Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149863
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Good luck, son. | İyi şanslar, evladım. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| I'm sorry I got you sacked. | Seni kovdurduğum için üzgünüm. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Oh, it would have happened sooner or later. | Oh, bu erken ya da geç olacaktı. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| I dunno, Cass. | Bilmiyorum, Cass. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| That's my fault too. | Bu da benim hatam. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| No it's not. That was mine. | Hayır değil. Bu benim hatamdı. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Do you know what hurts the most about a broken heart? | Kırık bir kalbi en çok ne yaralar biliyor musun? | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Not being able to remember how you felt before. | Önceden nasıl hissettiğini hatırlayamamak. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Try and keep that feeling | Uğraş ve bu duygusu sakla | Skins Chris-2 | 2008 | |
| because, if it goes... | çünkü eğer giderse... | Skins Chris-2 | 2008 | |
| ... you'll never get it back. | ... asla geri kazanamazsın. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Then you lay waste to the world... | O zaman bütün dünyan yerle bir olur... | Skins Chris-2 | 2008 | |
| and everything in it. | ve herşeyin içine eder. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Again. Again, again... | Bir daha. Bir daha, bir daha... | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Well done, well done. You were last, but well done. | Aferin, aferin. Sonuncusun, ama tebrikler. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Off you go, son. Go on, go on, don't panic. | İlerle, oğlum. Devam et, devam et, panik yapma. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Don't panic. Keep going. Come on. Good boy! Good boy. | Panik yapma. İlerle. Hadi. İyi çocuk! İyi çocuk. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Do you want some sandwich? No, thanks. | Biraz sandivç ister misin? Hayır, teşekkürler. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Tony. I've fucked it all up. | Tony. Herşeyin içine ettim. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Shit, dude. Try getting hit by a bus. | Kahretsin, dostum. Bir otobüs tarafından çarpılmayı dene. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| That'll really put a dampener on your day. | Hayatına gerçekten köstek koyuyor. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Honestly, have some tuna sandwich. | Cidden, bir tuna sandivçi al. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| It'll make you feel better. Promise. | Seni daha iyi yapacak. Temin ediyorum. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Bye, Tony. | Bye, Tony. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| See you next week, Anna. | Haftaya görüşürüz, Anna. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Do you ever get depressed about... | Hiç kaza hakkında bunalıma... | Skins Chris-2 | 2008 | |
| your accident? | düşüyor musun? | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Used to. | Genellikle. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| But who does it help? | Ama kime yararı olur ki? | Skins Chris-2 | 2008 | |
| I had everything I wanted. And lost it all. | İstediğim herşeye sahiptim. Ve hepsini kaybettim. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Hurts like fuck. | Sikilmiş gibi acıtıyor. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| But, Chris... | Ama, Chris... | Skins Chris-2 | 2008 | |
| ... I'm going to get it all back. | ... hepsini geri almayı planlıyorum. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| What else is there? | Aksi halde burda neden olayım? | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Fuck it! | Siktir git! | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Hi. It's me. Leave a message. | Selam. Benim. Mesaj bırakın. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Hi, it's Angie. Look, I'm sorry. | Selam, ben Angie. Bak, üzgünüm. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| I shouldn't have come. But I hope things work out for you. | Gelmemeliydim. Ama umarım olaylar senin için düzelmiştir. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| I'm going, but there's something I want you to have. | Gidiyorum, ama almanı istediğim bir şey var. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Whose flat is this? | Bu daire kimin? | Skins Chris-2 | 2008 | |
| A friend of mine left town. I'll tell you later. | Şehirden ayrılan bir arkadaşımın. Sonra anlatırım. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| OK, so I've been thinking about why I always fuck everything up for myself. | Tamam, kendimle ilgili şeylerde neden hep çuvalladığımı düşünüyordum. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| And this is the best way that I can explain. | Ve bu da açıklayabileceğim en iyi yol. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| This is how it started for me. | Bu benim için nasıl başladığı. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Then things started going wrong. | Sonra işler kötü gitmeye başladı. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Then someone else escaped. | Sonra başka biri kaçtı. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| The gravity holding us together was gone. | Bizi bir arada tutan çekim gitti. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| We were floating in space. | Uzayda yalpalandık. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| It's kinda easy when you've got nothing, because... | Hiçbir şeyin olmayınca bu bir şekilde kolay, çünkü... | Skins Chris-2 | 2008 | |
| nothing can't be taken away from you. | senden gidebilcek bir şeyin yok. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| But I don't want nothing any more. | Ama artık hiçlik istemiyorum. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Are you the only person in the world that's been let down? | Sen şu dünyada yanlız bırakılan tek insan mısın? | Skins Chris-2 | 2008 | |
