• tr flag Türkçe
    • en flag İngilizce

Ara

İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158532

İngilizce Türkçe Film Adı Film Yılı Ayrıntılar
Blasted tap. Lanet olası musluk. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
My poor Edouard! Look at this. Zavallı Edouard’ım! Şuna bak. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
I scrub and scrub... Fırçalıyorum, fırçalıyorum... Tatie Danielle-1 1990 info-icon
That'll do. Bunu yapacağım. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Edouard, she mentioned the bank authorisation again. Edouard, o yeniden banka vekaletinden bahsetti. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
But don't worry. I wontt give in. Ama merak etme, vermeyeceğim. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
She's really playing up today. Bugün gerçekten elinden gelenin en iyisini oynadı. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
What do you mean. "who?" That stupid Odile! Kim mi demek istiyorsun? O aptal Odile! Tatie Danielle-1 1990 info-icon
She steals now. That's all I need. O şimdi çaldı. İhtiyacım var hepsi bu. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
100 francs were missing from my box. Kutumdan 100 frank eksikti. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
She pretends to count but I know her game. Sayıyormuş gibi yapıyor fakat onun bu oyununu biliyorum. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
We'd be in the bank every day. Biz her gün bankada olurduk. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
The street's been pedestrianised now. Sokak yayalara ayrılmış oldu. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
No cars. just flower pots. Totally impractical. Araba yok. Sadece saksı. Tamamen kullanışsız. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
She forgets everything. She left the front door open. O her şeyi unutuyor. Ön kapıyı açık bırakıp gitti. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
She'll get us killed. O bizi öldürdü. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
I'd be better off dead. anyway. Ben de ölmüş olsaydım ne iyi olurdu. Neyse. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
God. why won't you let me die? So I can be with Edouard. Tanrı. Neden benim ölmeme izin vermez? Ölürsem Edouard ile olabilirdim. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
I'm a lonely old woman. at the mercy of a lunatic. Bir delinin insafına kalmış, yalnız ve yaşlı bir kadın değilim. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Good night. Edouard. İyi geceler Edouard. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Come and fetch me soon, I'm very unhappy. En kısa sürede gel ve beni götür. Çok mutsuzum. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
you were right. she hates the dog. Sen haklıydın. O köpekten nefret ediyor. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Who? Odile, for heaven's sake! Kim mi? Tanrı aşkına, Odile! Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Mind your feet! Bastığınız yere dikkat edin! Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Lookout. the postman! Gözcü! Postacı! Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Lookout, come here! Be quiet. Gözcü, buraya gel! Sakin ol. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Get away from there. go on! Oradan uzak dur. Hadi! Tatie Danielle-1 1990 info-icon
This dog is impossible. Bu köpek katlanılmaz bir şey. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Arentt you ashamed of yourself? We'll get into trouble some day. Kendinden utanmıyor musun? Bir gün başımız derde girecek. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Here's your paper. Al gazetelerin. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
And a letter from Paris. Must be from your nephew. Paris'ten bir mektup. Yeğeninizden olmalı. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
It's a bit tidier now. Şimdi ortalığı biraz düzeltelim. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Letts go in. I'm worn out. Hadi içeri gidelim. Yoruldum. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
They've got money to burn. Boşa atmak için paraları var. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Lookout. a spaniel. Gözcü. Bir spaniel. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
German shepherd. German shepherd. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
The nutcase. Ve bir kaçık. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Was I too long? Çok uzun kaldım mı? Tatie Danielle-1 1990 info-icon
I feel faint. Baygınlık hissediyorum. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
you didn't have any lunch. That's very naughty. Öğle yemeği yemediniz. Bu çok yanlış. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Maybe I could have a cake? No. Belki biraz kek alabilirim. Hayır. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
As little sugar as possible. Dr Millet said. Dr. Millet mümkün olduğunca az şeker dedi. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Cone on. Let's go to the bank. you need some air. Haydi, bankaya gidelim. Biraz hava almaya ihtiyacınız var. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
I don't want to. Don't be a baby. Ben istemiyorum. Bebek olmayın. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Everyone's looking at us. It's always the same with you. Herkes bize bakıyor. Her zaman sizinle aynı şey oluyor.. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
I won't stand idly by while you steal my money. Sen benim paramı çalarken ben boş boş durmayacağım. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Don't talk nonsense. Steal an egg and you'll steal an ox. Saçmalamayın. Yumurta çalan öküzde çalar. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
you stay there. Orada kal. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
you're very naughty. Çok yaramazsınız. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
I've got to die of something. Bazı şeyler için ölebilirim. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Lazy bugger. Alçak herif. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Screw you. you old bitch! How dare you insult an elderly woman! Defol yaşlı fahişe! Yaşlı bir kadına hakaret etmeye nasıl cesaret edebilirsin! Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Tart! Sokak kızı! Tatie Danielle-1 1990 info-icon
