Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150301
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| I need you to go to metropolis police department. Find john jones. | Metropolis polis departmanına git. John Jones'u bul. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Ask him for his crystal. He'll know what you mean. | Onun kristalini iste. O ne dediğimi anlayacaktır. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Hey, clark, just a heads up... | Clark bana bak. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| lois has all of your abilities without any of your inhibitions. | Lois tüm güçlerine sahip ve bunları kullanmaktan çekinmiyor. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| I can handle lois. | Lois'i ben hallederim. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Here... this won't sober you up, | Al, eğer bu seni kendine getirmese bile... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| but it'll help clear away the cobwebs. | ...kafanı toparlamana yardımcı olacaktır. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| You don't recognize me... | Beni tanımadın ama... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| but you are the spitting image of your father. | ...babanın bir kopyası gibisin. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Lois, you got to reason with me. What kind of drugs did you take... | Lois, neler yaptığını anlatmalısın. Nasıl bir ilaç aldın... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| pills, powder, paste? Don't tell me you injected anything. | ...hap, toz veya sıvı bir şey mi? Lütfen bana iğne yaptığını söyleme. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| You experience blackouts? | Bayılmalar mı yaşıyorsun? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Hours of your life mysteriously lost? | Hayatından saatler gizemli bir şekilde kayıp mı oluyor? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Your body's still evolving. | Bedenin hala gelişiyor. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| how do you know that? | Bunları nereden biliyorsun? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Before we were phantoms, | Hayalet olmadan önce... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| zod and i were unable to have children. | ...Zod ve benim çocuğumuz olmuyordu. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| So we created you. | Biz de seni yarattık. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| You, uh, created me... | Siz beni yarattınız... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| you arrived here as genetic matter, | Buraya gezegenimizin en güçlü yaşam formu olan... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| containing our planet's most powerful life forms... | ...genetik bir madde olarak geldin. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| so that, in time, | Bir süre sonra... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| you would evolve to become earth's ultimate destroyer. | ...dünyadaki en büyük yok edici olacaksın. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| I drive an ambulance. | Ben ambulans kullanıyorum. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| The duty of a child | Bir çocuk olarak görevin... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| is to continue the legacy | ...ailenin başlattığı... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| his parents began. | ...mirası devam ettirmek. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Our family is meant to take this planet as our own. | Ailemizin amacı bu gezegeni ele geçirmekti. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| And after seeing you with these humans, | Seni bu insanlarla gördükten sonra... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| i realize that you are still too weak to fulfill your destiny. | ...anlıyorum ki kaderini gerçekleştirmek için çok zayıfsın. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Trust me, my son. | Güven bana oğlum. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| That which kills you makes you stronger. | Seni öldürmek seni daha güçlü yapacak. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| I'll be back when you're ready. | Hazır olduğunda geri geleceğim. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| You're too late, kal el. | Çok geç kaldın Kal El. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Zod may be gone, but our creation will destroy your world. | Zod belki yok oldu ama yarattığımız şey dünyayı yok edecek. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Lois, i know you're in there. | Lois, orada olduğunu biliyorum. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Remind me, kal el... | Söyle bana Kal El... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| did jor el and lara come looking for you? | ...Jor El ve Lara sana bakmaya geldiler mi? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Of course not. | Elbette gelmediler. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| They didn't love you like i love my son. | Seni benim oğlumu sevdiğim gibi sevmiyorlar. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| This is all my fault, lois. | Hepsi benim suçum Lois. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| You have feelings for this creature i inhabit. | Bu canlıya karşı hislerin var. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Like father, like son. | Aynı baban gibisin. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Lois, stop. | Lois, dur. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Lois can't hear you. | Lois seni duyamaz. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Does that mean she's okay? | O iyi mi? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| I just came from tess. | Tess'in yanından geliyorum. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| I got a raise. | Terfi ettim. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Why would she give you a raise? | Neden seni terfi ettirsin ki? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Because i'm me. Hello. | Çünkü benim. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Right, but... | Haklısın ama... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| it feels kind of random, doesn't it? | ...bu biraz ani oldu değil mi? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Aw, hang in there, smallville. | Orada dur bakalım, Smallville. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| You just have to pay your dues until the boss sees | Patron görene kadar görevlerini yapmalısın. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| that you can photocopy like the best of them. | Fotokopi çekmek bunların en iyisi. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| did you see tess yesterday? beats me. | Dün Tess'i görmüş müydün? Ben de bilmiyorum. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| All i remember is touching that rock, having some "arabian nights" acid trip, | Tek hatırladığım o taşa dokunduktan sonra bir her şeyin bulanıklaştığı. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| and waking up very confused. | Sonra kafam karışık bir şekilde uyandım. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| It was pretty intense hallucination, even for you. | Senin için bile çok şiddetli bir halüsinasyondu. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| so i passed out, just like that? it was probably a blood sugar thing. | Ne yani bir anda bayıldım mı? Muhtemelen kan şekerin yüzünden. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Lois, the best part about you living at the farm is i can keep an eye on you. | Lois, çiftlikte yaşamanın en iyi yanı sana göz kulak olabilmem. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Yeah, about that... | Evet planlar değişti. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Nothing against you. It's just this raise means i can afford a place, | Seninle ilgili değil. Terfi ettiğime göre çiftlik hayvanları olmayan... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| you know, without farm animals. | ...bir eve taşınabilirim. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Does this have anything to dowith the hallucination you had? | Bunun yaşadığın halüsinasyonla ilgisi yok değil mi? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Yeah, right. It was a dream. | Evet tabii. O sadece bir rüyaydı. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| It's called make believe. | Buna hayal ürünü deniyor. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| What other reality stars you as my knight in shining armor? | Gerçekte sen nasıl beni zırhlı şövalyem olabilirsin ki? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| I was your knight in shining armor? | Ben senin zırhlı şövalyen miydim? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Like i said, "crazy." | Dediğim gibi çılgıncaydı. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Kent. | Kent. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Miss mercer wants to see you. | Bayan Mercer seni görmek istiyor. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| I shouldn't have underestimated lois. | Senin yerinde olsam Lois'i küçümsemezdim. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| She really blew me away yesterday. | Beni geçen gün fena şaşırttı. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| so you did see her. you know, just when i thought | Demek onu gördün. Düşündüm ki... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| she couldn't get an interesting bone in her body, | ...onun vücudunda ilginç bir şey var. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| she starts going on about a kryptonian spacecraft | Sonra Krypton uzay gemisinden ve... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| carrying someone called kal el? | ...onun içinde olan Kal El diye birinden bahsetmeye başladı. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Well, she hit her head. She was hallucinating. | Kafasını çarpmıştı. Halüsinasyon görüyordu. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| I'm sure chloe told you that i stopped by your farm? | Eminim Chloe çiftliğe uğradığımı söylemiştir. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| It's a hell of a muddy driveway you got there. | Oraya geldiğinde etraf çamurluymuş. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| You were the last one to see lex alive, weren't you? | Lex'i canlı olarak son gören sensin değil mi? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| This was taken in the arctic. | Bu kuzey kutbundan alındı. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| If the boot fits... | Eğer iz aynıysa... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| a lot of people have work boots. | Bir çok kişinin çalışma botu olabilir. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| You don't think i was in the arctic based on these pictures. | Bu fotoğrafa bakarak benim kuzey kutbunda olduğumu düşünmüyorsun değil mi? | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| I think there's a lot more to clark kent | Sanırım Clark Kent'in bile kendisi ile... | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| that even clark kent doesn't want to admit. | ...ilgili kabul etmediği şeyler var. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| A farmer turned journalist... not a very interesting story | Bir çiftçinin gazeteci olması ilginç bir şey değil. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| i know that you're hiding something about his disappearance. | Onun kaybolması ile ilgili bir şeyler sakladığını biliyorum. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| And i can't wait for the day when you realize that you and i are on the same side | Ve seninle benim aynı tarafta olduğumuzu anlayacağın günü bekleyemem. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| and that maybe it's not in your best interests to lie to your boss. | Belki de en iy bildiğin şey patronuna yalan söylemek değildir. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| If you want to fire me, miss mercer, go ahead. | Eğer beni kovmak istiyorsanız Bayan Mercer devam edin. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| I have nothing more to tell you about this. | Bunu hakkında söyleyeceğim bir şey yok. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Clark, i don't want to fire you. | Clark, seni kovmak istemiyorum. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| And i want to know why lex didn't. | Ve Lex'in neden güvenmediğini bilmek istiyorum. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| In time, i'm sure the truth will reveal itself. | Eminim bu zaman zarfında gerçek açığa çıkacaktır. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| Hallmark didn't have any, uh, "welcome back to earth" cards, so... | Hallmark'da hiç dünyaya hoş geldin kartı yoktu. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| It's nice to see everyone has a key to this place. | Bu yerin anahtarının herkeste olduğunu bilmek güzel. | Smallville Bloodline-1 | 2008 | |
| I spoke to chloe. | Chloe ile konuştum. | Smallville Bloodline-1 | 2008 |