Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158535
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| you're both crazy! | Hepiniz çılgınsınız! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Let's buy Auntiets wallpaper on Saturday. She could come along. | Cumartesi günü halaya duvar kağıdı alalım. Oda bizimle gelebilir. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She might like that. Why not? | Hoşuna gidebilir. Neden gitmesin? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've got revision to do. Here's Auntie! | Yapmam gereken çalışmam var. İşte Halamız! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What's the test on? The sex life of bacteria. | Çalışman ne üzerine? Bakterilerin üremesi ile ilgili. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Wouldn't it be fun to choose your new wallpaper on Saturday? | Cumartesi günü odanıza yeni bir duvar kağıdı seçmek eğlenceli olmaz mı? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It doesn't sound like fun, but the one you have is so ugly... | Eğlenceli gibi görünmüyor, ama sizinki de bir o kadar çirkin... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I agree with Auntie. It's hideous. | Halama katılıyorum. İğrenç. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I like my Smurfs. Dad and I counted 4,000 of them! | Ben Şirinleri seviyorum. Babam ve ben onlardan 4 bin tane saydık. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's a little boy's wallpaper. It's not for Auntie. | O küçük bir çocuğa uygun duvar kağıdı. Hala için değil. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're not eating. Auntie? Thank you. I'm not hungry. | Neden yemiyorsunuz hala? Teşekkür ederim, aç değilim.. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What kind of meat is it? | Ne tür et var? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Veal with basil sauce. | Fesleğen soslu dana eti. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I can't abide basil. | Fesleğene tahammül edemiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm sorry. I didn't know. you do now. | Özür dilerim bilmiyordum. Şimdi biliyorsunuz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What's wrong with Mummy Bear? | Yanlış olan ne annecik? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Auntie hates my cooking. No, she doesn't. | Hala yemeklerimden nefret ediyor. Hayır etmiyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She doesn't like me. What are you talking about? | Benden hoşlanmıyor.. Sen neden bahsediyorsun? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're right. I'm being unfair. | Haklısın. Ben yanılıyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I just want to please her. you do please her. | Ben sadece onu memnun etmek istiyorum. Onu memnun ediyorsun. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Auntie accidentally stepped on doggie's paw. | Halam kazara köpeğin patisine bastı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| A tour of Paris will cheer you up. | Paris turu sizi neşelendirecektir. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I wouldn't wish that afternoon on anyone. | Bu öğleden sonra ben kimseyi istemiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We played black jack all night. | Biz bütün gece black jack oynayacağız. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Let me go! What's wrong? | Bırak beni! Yanlış olan ne? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm not like the others. you can't have me just like that. | Ben diğerlerine benzemem. Beni bu şekilde sahiplenemezsiniz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're afraid to be a woman. Time to grow up. young lady. | Kadın olmaya korkuyorsunuz. Artık büyüme zamanı geldi genç bayan. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| How dare you! | Buna nasıl cüret edersin? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| If you slap me. Itll slap you back. | Eğer bana vurursan ben de sana vururum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're fired! Get out. you can't fire me. | Kovuldun! Çık dışarı. Beni kovamazsın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I own half of this club. We're partners. | Bu kulübün yarısı benim. Biz ortağız. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Kitty. a double Bloody Mary... | Kitty duble Bloody Mary... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I got your ballet shoes. Jean Marie. Mauve ones. thanks. They're great. | Jean Marie sana bale ayakkabısı aldım. Leylak renginde, bunlar harika teşekkürler. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They're perfect. And some sweeties for Totoff. | Onlar mükemmel. Totoff içinde biraz tatlı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| A kiss... Who's this for? For Auntie Danielle. | Bir öpücük... Kim için? Danielle Hala için. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Here she is. I won't get a minute's peace. | Yine geliyor. Bana bir dakika bile huzur yok. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's Jeanne... Jean Pierre's sister. | Bu Jeanne... Jean Pierre’nin ablası. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Put this in the kitchen, it's ltalian food for dinner. | Bunları mutfağa koy, akşam yemeği için İtalyan yemeği getirdim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Where's Auntie? In her room. | Halam nerde? Odasında. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She comes every Wednesday when they play tennis. | Her Çarşamba tenis oynadıktan sonra geliyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She's so stupid. | Çok aptal. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's me, Auntie. What a surprise. | Hala benim. Ne sürpriz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| The new wallpaper's lovely. | Yeni duvar kağıdın çok sevimli. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| This is for you. Thank you. | Bunlar sizin için. Teşekkür ederim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't kiss me near my ear. It buzzes. | Kulağıma yakın öpme. Çınlıyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Sorry. Auntie. | Özür dilerim hala. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Shall I sit down for a minute? | Bir dakika oturabilir miyim? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It looks lovely. Doesn't make the room any bigger. | Sevimli görünüyor. Odayı daha büyük yapmadı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| So. how are you. Auntie? | Nasılsın hala? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Did you do anything nice this week? | Bu hafta güzel bir şeyler yaptınız mı? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I did nothing. But you like Paris? | Hiçbir şey yapmadım. Paris’i sevdiniz mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No. But at my age. it's too late to choose. | Hayır ama benim yaşımda başka seçeneğiniz yok. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I sold my house. you split the money. | Evimi sattım, sizde parayı paylaştınız. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What's done is done. you don't regret it. do you? | Yapılan yapılmıştır. Pişman değilsiniz, değil mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No. I'm just sorry I'm not up there with Edouard. | Hayır, sadece Edouard ile orada olamadığım için üzgünüm. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Could I finish reading my book in peace? | Huzur içinde kitabımı okumayı bitirebilir miyim? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you were so generous. Auntie. It won't happen twwice. | Çok cömertsiniz hala. Bu ikinci kez olmayacak. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| your scarab is beautiful. A present from Edouard. | Kutsal böceğiniz çok güzel. Edouard’ın hediyesiydi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It'll go to Catherine. | Bunu Catherine’ye vereceğim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you don't wear jewels. No, not much. | Sen mücevher takar mısın? Hayır, çok değil. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you know, I'm taking care of you in July. | Biliyorsun onlar temmuz ayında Yunanistan’da iken... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| when they're in Greece. | ...sana ben bakacağım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm worried. I'm not a good cook. | Bu nedenle endişeliyim, iyi bir aşçı değilim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you can't be worse than Catherine. So that's it! | Catherine’den daha kötü olamaz. Oh fakat! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She was worried about your appetite. | Sizin iştahınız hakkında çok endişeli. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've been eating French for 80 years. | 80 yıldır Fransız yemekleri yiyiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Here, it's kiwi salads, raw fish in lime... | Burada kiwi salatası, çiğ balık... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| ...and there's worse. | ...ve daha kötüleri var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| In Auxerre, we eat meatballs. | Biz Auxerre’de köfte yerdik. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Are you still engaged? | Hala nişanlı mısın? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| yes. How old is he? | Evet. Kaç yaşında? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| 35. coming up to 36. Why? | 35, 36’ya yaklaşıyor. Neden? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| There's a big difference betwween you. | Aranızda büyük yaş farkı var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Well. at least you found someone. | Eh en azından birini buldun. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I hope I'll get to meet him one day. | Umarım bir gün onunla tanışırım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| He's not in Paris at the moment. I see. | Şu anda Paris’te değil. Anlıyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll make dinner. Do that. | Ben akşam yemeğini yapayım. Tabi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Take the hydrangea to the sitting room. It'll just get in my way. | Ortancaları oturma odasına götürün lütfen. Sadece yolumda olmasınlar yeter. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I told you she was stupid. | Aptal olduğunu söylemiştim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't eat all the sweets or you won't want your dinner. | Tüm şekerleri yeme sonra akşam yemeği yemeyeceksin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Nearly ready. | Hemen hemen hazır. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| He dresses like a girl now. | Bir kız gibi giyinmiş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Who? Jeanne Marie. | Kim? Jeanne Marie. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Jean Marie. That's his dance outfit. | Jean Marie, onun dans kıyafeti. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Dancing's a girls' sport. Plenty of boys do it. | Dans kızlar için bir spordur. Birçok erkekte yapıyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| There's boys and there's boys. Fetch me the pepper. | Erkek ve erkek var. Bana biber getir. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| In Auxerre. the boys play football. On the left. | Auxerre’de erkekler futbol oynar. Sol tarafta. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What's this? A starter. | Bu nedir? Meze. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Tomatoes and mozzarella. | Domates ve Mozzarella peyniri. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Stop squirming! | Rahat dur! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Cheese as a starter! | Peynirli meze! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I can't wait for summer. | Yaz için bekleyemeyeceğim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I like going to the park with Auntie. | Seninle parka gitmekten hoşlanıyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've lost my Auntie! | Halamı kaybettim! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Whatts your Auntie's name? | Halanın ismi nedir? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Auntie Danielle. | Danielle Hala. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| "l like going to the park with Auntie." | “Seninle parka gitmekten hoşlanıyorum.” | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Idiotic child! | Ahmak çocuk! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That little walk did me good. | Bu küçük yürüyüş bana iyi geldi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It was running everywhere. | Her yere koştu. | Tatie Danielle-1 | 1990 |