Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149866
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| It's not what you're thinking, madam. | Düşündüğünüz şeyden bahsetmiyorum, bayan. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Light, space | Işık, geniş alan... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| and drawers. | ...ve çekmeceler. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| If you're still humming and hawing, | Eğer hâlâ kararsızsanız... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| let me tell you a little secret. | ...size ufak bir sır vereyim. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| The owners'll accept 20 below the asking. Have we got a deal? | Sahipleri, satış fiyatının 20 aşağısını kabul ediyorlar. Anlaştık mı? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I think we do. | Sanırım anlaştık. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| < Thanks. | Teşekkürler. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| OK, this next place has been on the market for about a year. | Pekâlâ, bir sonraki yer neredeyse bir yıldır satışta. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| It's spatially challenged so it's a little tricky to rent. | Yer olarak biraz zorlayıcı, o yüzden kiralaması zor oluyor. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Ball's in your court. Don't worry, it just needs the right patter. | İpler senin elinde. Endişelenme, sadece doğru kelimeleri kullan. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Just, er, wait till you see the kitchen. | Mutfağı görene kadar bekleyin. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| It's a real deal maker. | Gerçekten de son noktayı koyacak cinsten. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| If I could afford a place like this, my wife might never have left me! | Eğer böyle bir yeri alabilecek param olsaydı, karım beni asla terketmezdi! | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Sorry. Watch your, er... Yeah. | Affedersiniz. Dikkat edin... Evet. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Yeah, watch your feet. | Bastığınız yere dikkat edin. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| So this place is great for doing LSD. | Burası LSD bakımından mükemmel bir yer. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Space. | Geniş alan. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Er, tell you a secret? | Size bir sır vereyim mi? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| What do you think? Look, we've got electric lights. | Ne düşünüyorsun? Bak, lambamız var. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| On and off. We've got luxury radiators. | Açılıyor ve kapanıyor. Lüks bir radyatörümüz var. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Er... We've got, like, four plug sockets! | Dörtlü prizimiz var! | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I mean, imagine, who'd need that many? Like, Puff Daddy or someone. | Yani, düşünsene, kim bu kadar çok prize ihtiyaç duyar ki? Puff Daddy falan mesela. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Well, la di da. | Vay canına! | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I mean, sure, it needs some stuff. | Demek istediğim, tabii ki, bazı şeylere ihtiyacı var. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| But structurally, it's... | Ama yapısal olarak, bu... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| (Man) Right, you dozy mare. Get your fucking knickers off! | Pekâlâ, seni sersem kısrak. Çıkar şu siktiğim donunu bakalım! | Skins Chris-3 | 2008 | |
| So... you've got a job and a flat in one day. | Demek bir günde iş ve daire buldun yani. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I think that's playing the game. | Sanırım bu oyunu oynamak olur. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I think you deserve a reward. | Sanırım ödülü hak ettin. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| That word's banned. | O kelime yasaklı. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Reward me. | Ödüllendir beni. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| (Chris) What? Oh. | Ne? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Oh. Wow. | Vay... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Thanks for letting me stay, Chris. | Kalmama izin verdiğin için teşekkür ederim, Chris. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Just for a bit, yeah? | Sadece biraz, değil mi? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Oh, Jal. Have I shown you the bedroom? | Jal, sana yatak odasını gösterdim mi? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| We're gonna have some mad fun in here, eh, Jal? | Burada çılgın eğlenceler yapacağız, değil mi, Jal? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Yeah. We will. | Evet. Yapacağız. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Yeah, there's gonna be pills, and pucking and pillows. | Haplar olacak, çılgın partiler ve yastıklar olacak... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Lots of pillows... | Bir sürü yastık... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| More and more couples. | Bir sürü çift. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Do you want me to describe it to you? | Sana tarif etmemi ister misin? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Do you remember when you rode with me in the ambulance | Kendimi öldürmek istediğim zaman benimle ambulansa... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| after I tried to kill myself? | ...bindiğin zamanı hatırlıyor musun? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| That's what love feels like. | İşte aşk böyle bir his. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| We can arrange that, Mrs Collins. HE MOUTHS | Bunu ayarlayabiliriz, Bayan Collins. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Yeah... May I say I'll be sorry not to be speaking to you every day? | Evet... Sizinle her gün konuşamayacağım için üzgün olduğumu söyleyebilir miyim? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| That's right. Yeah. | Haklısınız. Evet. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I'll call your solicitor first thing in the morning about completion. | Yarın sabah ilk iş olarak ikmal konusunda avukatınızı arayacağım. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| That's right. Oh, that's marvellous. | Haklısınız. Fevkalade. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Many thanks. Bye bye. | Çok teşekkürler. Hoşça kalın. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| G o o o o... | Yürü be! | Skins Chris-3 | 2008 | |
