Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158534
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Is she selling? | Satacak mı? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Shetll split the proceeds between my sister and me. | Evet. Gelirleri ablamla ikimiz aramızda bölüşeceğiz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We'll look after her. She'll want for nothing. | Biz onunla ilgileneceğiz. O hiçbir şey istemiyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| your sister seems very nice. She's very sweet. | Kardeşin çok güzel görünüyor. O çok tatlı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Thank you for taking Lookout. It would've been impossible in Paris. | Gözcü’yü aldığınız için teşekkür ederim. Paris’te yaşaması imkansızdı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It would be mad to take him to Paris. We'll feel safe with him. | Onu Paris’e götürmek delilik olur. Onunla kendimizi güvende hissedeceğiz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| If you don't mind. I'd rather not say goodbye. | Sakıncası yoksa size hoşça kalın demeyeceğim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I don't feel up to it. | Öyle hissetmiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| And she might be upset about Lookout. | Gözcü için çok üzgün olduğuna eminim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| YOU ARE NOW LEAVING AUXERRE | Şu anda Auxerre’den ayrılıyorsunuz | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| How old is your dog? 14. | Köpeğiniz kaç yaşında? 14. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| The same age as Jean Marie. | Jean Marie ile aynı yaşta. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Seven times more. He's 98. | 7 ile çarpınca 98 oluyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's old for a dog. Are we going through Sens? | Bir köpek için fazla. Sens’e doğru mu gidiyoruz? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Through Sens? I was going to take the motorway. | Sens’e doğru? Ben otoyola doğru gidiyordum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No. we'll go through Sens. | Hayır, Sens üzerinden gideceğiz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Hello, Auntie Danielle. | Merhaba Danielle Hala. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't squeeze me like that. I'm suffocating. | Beni böyle sıkboğaz etme. Boğuluyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Get this dog away from me. He smells. | Bu köpeği benden uzak tut. Kokuyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Go on. off you go. | Gidin. Defol git. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't you have homework? Tomorrow's Saturday. | Senin ev ödevin yok mu? Yarın cumartesi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Will you play with me? I don't feel like it. | Benimle oynar mısın? Kendimi iyi hissetmiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Want to go to the park? | Parka gitmek ister misin? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Can't you see I'm reading? | Görmüyor musun okuyorum? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Stop that. you're making me dizzy. | Yeter artık. Beni serseme çevirdin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm going to draw. Good idea. | Resim yapmaya gidiyorum. İyi fikir. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's right. Draw. | Haklısın, resim yap. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What a pest. | Çok haşere. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I want some peace. after all the money I gave them. | Bütün paramı onlara verdikten sonra biraz huzur istiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm not the nanny. | Ben dadı değilim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| FOR MY LOVELY AUNTIE DANIELLE | Sevgili Danielle Halam için | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What are you gawking at? | Neden öyle aval aval bakıyorsun? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Beauty Gardens. can I help you? Almost done. | Güzellik bahçesi, nasıl yardımcı olabilirim? Neredeyse bitti. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| There's always some in the folds of the behind. | Kalça kıvrımlarında her zaman biraz vardır. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll tell your mummy. | Annene anlatacağım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Sorry. Mrs Lafosse. | Özür dilerim Bayan Lafosse. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That was Jean Christophe. He's home from school. | Arayan Jean Christophe, okuldan eve gelmiş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Thank you. Agathe. | Teşekkürler Agathe. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| There we are. you can put your legs down. | Tamam bitti, bacaklarınızı indirebilirsiniz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's better, although my backsidets on fire. | Kalçam yanıyor olmasına rağmen iyi oldu. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It'll pass. Can you turn over now? | Geçecek. Şimdi ters dönebilir misiniz? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| So how's it all going with your aunt? | Peki halanızla yaşamak nasıl gidiyor? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Fine. Shets getting used to Paris. | İyi. Paris’e alışıyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She's been here twwo months already. Time flies! | 2 aydır burada. Zaman ne kadar çabuk geçiyor! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She must be happy with the kids. | Çocuklarla birlikte mutlu olmalı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Very. But I'm afraid they tire her. | Çok, ama korkarım onu yoruyorlar. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Did I hurt you? Just a nervous reaction. | Acıttım mı? Sadece refleksti. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you and your husband are very brave. | Siz ve eşiniz çok cesursunuz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Looking after old people is so rare these days. | Bugünler de yaşlı insanlara çok az insan bakıyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's only natural. She's my husband's only family. | Doğal bir sonuç, kocamın tek akrabası. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I see. Well. I admire you for it. | Anlıyorum, size hayranlık duyuyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Are your parents still alive? | Aileniz hala hayatta mı? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've been an orphan since I was six. My parents loved mountaineering. | Ben 6 yaşımda yetim kaldım. Ailem dağcılığı severdi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They were killed in a fall with my sister. | Kızkardeşimle birlikte düşerek öldüler. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've hated mountains ever since. | O günden beri dağlardan nefret ederim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you poor thing. that's dreadful. I had no idea. | Kötü bir şey, korkunç, ben bilmiyordum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't worry. you see. Auntie is the grandma the kids never had. | Merak etmeyin görüyorsunuz, Hala onlara hiç olmayan büyükanneleri gibi oldu. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's why we spoil her. | Bu nedenle onu şımartıyoruz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What about your holidays? | Peki ya tatilinizde? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| My sister in law will stay with her the whole three weeks. | Ablam 3 hafta onunla kalacak. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's perfect! | Bu mükemmel! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Turn over and ltll apply some honeysuckle lotion. | Ters dönün ve hanımeli losyonu uygulayayım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's alcohol free. don't worry. | Merak etmeyin içinde alkol yoktur. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We forgot the moustache. | Bıyıkları unutmuşuz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We'll do it next time. It's not too bad, is it? | Bir dahaki sefere yapalım. Çok kötü değil, değil mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't leave it too long. | Çok uzun süre bırakmayın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Goodbye. Agathe. | Hoşça kal Agathe. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| See you soon. then. | Sonra görüşürüz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| By the way. how is Mr Lafosse? | Bu arada Bay Lafosse nasıllar? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| The stitches are out but he still can't sit down. | Dikişleri alındı fakat hala oturamıyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| He's on the mend though. Have a nice weekend. | Düzelmeye doğru gidiyor. İyi hafta sonları. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's Mummy. Totoff. How's my baby? | Totoff, anneciğin. Bebeğim nasılmış bakalım? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Is Jean Marie back? | Jean Marie geldi mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Dance class. I forgot. | Dansta mı, unutmuşum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| How's Auntie? Did she eat her lunch? | Hala nasıl? Öğle yemeğini yedi mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Never mind. She'll eat tonight. | Önemli değil, gece yer. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Is she in her room? | Odasında mı? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| See if she needs anything. and don't forget your homework. | Bir şeye ihtiyacı var mı diye bak ve ödevini yapmayı da unutma. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's fine. my angel. See you soon. | Bu iyi, meleğim görüşmek üzere. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| OK. "Mickey" or "Exterminator"? | Tamam, “Mickey” ya da “Yok Edici”? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you have "Mickey"? I wontt forget. | “Mickey” var mı? Unutmayacağım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Does my skin look dull? | Yüzüm soluk mu görünüyor? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It does a bit. | Biraz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| your foundation hasn't settled. | Fondötenin tam olarak yerleşmemiş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Foundation won't settle if you're upset. | Eğer üzgünsen fondöten belli olmaz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| The artillery fire is targeting the Syrian positions... | Topçu ateşi Suriye mevzilerini hedefliyor... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Totoff. you'll ruin your eyes. | Totoff, gözlerini mahvedeceksin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Lebanese forces on the Green Line... | Lübnan güçleri yeşil hatta... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I need some help. Jean Marie, dinner time. | Biraz yardıma ihtiyacım var. Jean Marie, akşam yemeği zamanı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Help mummy and I'll get Auntie. | Annene yardım et, ben halanı getireyim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Careful with the sauce. | Sosa dikkat edin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I made celery mash. My favourite. | Kereviz püresi yaptım. Favorimdir. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Did you call Auntie? Dad went to get her. | Halayı çağırdın mı? Babam onu almaya gitti. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I don't want carrots. | Havuç istemiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They're good for your muscles. And your temperament. | Kasların için gerekli. Ve zihnin için. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She'll eat later. She's reading. | Daha sonra yiyecekmiş kitap okuyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No starter? The avocados and shrimps didn't thaw. | Meze yok mu? Avokado ve karidesler çözülmemiş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Mum looks pretty in her new blouse. | Anneniz yeni bluzü ile güzel görünüyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's Ted Lapidus. from a discount shop. | İndirim mağazasından alınmış bir Ted Lapidus. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| My fine lady! | Oh bayan! | Tatie Danielle-1 | 1990 |