Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150030
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Yes, sir. Who is he? | Evet, efendim. Kimdir O ? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| That'll be all for now Sir | Şimdilik bu kadar yeter Efendim | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Mya, be sure to keep this to yourself | Mya, bu aramızda kalsın | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Our target is Dr. Noah's accomplice. | Hedefimiz Dr.Noah'ın suç ortağı | Sky Blue-5 | 2003 | |
| He's hiding in an abandoned tanker in the contaminated zone | Zehirli bölgedeki terkedilmiş bir tankerde saklanıyor | Sky Blue-5 | 2003 | |
| He's dangerous... shoot to kill | Çok tehlikeli... ateş serbest | Sky Blue-5 | 2003 | |
| It's clean, no one here! | Temiz, kimse yok | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Sir no trace of him below! | Efendim hiç bir iz yok | Sky Blue-5 | 2003 | |
| He's nothing more than a murderer | O bir katilden başka bir şey değil | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Have you forgotten why he fled ECOBAN? | ECOBAN'dan neden kaçtığını unuttun mu? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| That one! Look | Şurada! Bak | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Oh yeah, no problem | Oh tamam, sorun yok | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Sorry we're late, traffic was a bitch | Pardon geciktik, trafik berbat ötesiydi | Sky Blue-5 | 2003 | |
| The pass? Sure, which pass do you want | Kimlik mi? Tabi, hangi kimliği görmek istersin | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Look, this is a restricted area, military only | Bak, Burası erişime kapalı bir bölge, sadece askeri personel girer | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Turn this truck around | Şimdi kamyonu çevirip gidin | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Oh yeah, that pass... I got one right... | Oh tamam, şu kimlik ... Bende bir tane olacaktı... | Sky Blue-5 | 2003 | |
| I said turn this thing around | Sana geri dön dedim | Sky Blue-5 | 2003 | |
| I got a red pass, a blue pass... | Kırmızı kimlik, mavi kimlik... | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Get out of the truck | Atlayın | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Who needs a pass now? | Şimdi kimin kimliğe ihtiyacı oldu? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Enough! Let them go | Yeterli! Bırakın gitsinler | Sky Blue-5 | 2003 | |
| We're gonna be so rich! | Çok zengin olacağız! | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Who gave you the authority to move weapons into the contaminated zone? | Silahları tehlikeli bölgeye sokma yetkisini sana kim verdi? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| We set a little trap Cade | Bir tuzak hazırladık Cade | Sky Blue-5 | 2003 | |
| A successful trap that caught a few of Dr. Noah's rebellious vermin | Bu başarılı tuzak sayesinde Dr.Noah'ın farelerinin saklandığı yeri bulduk | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Let me remind you, I am still in command of this operation | Sana hatırlatırım, Bu operasyonun komutası hala bende | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Or have you forgotten Lock | yoksa unuttunmu Lock | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Who is in command? | Komuta kimdeydi? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Oh yes. You should really ask the governor about that | Oh evet. Bu konuyu Vali ile görüşmen gerekli sanırım | Sky Blue-5 | 2003 | |
| The stolen transport is at the north bay docks | Çalınan araç kuzeydeki rıhtımlarda | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Wipe them all out | Hepsini yokedin | Sky Blue-5 | 2003 | |
| And that is not a suggestion. That's an order. Got it? | Ve bu bir öneri değildir. Bir emirdir. Anlaşıldı mı? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| What's all the ruckus down there? | Aşağıdaki yaygaranın sebebi nedir? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Sounds like a party | Görünüşe göre bir partiye benziyor | Sky Blue-5 | 2003 | |
| It is. They ripped off an ECOBAN truck | Öyle. Bir ECOBAN kamyonunu yağmalamışlar | Sky Blue-5 | 2003 | |
| So why are you up here with a tired old man? | Peki sen niye burada yorgun bir ihtiyar ile takılıyorsun? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Maybe I prefer your company | Belki senin arkadaşlığını tercih ediyorumdur | Sky Blue-5 | 2003 | |
| You're thinking about that girl again | Yine şu kızı düşünüyorsun değilmi | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Maybe I am, so what? | Belki , Ne olmuş öyleyse? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Tomorrow after the energy release, none of that will matter anymore | Yarından sonra enerji serbest bırakılacak, bunların bir önemi kalmayacak | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Don't be such a fatalist | Bu kadar kötümser olma | Sky Blue-5 | 2003 | |
| If you follow my instructions this time | Eğer bu sefer talimatlarımı izler | Sky Blue-5 | 2003 | |
| And activate the safety pod. You'll survive the blast | ve güvenlik bölmesini aktive edersen Patlamadan kurtulup, hayatta kalabilirsin | Sky Blue-5 | 2003 | |
| You want to keep living don't you? | Yaşamak istiyorsun değil mi ? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Of course I want to live | Elbette yaşamak istiyorum | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Well I'm glad to hear it | İyi, bunu duyduğuma sevindim | Sky Blue-5 | 2003 | |
