Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149043
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| If you do this Zaheer, these officers will kill you. | Bunu yaparsan, arkamdaki polisler seni öldürecek. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Must you die, as well? | Sen de mi ölmelisin? | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Imam would say it's a good death. A righteous death. | İmam bunun iyi bir ölüm olduğunu söyledi. Adil bir ölüm. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| So why doesn't he die himself, then? | Öyleyse neden kendisi ölmüyor? | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Listen to me, my son. | Beni dinle, evladım. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| A self inflicted death is a sin in Islam. | İntihar, İslamiyet'te günahtır. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| There is no paradise for those who spill the blood of innocents. | Masumların kanını dökenler için cennet diye bir şey yok. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Everyday. Everyday, the blood of innocent Muslims is spilled | Her gün! Her gün, Batı hükümeti ve terör savaşında masum... | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| by Western governments and their war on terror. | ...Müslüman'ların kanı dökülüyor. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| And you, you represent them. | Ve sen onları temsil ediyorsun. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Please Zaheer... | Lütfen Zahir. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Please. There is still time. | Lütfen. Hala vakit var. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Allah ho akbar. | Allah u ekber! | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Mom, Mom. I was so worried about you. | Anne! Anne! Senin için çok endişelendim. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| It's all right, baby. It's all right. | Sorun yok, bebeğim. Geçti. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| And Zaheer? I'm so happy you're okay. | Zahir? İyi olduğun için çok mutluyum. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| If anything would have happened to you. | Sana bir şey olsaydı... | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| I'm all right. I'm all right. | Ben iyiyim, iyiyim. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Assalum aleikum. When they said I had a visitor. | Selamun aleyküm. Biz ziyaretçim olduğunu söylediklerinde... | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| I assumed it was my solicitor. | ...avukatımın geldiğini sanmıştım. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| I have to know something, Junaid. When did this happen to Zaheer? | Bir şeyi bilmeliyim, Cüneyt. Bunu Zahir'e ne zaman yaptın? | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| When did you burn on this path? | Onu bu yola ne zaman çektin? | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Allah showed him the path of enlightenment. | Allah ona doğru yolu gösterdi. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Junaid, I don't... | Cüneyt, ben... | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| After his father died, you were not around in Pakistan but I was. | Babası öldükten sonra sen Pakistan'da değildin ama ben oradaydım. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| I'm sorry about Zaheer. He was a great soldier. | Zahir için çok üzgünüm. İyi bir askerdi. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| There will always be casualties because we're in a holy war. | Her zaman kayıplar olacaktır çünkü bu kutsal bir savaş. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| It's not my war. | Benim savaşım değil. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| It is, now. | Artık öyle. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| How are you? Oh, I'm sorry. That's a stupid question. | Nasılsın? Üzgünüm, bu aptal bir soru. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| The press are calling you a hero. | Gazeteler sana kahraman diyorlar. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| You saved hundreds, probably thousands of lives. | Yüzlerce, muhtemelen binlerce hayat kurtardın. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| I would have gladly settled for just one more. | Keşke bir tane daha kurtarabilseydim. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| You did a very hard thing, Tariq. | Çok zor bir şey yaptın, Tarık. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| I cannot possibly imagine what you must be going through. | Neler yaşadığını tahmin bile edemem. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Try to take some comfort in the knowledge that he gave you no choice. | Sana başka seçim bırakmadığını düşünerek rahatlamalısın. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| There is always a choice. | Her zaman başka seçimler vardır. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| I know it's early, but I thought I'll leave these. | Erken olduğunu biliyorum ama şunları bırakmak istedim. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Your promotion has been confirmed. | Terfi talebin onaylandı. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Sir, I have a Fiona Monroe on line one. She said it's urgent. | Efendim, Fiona Monroe birinci hatta. Acil olduğunu söyledi. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Put her through. | Bağla. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Representatives for the family of Baqir Hassan | Polis tarafından Londra tren istasyonunda... | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| the young man shot to death by police | ...vurulan genç adam Bekir Hasan'ın... | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| on a London train platform | ...avukatları, bugün... | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| today, confirmed that the police department | ...polis departmanının ödeme... | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| has agreed to pay an out of court settlement. | ...teklifini kabul ettiğini söyledi. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| Inside sources confirmed that the evidence provided by | İç kaynaklar, eski polis komiseri Tarık Ali'nin... | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| former Police Commander Tariq Ali, influenced their decision. | ...getirdiği kanıtların kararı etkilediğini doğruladı. | Shoot on Sight-1 | 2007 | |
| B A Q I R H A S S A N. | B E K l R H A S A N. | Shoot on Sight-2 | 2007 | |
| and we managed to grab a few of them before... | ...ve kaçmadan önce onları... | Shoot on Sight-2 | 2007 | |
| Are you joking? In fact, some girls... | Şaka mı yapıyorsun? Arkadaşlarımdan... | Shoot on Sight-2 | 2007 | |
| "Straight to school, straight to my room, no exceptions. " | "Okuldan eve geleceksin. İstisna yok." | Shoot on Sight-2 | 2007 | |
| 'Happy birthday to you. ' | Mutlu yıllar sana! | Shoot on Sight-2 | 2007 | |
| She was all over me. Bollocks. | Üzerime çıkmıştı. Onu zorla indirdim. Siktir. | Shoot on Sight-2 | 2007 | |
| Ow! I just wanna talk to you, all right? | Sadece konuşmak istiyorum, tamam mı? | Shoot on Sight-2 | 2007 | |
| I said, "Let her go. " | Onu bırakmanı söyledim. | Shoot on Sight-2 | 2007 | |
| to catch No. 8 into town. | ...8 numarayı yakalamaya çalışırdım. | Shoot on Sight-2 | 2007 | |
| maybe, thousand of T~shirts with that logo. | belki binlerce aynı logolu tişort vardır. | Shoot on Sight-2 | 2007 | |
| The limp in his walk and that T~shirt stuffed under his bed. | Bileğini burkmuştu ve yatağının altına tıkıştırılmış tişortu. | Shoot on Sight-2 | 2007 | |
| Movement. | Hareket var. Hareket. Hareket var. Hareket. | Shooter-1 | 2007 | |
