Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150357
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Chloe's story got her in a little over her head. | Chloe bu sefer boyundan büyük bir işe bulaşmış. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Oh, my god. | Aman Tanrım. O iyi mi peki? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You know Chloe, there's not a whole lot that can keep her down. | Chloe'yi tanırsın, hiçbir şey onu uzun süre engelleyemez. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| She's lucky to have someone like you in her life, Clark. | Hayatında senin gibi biri olduğu için çok şanslı, Clark. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| We all are. | Hepimiz şanslıyız. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Lex helped me find Knox. | Lex, Knox'ı bulmama yardım etti. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Well, he probably has an ulterior motive. | Muhtemelen başka bir amacı vardı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Lex doesn't generally do things out of the kindness of his heart. | Lex, bu tür işleri, sırf hayır uğruna yapan biri değildir. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| He told me you stole $10 million from him. | Ondan 10 milyon dolar çaldığını söyledi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You can see what he's doing, right? | Ne yapmaya çalıştığının farkındasın, değil mi? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| he's trying to destroy what we have all over again. | Yeniden kurduğumuz ilişkiyi mahvetmeye çalışıyor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Clark, that money was a part of the divorce settlement. | Clark, o para, boşanma anlaşmasının bir parçasıydı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I plan on using it to help the meteor infected people | LuthorCorp tarafından haksızlığa uğratılan insanlara... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Don't let Lex's lies come between us. | Lex'in yalanlarıyla aramıza girmesine izin verme. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I'd never hide anything from you. | Senden asla bir şey saklamam. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Your letter was a little "da vinci code," | Mektubun "Da Vinci'nin Şifresi"ni andırıyordu. Şifre çözmek konusunda uzman sayılmam ama... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I brought this... | Bunu getirdim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| ...to remind you why we belong together. | Neden birbirimize ait olduğumuzu hatırlatması için. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| It's the cocktail napkin from that july 4th party,where you gave me your number. | Bana numaranı verdiğin, 4 Temmuz partisindeki kokteyl peçetesi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Oh, the Grandville carnival. This was the best first date ever. | Grandville karnavalı. En iyi "ilk buluşma" bizimkiydi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| And my favorite... | Ve en sevdiğim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| a piece of stain glass from the bullpen that broke, | Geçen sonbahar yaşanan o garip depremde kırılan camdan bir parça. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Okay, now, i'm the one that needs the decoder ring. | Pekâlâ, şu anda bir şifre çözücüye ihtiyacı olan benim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| We lost touch for the longest time, | Uzun bir süre birbirimizden haber alamamıştık,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| and the day that we bumped into each other again, the world... | ...ve yeniden bir araya geldiğimiz o gün, bütün dünya... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| well, it literally shook. | ...tam anlamıyla sallanıyordu. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| And if that's not a sign, I don't know what is. | Bu da bir işaret değilse, nedir, orasını hiç bilemiyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Jimmy, I'm so sorry about all the craziness | Jimmy, son birkaç haftadır seni de bulaştırdığım... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I've put you through in the last couple of weeks. | ...çılgınca şeyler için çok özür dilerim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Well, let's just agree that the future will be more normal. | Gelecekte her şeyin yolunda gideceği konusunda hemfikir olalım yeter. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You know, I don't think I can make you that promise. | Sana bu konuda söz verebileceğimi hiç sanmıyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I don't think things will ever be normal between the two of us. | Aramızdaki hiçbir şeyin eskisi gibi olacağını zannetmiyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Is this because of Kara? | Bunun sebebi Kara mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Because after all the times you left me on hold to go run off and help Clark, | Çünkü beni yüz üstü bırakıp Clark'a yardım etmek için koşturduğun onca zamandan sonra,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| No, this isn't about Kara. This is about me. | Hayır, sorun Kara değil. Sorun benim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| What's going on, Chloe? | Neler oluyor, Chloe? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| If you can't say it... | Eğer söyleyemeyeceksen,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Try some sign language, or subtitles. | ...işaret dilini kullanmayı ya da altyazı geçmeyi dene. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I can't. | Yapamam. Üzgünüm. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| So am i. | Ben de öyle. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| 'cause I've tried really, really hard to be the understanding boyfriend, but | Anlayışlı davranmak için elimden geleni sonuna kadar yaptım ama... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Maybe that earthquake wasn't a sign. | Belki de o deprem bir işaret değildi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Maybe it was a giant fluke just like this relationship. | Belki de bu ilişki gibi büyük bir rastlantıdan ibaretti. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I can't do this anymore, Chloe. | Buna daha fazla katlanamam, Chloe. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Peter, can you hear me ? | Peter, Beni duyuyor musun ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I'm sorry for what we did to you. | Sana yaptıklarımız için üzgünüm. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| This is all I could save. | Tek kurtarabildiğim bu. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| They're coming. You have to go. | Geliyorlar. Gitmelisin. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Stop him ! | Durdurun onu ! | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Aim for the soulder ! | Omuzuna nişan alın ! | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Sceal the building. | Binayı mühürleyin. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I need him alive. | Onu canlı istiyorum. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Sweep the area. | Heryeri arayın. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I hurt you at 30 miles an hour. You should be dead. | Sana 50 km hızla çarptım. Ölmüş olman gerekiyordu. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Wouldn't be the first time. | Bu ilk sefer olmazdı. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Nobody wants to know. Trust me. | Kimse bilmek istemez. Güven bana. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Wait at least tell me how you... Look, I'm sorry about your car. | Bekle en azından bana nasıl... Bak, araban için üzgünüm. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I don't have time for 20 questions right now. | Şuan onca soruyu cevaplayacak vaktim yok. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I'm out of here. | Gidiyorum burdan. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Clark, I need your help. | Clark, yardımına ihtiyacım var. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Lana, are you okay ? | Lana, sen iyi misin ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Yeah, it's just a cut. | Evet, sadece bir sıyrık. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| How did you get here so fast ? | Bu kadar çabuk nasıl gelebildin ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I was at the Daily Planet with Chlo�. What happened ? | Chloe ile birlikte Daily Planet'teydim. Neler oldu ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I was driving down the street heading toward the library when this guy ran in front of my car. | Kütüphaneye doğru gidiyordum ve birden o genç arabamın önüne atladı. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I didn't even have time to break. | Frene bile basamadım . | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Clark I hit him full on. | Clark ona çok sert çarptım. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| He didn't have a scratch on him. | Bir çizik bile almadı. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Lana, who is this guy ? | Lana, kim bu genç ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I don't know, he brought me to the hospital, he wouldn't tell me his name. | Bilmiyorum, beni hastahaneye getirdi, bana adını söylemedi. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| He was acting all jumpy and tense like somebody was after him. | Çok gergin ve sinirli bir hali vardı. Sanki biri onu kovalıyor gibiydi. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| What does he look like ? | Nasıl birine benziyordu ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Somebody is chasing you ? The police ? | Biri seni mi kovalıyor ? Polis mi ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| My girlfriend didn't crash a jeep runing into you ? | Kız arkadaşım jipiyle sana çarpmadı mı ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| What are you looking for, an apology ? Just some answers. | Ne istiyorsun, özür mü ? Sadece birkaç cevap. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| She said she hit you full on, you're not even hurt. How did you manage that ? | Sana cok sert çarptığını söyledi, yaralanmamışsın bile. Bunu nasıl yaptın ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Milk. Does a body good. | Süt. Vücut için faydalı. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Victor ? Victor Stallen ? | Victor ? Victor Stallen ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Med hot white receiver. | İnanılmaz top tutucu. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I know you ? | seni tanıyor muyum ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I'm Clark Kent, I played for the Smallville Cows. | Adım Clark Kent, Smallville Cows için oynamıştım. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Quaterback. | Oyun kurucu. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Some arm you got. | Çok iyi bir kolun vardı. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I don't play anymore. | Artık oynamıyorum. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Yeah, me neither. | Evet, bende. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| It's not surprising since I heard you were dead. | Öldüğünü duyduktan sonra bu pek süpriz olmadı. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Look, I'm sorry about what happened with your girlfriend, I really am. | Bak, kız arkadaşınla olanlar için çok üzgünüm, gerçekten üzgünüm. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| But I've got places I don't wanna be right now. | Fakat orada olmak istemediğim bazı yerler var. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| 'Catch you later Kent. Victor wait. | Sonra görüşürüz Kent. Victor bekle. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Let me go ! | Bırak beni ! | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Kent, Kent ! Are you... | Kent, Kent ! Sen iyi... | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| What the hell are you made of ? | Sen neyden yapılmışsın öyle ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I was just about to ask you that. | Bende bu soruyu sana soracaktım. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| What are you looking at, man ? | Nereye bakıyorsun, adamım ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Who are you ? How did you... | Siz kimsiniz ? Nasıl ya... | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| No I understand but I don't think I can raise that much. | Hayır anlıyorum, fakat o kadar bulabileceğimi sanmıyorum. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Allright I'll be there. | Tamam orada olacağım. | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Lionel ? | Lionel ? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| I'm not too early, am I ? Didn't we say 11h30 ? | Erken gelmedim, değil mi ? 11:30 diye konuşmamış mıydık? | Smallville Cyborg-1 | 2006 | |
| Oh, right. The conference in Topeka. | Aaa, evet. Topeka'daki konferans. | Smallville Cyborg-1 | 2006 |