Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150204
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| BiIly Davidson, the sole cop in town. | Billy Davldson, şehirdeki tek polis. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| A Stockholm natlve sent here against his will. | Bir Stockholm yerlisi onu buraya idare etsin diye yolladı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Could you get rid of that fly there? It just looks disgusting. | Şuradaki sineği ortadan kaldırabilir misin? Çok iğrenç görünüyor da. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I guess you can say that these things happen. | Sanırım sen olanları söyleyebilirsin. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Maybe she walked the dog? She doesn't have a dog. | Belki köpeğiyle yürüyüşe çıkmıştır? Köpeği yok. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| How would I know? Dogs get borrowed, people dog sit. | Nereden bilebilirdim? Köpekler ödünç alınır, insanlar bakar. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Can't you tell what it's like? Paper, paper, paper. | Neye benzediğini söyleyemez misin? Evrak, evrak, evrak. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Ever heard of Keyser Soze and Tony Montana? | Keyser Soze ve Tony Montana'yı hiç duydun mu? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| They're not mentioned in any police files. | Adları hiçbir polis dosyalarında geçmiyor. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| How far do these reach? 100 yards? I have no one to talk to anyway. | Kaç metre kapsama alanı vardır? 90 metre mi? Konuşacak kimsem yok. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It's 40 miles to the nearest... And look at this. | En yakın 64 kilometre... Ve şuna bir bak. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Four minutes of talktime, then the battery goes. | Dört dakika konuşuyorsun sonra pili bitiyor. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| And it takes two days to charge the fucker. | Siktiğimin şeyini şarj etmek iki gün sürüyor. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I'm ashamed. I sit here in shame. That's how it is. | Utanıyorum. Burada utançla oturuyorum. Bu işler böyle işte. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| That's my lot, to sit here in shame. | Kaderim bu, utanç içinde burada oturmak. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Susie wouldn't just go. She's damned reliable. | Susie sadece gitmiş olamaz. O çok emniyetlidir. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| She's not the Susie you think. She'd never have dated Grits. | Susie böyle düşünmez. Grits ile hiçbir zaman çıkmaz. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| But it was a mess. She was in love with someone else. | Fakat karışık bir durumdu. Başka birine aşıktı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Grits and I went to school together. We did a lot. | Grits ile okula beraber gittik. Çok şey yaptık.. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Collected Star Wars figures, put rocks on the tracks | Yıldız Savaşları'nın karakterlerini topladık, tren yollarına taşlar koyduk,... | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| rented movies and opened our first beer together, | ...filmler kiraladık ve ilk biramızı beraber içtik. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| But he also ran into the driving instructors car | O ayrıca motosiklet ehliyetini aldığında... | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| when he was getting his bike Iicense. | ...öğretmenlerin arabalarının üzerine sürerdi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Erik! Good to see you. We're making a movie. Come in. | Erik! Seni görmek ne güzel. Biz de film çekiyorduk. İçeri gel. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| No one cleans up around here. That just sucks. Have a beer. | Ortalığı kimse temizlemez. Çok boktan. Çek bi' bira. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Good guys, working class. Not that they have jobs. | İyi adamlar, işçiler. Normal bir işleri yok. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| That's why they're wasted. We did all the lines. | Bitkin olmalarının nedeni bu. Tüm hatları çektik. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| We tried to email the guy who made the movie, which was hard. | Filmi çeken adama e posta atmayı denedik, zar zor başardık. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Shoot! Shoot me. Yeah, there you go. | Çek! Çek beni. Evet, başla. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Grits really loves movies. | Grits filmleri gerçekten sever. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| We've made 50 movies together. 2,5 minutes, no sound. | Birlikte 2,5'lık 50 tane sessiz film çektik. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| "Deadly Murder"was probably the best one. | "Apansız Cinayet" bunların arasındaki en iyisiydi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It was not that bad. | Kötü değildi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Morning beer smell rules. Why am l filming? | Sabah birası kurallardandır. Neden ben çekiyorum? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| For a documentary about me, to leave something behind. | Benim hakkımda bir belgesel, arkamda bıraktıklarım için. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Are you working? Don't have the time. Sit down. | Çalışıyor musun? Zamanım yok. Otursana. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Don't you want this one? | Neden bir tane de sen açmıyorsun? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Hey, what are you on? Can you get me some? | Ne demek istiyorsun? Biraz getirebilir misin? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Screw that. Who was that? | Siktir et. Kimdi o? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Nope, never dated Slim Susie. Not that I noticed. | Hayır, Susie ile hiç çıkmadım. Farkına bile varmadım. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Cut it out! Yes or no? Naw. She'd sleep here sometimes. | Kes zırvalamayı! Evet ya da hayır? Hayır. Bazen burada kalırdı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| What was she like last time you saw her? | Onu son gördüğünde durumu nasıldı? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Too much to drink, I guess. Cut it out! I'm worried! | Sanırım çok fazla içiyordu. Kes zırvalamayı! Endişeliyim! | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Why was she unhappy? | Neden mutsuzdu? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It happened at the opening of the sports hall. | Ne olduysa spor salonunun açılışında oldu. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| The Chimp from Electric Banana Band was there. | Electric Banana Grubu'ndan bir şempanze oradaydı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| After the opening he split, and left her alone. | Açılıştan sonra ondan ayrıldı ve onu terketti. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Screwed up with love and memories. | Aşkıyla ve hatıralarıyla başedemedi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| For a while she thought was pregnant by him, but she wasn't. | Bir süre ondan hamile kaldığını düşündü ama değildi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It was probably just the pizza. | Muhtemelen pizzadandı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Sandra! lf anything happens to me, look in the drain pipes. | Sandra! Eğer bana bir şey olursa, pimaşların içine bak.* | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Yeah, why didn't she? What a crappy sister. Siblings stay in touch. | Evet, neden söylemedi ki? Çok rezil bir kardeş. Kardeşler irtibatta olmalı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I've got something to comfort us. | Bizi rahatlatacak bir şeyler var. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Vino Shito, right from hell. It's orange flavored. | Vino Shito, cehennemden geldi. Portakal aromalı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| You can add other stuff for flavor, pizza crust, pepperoni... | Tadlandırmak için başka şeyler ekleyebilirsin, pizza kabuğu, pepperoni... | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Why'd you tell that? Makes me sick. It's important. | Bunu neden anlattın? Midemi bulandırır. Önemliydi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| You need all the details to know l'm innocent. | Benim masum olduğuma inanman için tüm detayları bilmen gerek. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| If you're lying, I will be sorely vexed. | Eğer yalan söylüyorsan, çok kızgın olacağım. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| When I get sorely vexed, I get really mean. | Ben kızgın olduğumda ise gerçekten sıkarım. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Settle down! I've got something awesome to show you. | Rahatla! Sana gösteceğim harika bir şey var. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| We'II take the Humpmobile. I'm going to the cops. | Humpmobile'e gideceğiz. Ben polise gidiyorum. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| My awesome thing first. Does no one care that she's gone? | İlk önce benim ki. Kimse onun kayıp olduğunu önemsemiyor mu? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| First the awesome thing. Then we care. | İlk önce benimki. Sonra çaresine bakarız. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| But you've been drinking. Let's go. | Fakat sen içtin. Gidelim. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I can bullshit the cops, or anyone else. | Polislere veya bir başkasına saçmalayabilirim. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Yeah, I can. Get in. | Evet, saçmalayabilirim. Atla. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It feels kinda American now. They call it Little Chicago. | Amerikan filmlerindeki gibi. Küçük Chicago denebilir. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Or Very Little Chicago. I don't remember. | Belki daha Küçük Chicago. Bilmiyorum. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Here's something mega awesome. Something to survive crappy days. | Burada daha harika şeyler var. Boktan günlerden kurtulmak için şeyler. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Check it out. A video store. Awesome. | Bak. Bir video dükkanı. Harika. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Gerd! Get out here. Look who I found. | Gerd! Çık dışarı. Bak kimi getirdim. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| What kind of "lifestyle"? Ignore her. | Nasıl bir "yaşam tarzıymış"? Boşver onu. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| She's annoyed, 'cause she got arrested for assault. | Sinirli çünkü saldırıdan dolayı tutuklandı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Check this. A movie about me, "Grits Nr. 1". | Şuna bak. Hakkımda bir film, "Grits Nr. 1". | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Few get to star in their own movie without screwing someone. | Bir kaç yıldız oyuncunun kimseyi kaçırmadan yaptıkları film. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Real scary. Rent it. Well, that does sound interesting. | Gerçekten ürkütücü. Hadi al. İlginç görünüyor. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Hard fucking work, too. You don't just shoot. | Ayrıca çok da çalıştım. Sadece çekmezsin. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Closed. For emergencies, call the pollce. | Kapalı. Acil durum için polisi arayın. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I knew where BIIly Davidson Iived. | Billy Davidson'ın yaşadığı yeri biliyordum. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| He might stlll have my souped up moped. | Hala benim büyüdüğüm yerde olmalı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Hey! Look what I found in the glove compartment! | Bak torpido gözünde ne buldum! | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Grits has always been Iike a turd. A floater that won't flush. | Grits hep bok gibi bir herifti. Aptalın önde gideniydi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Damn it, Grits! You're supposed to steer it! | Kahretsin, Grits! Onu sürmen gerek! | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Poor Grits, having to do time for drunk driving. | Zavallı Grits, zamanını sarhoş araba kullarak geçiriyordu.. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| But I felt it was probably the best thing for him. | Fakat muhtemelen onun için en iyi şey oydu. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Quick coffee? Yeah. That's awful decent of you. | Hazır kahve ister misin? Evet. Bu korkunç şekilde iyi olur. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I don't know what to say. I guess we could organize a search party. | Ne diyeceğimi bilmiyorum. Sanırım arama ekibi çıkartmalıyız. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It seems sort of early, and I have a few days off. | Erkenden çıkartırız, ayrıca bir kaç gün izinliyim. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Is she dead? I doubt it. I mean... | Sence kız ölümü? Sanmıyorum. Yani... | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| She could be, but I doubt it. Why? Has she been ill? | Olabilir fakat sanmıyorum. Neden ki? Hasta mıydı? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| No. That's why the search party is off. | Hayır. Arama ekibi bu yüzden çıkmadı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Normally, I'm spontaneous and quite likely to organize searches. | Normalinde, tedirginim ama muhtemelen arama ekibini çıkartırım. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| How long has she been gone? What day is today? Want milk? | Ne kadar süredir kayıp? Bugün günlerden ne? Süt ister misin? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| They've been on the rocks for a while. How do I know? | Bir süre araları açıktı. Nereden mi biliyorum? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Have a coconut thing... | Şu hindistan şeyinden al... | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Cut it out! You should be looking for Susie, not offering cookies! | Yeter! Susie'yi arıyor olmalısın, kurabiye vermeyi değil! | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I've told you not to ride around on seized property. | Sana hacizli malları etrafta kullanamayacağını söylemiştim. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Park it. It's not yours. But he got it for his birthday. | Park et şunu. O senin değil. Fakat onu doğum gününde aldı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Go in and tell mommy you have to go to the bathroom. | İçeri git ve annene banyo yapman gerektiğini söyle. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| You can take it. It was your moped, right? You can take it later. | Onu sen alabilirsin. Senin motorundu değil mi? Sonra alabilirsin. | Smala Sussie-2 | 2003 |