"From Mrs Poulichet, his wife, “Bay Poulichet adına eşi,... Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Mr and Mrs Breslin and daughter. ...Bay ve Bayan Breslin ve kızları. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Mr and Mrs Thomas and their children..." Bay ve Bayan Thomas ve onların çocukları...” Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Thomas from the garage? The Breslins have the garage. Tamirhaneden Thomas mı? Breslin’lerin tamirhanesi var. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
So Thomas is the bankrupt one. That's it. O zaman Thomas iflas etti. Evet. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Who has the retarded child? The Breslins. Gerizekalı çocuklar kimin? Breslin’lerin. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
We all have crosses to bear. Hepimiz haç taşımalıyız. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
you haven't opened your letter. Mektubunuzu hala açmadınız. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
What letter? The one from your nephew. Ne mektubu? Yeğeninizden gelen. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
If it's from them, it'll be bad news. Open it anyway. Eğer ondan geliyorsa, kötü haberler vardır. Yine de açın. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
you're dying to open it. so why don't you? Açmak için ölüyorsun, neden olmasın? Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Good heavens, they're coming on Wednesday. Aman Tanrım, Çarşamba günü geliyorlar. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
That's tomorrow. I knew it was bad news. Bu yarın. Kötü bir haber olduğunu biliyordum. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Jean Pierre says theytll visit his parents' grave. Jean Pierre anne ve babasının mezarlarını ziyaret edeceğini söylüyor. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
They won't be coming this summer because... Onlar bu yaz gelmeyeceklerdi çünkü... Tatie Danielle-1 1990 info-icon
They're going to Greece. I couldn't care less. Onlar Yunanistan’a gideceklerdi. Umurumda değil. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
They phoned several times but got no reply. Birkaç kez aramışlar ama cevap veren olmamış. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
They won't stay for lunch so as not to be any trouble. Öğle yemeği için kalmayacaklar böylece ortada herhangi bir sorun yok. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
l'll prepare a little snack. They're not coming for lunch. Ben küçük bir aperatif hazırlayacağım. Öğle yemeği için gelmiyorlar. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
But he's your nephew. Great nephew. Not quite the same. Fakat o sizin yeğeniniz. Büyük yeğen. Aynı şey değil. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
They're so nice. They always invite you to Paris. Onlar çok iyi insanlar. Sizi her zaman Paris’e davet ettiler. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
It'll be nice to see them. The kids must have grown. Onları görmek güzel olacak. Çocukları mutlaka büyümüştür. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Are they coming too? Even better. Onlarda geliyor mu? Daha da iyi. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
I'll fix a quick snack. Aperatif bir şeyler hazırlayayım. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
That's right. I wash my hands of the whole thing. Bu doğru. Ben de ellerimi yıkayayım. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
They're delivering furniture at the Bernots'. Bernot'lara yeni mobilyaları geldi. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
I think they're getting the kitchen done. Zannediyorum mutfağı yeniliyorlar. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
At their age? Ridiculous. Bu yaşta mı? Gülünç. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
They must have money. Paraları var demek ki. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
All that black market business he did in the war. Savaşta karaborsa işi yaptı. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
What was I going to do? I can't remember. Ben ne yapacaktım? Hatırlayamıyorum. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Maybe clean the chandelier? Belki avizeyi temizleyeceksindir. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
It's starting again. I don't feel well. Bu daha başlangıç... Kendimi pek iyi hissetmiyorum. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
My intestines are bunged up. Have a rest before dinner. Bağırsaklarım tıkandı. Akşam yemeğinden önce biraz dinlenin. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
I'll close the shutters and bring you some herb tea. Kepenkleri kapatıp size bitki çayı getireyim. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Are you sure you closed the door? There's a draught. Kapının kapalı olduğuna emin misin? Biraz hava akımı var. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Of course I did. Tabii ki kapattım. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
you're right. I forgot. Haklısın, unutmuşum. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
you'll get us killed one of these days. Bir gün beni öldüreceksin. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Do you recognize the house? Evi tanıdın mı? Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Here's Odile. Hello! İşte Odile. Merhaba! Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Lookout! Gözcü! Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Be quiet. Lookout. Sakin ol Gözcü. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
He's only playing. yes, of course. O sadece oynuyor. Evet, tabii. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Come in out of the rain. İçeri gelin yağmur yağıyor. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
I've made you something nice and hot to eat. Size yemek için sıcak ve güzel şeyler yaptım. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
Hello, Auntie. Merhaba hala. Tatie Danielle-1 1990 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 158527
  • 158528
  • 158529
  • 158530
  • 158531
  • 158532
  • 158533
  • 158534
  • 158535
  • 158536
  • …
  • »
  • »»
Kısıtlı Mod:   
  • Katkıda Bulun
  • Hakkımızda
  • Sorumluluk Reddi
  • İletişim