Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 172543
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
He's a very high strung person. He has so many problems! | Çok gergin birisi, sorunları var. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What sort of problems? | Ne gibi sorunlar? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
His mother. He says she's a very sensuous woman. | Annesi. Güzelliğine düşkün bir kadınmış. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
He says she has lovers. | Sevgilileri oluyormuş. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
He's not even 100 percent sure he's legitimate. | Gayrı meşru olmadığından bile % 100 emin değil. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
He's taking it out on the whole United States. | He's taking it out on the whole United States. Onu Amerika’nın dışına çıkarmış. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Where did you meet this boy? Through a computer. | Onunla nasıl tanıştın? Bilgisayar tanışması. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
A computer? Yeah, it's a joke. | Bilgisayar? Evet, bu bir şaka. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
All the kids are doing it. You fill out this questionnaire, send in $3... | Herkes yapıyor. 3 dolara bir anket doldurup gönderiyorsun... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
...and they send you the phone numbers of three ideal mates. | ...sana en uygun kişilerin telefon numarasını gönderiyorlar. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
He was the first one I called. | Aradığım ilk kişi o'ydu. Aradığım ilk kişi oydu. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How'd you meet Mrs. Merrill? | Siz Bayan Merrill'le nasıl tanıştınız? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
On a boat, going to Europe one summer. | Bir yaz Avrupa'ya giderken gemide tanıştık... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I was with a bunch of students down in steerage. | Bir grup öğrenciyle birlikte kaptan köskündeydim. Bir grup öğrenciyle birlikte kaptan köşkündeydim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I sneaked up to the first class salon, and there she was. | Birinci sınıf yolcu salonuna girdim, onu gördüm... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How romantic and old f ashioned. | Çok romantik ve eski moda... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Now, wait a minute. It wasn't that long ago. | Bir dakika bekle, o kadar da eski değil.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Well, it sounds so much more passionate than a computer. | Bir bilgisayardan daha duygusal ama.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
That shirt of mine, Julie. Do you still have it? | Julie, hala o gömleği saklıyor musun? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Well, after a while, I... | Şey, bir süre sonra, ben... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I decided it was just a shirt. | onun sadece bir gömlek olduğunu düşündüm. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You had so many shirts, I didn't think you'd miss it or anything. | Bir sürü gömleğiniz vardır. Bunu önemseyeceğinizi zannetmiyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Do you mind? | Önemsiyor musunuz? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
No, but I wish... | Hayır. Ama keşke saklasaydın.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I wish you'd told me how you felt. | Keşke hislerini bana açsaydın. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I would have died. | Ölürdüm. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
There's so little love in the world. | Dünyada o kadar az sevgi var ki.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
When it's kept a secret, it's wasted, see? | Gizli tutulursa, yazık olur, öyle değil mi? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You're very precious to me. | Benim için çok değerlisin. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I won't let you ever get scared or hurt. | Korkmana yada incinmene asla izin vermezdim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
If there's anything you want, come to me. | İstediğin bir şey olursa bana gel. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I'll be your guardian angel. Mr. Merrill, I... | Senin koruyucu meleğin olurum... Bay Merrill... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Well, you're not Steve. No. | Sen Steve değilsin.. Hayır. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How are you, Mr. Merrill? | Nasılsınız Bay Merrill? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I'm a f riend of the Hallorans. I know. | Halloran'ların bir arkadaşıyım. Biliyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Mind if I ride up with you? Not at all. | Arabaya binebilir miyim? Elbette. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How long you been driving f or the Hallorans? | Ne zamandır Halloran'ları soförüsün? Ne zamandır Halloran'ları şoförüsün? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Going on a couple of years now. | İki yıl olacak. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What happened to Steve? I'm af raid I don't know. | Steeve'e ne oldu? Bilemiyorum. Steve'e ne oldu? Bilemiyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Man, what a character. Did he mangle the English language! | Ne adamdı. İngilizce'yi katlederdi. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
We told him he should be on television. | Televizyona çıkması gerektiğini söylerdik. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Big bass voice, you should've heard that guy sing. | Kalın bir sesi vardı, şarkı söylemesini duymalıydın. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
And a natural sense of rhythm? Yeah, that's right. | Doğal bir ritm duygusu vardı. Evet, doğru. Doğal bir ritim duygusu vardı. Evet, doğru. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I'll take them the paper. Thank you. | Gazeteleri ben götürürüm. Sağ olun. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Thank you f or the lift. | Bıraktığın için sağ ol. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
And my apologies. I don't know why I thought you were Steve. | Ayrıca seni Steeve sandığım için kusura bakma. Ayrıca seni Steve sandığım için kusura bakma. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Hello? Oh, hello, honey. | Selam. Ah selam canım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Tell her to hurry. They'll miss the sun. | Acele etsinler. Çocuklar güneşi kaçıracak. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
She refuses to bring the children unless we put on our suits. | Mayo giymezsek çocukları getirmeyeceğini söylüyor. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
After the way we raised her? What's the matter with her? | Onu da böyle yetiştirdik? Şimdi ne olmuş ona? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
After the way we raised you? What's the matter with you, honey? | Seni de böyle büyüttük? Ne oldu sana canım? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
She says they're her children, and she'll raise them her way. | Diyor ki, çocuklar onunmuş, ve istediği gibi yetiştirirmiş. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
