Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158536
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Don't be disgusting. Honestly! | Yalan söyleme. Yemin ederim! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Hello, it's us! We're in my room. | Merhaba biziz! Biz odamdayız. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't I get a kiss? | Bir öpücük alabilir miyim? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What's happened? Totoff lost Auntie in the park. | Ne oldu? Totoff parkta Halayı kaybetmiş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Where is she? She came back on her own. | Hala nerde? Kendi başına geri gelmiş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She didn't tell me she'd lost him. | Onu kaybettiğini bana söylemedi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| He was frightened. poor thing. | Çok korkmuş zavallı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you like it. don't you. bitch? | Hoşuna gidiyor değil mi kaltak? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Get a load of this. you slut! | Haydi sürtük devam et hadi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Little tart. | Küçük sokak kızım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you dirty girl... | Seni pis kız... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Take it. you tart! | Al hadi sürtük! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you know what, Edouard? | Ne olduğunu anlıyor musun Edouard? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They're animals. Animals! | Onlar hayvan, hayvan! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Auntie? | Hala? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Morning. Mum. | Günaydın anne. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Answer me. But, Mrs... | Cevap ver. Fakat bayan... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Miss! What's she yapping about? | Bayan! Neden ağlıyorsunuz? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She's pushing them up against the wall. | Onları duvara doğru kaldırıyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She's masculine. No. she's magnificent. | Erkeksi bir bayan. Hayır o muhteşem. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Look at the watch you can win! | Bizi izleyin kazanabilirsiniz! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Not bad. a bit heavy. | Fena değil . | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Who left the lid off the gherkins? Can't you cut the cheese properly? | Turşunun kapağını kim aldı? Peyniri düzgün kesemez misiniz? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We're leaving in ten minutes. sweetie. | Tatlım biz 10 dakika içinde çıkmamız gerekiyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Auntie's been in the bathroom for ages. | Hala uzun zamandır banyoda. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I think she's having a bath. A bath? | Zannediyorum duş alıyor. Duş mu alıyor? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Why is she always in the bathroom first thing? | Neden banyoyu ilk önce her zaman o kullanıyor? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She's got all day to take a bath. | Duş alması için bütün bir günü var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Maybe it's a habit. Tell her. | Belki de alışkanlığıdır. Ona anlat. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No, I can't. I don't want to hurt her feelings. | Yapamam. Onun duygularını incitmek istemiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you tell her. go on. | Sen anlat, hadi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's Jean Pierre. | Ben Jean Pierre. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Are you almost done? No. | İşiniz bitti mi? Hayır. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Catherine's going to be late. | Catherine işe geç kalacak. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Catherine needs her make up bag. | Catherine’nin makyaj çantasına ihtiyacı var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| "Painted ladies fade and die". | “Boyalı bayanlar zayıflarlar ve ölürler.” | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| On your tummy for five more minutes. Mrs Langman. | Bayan Langman, karnınızın üzerinde 5 dakika daha. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Have you got everything? | Her şeyi aldınız mı? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Our air tickets for Athens, the boat tickets to Heraklion. | Atina’ya uçak biletlerimiz, Heraklion’a gemi biletlerimiz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| How long's the boat journey? 12 hours. | Gemi yolculuğu ne kadar sürüyor? 12 saat. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| But the crossing is beautiful. especially at night. | Fakat özellikle gece geçiş güzelmiş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've always wanted to sail at night. And then? | Ben her zaman gece deniz yolculuğu istemişimdir. Peki sonra? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Then a bus will take us to the hotel. | Sonra bir otobüs bizi otelimize götürecek. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Is this it? It's wonderful. | Bu değil mi? Harika bir şey. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Crete looks beautiful. | Girit çok güzel görünüyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| "Discover Crete and its hospitality." | “Girit’i ve onun misafirperverliğini keşfedin.” | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| "Donkey trips all over the island." | “Eşekle tüm adayı dolaşın.” | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's just an option. | Bu sadece bir seçenek. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We'll be too tired to move from the hotel. | Otelden ayrılmak için çok yorgun olacağız. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Bungalows. TV. air conditioning... | Bungalov, TV, klima... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Optional. but it's a must. | İsteğe bağlı ama bence olmalı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Cold and hot buffet served all day. | Bütün gün soğuk ve sıcak büfe hizmeti var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Perfect for children. | Çocuklar için mükemmel. