• tr flag Türkçe
    • en flag İngilizce

Ara

İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 172544

İngilizce Türkçe Film Adı Film Yılı Ayrıntılar
I have an English racing bike. Fine, bring it over. We'll race you. Benim bir yarış bisikletim var. Tamam. Onu da getir. Yarışırız. The Swimmer-1 1968 info-icon
Do you want another? No, thanks. Bir tane daha ister misin? Hayır, sağol. The Swimmer-1 1968 info-icon
You'll owe me 20 cents. Sonra ödersin. The Swimmer-1 1968 info-icon
I haven't time. I'm swimming home. Zamanım yok. Eve yüzerek gidiyorum. The Swimmer-1 1968 info-icon
Do you mind if I use your pool? Not at all, but... Havuzunuzu kullanabilir miyim? Evet, ama... The Swimmer-1 1968 info-icon
Well, that does it. That really does it. Şu işe bak. Şu işe bak. The Swimmer-1 1968 info-icon
My whole project is ruined. Planlarım suya düştü. The Swimmer-1 1968 info-icon
They emptied the pool because I'm not a good swimmer. Yüzme bilmediğim için havuzu boşalttılar. The Swimmer-1 1968 info-icon
I'm bad at sports. At school, nobody wants me on their team. Sporda iyi değilim. Okulda kimse beni takıma almaz. The Swimmer-1 1968 info-icon
It's a lot better that way. You take it f rom me. Almamaları daha iyi. Ben de senin gibiydim. The Swimmer-1 1968 info-icon
At first, it's the end of the world because you're not on the team. Başta oynatmıyorlar diye dünya başına yıkıldı sanırsın. The Swimmer-1 1968 info-icon
Till you realize. Realize what? Sonra anlarsın ki.. Neyi anlarsın? The Swimmer-1 1968 info-icon
You realize that you're f ree. You're your own man. Özgür olduğunu anlarsın. Kendinin patronusundur. The Swimmer-1 1968 info-icon
No need to worry about being captain and all that status stuff. Kaptan olacağım falan diye uğraşmak yok. Statü peşinde koşmazsın. The Swimmer-1 1968 info-icon
They'd never elect me captain in a million years. Bir milyon yıl yaşasam bile kaptan seçilmem imkansız. The Swimmer-1 1968 info-icon
You're the captain of your soul. That's what counts. Know what I mean? Sen kendi ruhunun kaptanısın. Önemli olan bu. Dediğimi anladın mı? The Swimmer-1 1968 info-icon
There's one thing I could do. Aklıma bir şey geldi. The Swimmer-1 1968 info-icon
I could get in and make believe I'm swimming across the pool. Havuza girip yüzüyormuş gibi yapabilirim. The Swimmer-1 1968 info-icon
But that's kind of cheating, isn't it? Bu kandırıkçılık olmaz mı? The Swimmer-1 1968 info-icon
Not if I did all the strokes exactly as if I were in the water. Su varmış gibi kulaç atarsam sayılmaz. The Swimmer-1 1968 info-icon
Hey, that's a good idea! Let's do it. İyi fikir. Hadi yapalım. The Swimmer-1 1968 info-icon
Now, there are three things to remember: Üç kural var. Aklında tut. Sonra ödersin. The Swimmer-1 1968 info-icon
...reach and f ollow through. That's it. ...uzat ve geri çek. Hepsi bu.. The Swimmer-1 1968 info-icon
Okay, let's start with the crawl. Hadi, kulaçla başlayalım. The Swimmer-1 1968 info-icon
Hey, you got pretty good f orm. Bayağı iyi yapıyorsun. The Swimmer-1 1968 info-icon
I've had lots of lessons. It's just that I'm af raid of the water. Bir sürü ders aldım. Sudan korktuğum için yüzemiyorum. The Swimmer-1 1968 info-icon
Okay, over on your back. That's it. Şimdi sırt üstü. İşte bu. The Swimmer-1 1968 info-icon
You know what we do in the winter? Kışın ne yapıyoruz biliyor musun? The Swimmer-1 1968 info-icon
We flood our tennis courts and ice skate on them. Tenis kortunu suyla doldurup sonra üstünde buz pateni yapıyoruz. The Swimmer-1 1968 info-icon
Those kids of mine look so damn cute. Like elves in their red stocking caps. Kızlarım öyle şirin görünüyorlar ki. Kırmızı çoraplı periler gibi... The Swimmer-1 1968 info-icon
I don't know how to skate. You come over, we'll teach you. Paten kaymayı bilmiyorum. Bize gel, sana öğretiriz. The Swimmer-1 1968 info-icon
Then we'll have a game of hockey. Okay. Sonra da hokey oynarız. Tamam. The Swimmer-1 1968 info-icon
Breaststroke. Yes, sir, those kids of mine think I got all the answers. Kurbağalama. Kızlarım benim her şeyi bildiğimi zanneder. The Swimmer-1 1968 info-icon
Those kids of mine think I'm just about it. Çocuklarım benim mükemmel olduğuma inanır. The Swimmer-1 1968 info-icon
I've done it! It's the first time I've ever swum a whole lane! Başardım! İlk defa bir havuzu boydan boya geçtim. The Swimmer-1 1968 info-icon
I suppose it doesn't count, though, because there's no water. Ama içinde su yoktu, bu sayılmaz. The Swimmer-1 1968 info-icon
For us there was. But that's a lie, isn't it? Bize göre vardı. Ama bu bir yalan değil mi? The Swimmer-1 1968 info-icon
No. You see, if you make believe hard enough that something is true... Hayır. Bir şeyin doğru olduğuna gerçekten inanırsan.. The Swimmer-1 1968 info-icon
...then it is true f or you. ...o gerçektir. The Swimmer-1 1968 info-icon
Let's do it again. I gotta be going. Gene yapalım. Gitmeliyim. The Swimmer-1 1968 info-icon
Oh, come on, please? lt's getting late. Hadi ama, lütfen. Geç oldu. The Swimmer-1 1968 info-icon
I'm sorry, I'd like to, but... lf you're gonna leave, then leave. Üzgünüm, isterdim, ama... Tamam, gidersen git. The Swimmer-1 1968 info-icon
I'll give you a ring tomorrow. About coming over. Yarın gelmeden önce seni ararım. The Swimmer-1 1968 info-icon
What's the matter? I thought you were gonna dive. Ne oldu? Atlayacaksın sandım. The Swimmer-1 1968 info-icon
You thought I was gonna dive? There's no water in the pool. Atlayacağımı mı sandın? Havuzda su yok ki... The Swimmer-1 1968 info-icon
Well, so long again. Tamam, hoşçakal. Tamam, hoşça kal. The Swimmer-1 1968 info-icon
Ain't it a bitch, huh? You ever seen anything like it? Canavar değil mi? Hiç böyle bir şey gördünüz mü? The Swimmer-1 1968 info-icon
Fifteen tons, 30, 000 pounds of structured aluminium and clear plastic. 15 tonluk aliminyum ve plastik. 15 tonluk alüminyum ve plastik. The Swimmer-1 1968 info-icon
So there we are, bare assed, and we jump in the pool. Tam burda durup, çıplak kıçımızla havuza atlıyoruz. Tam burada durup, çıplak kıçımızla havuza atlıyoruz. The Swimmer-1 1968 info-icon
It's all steamy and warm, and the snowflakes are floating down... Dışarda kar yağarken içerisi hamam gibi oluyor. Dışarıda kar yağarken içerisi hamam gibi oluyor. The Swimmer-1 1968 info-icon
...and the hi fi system is playing and Grace and I are on our backs... ...müzik setini açıyoruz Grace'le ben sırt üstü... The Swimmer-1 1968 info-icon
...just bobbing along and I says to Grace: ...etrafta koşuşturuyoruz Grace'e diyorum ki.. The Swimmer-1 1968 info-icon
Well, this party has everything, including a gatecrasher. Bir badigardımız eksikti, o da tamamlandı. The Swimmer-1 1968 info-icon
I was hoping you'd be glad to see me. Beni gördüğüne memnun olursun zannetmiştim. The Swimmer-1 1968 info-icon
You never came when I invited you. Why should I be glad now? Davet edince asla gelmezsin. Şimdi neden memnun olayım ki. The Swimmer-1 1968 info-icon
Well, I thought, better late than never. You thought wrong, buster. Geç de olsa geleyim diye düşündüm. Yanlış düşünmüşsün.. The Swimmer-1 1968 info-icon
As one of your more distinguished gatecrashers... Badigardınız olarak.. The Swimmer-1 1968 info-icon
...do I rate a drink? ...bir içki alabilir miyim? The Swimmer-1 1968 info-icon
You're new around here, aren't you? What do you mean, new? Buralarda yenisin değil mi? Pek sayılmaz. The Swimmer-1 1968 info-icon
lt's just I haven't seen you at parties. I haven't seen you neither. Partilerde seni hiç görmemiştim. Ben de seni görmemiştim. The Swimmer-1 1968 info-icon
I'll have a gin on the rocks, please. When you have a chance. Buzlu cin alabilir miyim? Zahmet olmazsa... The Swimmer-1 1968 info-icon
Here I am again, Leroy. Fill 'er up. Gene ben Leroy. Doldur bakalım. The Swimmer-1 1968 info-icon
Some big deal, huh? Pahalı havuz değil mi? The Swimmer-1 1968 info-icon
Boy, you sure gotta like swimming to go in f or this expenditure. Bu kadar masrafa girdiklerine göre yüzmeyi gerçekten seviyor olmalılar. The Swimmer-1 1968 info-icon
You look like the type that goes in f or swimming, huh? Yüzmeyi seven bir tipe benziyorsun. The Swimmer-1 1968 info-icon
Why not? When the world is so generously supplied with water. Neden olmasın? Dünya suyla dolu olduktan sonra... The Swimmer-1 1968 info-icon
I'm not a maniac about it. Tell you the truth, it's murder on my hair. Ben pek meraklısı değilim. Saçımı bozuyor. The Swimmer-1 1968 info-icon
Lovely hair. Saçın çok güzel. The Swimmer-1 1968 info-icon
You a neighbour f rom around here? Buralarda mı oturuyorsun? The Swimmer-1 1968 info-icon
You a f riend of the Biswangers? Biswanger'lerin arkadaşı mısın? The Swimmer-1 1968 info-icon
They're not even on our Christmas card list. Onları yılbaşı partisine bile davet etmem. The Swimmer-1 1968 info-icon
Then what are you? Öyleyse kimsin? The Swimmer-1 1968 info-icon
I'm an explorer. Ben bir kaşifim. The Swimmer-1 1968 info-icon
No, I mean, what are you doing here? I'm swimming home. Burda ne yapıyorsun? Eve yüzüyorum. Burada ne yapıyorsun? Eve yüzüyorum. The Swimmer-1 1968 info-icon
What's that got to do with it? You're divorced? What? Ne alakası var? Boşandın mı? The Swimmer-1 1968 info-icon
Where? Along a river of sapphire pools. Nereye? Safir havuzlardan oluşan bir nehre. The Swimmer-1 1968 info-icon
I never heard anyone talk like you. Come with me, be my love. Böyle konuşan birine hiç rastlamamıştım. Benimle gel, aşkım ol. The Swimmer-1 1968 info-icon
That I've heard bef ore. Not f rom me. Ama böyle konuşanlara rastlamıştım. Benden duymadın. The Swimmer-1 1968 info-icon
You're no different than any other guy. But I am. Diğer erkeklerden farklı değilsin. Farklıyım. The Swimmer-1 1968 info-icon
I'm a very special human being. Noble and splendid. Ben çok özel biriyim. Soylu ve muhteşem. The Swimmer-1 1968 info-icon
Come on, Joan. Gel Joan. The Swimmer-1 1968 info-icon
Hey, wait a minute. Hey bir dakika. The Swimmer-1 1968 info-icon
This looks like my wagon. Bu benim arabama benziyor. The Swimmer-1 1968 info-icon
I'm sure this is my wagon. Eminim bu benim arabam. The Swimmer-1 1968 info-icon
This is my wagon. Benim arabam. The Swimmer-1 1968 info-icon
I wheel my kids around in it. You see that? Kızlarımı bununla gezdirirdim. Anlıyor musun? The Swimmer-1 1968 info-icon
That's where Ella put her f oot through, and I mended it with plywood. Ella'nın ayağı buraya sıkışmıştı. Ben de kontrplakla tamir ettim. The Swimmer-1 1968 info-icon
This is my wagon, man. Bu benim arabam. The Swimmer-1 1968 info-icon
What's the trouble here? This is my hot dog wagon. Ne oluyor burda? Bu benim sosis arabam. Ne oluyor burada? Bu benim sosis arabam. The Swimmer-1 1968 info-icon
We bought it. You bought it? Biz onu satın aldık. Satın mı aldınız? The Swimmer-1 1968 info-icon
At a white elephant sale. What the hell was it doing there? Kermesten aldık. Lanet olsun, burda neler oluyor? Kermesten aldık. Lanet olsun, burada neler oluyor? The Swimmer-1 1968 info-icon
Your wife must have donated it. She had no right. Karın bağışlamış olmalı. Buna hakkı yoktu. The Swimmer-1 1968 info-icon
She knows I'm crazy about this thing. Take it up with her. Bu arabaya deli olduğumu biliyor. Git de ona bağır. The Swimmer-1 1968 info-icon
I'll buy it back f rom you. Not interested. Bunu bana satın. Satmıyorum. The Swimmer-1 1968 info-icon
I'll give you twice what you paid f or it. I'll give you $100. Ödediğinizin iki katını veririm. 100 dolara ne dersin? The Swimmer-1 1968 info-icon
A hundred dollars? For that piece of junk? 100 dolar mı? Bu çöplük için mi? The Swimmer-1 1968 info-icon
I wanna buy this wagon back. Name a price, I'll send you a check. Bu arabayı geri almak istiyorum. Fiyatını söyle. Sana çek gönderirim. The Swimmer-1 1968 info-icon
He'll send me a check. Bana çek gönderecekmiş. The Swimmer-1 1968 info-icon
I'm taking this thing home with me. Hands off, you. Bunu eve götürüyorum. Çek ellerini. The Swimmer-1 1968 info-icon
You crashed in, now crash the hell out. İzinsiz geldin, şimdi defol. The Swimmer-1 1968 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 172539
  • 172540
  • 172541
  • 172542
  • 172543
  • 172544
  • 172545
  • 172546
  • 172547
  • 172548
  • …
  • »
  • »»
Kısıtlı Mod:   
  • Katkıda Bulun
  • Hakkımızda
  • Sorumluluk Reddi
  • İletişim