Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150100
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| What? Oh God, no! | Ne? Tanrım olamaz! | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Three? | Üçü de mi? | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Listen to me.. I'll be right. | Hemen oraya geliyorum, hemen. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| It's just that I can not believe it. | İnanamıyorum adamım. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I got damn monster. Now it's my turn. | Sen olduğunu biliyordum, canavar. Ama sıra bana geldi. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Get off me! | Bırak beni! Çek ellerini! | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| You killed Kenny and Billy? And Meg? | Kenny ve Billy'yi öldürdün. Ve Meg'i de. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I do not know shit language you speak. I did not do anything! | Neden bahsettiğini anlamıyorum. Ben bir şey yapmadım! | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| What are you doing? You're crazy! | Dur, hiçbir şey yapmadım. Delirdin mi? | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Mary brings together everyone in my cabin. | Derhal herkesi benim barakamda topla. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I'll call the police. | Polisi çağıracağım. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| What happened? Just do it! | Ne oldu? Dediğimi yap! | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I got it! As I promised to Meg. | Hakladım! Meg'e söz verdiğim gibi. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I took it. | Hakladım. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I have to run. | Kaçmalıyım. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I have to run. | Hemen kaçmalıyım. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| You can not be you! | Sen olamazsın! | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| It can not be! It can not be! | Olamazsın! Olamaz! | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I have grouped all. | Herkesi topladım. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Very well. I suggest to keep grouped all the boys... | Çok iyi. Herkesin barakalarında bir arada kalmasını... | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| And... to keep them all inside. | ...ve herkesin içeride kalmasını sağlamanızı istiyorum. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| There �ngela and Judy! Oh, no! | Angela ve Judy kayıp! Olamaz! | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| There is a murderess. | Ortalıkta bir katil var. Kimsenin dışarı çıkmamasını sağla. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Even Paul and Ricky have not returned. | Paul ve Ricky daha gelmediler. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| We'd better go looking for them. | Hemen aramaya çıkalım. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Take a good look. | Buradaki herkes dağılsın. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| in all sides, even in empty cabins. | ...her yeri hatta barakaları arayalım. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I'm going to take a torch. Wait for me. | Hemen bir el feneri alıp geliyorum. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I thought it would no longer come. | Gelmeyeceğini düşünmeye başlamıştım. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| We'll swim. | Hadi yüzelim. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Now? And the clothes? | Şimdi mi? Kıyafetlerimiz ne olacak? | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Without. | Çıkar. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I found one. | Birisini buldum. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| is alive! | Yaşıyor! | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| There is Meg. It's horrible! | İçerideki Meg. Çok korkunç! | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| �ngela, Judy! | Angela, Judy! | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Ricky, Paul. You are here? | Ricky, Paul. Dışarıda mısınız? | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Do you hear something? What? | Bir şey duyuyor musun? Ne gibi? | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Someone is singing. | Sanki birisi şarkı söylüyor. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Comes from there. | Şu taraftan geliyor. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| You �ngela! | Bu Angela! | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| �ngela! It is good? | Angela! İyi misin? | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Angela, can you hear me? | Angela, beni duyabiliyor musun? | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| You'll love living here with us. | Bizimle yaşamayı çok seveceksin. Biliyorum seveceksin. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| As a welcome gift, I bought some wonderful clothes. | Hoş geldin hediyesi olarak sana yeni kıyafetler aldım. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I hope that Richard does not become jealous why do not I bought them for him. | Umarım Richard ona bir şey almadım diye kıskançlık yapmaz. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| But he is a loving, certainly will not get angry. | Ama o kadar iyidir ki, hiç sanmıyorum. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I always wanted a girl. | Hep bir kızım olsun isterdim. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| even when my husband left me. | Kocam terk etmeden önce tabii. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| But hey, what happened, as the English say: | Tabii İngilizlerin köprü ve suyla ilgili söylediği gibi... | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| "It sinks under the bridge." | ...köprünün altından çok sular aktı. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| It will be a nice surprise when Richard will find a girl at home. | Richard gelip evde bir kız görünce, kesinlikle çok güzel bir sürpriz olacak. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I've always dreamed of a girl like you! | Hep senin gibi küçük bir kızım olsun istemiştim. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I have to say I already have a male. | Zaten bir oğlumuz var. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I do not need another. Absolutely not. | Tabii ki bir tane daha istemeyiz. Eminim istemeyiz. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| A girl is better, do not believe it, Angela? | Küçük bir kıza daha iyidir, sence de öyle değil mi Angela? | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Angela, what a beautiful name. | Angela, ne kadar güzel bir isim. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I believe that Angela can fit. | Sanırım melek anlamına geliyor. Evet eminim. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| I know you will like that name. Or not, Peter? | Yeni ismini çok seveceksin. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| How is it possible? | Nasıl yani? | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| My God! He is a boy. | Tanrım! Erkekmiş. | Sleepaway Camp-1 | 1983 | |
| Finish what, Mikey? | Kaybetmek için alıyorum. | Sleepers-1 | 1996 | |
| I read words like 'revenge'. Sweet, lasting revenge. | kendini bırakıp o dehşetle yüzleşmekten korkuyor. | Sleepers-1 | 1996 | |
| Bring it all down. | Savcıyla ceza indirimi için anlaşıp çekip gidecektim. | Sleepers-1 | 1996 | |
| ...for me to call my non existent girlfriend, "Gloria". | Yine de kimse boşanmaz, çok az çift ayrı yaşardı. | Sleepers-1 | 1996 | |
| ...and drop it in front of Michael's apartment. | Kral, Michael'a karşı sözlü saldırının devam etmesini istedi. Kapa çeneni! | Sleepers-1 | 1996 | |
| After this night, Michael would not be available to any of us. | Cehennem Mutfağı'na eroin sokmuştu. | Sleepers-1 | 1996 | |
| I can handle two, but... you gotta get us one for our side. | Cehennem Mutfağı, rüşvetle yönetilen bir masumiyet kalesiydi. | Sleepers-1 | 1996 | |
| A favor. | Hepimiz cenaze törenlerinde çalışmak isterdik, çünkü ücreti 3 dolardı. | Sleepers-1 | 1996 | |
| Bring Danny Snyder to see me. | En iyi ve en cesaret gerektiren şakayı yapmak için... | Sleepers-1 | 1996 | |
| ...make a wrong turn somewhere. And you don't want to take that risk. | Bizi yakalarlarsa yakarlar. | Sleepers-1 | 1996 | |
| Life is risk. | Günahların ve kötülüklerin... | Sleepers-1 | 1996 | |
| You're gonna be given the answers and the questions. | Sabahları kendi kendime "Bu son" diyorum, ama öyle olmuyor. | Sleepers-1 | 1996 | |
| All you have to do is read. You can read, can't you? | Polis bunu uyuşturucu cinayeti sanıyor. | Sleepers-1 | 1996 | |
| Just don't drift, don't drink, and don't lose. | Sakin ol. Arkamıza yaslanıp oturacağız, dinleyeceğiz ve hiç gülmeyeceğiz. | Sleepers-1 | 1996 | |
| ...and sues, I like that. | Sabahları kendi kendime "Bu son" diyorum, ama öyle olmuyor. | Sleepers-1 | 1996 | |
| The discussion is over. | Sonra? | Sleepers-1 | 1996 | |
| I don't want to be a burden to you, but l... | Ne yapmam gerektiğini de biliyorum. | Sleepers-1 | 1996 | |
| ...along with my alcohol problem, I have a slight drug problem. | Biliyordu. | Sleepers-1 | 1996 | |
| The hit on Michael Sullivan, if there was one, could only come from King Benny. | Olabilir. Ne duydum, biliyor musun? | Sleepers-1 | 1996 | |
| The underground word... the only one that mattered... | Arka sokaklardaki meyhanelerde otururken de... | Sleepers-1 | 1996 | |
| King Benny's sleepers were making their play. | O bir dosttu. Mesleği papazlık olan bir dost. "Hain" ve "lağım faresi" gibi naralar atılacak... | Sleepers-1 | 1996 | |
| You gonna pay for that, you little prick? | Günah çıkarma kabininde yaşananları merak ediyormuşsun. | Sleepers-1 | 1996 | |
| What a fucking thing we put together! | NE KADAR İÇMİŞTİ? | Sleepers-1 | 1996 | |
| There are four sets of eyeballs that saw the whole thing! | Parasını verdin mi küçük serseri? | Sleepers-1 | 1996 | |
| There's no connection with the guard and us. | Öyle mi? Sadece bu. Yemin ederim öyle. | Sleepers-1 | 1996 | |
| The cops think it's a drug related homicide. | Yapma peder. Bana bir şey olmaz. | Sleepers-1 | 1996 | |
| It's just we need you to pull a few strings, fat man. | Sen ve arkadaşların için tek dileğim bu. | Sleepers-1 | 1996 | |
| You know, if you get caught on this, you're looking straight at serious. | Akşama görüşürüz. Tamam, görüşürüz. | Sleepers-1 | 1996 | |
| I'm talking real jail. The big house.... | Papazlar yemin etmez. | Sleepers-1 | 1996 | |
| I know. | Çok güzel. | Sleepers-1 | 1996 | |
| It's not worth it, throwing away life just to get even. | Annesi doğumda ölünce babası tarafından yetiştirilmişti. | Sleepers-1 | 1996 | |
| On occasion, I'd have dinner with Carol. | iki düzine güzel ve yarı çıplak kadının... | Sleepers-1 | 1996 | |
| ...grasping their arms... | Başka yolu yok. Bizim için yok. | Sleepers-1 | 1996 | |
| You look tired. | Sokak kavgalarında hep dayak yermiş. | Sleepers-1 | 1996 | |
| Thank you. | Ama hiçbir tarih kitabında bunlar yazmaz. | Sleepers-1 | 1996 | |
| Just what the neighborhood says. | Taş Tony Anastasia'yla birlikte birkaç kulüp açmıştı. | Sleepers-1 | 1996 | |
| And what I read in papers like yours. | Onu ilk duyduğumda 14 yaşındaydım. | Sleepers-1 | 1996 | |
| What does the neighborhood say? | Sokak kavgalarında hep dayak yermiş. | Sleepers-1 | 1996 | |
| It's hard not to, Shakes. | Sonra adama bakıp şöyle demiş... | Sleepers-1 | 1996 |