| That's the first sensible thing you've said in weeks | Bu haftalardır söylediğini ilk mantıklı cümle | Sky Blue-5 | 2003 | |
| But if it doesn't work | Fakat ya çalışmazsa | Sky Blue-5 | 2003 | |
| I mean, if I don't... | Demek istiyorum ki, Ya başaramazsam | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Look after Woody ok? | Woody'e göz kulak olur , tamam mı? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| You're coming back! You look after him | Geri döneceksin! Dönünce kendin ilgilenirsin | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Gentlemen, we are open for business | Beyler, satışımız başlamıştır | Sky Blue-5 | 2003 | |
| We'll take everything. Name your price | Herşeyi alacağız Fiyatını sen belirle | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Cool, what's this one? | Süper, Bu nedir? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| What the hell is it? | Bu da neyin nesi böyle? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Why's it blinking? | Bu şey neden bipliyor? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Freeze! Drop your weapons! | Durun! Silahlarınızı atın! | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Drop them now | Silahları hemen bırakın | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Don't make a peep | Hiç ses çıkartmayın | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Just stay here till I come get ya ok? | Ben gelene kadar burada bekle tamam mı? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| No more ammo! What do we do now? | Cephane bitti! Şimdi ne yapıyoruz? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Just stick with me | Yanımdan ayrılma | Sky Blue-5 | 2003 | |
| I'll get us outta here | Buradan çıkacağız | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Don't think, Run! | Düşünme, Koş! | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Ow shit! | Ow kahretsin! | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Stings like a son of a bitch! | Arı gibi sokuyor | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Moe, Don't Move! I'm coming! | Moe, yerinde kal! Geliyorum! | Sky Blue-5 | 2003 | |
| I'm so, so cold | Ben çok üşüyorum | Sky Blue-5 | 2003 | |
| I'll go find Shua | Gidip Shua'yu bulacağım | Sky Blue-5 | 2003 | |
| No please don't go. I'm afraid | Hayır, lütfen gitme Korkuyorum | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Show me how quiet you can be | Bana ne kadar sessiz olduğunu göster | Sky Blue-5 | 2003 | |
| You're pretty good at it I am? | Bu işte çok iyisin Öylemiyim? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Sure, just stay here and be quiet and | Tabiki, Sadece sessizce beni bekle | Sky Blue-5 | 2003 | |
| I'll be back | Geri döneceğim | Sky Blue-5 | 2003 | |
| On your feet, against the wall! | Ayağa kalk, duvara dön | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Against the wall now! | Duvara dön hemen! | Sky Blue-5 | 2003 | |
| He's not the one we're looking for, scour the entire place | Aradığımız kişi buradakilerden biri değil, her tarafı iyice arayın | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Where's Cheyenne? | Cheyenne nerede? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| You can't see me | Beni göremiyor musun | Sky Blue-5 | 2003 | |
| You'll be alright | İyi olacaksın | Sky Blue-5 | 2003 | |
| How did you lose your sight? | Gözlerini nasıl kaybettin? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| I was born this way, alot of us were | Ben böyle doğdum, çoğumuz bu bu şekilde | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Why Shua? | Neden Shua? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Why'd you have to come back? | Neden geri dönmek zorundaydın? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| I thought I'd finished you off | Senin işini bitrdiğimi düşünüyordum | Sky Blue-5 | 2003 | |
| You didn't finish anything, you just let me take the blame for you | Hiçbir şeyi bitirmedin, sadece kendi suçunu bana yükledin | Sky Blue-5 | 2003 | |
| You were to blame. You took Jay outside ECOBAN, It was forbidden! | Sen suçluydun. Jay'i ECOBAN'ın dışına götürdün, bu yasaklanmıştı | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Cade, you and I both know what happened that day. You grabbed the knife | Cade, ikimizde o gün olanları biliyoruz Bıçağı aldın | Sky Blue-5 | 2003 | |
| You killed the trooper | Devriyeyi sen öldürdün | Sky Blue-5 | 2003 | |
| You told them it was me | Onlara yapanın ben olduğumu söyledim | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Jay never learned the truth did she? | Jay doğruyu asla öğrenemedi değilmi? | Sky Blue-5 | 2003 | |
| She knows enough | Bilmesi gerekeni biliyor | Sky Blue-5 | 2003 | |
| She know you want to destroy ECOBAN, that's all that matters | ECOBAN'ı yoketmek istediğini biliyor, tüm mesele bu. | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Shua.... | Shua.... | Sky Blue-5 | 2003 | |
| Jay move! Get out of the way! | Jay çekil! Yolumdan çekil! | Sky Blue-5 | 2003 | |
| I thought I was taking care of him | Onunla ilgilendiğimi düşünüyordum | Sky Blue-5 | 2003 | |
| all this time, but I was wrong | Bu kadar zaman, ama yanılmışım | Sky Blue-5 | 2003 | |
| He was the one that was taking care of me | Asıl benimle ilgilenen o imiş | Sky Blue-5 | 2003 | |
| I'm going to ECOBAN | ECOBAN'a gidiyorum | Sky Blue-5 | 2003 |