Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149880
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Right here, | Hemen burda, | Skins Effy-2 | 2008 | |
| by this window? | Bu pencerenin kenarında. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| How old did you say you were? | Kaç yaşında olduğunu söylemiştin? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Oh, older than I look. | Oh, göründüğümden yaşlıyımdır. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| It's the grief. It takes years off you. | Bu acı. Senden senelerini götürüyor. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| NOOOO!!!!!! | Hayıııırrrrr!!!!!! | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Phone's buggered. | Telefon mahvoldu. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Can't call her then? | Öyleyse onu aramayacak mısın? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| What's the use? | Ne işe yarar? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| The thing I don't understand is why her voicemail is off. | Olay şu onun sesli mesajının neden kapandığını anlayamadım. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| If I could leave a message... | Bir mesaj bırakabilseydim... | Skins Effy-2 | 2008 | |
| But it just rings and rings. | Ama o sadece çalıyorda çalıyor. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| You really don't understand anything, do you, Tone? | Gerçekten hiçbir şey anlamadın, dimi, Tone? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| As long as it's ringing, | Onun telefonu çaldığı sürece, | Skins Effy-2 | 2008 | |
| she knows you're there. | O senin olduğunu biliyor. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I can't believe you sold Michelle's watch. | Michelle'nin saatini sattığına inanamıyorum. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Who says I sold it? What d'you mean? | Sattığımı kim söyledi? Ne demek istiyorsun? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Put your SIM in that. | Sim kartını buna tak. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Michelle! There's a man here with a parcel for you! | Michelle! Burda senin için bir paketi olan bir adam var! | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Listen, open the door, Cass. | Dinle, kapıyı aç, Cass. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Sid, she doesn't wanna see you. | Sid, seni görmek istemiyor. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I don't fucking care, OK? Cass! | Umrumda değil, tamam mı? Cass! | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Come on, leave it, man. This ain't... | Hadi, git burdan, adamım. Bu... | Skins Effy-2 | 2008 | |
| What the fuck are you doing? | Ne sikim yaptığını sanıyorsun? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Jesus, Sid. Just go, man. | Tanrım, Sid. Sadece git, adamım. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| It's all right, Chris. I'm fine. | Sorun değil, Chris. Ben iyiyim. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| All right. Watch it. | Peki. Gözüm üstünde. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Yeah? Or I'll... | Tamam mı? Ya da ben... | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Bite his head off and spit in the hole? | Kafasından ısırıp ve ağzına mı tüküreceksin? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I probably wouldn't do that, but... Yeah... | Muhtemelen yapmayacağım, ama... evet... | Skins Effy-2 | 2008 | |
| What do you want, Sid? | Ne istiyorsun, Sid? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I want you to stop what you're doing, OK? | Yaptığın şeye bir son vermeni istiyorum, tamam mı? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| You know, fucking around. Fucking anything that moves. Just stop it. | Biliyorsun, etrafta sikişmekten. Hareket eden herhangi bir şeyle sikişmekten. Sadece kes şunu. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| You started it. I don't care. | Bunu sen başlattın. Umurumda değil. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I don't care. You're cruel. | Umurumda değil. Sen acımasızsın. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I hate you. Hate you right back. | Senden nefret ediyorum. Aynen bende senden. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Why don't you pop over to Michelle's and give her one? Oh, another one. | Neden Michelle'nin yanında belirip ona bir kere vermiyorsun? Oh, bir kere daha. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Give it a fucking rest, OK? You know, it's you and me. | Bu sikime bir son ver, tamam mı? Biliyorsun, bu seninle benim aramda. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| You know that and you're being stupid. | Bunu biliyorsun, aptal olma. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| You went away. Why did you go away? I needed you, and you pissed off. | Sen uzağa gittin. Neden uzağa gittin ki? Sana ihtiyacım vardı ve sen defolup gittin. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| My dad said... | Babam derdi... | Skins Effy-2 | 2008 | |
| He said you're special but you're not. | O senin için o özel derdi ama sen değilsin. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| You're just slutting around like a spoilt kid. | Sen sadece şımarık çocuklar gibi etrafta sürttün. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Michelle, Sid. Michelle! | Michelle, Sid. Michelle! | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I don't love Michelle! | Ben Michelle'i sevmiyorum! | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I never loved Michelle. I loved you, but you... | Ben asla Michelle'i sevmedim. Seni seviyordum, ama sen... | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Dad fucking died! | Siktiğim babam öldü! | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I needed you... | Sana ihtiyacım vardı... | Skins Effy-2 | 2008 | |
| And Michelle... | Ve Michelle... | Skins Effy-2 | 2008 | |