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Sports. night clubs. shops... | Spor, gece kulübü, alış veriş... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| And a reconstructed Cretan chapel. | Ve restore edilen Girit Şapeli. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you'll have such a good time. | İyi vakit geçireceksiniz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Beauty Gardens. hello? | Güzellik bahçesi, merhaba. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Hello, Mrs Lafosse. | Merhaba Bayan Lafosse. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Tomorrow's fine. We'll do your moustache. | Yarın uygun. Bıyıklarınızı hallederiz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Bikini line. too? Bring your bikini bottoms. you'll get a better line... | Bikini hattı mı? Bikini altlarınızı getirin. Daha iyi bir çizgi alırsınız... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| See you tomorrow. then. | Yarın görüşmek üzere. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Five o'clock tomorrow? | Yarın saat 5’te mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Can I stay longer? you can do a good 15 minutes. | Daha uzun kalabilir miyim? 15 dakika sizin için gayet yeterli. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you've already got some colour. When do you leave? | Zaten yeterince bronzlaşmanız var. Ne zaman gidiyorsunuz? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| End of the week. And you? I'm not taking a vacation. | Haftasonu, ya sen? Benim tatilim yok. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| In one month. Not long to go. | Bir ay içinde. Gitmek için uzun bir süre değil. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Bye. Mrs Langman. | Hoşça kalın Bayan Langman. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Nearly time to lock up. | Artık kapatma zamanı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What can I make for dinner? I made meatballs for a change. | Akşam yemeği için ne yapabilirim? Değişiklik olsun diye köfte yaptım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| My sister in law. Surprise! | Abla. Ne güzel sürpriz! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've come to fetch you. On a whim? | Sizi görmeye geldim. Merak mı ettin? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| How could Johnny do that? He's so sweet. | Johnny bunu nasıl yapabilir? O çok tatlıydı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Maybe he's shocked. He'll be back. | Belki de şoktadır. Geri gelecektir. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No, it's all over. He told me. | Hayır, her şeyin bittiğini söyledi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's over. But he loves children. | Bitti. Fakat çocukları seviyordu. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Other people's. | Diğer insanlar. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I couldn't wait to tell him I was pregnant. | Hamile olduğumu söylemek için sabırsızlanıyordum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| A baby. I'm going to have my baby! | Bir bebek. Bir bebeğim olacak! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We've been trying for five years. I had four treatments. | Biz 5 yıldır uğraşıyorduk. 4 kere tedevi oldum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Fertility problems can put pressure on a man. | Kısırlık problemleri erkeklerde baskı yaratabilir. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| He's in denial. He's just in shock. What about me being shocked? | İnkar içindedir. Sadece şaşkındır. Ya benim şaşkınlığım? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Expecting at 45. and the father dumps me the day he finds out. | 45’imde hamileyim ve ona söyleyeceğim gün beni terk etti. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I must look awful! | Korkunç görünüyor olmalıyım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll fix your make up at home. | Makyajını evde tazeleyeceğim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm not coming up. What will I tell Jean Pierre? | Ben gelmiyorum. Jean Pierre’ye ne anlatacağım? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| The truth. your brother will never abandon you. | Gerçeği. Kardeşin seni asla yüzüstü bırakmaz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I don't want Auntie to see me like this. | Halama bu şekilde görünmek istemiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Shets always asking. "Wherets Johnny?" and "Aren't you married yet?" | Her zaman sorular soruyor. “Johnny nerde?” “Hala evlenmediniz mi?” | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Last time, she was almost mean. | Son seferinde adeta anlamıştı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She treats me like an idiot. | Bana aptalmışım gibi davranıyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm so ashamed. | Ben çok utanıyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What will happen to me? | Bana ne olacak? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm having a baby all on my own! | Ben tek başıma bebek sahibi olacağım! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Calm down. And as for Auntie... | Sakin ol. Ve halaya gelince... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's just your imagination. | Bu sadece senin hayatın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We won't tell her for now, OK? All right. | Şu anda ona anlatmayız tamam mı? Tamam. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're an angel. Dry your tears. | Sen bir meleksin. Gözyaşlarını sil. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you'll keep the child. | Bu çocuk olacak. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| yes, Jean Pierre. | Evet, Jean Pierre. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you fought to have it. you must keep it. | Onun için çok mücadele ettin onu korumalısın. | Tatie Danielle-1 | 1990 |