Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150328
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| fend for herself. | ...kendi başına bıraktı. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I did not abandon her. | Onu yüzü üstü bırakmadım. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Didn't you? | Öyle mi? | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You left your greatest asset vulnerable. | En değerli şeyini savunmasız bıraktın. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| All you have to do to save her life | Onun hayatını kurtarmak için tek yapman gereken... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| is give one simple address. | ...bana basit bir adres vermek. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Come in, white queen. | Duyuyor musun Beyaz Kraliçe? | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Showing external power breach. | Biri dışarıdan gücü kesti. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Am I clear to shoot? Over. | Atış serbest mi? Tamam. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Boy, am I glad to see your friendly face. | Dost bir yüz gördüğüme memnunum. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| No. I didn't tell her anything. | Hayır ona hiçbir şey söylemedim. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| At least we have that. | En azından bu iyi. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I'm sorry, chloe. | Üzgünüm Chloe. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I think we're both a day late and a dollar short in that department. | Sanırım ikimizde orada zor zaman geçirdik. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| But I abandoned you. | Seni yüz üstü bıraktım. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I keep seeing you on the sidelines but the truth is, with watchtower, | Seni her zaman yanımda görüyordum ama Watchtower... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| you're right in the middle of the game. | ...ile birlikte oyunun içine dahil oldun. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You didn't abandon me. | Beni yüz üstü bırakmadın. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You pushed me out of the way. | Beni yolundan çektin. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Maybe I thought you'd be safer there. | Belki böyle daha güvende olursun diye düşündüm. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Maybe you just didn't trust me. | Belki bana güvenmedin. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I've broken your confidence in me. | Bana olan güvenini kırdım. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You saw watchtower as big brother and you turned away. | Watchtower'ın seni izleyen bir şey olduğunu görünce kendini çektin. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| The less you confided in me, the less you have to depend on me. | Bana olan güvenin azalınca benden yardım da almamaya başladın. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| It's smart... Probably. | Muhtemelen bu akıllıcaydı. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I didn't give you enough credit. | Sana yeterince şans vermedim. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You're the one who brought us together. | Bizi bir araya getiren sendin. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You're the one who saw our potential. | Bizdeki gücü fark eden sendin. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| That potential's gonna be short lived. | Bu güç kısa ömürlü oldu. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Waller saw our faces and she's not gonna stop coming after us. | Waller bizi gördü ve peşimizden gelmeye devam edecek. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Tell me you caught them. | Bana onları yakaladığını söyle. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I can't wait to see the defeat on their faces. | Onların yüzündeki yenilgiyi görmek için sabırsızlanıyorum. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I didn't think you were gonna show. | Geleceğini sanmıyordum. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I figure it's a public place. | Buranın halka açık bir yer olduğunu sanıyordum. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| There's only so many weapons you can throw at me. | Burada bana atabileceğin bir kaç silah var. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| For everything I've done that's destroyed your trust. | Yaptığım her şey ve güvenini yok ettiğim için. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I don't think there's enough stationery for that, tess. | Sanırım bunu anlatmaya sayfalar yetmez Tess. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I told you how to shut down the castle's power grid. | Sana Kale'nin güç ünitesini nasıl kapatacağını söyledim. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| That's worth something, isn't it? | Bu da bir şey değil mi? | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| What am I supposed to do here? You want me to do, | Ben burada ne arıyorum? Kendi yarattığın problemi... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| handstands because you helped solve a problem that you created? | ...çözdün diye sevinmeli miyim? | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I never would have gone after you | Senin Green Arrow olduğunu bilseydim... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| if I had known that you were the green arrow. | ...asla peşinden gelmezdim. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| So, it's back on me? | Bu beni sevindirmeli mi? | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| This might be the last time that I ever see you. | Belki bu seni son görüşüm. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| When I joined checkmate, I took an oath. | Checkmate'e girdiğimde bir yemin ettim. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| An oath I want to break. | Bozmak istediğim bir yemin. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| But there's only one way to leave checkmate. | Checkmate'de sadece bir şekilde çıkılır. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I'm gonna go awol. | Kaçacağım. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I'm gonna go underground. | Yer altına çekileceğim. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| That's good. I got to ask you a question, though. | Bu iyi. Sana bir soru sormalıyım. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Did it hurt to do something moral for once? | Manevi olarak zarar verecek bir şey oldu mu Tess? | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Did it hurt you? | Seni incitti mi? | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I'm taking a chance just being out here with you in the open. | Açık alanda seninle konuşarak risk alıyorum. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I understand that. We've gotten that far. | Anlıyorum. Bu noktaya geldik. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| What is it that you want? You're asking me for something. What do you want? | Ne istiyorsun? Benden bir şey mi istiyorsun? Ne? | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Forgive me, oliver. | Beni affet Oliver. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Oliver, I need your help. | Oliver, yardımına ihtiyacım var. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| There are times when I wish I could go back... | Bazı zamanlar geriye dönmek istiyorum. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Those santorini sunsets... | Santorini'deki gün batımları. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Your freckles... | Çillerin ve... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| And your big dreams of changing the world. | ...dünyayı değiştirecek hayallerin. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Back When I could trust you. | Sana güvenebileceğim zamanlara dönmek istiyorum. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Then you betrayed me, tess. | Bana ihanet ettin Tess. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You, of all people. | Tüm insanlara. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| And if you ever... | Eğer bir daha... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Come near me or my friends ever again... | ...benim ya da arkadaşlarım yanına bile gelirsen... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I will expose you to the world. Do you understand? | ...seni dünyaya ifşa ederim. Beni anladın mı? | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Thanks for keeping my seat warm at watchtower. | Watchtower'daki yerini aldığın için teşekkürler. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You're welcome. Don't get used to it. | Bir şey değil. Sakın alışma. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| But your timing is so good. | Ama zamanlaman çok iyiydi. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| If you hadn't flipped that castle's electric switch when you did, | Eğer Kale'nin elektrik sistemini çökertmemiş olsaydın... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| But, I kind of liked being out in the field, | Olayın dışında olmak hoşuma gitmişti. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| knowing I had a warm bed to come home to. | Evde sıcak bir yatağının olduğunu bilmek. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| That's very, very funny. | Bu çok komik. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| It scared the life out of me. | Beni çok korkuttun. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You better be careful, ollie. | Dikkatli olsan iyi olur Ollie. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I'm gonna start to think you're falling for me. | Bana aşık olduğunu düşünmeye başlayacağım. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Your identity's safe... For now. | Kimliğin şimdilik güvende. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| She's not wrong, you know... Waller. | Waller haksız değildi. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| When I saw the future, | Geleceği gördüğümde... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| zod and his people had already started world war iii, | ...Zod ve adamları 3. Dünya Savaşı'nı başlatmıştı ve... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| and we weren't winning. | ...kazanan biz değildik. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| She was right about being prepared. | Hazırlıklı olma konusunda haklıydı. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Because as much as I want to believe | Çünkü ne kadar inanmak istesem de... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| that I've stopped that day from happening, it still might. | ...olmasını engellediğim o gün hala olabilir. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You don't have to join her. | Ona katılmana gerek yok. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| But, like she said, eventually I have to choose sides. | Ama dediği gibi sonunda bir taraf seçmek zorundayım. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You can't. | Seçemezsin. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You are here for something far greater. | Sen buraya daha büyük bir görev için geldin. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| You will be the ambassador | Sen her kesimi birleştiren... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| who bridges all the sides together. | ...bir elçi görevindesin. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| What were you doing, john? Why not include the rest of us? | Ne yapıyorsun John? Neden bizi de dahil etmiyorsun? | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| I would have told the team what was going on. | Neler olduğunu takıma anlatacağım. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| But I wanted you and the rest of them | Ama senin ve ekibin geri kalanının... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| to stay off checkmate's radar. | ...Checkmate'in gözünün önünde olmasını istemiyorum. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| But you're not in this alone. | Ama bu işte yalnız değilsin. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| Let's just say that... | Şöyle diyelim... | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| There are more players on the board than you think. | ...bu işte sandığından daha fazla insan var. | Smallville Checkmate-1 | 2010 | |
| And when it comes to choosing sides... | Bir taraf seçme zamanı geldiğinde... | Smallville Checkmate-1 | 2010 |