| So we had great sex for three days and then guilty sex for the rest. | Peki biz üç gün mükemmel seks yaptık ve sonra geri kalanı suçluluk seksiydi. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I did it. | Bunu yaptım. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Fuck 15 year olds. | 15 yaşındakiyle sıkıştın. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Whatever. I'm sick of saying sorry. | Her neyse. Özür dilemekten bıktım. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| You say sorry. | Özür dilediğini söyle. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I didn't fuck him, Sid. | Onunla sikişmedim, Sid. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| His mum had sewn his name into his trousers. | Annesi ismini pantolonunun içine dikmiş. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| And well, | Ve şey, | Skins Effy-2 | 2008 | |
| he got a bit excited. | o biraz heyecanlıydı. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| And he squashed my slug. | Ve benim sümüklü böceğimi ezdi. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| My slug called Sidley. | Sidley ismindeki s. böceğimi. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| So I threw him out. | O yüzden ben onu kovdum. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Look, if he's still bothering you, Cass, then... | Bak, O hala canını sıkıyorsa, Cass, o zaman... | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Smokin'! | Ateşli! | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Deadline is upon us. | Son teslim tarihi üzerindeyiz. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I have coursework from everyone of a very high standard. | Herkesden yüksek standartlı ödevler aldım. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Pandora's contribution is thrillingly abstract. | Pandora'nın heyecan verici düşüncesi. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| It simply reeks of emotion. | Bu basit ama etkileyici bir duygu. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| The girl has great talent. | Kızda kabiliyet var. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Even Ursula has come through with a little coaching. | Ursula bile az bir yardımla başarıya ulaştı. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| All As, without a doubt. | Kesinlikle, hepsi. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Another triumph for the art department. | Sanat bölümü için bir başka başarı. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| All we need is now is yours | Sadece seninkine ihtiyacımız var | Skins Effy-2 | 2008 | |
| and we will have our 100% record for another year. | ve diğer yıla 100% başarı ile kayda geçmemiz için. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Oh. Splendid. | Oh. Olağanüstü. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| And which emotion have you depicted? | Ve hangi duyguyu resmettin? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Anger, jealousy, bitterness, tiredness, | Öfke, haset, yakıcılık, bitkinlik, | Skins Effy-2 | 2008 | |
| hope, lust, | umut, şehvet, | Skins Effy-2 | 2008 | |
| A veritable feast. So where is it? | Hakiki bir şölen. Peki o nerde? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| My dear girl, I'm not sure I understand. | Benim sevgili kızım, Anladığımdan emin değilim. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| It's conceptual. You just can't see it. | O kavramsal. Sadece göremiyorsunuz. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| You're saying you haven't done it. No. | Sen tamamlayamadığını söylüyorsun. Hayır. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I'm saying you can't see it. | Göremediğinizi söylüyorum. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Well, I'm not quite sure that's going to work | Şey, bunun Anglo Welsh lise heyetinde işe | Skins Effy-2 | 2008 | |
| for the Anglo Welsh GCSE Board, now, is it...? | yarayabileceğinden emin değilim, şimdi o...? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| They'll just have to expel me. | Onlar sadece beni kovmak zorundalar. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Goodbye, Madame Deluca. Goodbye, Effy. | Hoşçakalın, Madam Deluca. Hoşçakal, Effy. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I was going to tell you about Georges Braque. | Sana Georges Braque hakkında birşey söylemek istiyorum. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| He was a very great artist | O gerçekten iyi bir sanatçıydı | Skins Effy-2 | 2008 | |
| and also truly remarkable at oral sex. | ve hakikaten oral sekste dikkat çekiciydi. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Anyway, he gave me some advice I've always remembered. | Herneyse, o bana her zaman hatırlayacağım bir kaç tavsiye vermişti. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| If they don't like it, fuck 'em. | Onlar beğenmezse, onlara koyayım. 594 00:43:09,290 > 00:43:11,490 Ah, Georges, | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Georges... | Georges... | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Hi. They let me come back early. | Selam. Erkenden dönmeme izin verdiler. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Yes, isn't it? | Evet, öyle değil mi? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Where's Mum? She's asleep. | Annen nerde? Uyuyor. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Well, she won't mind if I go up, then. | Şey, o zaman yukarı gidersem umursamaz. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| Tired after the flight, you know. | Uçak sonrası yorgunluk, anlarsın ya. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| So. You feeling OK, son? | Peki. İyi hissediyor musun, oğlum? | Skins Effy-2 | 2008 | |
| I'm feeling great, Dad. | Harika hissediyorum, baba. | Skins Effy-2 | 2008 | |
| What you been up to? | Bunu nasıl başardın? | Skins Effy-2 | 2008 |