| The only one that's been hurt, abandoned. | Yaralanan ve yanlız bırakılan. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| So what gives you the right to act like you are? | Öyleyse iyi davranabilmen için sana vermeli? | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Jal... can't you forgive me? | Jal... beni affedemez misin? | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Don't you understand? I wanna... | Anlamadın mı? Ben istiyorum... | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Make a new fucking pact that means nothing to you? | Senin için hiçbir şey ifade etmeyen yeni bir anlaşma mı yapalım? | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Yeah. Let's do that. | Evet. Hadi bunu yapalım. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Let's build something. And we'll tear it down. | Hadi bir şeyler inşa edelim. Ve onu yıkalım. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Fuck it. Come on... Come on. Say it! | Siktir et. Hadi... Hadi. Söyle! | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Build something. Tear it down! | Bir şeyler inşa edelim. Onu yıkalım! | Skins Chris-2 | 2008 | |
| You're not who I thought you were. | Sen düşündüğüm gibi değilmişsin. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| You're an empty, poisonous smile. | Senin zehirli ve boş bir gülümsemen var. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| What do you want me to say? I don't know what I'm meant to say. | Bana ne söylemek istiyorsan. Ne anlama geldiğini bilmiyorum. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Jal, look at me. | Jal, bana bak. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Look, I was perfectly happy killing myself. | Bak, Kendimi öldürsem tamamen mutlu olurdum. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Right, but then you asked me to try... | Doğru, ama sonra sen bana denemem için rica ettin... | Skins Chris-2 | 2008 | |
| And for the first time in my life it felt like | ve hayatımda ilk kez biri beni gerçekten | Skins Chris-2 | 2008 | |
| someone actually gave a shit. | bir bok gibi hissettirdi. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| And that person was worth trying for. And now I'd... | Ve bu insan denemeye layık biri. Ve şimdi ben.. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| I'd fucking make the world record biggest sandwich if you asked me to. | Ben eğer istersen dünyanın en büyük sandivç rekorunu kıracak en büyük sandivçini yaparım. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| I'd kick old grannies in the tits. I'd fill the rivers with panda pops. | Ninelerin meme uçlarına vururum. Nehirleri panda popslarla doldururum. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| I fucked up big time. | En büyük çuvallamamı yaptım. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| I'm more than sorry. | Çok fazla üzgünüm. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| I love you, Jal. | Seni seviyorum, Jal. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| You're my whole world. | Sen bütün dünyamsın. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Now you've got snot on your face. | Şimdi yüzünde sümük var. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| I'm going to the Job Centre. | İş merkezine gideceğim. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| {\a3}A bloke, he wakes up one morning. | Bir herif, o bir sabah uyanır. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| {\a3}Makes himself breakfast. Gets in his car. Car drives off a few miles. | Kendisi için kahvaltı hazırlar. Arabasına biner. Bir kaç mil sürer. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| {\a3}Has a couple of blokes pour petrol over his head | Kafasından aşağıya biraz petrol boca eder | Skins Chris-2 | 2008 | |
| {\a3}and sets fire to himself. Fucking boom! | ve kendini ateşe verir. Boom! | Skins Chris-2 | 2008 | |
| {\a3}He's watching us. | Bizi izliyor. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| {\a3}You look really good, Tony. Like you're ready for anything. | Gerçekten iyi görünüyorsun, Tony. Bir şeyler için hazır gibi. | Skins Chris-2 | 2008 | |
| Let me see, Chris. Chris Miles? | Bir bakalım, Chris. Chris Miles? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Ah, just a minute... | Bir dakika... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Chris. In life, we're all walking down a path. | Chris. Yaşamımız boyunca hepimiz, bir yol doğrultusunda ilerleriz. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| And when that path lacks direction, that's when people get lost. | Ve yoldan sapıldığı zaman, insanlar kaybolur. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| And we don't like lost people, | Ve biz de kaybolmuş insanları sevmeyiz... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| because no one should get left behind. Are you following me? | ...çünkü geride kimsenin kalmaması gerekir. Beni dinliyor musun? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I'm a bit lost. | Söylediklerinizi kaçırdım. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| So glad we agree. | Anlaştığımıza sevindim. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I'm afraid you can't take your exams here. | Korkarım ki, sınavlarını burada alamayacaksın. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Are you saying I'm being expelled? | Uzaklaştırıldığımı mı söylüyorsunuz? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I prefer the term "no longer permanently affiliated". | Buna, "Kalıcı kayıt silinmesi" demeyi tercih ederim. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| It's less discouraging. | Bu daha az kırıcı. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| No. Why am I being kicked out? | Hayır. Neden atılıyorum ki? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Let's take a look, shall we? | Bir bakalım o zaman, ne dersin? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| The nurse's office. | Revir. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Three days ago. I had a headache. | Üç gün öncesi. Başım ağrıyordu. | Skins Chris-3 | 2008 |