Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158502
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| I hate pluck. | Ve ben cesaretten nefret ederim. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Oh, it's like I don't fit in | Oh, Sanki hiçbir şeye uymuyorum | Tarzan II-1 | 2005 | |
| No, no, no No, I don't fit in at all | Hayır, Hayır, Hayır Hayır, hiçbir şeye uymuyorum | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I am the Zugor. Roar! | Ben Zugor'um. Roar! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Auntie Kala's sad. [Mooky] How come? | Kala Teyzecik çok üzgün. Nasıl olmasın? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| She misses Tarzan. | Tarzan'ı özlüyor. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| That's right, little one. | Bu doğru, küçüğüm. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Oh, don't cry, Tarzan's still... | Oh, ağlama, Tarzan hala... | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Monkey berries. Remember? | Maymun çileği. Hatırladın mı? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I know. I wasn't gonna tell her. Tell me what? | Biliyorum. Ona söylemeyeceğim. Neyi? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Tarzan's alive. Terk and Tantor went to look for him. | Tarzan yaşıyor. Terk ve Tantor onu aramaya gittiler. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| On Dark Mountain. | Kara Dağlara. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Tarzan's alive? | Tarzan yaşıyor mu? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I'm going to look for them. You kids stay here. | Onlara bakmaya gidiyorum. Çocuklar siz burada bekleyin. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [Tarzan] Well, today didn't work out too good. | Tamam, bugün çok iyi çalışamadık. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Oh! But we'll try again tomorrow, right? | Oh! Fakat yarın yine deneyeceğiz değil mi? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Oh, I'm eager, excited, | Oh, Çok istekliyim, hevesliyim, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| breathless with anticipation. | heyecanla bekliyorum. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Enough yapping out of you. | Bu kadar gevezelik yeter. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [yawning] Less yapping, more napping. | Az gevezelik, çok uyku. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Me, here. | Burası, benim. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| You, there. | Orası, senin. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Way over there. | Taa orası. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Me Tarzan, you grouch. | Ben Tarzan, sen huysuz. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Old bones. | Yaşlı kemiklerim. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [chuckles] You need a better nest. My mom could make a really good nest. | Daha iyi bir yatağa ihtiyacın var. Annemin yaptığı yataklar çok rahattır. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Yeah. My mom made a great nest too. | Evet.Benim annem de çok güzel yatak yapardı. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| She made me this nest once, swung between two branches. | Bir keresinde bana bir hamak yapmıştı. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Like sleeping on air. | Sanki havada uyuyormuş gibi. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| So, when'd you figure out you were a Zugor? | Zugor olduğunu ne zaman anladın? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Eh, that's past. | Eh, baya eskiden. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| All in the past. What happened? | Çok eskiden. Ne oldu? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Got old, got slow, got left behind. Same old story. Boo hoo. How sad for me. | Yaşlanmak, yavaşlamak. Aynı eski hikaye. Boo hoo. Ne kadar acıklı. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| A danger to the family. | Ailey için tam bir tehlike. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I'm gonna go take a look around. Got to keep an eye out. Keep them away. | Ben biraz dolaşacağım. Buraya göz kulak ol. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Rule Number One. Can I help? | Kural 1. Yardım ister misin? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [gulps] Uh, Terk, | Uh, Terk, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| isn't Dark Mountain where the Zugor lives? | burası Zugor'un yaşadığı yer değil mi? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [scoffs] Don't worry about that. | Takma kafana. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Zugor's just an imaginary figment. Remember? | Zugor bir hayal ürünüdür. Unuttun mu? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Sure, you know that and I know that, | Evet, ben biliyorum, sen biliyorsun, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| but does he know that? | ama Zugor bunu biliyor mu? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [echoing] Zugor! [gasping, screaming] | Zugor! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [echoing] Go on. Shoo! [both] Ah! | Defolun buradan! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [Terk] I do believe in Zugors! I do believe in Zugors! I do! I do! I do! | Zugor'a inanıyorum.Zugor'a inanıyorum. İnanıyorum.İnanıyorum. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [laughing] Gotcha. | Yakaladım. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| You got him all right, Kago. Hey, let me up. | Onu yakaladın, Kago. Hey, bırakın beni. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Uh, Kago? This isn't a baby bird. | Uh, Kago? Bu küçük kuş değil. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| It isn't? Uh, no. It isn't. | Değil mi? Uh, hayır. Değil. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Hey, you can't do that to my brother. | Hey, kardeşime bunu yapamazsın. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Oh, no! The Zugor has Terk! | Oh, hayır! Zugor Terk'ü yakaladı! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [Tantor] Leave my friend alone! | Arkadaşımı rahat bırak! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Take me instead! | Onun yerine beni al! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [Uto] Whoa! You want a piece of me? | Beni mi tercih edersin? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| She's being eaten. Oh, the horror! | Onu yiyor. Oh, çok korkunç! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Now, what are we going to do with you? | Şimdi, seninle ne yapacağız? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Oh, oh! I know. | Oh, oh! Ben biliyorum. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Let's throw her off a cliff and see if she can fly. | Onu tepeden atalım, bakalım uçabiliyor mu? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Gorillas can't fly. | Goriller uçamaz. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Oh, yeah? How do you know? | Oh, öyle mi? Nereden biliyorsun? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Because we are gorillas. | Çünkü biz de goriliz. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| So? And we can't fly. | Ne olmuş? Biz de uçamayız. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Yeah, but if our bones were hollow, | Evet, ama eğer kemiklerimizin içi boş olsaydı, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| and we had wings and feathers, | kanatlarımız ve tüylerimiz olsaydı, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| we'd be the biggest birds in town. | dünyadaki en büyük kuş biz olurduk. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [Gunda] Well, what in the world...? | Evet, dünyadaki en büyük ne...? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Look, Ma, we found a gorilla. | Anne bak, bir goril bulduk. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| And just where did this cute little sweetums come from? | Ve bu küçük tatlı şey nereden geldi? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Hey, hey. Enough already, lady. | Hey, hey. Bu kadar yeter, bayan. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I need that cheek for eating. | Yemek yiyebilmek için bu yanağa ihtiyacım var. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [giggling] Oh, aren't you just the precocious one. | Oh, sen ne kadar tombiş birşeysin öyle. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Where are you from, dear? | Hayatım, sen nerelisin? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Tell us about your family, huh? Is there a silverback? | Hadi bize ailenden bahset. Nerede yaşıyorsun? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Forget it, lady. I'm not talking and you can't make me. | Unut bunu, bayan. Beni konuşmaya ikna edemezsin. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [chuckles] Kago. | Kago. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Let's try that again. Shall we, dear? | Bir daha deneyelim. Anlatabilir misin, tatlım? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Now, how did you get past the Zugor? | Şimdi, Zugor'u nasıl geçtin? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| And where exactly did you say your family is from? | Ailen nereli ve özellikle nerede yaşıyorsun? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Is it nice? Lots of food and water? | Güzel bir yer mi? Değişik yemekler ve su bulunuyor mu? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Perhaps you could show us the way sometime. | Belki bize yolu gösterebilirsin. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [Tantor] Terk? Are you out there | Terk? Orada mısın? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| or are you all eaten? | Yoksa seni yedi mi? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| ...anybody marching around my mountain, | ...Benim dağımda yürüyen birisi, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| soiling my soil, messing with my stuff. | toprağımı kirleten, benim eşyalarımı kullanan. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| It's my stuff. | Onlar benim. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Hey! Why are you messing with my stuff? | Hey! Benim eşyalarımla ne yapıyorsun sen? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I made you a nest. | Sana bir hamak yaptım. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| You made this? | Sen mi yaptın? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| For me? Sure. For your old bones. | Benim için mi? Tabii ki.Senin yaşlı kemiklerin için. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Like your mom used to make. Try it out. | Tıpkı annenin yaptığı gibi. Denesene. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| This wasn't part of the deal. | Bu anlaşmanın parçası değildi. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Ah... It's good. | Ah... Çok güzel. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Sleeping on air. | Havada uyumak gibi. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [chuckles] I don't know what you are, Tarzan, | Ne olduğunu bilmiyorum, Tarzan, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| but you're pretty clever. | ama çok akıllısın. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Like the other day when you did that vine thing with the rhino. | O gün gergedana yaptığın şey gibi. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Boing! [chuckles] | Boing! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Never seen anything like it. Huh. Yeah, well, | Hiç öyle bir şey görmemiştim. Huh. Evet, peki, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I'm not smart enough to figure out what I am though. | Ama ne olduğumu bulacak kadar akıllı değilim. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I'm not strong like an elephant. Not tall like a giraffe. | Bir fil kadar güçlü değilim. Bir zürafa kadar uzun da değilim. | Tarzan II-1 | 2005 |