| It's just you've... you've not sold anything yet. | Sorun şu ki... Henüz hiçbir şeyi çözemedin. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| You've been here a while now and... | Bir süredir buradasın ve... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| No, no, I understand. | Hayır, hayır, anladım. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| If there's anything I can do to help, just let me know. | Eğer yardım edebileceğim bir şey olursa, haberim olsun. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| A muzzle, maybe? | Şunun ağzını bağlayacak bir şey, belki? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| He does sell properties, son. | O satış yapabiliyor, evlat. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| (Man) Fuck off out of here, you little prick. | Siktir git lan buradan, seni küçük piç. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Thanks for the duvet cover. | Yorgan için teşekkür ederim. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| That's OK. You know when you were little, | Sorun değil. Sen daha küçükken yorganın... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| did you ever use to unbutton the covers and get inside? | ...düğmelerini açıp içine girip girmediğini biliyor musun? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| When you were young, did you ever read The Very Hungry Caterpillar? | Daha çocukken, Çok Aç Tırtıl'ı okudun mu? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| It's a classic. | Tam bir klasiktir. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| It's about this caterpillar, yeah, and he eats a load of stuff, | Bir tırtıl hakkında kitap ve bir sürü şey yiyor,... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| and then he gets in a cocoon and becomes a butterfly. | ...sonra koza olup, kelebeğe dönüşüyor. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| And after my brother died, whenever my parents were just... | Kardeşim öldükten sonra, ailem uyuduktan sonra... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| you know, I'd get inside my duvet and I'd just read it over and over. | ...yorganımın içine girerdim, tekrar ve tekrar okurdum bunu. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| And it made me think that... | Ve bana şeyi düşündürürdü... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| when I came out, I didn't want to be different. | Dışarı çıktığımda, farklı olmak istemediğimi. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I just wanted what was outside to be different. | Sadece dışarısının farklı olmasını istediğimi. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| And was it ever? | Peki hiç oldu mu? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I'm gonna get sacked, Jal. | İşten kovulacağım, Jal. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| The boss knows I'm a fuck up. | Patronum sikindirik herifin teki olduğumu biliyor. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Do you remember what you wanted the house to look like | Yorganından dışarı çıktığında evin nasıl olmasını istediğini... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| when you came out the duvet? | ...hatırlayabiliyor musun? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| You're not a fuck up, Chris. | Sikindirik biri değilsin, Chris. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Anybody got any poppers? | Kas gevşeticisi olan var mı? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| So this is the window leading from the... windowy room, | Bu da pencereli odaya bakan pencere. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| into the... sofa ry room. | Oturma odasına açılıyor. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| (Woman) This is so lovely. | Burası çok hoş. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| But it's... just out of our budget. | Ama bütçemizin biraz üzerinde. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I'm not sure we can pay the asking. | İstediğinizi parayı ödeyebileceğimizi sanmıyoruz. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| The owner won't budge, I'm afraid. | Sahibi fiyatta oynama yapmıyor ne yazık ki. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Then it looks like we're wasting your time. I'm sorry. | O zaman görünüşe göre vaktinizi harcıyoruz, kusura bakmayın. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Sorry, can I just? | Affedersiniz... Sadece biraz... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| It's just bits of paper, or numbers on a screen, innit, really? | Bir kaç kağıt parçası ya da üzerinde rakamlar falan, değil mi gerçekten? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| But these walls, they exist. | Ama bu duvarlar... Bunlar hep buradalar. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| If you can imagine memories happening in them, then that's real. | Eğer üzerindeki hatıraları hayal ederseniz, bunların hepsi gerçek. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| I just... I want you to imagine dying. | Sadece... Sadece öldüğünüzü hayal etmenizi istiyorum. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Right, I know it sounds weird but just... | Peki, kulağa garip geliyor, biliyorum... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Right, you're really old, and you're in your bed | Pekâlâ, gerçekten baya yaşlısınız diyelim, yatağınıza uzanmışsınız... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| and you're remembering your life. | ...ve hayatınızı hatırlıyorsunuz. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Right... Your daughter's first birthday. | Kızınızın ilk doğum gününü. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Shagging on a Sunday afternoon. | Pazar günü sevişmenizi. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Skinning up in the garden... with the kids. | Bahçede kazı yaptığınızı... Çocuklarda berbaber. | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Right, when you do that, | Pekâlâ, bunu yaptığınızda... | Skins Chris-3 | 2008 | |
| is this the house that you see in all those memories? | ...tüm hatıralarda gördüğünüz bu ev değil mi? | Skins Chris-3 | 2008 | |
| Cos if it is, then a few bits of paper here or there | Çünkü eğer öyleyse, bir kaç kağıt parçası... | Skins Chris-3 | 2008 |