Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150382
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| "And i..." | Ve ben... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| The emergency alarm has been activated. | Acil durum alarmı çalıştı. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Please move in an orderly fashion to the nearest exit. | Lütfen düzenli bir şekilde en yakındaki çıkışa gidin. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I'm not gonna ask. Nice one. | Sormayacağım bile. İyi işti Chloe. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| How do i disarm the bomb? | Bombayı nasıl etkisiz hala getireceğim? | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I don't know who you are, but you're interrupting my game. | Kim olduğunu bilmiyorum ama oyunumu engelliyorsun. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I can't just go changing the rules | Oyunda olmayan biri için... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| for someone who isn't even playing. | ...kuralları değiştiremem. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| This isn't a game. It's a man's life! | Bu bir oyun değil. Bir adamın hayatı! | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| No. It is a game. | Hayır, bu bir oyun. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| And toyman makes the rules now. What you're doing is pointless. | Ve kuralları Oyuncakçı koyuyor. Yaptığın şey çok saçma. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Oliver would never let those people die. | Oliver asla o insanların ölmesine izin vermez. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| But you already know that, don't you? You don't allow for human error. | Ama bunu zaten biliyorsun değil mi? İnsan hatasına izin vermezsin. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| You have to control who wins. | Kimin kazanacağının kontrolü sende. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| That's why you put a timer on the factory bomb. | Bu yüzden fabrikadaki bombaya zamanlayıcı koydun. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| The pressure plate that oliver is standing on is fake, isn't it? | Oliver'ın durduğu kapak sahte değil mi? | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| The bomb is on a timer. | Bomba zaman ayarlı. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| You follow my work. | İşlerimi takip ediyorsun. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| It's always nice to have a fan. | Bir hayranın olması her zaman güzeldir. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| How long does oliver have? | Oliver'ın ne kadar zamanı var? | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Not long enough. | Pek fazla değil. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| You know what, toyman, i might be your biggest fan. | Biliyor musun Oyuncakçı belki senin en büyük hayranın olabilirim. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| And i know that the real winslow schott | Gerçek Winslow Schott'ın Oliver'ın... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| would want to live and dance on oliver's grave. | ...mezarında dans etmeyi isteyeceğini biliyorum. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| No one wins the game if you both lose. | Eğer ikinizde kaybederse oyunu kimse kazanamaz. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| How'd you know the pressure plate wasn't real? | Kapağın gerçek olmadığını nereden biliyordun? | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I waited till the last person got out. | Son kişi çıkana kadar bekledim. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I knew the explosion wouldn't kill you. | Patlamanın seni öldürmeyeceğini biliyordum. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| At least the real winslow... has been arrested. | En azından gerçek Winslow tutuklandı. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Chloe was able to follow the feed from the earpiece. | Chloe kulaklıktaki sinyali takip etti. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| He's on the way to stryker's as we speak. | Biz konuşurken onu götürüyorlar. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Speak your mind. | Aklındakini söyle Clark. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I haven't been paying enough attention to everything. | Her şeye yeterince ilgi gösteremedim. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| There's been danger all around me that i haven't seen... | Etrafımdaki bunca tehlike yüzünden... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| warning signs i haven't noticed. | ...uyarı sinyallerini fark etmedim. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| And people in need that i've neglected. | İhtiyacım olan insanları ihmal ettim. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I didn't realize how bad things are. | İşerin ne kadar kötü olduğunu anlayamadım. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I haven't been here for you. I'm sorry. | Senin yanında olamadım. Özür dilerim. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| With all due respect, i'm not sure i'm worth your concern. | Tüm saygımla söylüyorum senin ilgini hak etmiyorum. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| When i was reading that speech in there, | Buradaki yazıyı okurken... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| when i decided to... | ...onun sadece yaptığım günahların bir listesi değil... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| that speech wasn't just a laundry list of all my sins. It was... | ...ayrıca gerçeklerin listesi olduğunu fark ettim. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Ever tell you how old i was when my parents died? | Sana hiç ailem öldüğünde kaç yaşımda olduğumu söylemiş miydim? | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I never really knew them very well. | Onları iyice tanıma fırsatım olmadı. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Everything about my life is not really mine. | Hayatımdaki her şey benim değildi. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| It's theirs. | Onlarındı. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I didn't earn it... | Beni kazanmadım. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| and it's all a lie. | Hepsi bir yalandı. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| You of all people know what it's like to wear a mask, right? | Maske takmanın nasıl bir şey olduğunu bilirsin değil mi? | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| That's all this is... | Hepsi, Queen ismi... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| the queen name, | ...Green Arrow hepsi maskeler. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| And i just realized there's nothing underneath them. | Sonunda altlarında hiçbir şeyin olmadığını anladım. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| There is something behind those masks. | O maskelerin arkasında bir şey var. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| You're just afraid to face it. | Sadece onunla karşılaşmaktan korkuyorsun. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| You're not running away from who you are. | Kim olduğundan kaçmıyorsun. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| You're running away from who you think you're becoming. | Olacağını düşündüğün kişiden kaçıyorsun. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| But you don't have to face it alone. | Ama buna yalnız göğüs germen gerekmez. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Just because you've given up on oliver queen doesn't mean i have. | Oliver Queen'de vazgeçmen benim de geçeceğim anlamına gelmez. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Sounds like they're playing your song. | Senin şarkını çalıyorlar gibi. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Go on, get the hell out of here, go be a hero. | Hadi git buradan bir kahraman ol. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I... want... | Ben avukatımı... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| my... lawyer! | ...istiyorum! | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Hello?! | Merhaba!? | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I want my lawyer! I know you can hear me out there! | Avukatımı istiyorum! Beni oradan duyduğunuzu biliyorum! | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Loud and clear, mr. Schott. | Açık ve net Bay Schott. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| You're oliver queen's business partner. | Sen Oliver Queen'in iş ortağısın. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Sorry about... | Erkek arkadaşını... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| trying to kill your boyfriend. | ...öldürmek istediğim için üzgünüm. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| You're not here for revenge, are you? | Buraya intikam almaya gelmedin değil mi? | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Leave oliver... | Oliver'ı... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| the hell alone. | ...rahat bırak. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Pretty please? Help! Someone! | Olur mu lütfen? Biri yardım etsin! | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| The guard will be back here any minute. | Görevliler her an buraya gelebilir. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| That guard is going on administrative leave, | Görevliler idari bölüme gitti ve... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| and he and i have a little agreement. | ...sen ile ben küçük bir anlaşma yapacağız. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| See, you tried to escape, | Sen kaçmaya çalıştın... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| and he was only defending himself when he shot you in the knee. | ...görevlide kendini korumak için seni dizinden vurdu. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| They'll put me in solitary. | Beni hücreye koyarlar. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Which is exactly where you'll need to be | Senin ihtiyacın olan şey... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| to spend some quality time with your new toy. | ...yeni oyuncağın ile vakit geçirmek. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| What new toy? | Ne yeni oyuncağı? | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| It's a meteor rock powered heart, | Meteor taşı ile güçlendirilmiş bir kalp ve... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| and you're gonna tell me how it works. | ...sen bana nasıl çalıştığını anlatacaksın. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| You missed all the excitement last night. | Dün geceki tüm heyecanı kaçırdın. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| If i remember correctly, it wasn't my excitement to have missed. | Eğer doğru hatırlıyorsam kaçırdığım benim heyecanım değildi. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I was expecting to read about the exploits | Aslında bu sabah Metropolis'in kurtarıcı muhabirinden... | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| of metropolis' journalistic savior this morning. | ...haber okumayı bekliyordum. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| That's the thing, i think i may have bitten off more than i can chew. | Sanırım yutamayacağım lokmadan fazlasını ısırmamalıyım. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Billionaire bomb defused | Milyarderin Bombası Etkisiz Hale Getirildi. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| it's me asking for help. | Yardım istiyorum. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I didn't exactly finish my story last night and i missed the deadline. | Dün gece hikayeyi bitiremedim ve baskıyı kaçırdım. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I guess i'm not ready to fly solo just yet. | Sanırım daha yalnız uçmaya hazır değilim. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| The sky is a big place. | Gökyüzü büyük bir yer. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Looks like you've got one too many names on there. | Görünüşe göre çok fazla isim kullanmışsın. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I just thought you'd want to have some creative input. | Senin yaratıcı bir bakış getireceğini ummuştum. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| I am sorry for letting you down. | Seni hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| Is this an olive branch? | Zeytin dalı mı uzatıyorsun? | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| 'cause there better be a whole tree somewhere in here. | Çünkü bütün bir ağacı vermen gerekebilir. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| And maybe a new pair of jeans, too. | Ve belki yeni bir kot pantolon. | Smallville Echo-1 | 2009 | |
| It's not every day lois lane allows herself to be stood up. | Lois Lane her zaman ekilmeye izin vermez. | Smallville Echo-1 | 2009 |