| Two men. | İki adam... İki kişi. İki adam... İki kişi. | Shooter-1 | 2007 | |
| Approximately | ...ve yaklaşık olarak... Yaklaşık ...ve yaklaşık olarak... Yaklaşık | Shooter-1 | 2007 | |
| 40 goats. | ...40 tane de keçi. 40 keçi. ...40 tane de keçi. 40 keçi. | Shooter-1 | 2007 | |
| They're not on anybody's side. We don't have to shoot them. | Kimseden yana değiller. Onları vurmamız gerekmiyor. Bunlar tarafsız. Ateş etmek zorunda değiliz. Kimseden yana değiller. Onları vurmamız gerekmiyor. Bunlar tarafsız. Ateş etmek zorunda değiliz. | Shooter-1 | 2007 | |
| Egress? | Kaçış yolları? Çıkış izni? Kaçış yolları? Çıkış izni? | Shooter-1 | 2007 | |
| Primary over the top, secondary down the road, tertiary to the river. | İlki tepenin diğer tarafı, ikincisi aşağı inen yol, üçüncüsü de nehir. Birincisi üstte, ikinci yolun altında, üçüncü nehirde. İlki tepenin diğer tarafı, ikincisi aşağı inen yol, üçüncüsü de nehir. Birincisi üstte, ikinci yolun altında, üçüncü nehirde. | Shooter-1 | 2007 | |
| No one can track you through the water except a fish. | Bir balık haricinde kimse suda izimizi süremez. Kimse suda izini süremez Balıklar hariç. Bir balık haricinde kimse suda izimizi süremez. Kimse suda izini süremez Balıklar hariç. | Shooter-1 | 2007 | |
| Sarah's headed off to nursing school next month. | Sarah, önümüzdeki ay hemşirelik okulunu bitiriyor. Sarah gelecek ay hemşirelik okulunu bitiriyor. Sarah, önümüzdeki ay hemşirelik okulunu bitiriyor. Sarah gelecek ay hemşirelik okulunu bitiriyor. | Shooter-1 | 2007 | |
| She sewed that herself. | Bunu kendisi dikti. Yalnız başardı. Bunu kendisi dikti. Yalnız başardı. | Shooter-1 | 2007 | |
| It's beautiful. | Harika olmuş. Çok güzel. Harika olmuş. Çok güzel. | Shooter-1 | 2007 | |
| You sure this is a peacekeeping mission? | Bunun barışçıl bir görev olduğuna emin misin? Bu görevin barışçıl olduğuna emin misin? Bunun barışçıl bir görev olduğuna emin misin? Bu görevin barışçıl olduğuna emin misin? | Shooter-1 | 2007 | |
| Normally there isn't any peace to start with. | Burada sağlanması gereken bir barış yok ki. Barışla ilgili hiçbirşey yok. Burada sağlanması gereken bir barış yok ki. Barışla ilgili hiçbirşey yok. | Shooter-1 | 2007 | |
| This shit's awful calm. | Bu lanet yer son derece sakin. Ortalık çok sakin. Bu lanet yer son derece sakin. Ortalık çok sakin. | Shooter-1 | 2007 | |
| Not at these coordinates. Yes, sir. | Bu koordinatlarla olmaz. Evet, efendim. Bu koordinatlarda değil. Emredersiniz. Bu koordinatlarla olmaz. Evet, efendim. Bu koordinatlarda değil. Emredersiniz. | Shooter-1 | 2007 | |
| Go ahead and plot an alternate. | Devam edin ve başka bir tane hazırlayın. Devam. Alternatifleri dene. Devam edin ve başka bir tane hazırlayın. Devam. Alternatifleri dene. | Shooter-1 | 2007 | |
| Yes, sir. | Emredersiniz, efendim. Emredersiniz. Emredersiniz, efendim. Emredersiniz. | Shooter-1 | 2007 | |
| Command Post, Command Post, this is TS 129, over. | Komuta merkezi, komuta merkezi, burası TS 129, tamam. Merkez, Merkez, Burası TS 129, tamam. Komuta merkezi, komuta merkezi, burası TS 129, tamam. Merkez, Merkez, Burası TS 129, tamam. | Shooter-1 | 2007 | |
| Sir, I have visual confirmation of TS 129's current position. | Efendim, TS 129'un şu anki konumunu gösteren, görsel bir teyit alıyorum. Efendim, TS 129 u bulunduğu yerde görebiliyoruz. Efendim, TS 129'un şu anki konumunu gösteren, görsel bir teyit alıyorum. Efendim, TS 129 u bulunduğu yerde görebiliyoruz. | Shooter-1 | 2007 | |
| Mission accomplished, en route to extract site. Distance eight klicks. Over. | Görev tamamlandı, tahliye bölgesine doğru yol alıyoruz. Mesafe sekiz kilometre. Tamam. Göev tamamlandı, Rotanızı çıkışa çevirin. Mesafe 8 km. tamam. Görev tamamlandı, tahliye bölgesine doğru yol alıyoruz. Mesafe sekiz kilometre. Tamam. Görev tamamlandı, çıkarma noktasına ilerliyoruz, 8 km mesafedeyiz, tamam. Görev tamamlandı, tahliye bölgesine doğru yol alıyoruz. Mesafe sekiz kilometre. Tamam. Göev tamamlandı, Rotanızı çıkışa çevirin. Mesafe 8 km. tamam. | Shooter-1 | 2007 | |
| Command Post, Command Post, this is Viper. | Komuta merkezi, komuta merkezi, burası Engerek. Merkez,Merkez, viper konuşuyor. Komuta merkezi, komuta merkezi, burası Engerek. Merkez,Merkez, viper konuşuyor. | Shooter-1 | 2007 | |
| I have friendly forces moving towards extraction point, over. | Tahliye noktasına ilerleyen dost kuvvetleri görüyorum, tamam. Bizimkiler çıkışa geliyorlar, Tamam. Tahliye noktasına ilerleyen dost kuvvetleri görüyorum, tamam. Bizimkiler çıkışa geliyorlar, Tamam. | Shooter-1 | 2007 | |
| Heads up, our boys are coming through. | Dikkatli ol, bizimkiler bu tarafa doğru geliyor. Başlıyoruz, Bizim çocuklar geliyor. Dikkatli ol, bizimkiler bu tarafa doğru geliyor. Başlıyoruz, Bizim çocuklar geliyor. | Shooter-1 | 2007 | |
| Viper, this is CP. Be advised, | Engerek burası KM. Saat 12 yönünden... Viper, konuşan merkez. bilginiz olsun, Engerek burası KM. Saat 12 yönünden... Viper, konuşan merkez. bilginiz olsun, | Shooter-1 | 2007 | |
| possible hostile forces approaching TS 129 at their 12:00. | ...TS 129'a yaklaşan olası düşman kuvveti tespit edildi. muhtemel düşman kuvveti TS 129'un 12:00 yönünde. ...TS 129'a yaklaşan olası düşman kuvveti tespit edildi. muhtemel düşman kuvveti TS 129'un 12:00 yönünde. | Shooter-1 | 2007 | |
| Call them out. | Onları uyar. Bilgilendirin. Onları uyar. Bilgilendirin. | Shooter-1 | 2007 | |
| Target. | Hedef. | Shooter-1 | 2007 | |
| Sector Bravo, deep. | Bravo bölgesi, uzakta. Bravo bölgesi , derin. Bravo bölgesi, uzakta. Bravo bölgesi , derin. | Shooter-1 | 2007 | |
| Vehicle, belt fed weapon. | Şeritli silah taşıyan bir araç. Araç, Otomatik silah. Şeritli silah taşıyan bir araç. Araç, Otomatik silah. | Shooter-1 | 2007 | |
| Range it. | Atış mesafesini hesapla. Menzili ver. Atış mesafesini hesapla. Menzili ver. | Shooter-1 | 2007 | |
| 870 yards and closing. | 790 metre ve yaklaşıyor. 870 yard ve yaklaşıyor. 790 metre ve yaklaşıyor. 870 yard ve yaklaşıyor. | Shooter-1 | 2007 | |
| Wind, three quarter value, push 2 left. | Rüzgar, üç çeyrek şiddetinde, 2 derece sola. Rüzgar, üç çeyrek kuvvetinde, 2 sola çevir. Rüzgar, üç çeyrek şiddetinde, 2 derece sola. Rüzgar, üç çeyrek kuvvetinde, 2 sola çevir. | Shooter-1 | 2007 | |
| 900 yards. Wide spot on the road. | 820 metre. Yoldaki atış alanı geniş. 900 yard.Yolda kör nokta. 820 metre. Yoldaki atış alanı geniş. 900 yard.Yolda kör nokta. | Shooter-1 | 2007 | |
| On target. | Hedefte. | Shooter-1 | 2007 | |
| Hold scope. | Dürbünü sabitle. Hazır olduğunda ateş et. İzlemeye devam. Dürbünü sabitle. Hazır olduğunda ateş et. İzlemeye devam. | Shooter-1 | 2007 | |
| Fire when ready. | Hazır olunca atış. | Shooter-1 | 2007 | |
| Hit. | Vurdun. İsabet. Vurdun. İsabet. | Shooter-1 | 2007 | |
| Command Post, this is Viper. Hostile threat down, over. | Komuta merkezi, burası Engerek. Düşman tehdidi yok edildi, tamam. Merkez,Viper konuşuyor. tehlike yok edildi, tamam. Komuta merkezi, burası Engerek. Düşman tehdidi yok edildi, tamam. Merkez,Viper konuşuyor. tehlike yok edildi, tamam. | Shooter-1 | 2007 | |
| Viper, this is Command Post. We copy your traffic, over. | Engerek, burası Komuta Merkezi. Mesajınız anlaşıldı, tamam. Viper, Merkez konuşuyor. Onaylandı, Tamam. Engerek, burası Komuta Merkezi. Mesajınız anlaşıldı, tamam. Viper, Merkez konuşuyor. Onaylandı, Tamam. | Shooter-1 | 2007 | |
| Call it in. It's time to go. | Haber ver. Gitme vakti geldi. Haber ver. Gitme zamanı. Haber ver. Gitme vakti geldi. Haber ver. Gitme zamanı. | Shooter-1 | 2007 | |
| Command Post, this is Viper. Mission accomplished. | Komuta merkezi, burası Engerek. Görev tamamlandı. Merkez, Konuşan Viper. Görev tamamlandı. Komuta merkezi, burası Engerek. Görev tamamlandı. Merkez, Konuşan Viper. Görev tamamlandı. | Shooter-1 | 2007 |