Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158726
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Let's...try not to think about that. | Bunu düşünmemeye çalışalım. Bunun üzerine düşünmeyelim pek. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Just a friendly reminder | Sadece bir dost hatırlatması... Dostça bir hatırlatma | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Parent/teacher conferences are tonight. | Veli/öğretmen toplantısı bu akşam. Veli/öğretmen toplantısı bu gece. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Students below a "C" average are required to attend. | "C" ortalamasının altındaki öğrenciler katılmakla yükümlüler. "C" ortalamanın altındaki öğrencilerin katılması gerekiyor. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I won't name you, | İsim vermeyeceğim çünkü utanç duygusu cezadan çok daha yeterli. İsim vermeyeceğim çünkü utanç ve kendinden iğrenme cezadan beter zaten. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Has anyone seen Scott McCall? | Kimse Scott McCall'ı gördü mü? Scott McCall'ı gören var mı? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Hey, Jackson. | Jackson. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| If you need to leave early for any reason, you let me know. | Herhangi bir sebepten erken çıkmak istersen bana söyle. Herhangi bir sebepten erken çıkmak istersen, söyle yeter. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Everyone, start reading Chapter Nine. | Herkes 9. bölümü okumaya başlasın. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Mr. Stilinski. | Bay Stilinski. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Try putting the highlighter down between paragraphs. | Paragraflar arasında fosforlu kalemi kullanmamaya çalış. Paragraflar arasında bari kullanma fosforlu kalemi. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| It's chemistry, not a coloring book. | O kimya kitabı, boyama kitabı değil. Bu kimya kitabı, boyama değil. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Well, I'm going to anyway. | Olsun, yine de soracağım. Her türlü soracağım. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Um, did Lydia show up in your homeroom today? | Lydia bugün ilk derse geldi mi? Lydia bugün dershaneye geldi mi? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Can I ask you another question? | Başka bir soru sorabilir miyim? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Answer's still no. | Cevabım hala hayır. Cevabım hâlâ hayır. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Does anyone know what happened to her and Jackson last night? | Geçen gece Jackson'a ve ona ne olduğunu kimse biliyor mu? Geçen gece ona ve Jackson'a neler olduğunu bilen var mı? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| He wouldn't...tell me. | Bana söylemedi. Bana söylemez. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| But he's your best friend. | Ama o senin en iyi arkadaşın. Ama senin en iyi arkadaşın. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Do you find me attractive? | Beni çekici buluyor musun? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Uh, maybe this is a bad idea. | Belki de bu kötü bir fikirdi. Belki bu kötü bir fikirdi. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| And my dad would kill me if he found out. | Babam bu olayı öğrenirse beni öldürür. Eğer babam öğrenirse beni öldürür. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Do you always follow your dad's rules? | Babanın kurallarına her zaman uyar mısın? Hep babanın dediklerini mi yaparsın? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Not lately. | Son zamanlarda pek uymam. Son zamanlarda pek değil. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Good. Start the car. | Güzel. Arabayı çalıştır. Güzel. Marşa bas. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Uh, I don't know. Somewhere. Anywhere. | Bilmiyorum. Herhangi bir yere. Bilmiyorum. Bir yere. Herhangi yere. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Nowhere I can be seen, right? | Beni göremeyecekleri bir yere. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| 'Cause I could get detention. | Çünkü ceza alabilirim. Çünkü cezaya kalabilirim. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Please start the car. Or suspended. | Lütfen arabayı çalıştır. Yoksa ceza alacaksın. Lütfen arabayı çalıştır. Yoksa cezaya kalacaksın. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Allison, car, start, now. | Allison, arabayı çalıştır hadi. Allison, araba, marş şimdi. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I I don't know where Scott is. | Scott nereye bilmiyorum. Scott'un nerede olduğunu bilmiyorum. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I'm not here for Scott. | Scott için burada değilim. Buraya Scott için gelmedim. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I'm here for you. | Senin için buradayım. Senin için geldim. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Wh wh why me? | Neden benim için? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I I didn't do anything. | Ben hiç bir şey yapmadım. Ben bir şey yapmadım. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| No, but you saw something, | Hayır, ama sen bir şeyler gördün değil mi? Hayır ama bir şey gördün. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| No, I didn't | Hayır görmedim. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I didn't see anything. | Hiç bir şey görmedim. Bir şey görmedim. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| What was it, hmm? | Neydi o? Neydi o ha? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| An animal? A mountain lion? | Bir hayvan mı? Dağ aslanı mı? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I swear. I'm I'm not lying. | Yemin ederim, yalan söylemiyorum. Yemin ederim. Yalan söylemiyorum. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Then calm down and say it again. | O zaman sakinleş ve tekrar söyle. Öyleyse sakinleş ve tekrar söyle. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Say what? That I'm not lying? | Neyi söyleyeyim? Yalan söylemediğimi mi? Neyi? Yalan söylemediğimi mi? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Tell me that you didn't see anything. | Bana hiç bir şey görmediğini söyle. Bana bir şey görmediğini söyle. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I didn't... | Ben hiç bir şey görmedim. Bir şey... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| see anything. | ...görmedim. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| You should really get that checked out. | Şuna bir baktırmalısın. Şunu cidden kontrol ettirmelisin. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Finally! Have you been getting any of my texts? | Sonunda! Mesajlarımdan hiçbirini alıyor musun? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Yeah, like all 9 million of them. | Evet dokuz milyon kadarı. Evet, 9 milyon tane yolladım. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Do you have any idea what's going on? | Neler olduğu hakkında bir fikrin var mı? Neler olduğuna dair bir fikrin var mı? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Lydia is totally M.I.A., | Lydia ortalarda yok... Lydia ortalıklarda yok... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Jackson looks like he's got a time bomb inserted into his face, | Jackson'ın yüzünün ardında saatli bomba var gibi. Jackson kafasının içine saatli bomba yerleştirilmiş gibi. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| another random guy's dead, | Başka bir cinayet var. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| and you have to do something about it. | Bu konuya bir el atmalısın. Ve bunun için bir şeyler yapmalısın. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Something. | Herhangi bir şey. Bir şey. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Okay, I'll deal with it later. | Tamam, bununla sonra ilgileneceğim. Tamam sonra hallederim. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Left, left, left, left, left. | Sol, sol, sol. Sol, sol, sol, sol. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Sorry, sorry. | Üzgünüm, üzgünüm. Pardon, pardon. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I just totally soccer mom'd you. | Sana resmen koruyucu annelik yaptım. Resmen koruyucu annelik yaptım sana. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I'll just pick up my masculinity on the way back. | Erkekliğimi dönüşte alırım. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| You're still not okay with this, are you? | Hala tedirginsin değil mi? Hâlâ için sinmiyor buna değil mi? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I just feel like I need an alibi. | Mazerete ihtiyacım varmış gibi hissediyorum. Bir mazerete ihtiyacım var gibi hissediyorum. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Well, if we get caught, | Eğer yakalanırsak bunun benim hatam olduğunu söyleyeceğim. Eğer yakalanırsak... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I'll just say it was my fault. | ...benim hatam olduğunu söyleyeceğim. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| You don't need to take the blame for me. | Benim için suçu üstlenmene gerek yok. Benim için suç üstlenmene gerek yok. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| It was my choice too. | Bu benim de seçimimdi. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| 'Cause if we get caught, | Çünkü eğer yakalanırsak, tamamen seni suçlayacağım. Çünkü yakalanırsak... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I'm totally gonna blame you. | ...çünkü sırf seni suçlayacağım. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Oh, really? | Gerçekten mi? Sahi mi? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Hell yeah! | Elbette! Evet! | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| And they'd believe me. | Ve bana inanacaklar. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| You know, totally hot girl asks you to skip the day with her. | Genelde çekici kızlar insanı ayartır. Bilirsin genelde ateşli kızlar adamı ayartır. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Like I'm gonna say no. | Ben de hayır diyeceğim. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| So throw me under the bus, | O halde beni otobüsün altına at. Öyleyse beni ateşe at... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| just like that? | ...aynen öyle. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Yeah. Throw, push, shove... | Evet. At, it, dürt... Evet. At, it, kak... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| And what if I decide to drag you down with me? | Ya seni de beraberimde ezdirmeye kalkarsam? Ya seni de beraberimde sürüklemeye kalkarsam? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I'd just yell for help. | Yardım için bağırırım. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Well, what if I did this? | Peki ya bunu yaptıysam? Ya bunu yaparsam? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I'd scream for help. | Yardım için çığlık atarım. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| And if I did this? | Peki bunu yaptıysam? Beni bunu yaptıysam? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I'd beg for mercy. | Merhamet için yalvarırım. Merhamet dilerim. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Honey, there's a stiles here to see you. | Tatlım, Stiles seni görmeye gelmiş. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| What the hell is a "Stiles"? | "Stiles" da ne? "Stiles" da ne be? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| She took a little something to ease her nerves. | Sinirlerini yatıştırmak için bir şeyler içti. Sinirlerini yatıştırmak için bir şeyler aldı. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| You can you can go in. | İçeri girebilirsin. Sen geçebilirsin. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I was just making sure you were okay. | İyi olduğundan emin oluyorum. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Because I was worried about you today. | Çünkü bugün senin için endişelendim. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I feel... | Fantastik hissediyorum. Ben... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Fantastic. | ...gerçekdışıyım. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I bet you can't say, uh, | On defa hızlıca "Az kaz, uz kaz, boyunca kaz." diyemeyeceğine eminim. Eminim şunu diyemezsin... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| "I saw Suzy sittin' in a shoeshine shop" ten times fast. | "Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada su şişesi." | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I saw Shuzy... | Az kaz, uz... "Şu köşe... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I shaw... | Az kaz... Şu şöşe... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| I saw... | Az... Şu köşe... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| What? Lydia, what did you see? | Ne? Lydia ne gördün? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Something like... | Ne gibi bir şey? Ne gibi bir şey... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Like a mountain lion? | Dağ aslanı gibi bir şey mi? Dağ aslanı gibi mi? | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| A mountain lion. | Bir dağ aslanı. | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 | |
| Are you sure you saw a mountain lion, | Bir dağ aslanı gördüğüne emin misin? Bir dağ aslanı gördüğüne emin misin... | Teen Wolf The Tell-1 | 2011 |