They'll end up repressed. Mummy says they'll end up repressed. | Baskı altında olacaklar. Annen baskı altında olacaklar, diyor. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
She's not going to bring the children. | Çocukları getirmiyor. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Good heavens! It's Neddy Merrill. | Aman tanrım. Bu Ned Merrill. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I wonder if he's come to ask us again. He'll get the same answer. | Gene para mı isteyecek. Ağzının payını alır. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Oh, dear. It seems a little mean. He's not going to get a penny. | Bu adilik sayılmaz mı? Bir kuruşluk değeri yok. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Couldn't we help him a little? | Biraz yardım etsek? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
For old times' sake? After all, he's a f riend. | Eski günler adına. Ne de olsa arkadaş. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Friends are not deductible. | Arkadaşlık başka iş başka... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Hello, Neddy dear! How are you, my boy? | Selam Neddy, canım. Nasılsın evlat? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I'm swimming across the county. I didn't know one could. | İlçe boyunca yüzüyordum. Yapılabileceğini bilmiyordum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I met your new chauffeur. Nice boy. Sense of personal worth. | Yeni soförünüzü gördüm. İyi çocuk. Özsaygısı fazla. Yeni şoförünüzü gördüm. İyi çocuk. Özsaygısı fazla. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I got a lot of laughs out of Steve. Steve had no sense of personal worth. | Steeve beni güldürürdü. Steeve'nin özsaygısı düşüktü. Steve beni güldürürdü. Steve'in özsaygısı düşüktü. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
"At the zoning board meeting, local property owners objected... | "Belediye meclisi toplantısında, yerel mülk sahipleri.... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
...to the Halloran proposal on the basis it would overcrowd public schools." | ...Halloran'ların önerisini, devlet okullarını aşırı kalabalıklaştıracağı gerekçesiyle reddetti" | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
We petitioned to cut the Driscoll estate into two acre lots, instead of five. | Bölgenin beş yerine iki arlık alanlara bölünmesini öneren bir dilekçe yazmıştık. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
They're practically calling us communists. | Bize açıkça komünist diyorlar. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Sticks and stones, sticks and stones. lt'll be a tough fight, Chester. | Zırvalıyorlar. Zorlu bir savaş olacak.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Why is that tree bare? Oh, that's an ash. | Şu ağaç neden kurudu? Kurumadı, cinsi öyle. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Well, it must be blighted. | Tomurcuklanmalıydı. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
No. Ashes are the last to get their leaves and the first to lose them. | Hayır. Bu ağacın yaprakları geç çıkar erken dökülür. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Overcrowding the public schools, indeed. | Demek, devlet okullarını kalabalıklaştıracak haa.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
As though people with two acres propagate more than people with five. | İki arlık arazisi olanlar beş arlık olanlardan daha çabuk ürüyor sanki... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
That's not even a biological f act. | Biyolojik bir gerçek sayılmaz. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Saf ari Ball. Put me down f or a table. Oh, Neddy. | Safari Balosu mu? Bana da bir masa ayırın. Ama Neddy.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What's the matter? Don't I always support your benefits? | Ne olmuş? Her zaman toplantılarınızı desteklerim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
A table costs $1000. Okay, put me down. | Bir masa 1000 dolar. Tamam, beni de yazın. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
By the way, my boy, I was awfully sorry that we couldn't be of help. | Bu arada, yardım edemediğimiz için çok üzgünüz. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I don't recall asking you f or help. | Yardım istediğimi hatırlamıyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How are Lucinda and the girls? | Lucinda ve kızlar nasıl? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Lucinda's fine and the girls are home playing tennis. | Lucinda iyi, kızlar evde tenis oynuyor. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Now, if you don't mind, I think I'll get wet. | Şimdi, sakıncası yoksa yüzeceğim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Didn't ask f or any money after all. Just wait. | Para istemedi. Bekle de gör. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
He must be back on his feet. | Şimdi geri dönecek. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
He bought a whole table, didn't he? | Masa ayırttı, değil mi? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I bet your name's Gilmartin. Kevin Gilmartin Jr., after my f ather. | Bahse girerim adın Gilmartin. Kevin Gilmartin Jr., babamın adıyla aynı. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
My mother says I've got a lot to live down. | Annem daha kırk fırın ekmek yemem gerektiğini söyledi. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How about giving me a cup? | Bana bir bardak verir misin? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
lt's 10 cents. I'll owe it to you. | 10 sent. Borcum olsun. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How do I know I'll collect? I'll drop around tomorrow and pay you. | Vereceğini ne bileyim? Yarın uğrayıp paranı öderim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Scout's honour. Well, I look honest, don't I? | İzci sözü. Dürüst birine benzemiyor muyum? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
She's in Europe. It's a honeymoon, so she couldn't take me. | Avrupa'da. Balayında olduğu için beni götürmedi. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How's your f ather? He's in love with a manicurist. | Baban nasıl? Bir manikürcüye aşık oldu. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
That's what Mother says. I have to depend on her f or inf ormation. | Annem öyle diyor. Bütün bilgileri annemden alırım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You alone here? There's a maid. | Tek başına mısın? Bir hizmetçi var. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I'm gonna invite you over to our house. I've got two girls you can play with. | Seni bizim eve davet ediyorum. Kızlarımla oynarsın. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How big? Not much bigger than you. | Kaç yaşındalar? Senden fazla büyük değil. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Do you play with them? Sure. | Sen onlarla oynuyor musun? Elbette. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
We play tennis and we go bike riding together. | Birlikte tenis oynarız. Bisiklete bineriz. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |