Search
English Turkish Sentence Translations Page 22349
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| So I'll click some pics, make up some photo composites. | O zaman birkaç resim çekip, birkaç alternatif hazırlayayım... | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Make you feel unpretty, too ♪ | * Çirkin hissettirebilsem sana kendini * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I was told I was beautiful ♪ | * Çok güzel olduğum söylendi bana * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ The one with the long hair ♪ | * Uzun saçlı olana * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Same old me again today ♪ | * Aynı ben hala * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ My outsides are cool ♪ | * Dıştan iyi görünsem de* | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ My insides are blue ♪ | * Ruhum üzüntü içinde * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Every time I think I'm through ♪ | * Her atlattığımı düşündüğümde * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ It's because of you ♪ | * Senin yüzünden yine * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ At the end of the day ♪ | * En nihayetinde * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I have myself to blame ♪ | * Bütün suç bende * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I'm just trippin' ♪ | * Belli etmemeye çalışıyorum sadece * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ You can fix your nose if you say so ♪ | * Düzelttirebilirsin burnunu, eğer istersen * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Be in a position to make me feel so ♪ | * Öyle bir pozisyondasın ki, hissettirebilirsin bana kendimi * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ And I pity ♪ | * Ve acıyorum * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Any girl who isn't me tonight ♪ | * Benim gibi olmayan kızlara bu gece * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Oh, oh, oh ♪ | ...olmaktan endişelensem, kendimi kusturup... | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Tonight ♪ ♪ Oh, oh, oh ♪ | * Bu gece * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Oh, so pretty ♪ | * Çok güzel * * Düzelttirebilirsin burnunu, eğer istersen * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I feel pretty and witty ♪ ♪ You can buy all the makeup ♪ | * Güzel ve esprili ve akıllı * * Alabilirsin MAC'in sunduğumu * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ And bright ♪ ♪ That MAC can make, but if ♪ | * Hissediyorum kendimi * * Tüm makyaj malzemelerini * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ You can't look inside you ♪ | * Ama eğer bakamıyorsan kendi içine * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Find out who am I to ♪ | * Anlamak için benim nasıl biri olduğumu * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Damn unpretty ♪ | * Çok çirkin * * Güzel hissediyorum kendimi * | Glee-1 | 2009 | |
| She's got my vote. | Benim oyumu kaptı. Ne kadar büyük bir ilham kaynağı. | Glee-1 | 2009 | |
| It's nice to see someone like me on a poster for a change. | Benim gibi birini posterde görmek hoş bir değişiklik oldu. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, when your name appears on that ballot, | Adın oy pusulasında yer alınca bütün okul bir komedi gösterisi... | Glee-1 | 2009 | |
| And as everybody snickers as they try | Ve kafana o tacı takarlarken millet kahkahadan boğulacak... | Glee-1 | 2009 | |
| Not everybody can be born pretty like you. | Herkes senin gibi doğuştan güzel olmayabilir. | Glee-1 | 2009 | |
| You don't know anything about me, Lauren. | Benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun, Lauren. | Glee-1 | 2009 | |
| Because it just got personal. | Fazla bir şey istemiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I knew you'd ask me out eventually. | En sonunda bana çıkma teklif edeceğini biliyordum. | Glee-1 | 2009 | |
| First of all, I saw you checking out Sam's ass the other day. | * Beni ben yapan * | Glee-1 | 2009 | |
| Guess what. It's out. | Bil bakalım ne oldu? Ortaya çıktı. | Glee-1 | 2009 | |
| Whatever they told you is a lie to mess with me. | Sana ne söyledilerse, hepsi beni üzmek için bir yalan, o kadar. | Glee-1 | 2009 | |
| It's about you. | Senin hakkında. | Glee-1 | 2009 | |
| You're what we call a "late in life gay." | Senin gibilere "Geyliği geç kabul edenler" diyoruz. | Glee-1 | 2009 | |
| get married, get drunk to have relations with your wife, | Braniac'ler, Bir İhmal Gecesi'nde bağış konserini bizim idare etmemizi istedi. | Glee-1 | 2009 | |
| and then get caught in the men's room tapping your foot | ...ve bir gün erkekler tuvaletinde bir oğlanla... | Glee-1 | 2009 | |
| Because I need you, | Buna dair hiç bir anım yok. | Glee-1 | 2009 | |
| to start eating jicama | Anlamı ne ki? Pardon? | Glee-1 | 2009 | |
| The only straight I am is straight up bitch. | Heteroseksüel tek yanım, köküne kadar cadaloz olduğumdur. | Glee-1 | 2009 | |
| Rachel asked me for help, and I'm giving it to her. | Rachel benden yardım istedi, ben de ediyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| And once again, we are fighting about Rachel. | Ve yine Rachel hakkında tartışıyoruz. Senin kız arkadaşın olan benim. | Glee-1 | 2009 | |
| Look, this isn't about who's my girlfriend. | Bak, bunun kimin kız arkadaşım olduğu ile alakası yok. | Glee-1 | 2009 | |
| Mr. Shue is trying to get us | Bay Shue, kendimizi olduğumuz gibi kabul etmemizi sağlamaya... | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Or whether I'm wrong ♪ | * Olmasam da * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I gotta be me ♪ | * Kendim gibi olmalıyım * Teşekkür ederim. | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I gotta be me ♪ | * Kendim gibi olmalıyım * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ The dream that I see makes me what I am ♪ | * Beni ben yapıyor kurduğum hayaller * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ That far away prize ♪ | * Ulaşılacak ödüller * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ A world of success ♪ | * Büyük başarılar * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Is waiting for me if I heed the call ♪ | * Bekliyor beni önem verirsem eğer * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Won't settle for less ♪ | * Razı gelmeyeceğim azına * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ As long as there's a chance that I can have it all ♪ | * Her şeye sahip olma şansım oldukça * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I'll go it alone ♪ | * Tek başına yapacağım * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ That's how it must be ♪ | * Böyle olması gerekiyor * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I gotta be free ♪ | * Özgür olmalıyım * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I've gotta be free ♪ | * Özgür olmalıyım * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Daring to try, to do it or die ♪ | * Doğrusunu yapmaya çalışacağım, ya da öleceğim * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I've gotta be me ♪ | * Kendim gibi olmalıyım * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ As long as there's a chance ♪ | * Her şeye sahip olma şansım oldukça * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I just gotta be free ♪ | * Özgür olmalıyım * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Daring to try, to do it or die ♪ | * Doğrusunu yapmaya çalışacağım, ya da öleceğim * * Kullanılmış, harap bir * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I gotta ♪ | * Kendim gibi * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Be me. ♪ | * Olmalıyım * | Glee-1 | 2009 | |
| All right, Finn! | İşte bu kadar, Finn. ...Biebster beni çok tahrik etti. | Glee-1 | 2009 | |
| May I have the floor, please? | Söz alabilir miyim? | Glee-1 | 2009 | |
| It's yours. | Elbette. | Glee-1 | 2009 | |
| So, as all of you know, I've had a few consultations | Burun cerrahisi uzmanı doktorumla... | Glee-1 | 2009 | |
| I admit, yes, I don't like my eyes sometimes | Kabul ediyorum, bazen gözlerimi güzel bulmuyorum, biçimini, rengini | Glee-1 | 2009 | |
| But your self hatred, Rachel, has helped me see the light. | Ama kendine olan nefretin doğru yolu bulmamı sağladı. | Glee-1 | 2009 | |
| you're just announcing to the world, | ...etrafına "kendimden pek hoşnut değilim" demiş oluyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| "Be the change you want to see in the world." | Babamın Ocak sonuna kadar beli için tedavi görmesinden şüphelenmeliydim. | Glee-1 | 2009 | |
| I love you so much right now. | Seni o kadar çok seviyorum ki şu an. | Glee-1 | 2009 | |
| Uh... okay, uh... Okay, okay, okay. | Tamam. Peki, peki. | Glee-1 | 2009 | |
| the compositions came back from the doctor, | ...burnumun hafifçe değişeceğini gösteren... | Glee-1 | 2009 | |
| and I have to say, I'm really happy with the results. | ...ve sonuçlardan çok memnun olduğumu söylemek zorundayım. | Glee-1 | 2009 | |
| They're less Hebraic, and more Fabrayic. | Daha az İbrani vari, daha çok Fabray vari. | Glee-1 | 2009 | |
| That doesn't really look like you. | Bu sana benzemiyor bile. | Glee-1 | 2009 | |
| Every year, girls show up to my temple | Her sene 16'sına giren kızlar sinagoga... | Glee-1 | 2009 | |
| Rachel, please don't do this. | Rachel, lütfen yapma. | Glee-1 | 2009 | |
| You're beautiful. | Çok güzelsin. Hayatta kaçırmazdık. Değil mi, Kurt? | Glee-1 | 2009 | |
| This isn't a discussion. | Konu tartışmaya açık değil. | Glee-1 | 2009 | |
| Rachel Berry is getting a nose job. | Rachel Berry burnunu yaptıracak. | Glee-1 | 2009 | |
| How's the assignment going? | Ödev nasıl gidiyor? | Glee-1 | 2009 | |
| Well, I actually wanted to talk to you about that. | Aslında ben de onu seninle konuşmak istiyordum. Çiçekleri al. | Glee-1 | 2009 | |
| The word you put on your T shirt. | Tişörtüne yazdığın kelime. | Glee-1 | 2009 | |
| I was a little disappointed. | Biraz hayal kırıklığına uğradım. | Glee-1 | 2009 | |
| We're trying to teach these kids to... to accept themselves, | Çocuklarını kendilerini oldukları gibi kabul etmeyi öğretmeye çalışıyoruz... | Glee-1 | 2009 | |
| All of us just humor it because you function so well, | Hepimiz alttan alıyoruz çünkü işini gayet... | Glee-1 | 2009 | |
| Is that unwashed fruit? | Bu yıkanmamış meyve mi? Evet. | Glee-1 | 2009 | |
| Come on. Uh uh. | Hadi. | Glee-1 | 2009 | |
| Quiet! No. | Sessiz olun. Hayır! | Glee-1 | 2009 | |
| Quiet, okay? We don't care what he has to say. | Sessiz olun, tamam mı? Ne diyeceği umurumuzda değil. | Glee-1 | 2009 | |
| and I ask you to hear him out. | ...ve sizden kendisini dinlemenizi rica ediyorum. Teşekkür ederim. | Glee-1 | 2009 | |
| I think I've slushied every one of you. | Sanırım her birinizin üstüne buzlu içecek döktüm. | Glee-1 | 2009 | |
| Why should we believe you? | Sana neden inanalım? İnanmanız gerekmiyor. | Glee-1 | 2009 | |
| I know I'll need to earn your trust. | Güveninizi kazanmam gerektiğini biliyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| This Glee Club is not complete. | Glee kulübümüz şu anda eksik. | Glee-1 | 2009 |