous type. | Erkek arkadaşım var. Çok kıskançtır. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
If I just look at anybody else, he has a fit. | Birine baksam, deliriyor. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |