Search
English Turkish Sentence Translations Page 22351
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Well, you may want to have a seat. | Oturmak isteyebilirsin. | Glee-1 | 2009 | |
| He said the key to any campaign is digging up dirt | Her kampanyanın en önemli noktası rakibinin pisliklerini araştırmaktır demiş... | Glee-1 | 2009 | |
| You moved to Lima after eighth grade, right? | Sekizinci sınıftan sonra Lima'ya taşındın, değil m? | Glee-1 | 2009 | |
| I transferred from Fairbrook. That's not a secret. | Fairbrook'tan transfer ettim. Bu bir sır değil. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, you must have had a pretty lousy attendance record | Acayip devamsızlık yapmış olman gerek... | Glee-1 | 2009 | |
| You didn't. I did. | Gitmedin. Gittim. | Glee-1 | 2009 | |
| And you know what? They didn't have | Ve biliyor musun ki, orada da Quinn Fabray adında bir kayıt yoktu. | Glee-1 | 2009 | |
| They did, however, have someone named Lucy Fabray | Ama Lucy Fabray adında bir kayıt vardı... | Glee-1 | 2009 | |
| and she looked like this. | ...ve aynen böyle görünüyordu. | Glee-1 | 2009 | |
| Stop, okay? | Yeter, tamam mı? | Glee-1 | 2009 | |
| My middle name is Quinn. | Göbek adım Quinn. | Glee-1 | 2009 | |
| I stopped going by Lucy because kids made up a mean nickname. | Lucy'yi kullanmaktan vazgeçtim çünkü insanlar kırıcı lakaplar ürettiler. Sandy, burada ne yapıyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| Juicy Lucy? | Cıvık Lucy? | Glee-1 | 2009 | |
| I hated the way I looked. | Dış görüntümden nefret ediyordum. | Glee-1 | 2009 | |
| I had zits. I was chubby. | Sivilcelerim vardı. Şişmandım. | Glee-1 | 2009 | |
| I felt terrible about myself. | Kendimden hiç hoşnut değildim. ...aklamak için muhteşem bir yol aslında. | Glee-1 | 2009 | |
| I didn't have friends. | Arkadaşım yoktu. | Glee-1 | 2009 | |
| lost a little bit of weight, | ..biraz kilo verdim... | Glee-1 | 2009 | |
| And when my dad got transferred | Babam transfer olunca... | Glee-1 | 2009 | |
| and got a raise, I asked him if I could get a nose job. | ...zam aldı ve ona burun ameliyatı olmak istediğimi söyledim. | Glee-1 | 2009 | |
| So you hate yourself. | Demek kendinden nefret ediyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| No, I love myself. | Hayır, kendimi seviyorum. Bu nedenle bütün bunları yaptım. | Glee-1 | 2009 | |
| I've been that girl, and I'm never going back. | "O kız" oldum ve bir daha asla olmayacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| And now I'm going to be prom queen. | Ama şimdi mezuniyet kraliçesi olacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| If I were you, I'd check the bulletin boards. | Yerinde olsam, okul panosuna bakardım. | Glee-1 | 2009 | |
| I brought you here to knock some sense into you. | Bazı şeyleri anlaman için seni buraya getirdim. | Glee-1 | 2009 | |
| You won't listen to me, you won't listen to Finn. | Beni dinlemiyorsun, Finn'i dinlemiyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| But you will listen to Barbra Streisand. | Ama belki Barbra Streisand'ı dinlersin. | Glee-1 | 2009 | |
| Thanks, Puck. I'll take it from here. | Sağ ol, Puck. Gerisini ben hallederim. Sıkı çabaladın. | Glee-1 | 2009 | |
| Is she here? No. This is a mall in Ohio. | Burada mı? Elbette hayır, Ohio'da bir alışveriş merkezindeyiz. | Glee-1 | 2009 | |
| Look, Rachel, here's the deal. | Pekala, Rachel, durum şu. Onu hayal kırıklığına mı uğratmak istiyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| Who? Barbra. | Kimi? Barbra'yı. | Glee-1 | 2009 | |
| Of course not, Kurt. She's my idol. Okay, if you get | Elbette hayır, Kurt. Barbra benim idolüm. | Glee-1 | 2009 | |
| so she redefined what beauty was | Güzelliği yeniden tanımladı ve dünyanın en ünlü bayan sanatçısı oldu. | Glee-1 | 2009 | |
| But what if I can't be like her? | Ama ya onun gibi olamazsam? Onun gibiler milyarda bir geliyor. | Glee-1 | 2009 | |
| And if you let one misguided societal pressure | Eğer hatalı bir toplum baskısı yüzünden dış görüntünü değiştirirsen... | Glee-1 | 2009 | |
| then you won't just be letting Barbra down, | ...sadece Barbra'yı hayal kırıklığına uğratmakla kalmayacaksın... | Glee-1 | 2009 | |
| I thought you'd be hesitant, | Kararsız kalacağını bildiğim için seni buraya getirdim. | Glee-1 | 2009 | |
| and you just spent 48 of them disinfecting the chair. | ...ve 48 dakikasını koltuğu dezenfekte ederek geçirdin. | Glee-1 | 2009 | |
| will give you some relief from those feelings of... | ...hissetmekte olduğunuz panik... | Glee-1 | 2009 | |
| if, say, you think you forgot to unplug the curling iron or... | ...mesela saç maşasını prizde unuttuğunu düşünüyorsan ya da | Glee-1 | 2009 | |
| There's a stigma in this country | Bu ülkede ruh hastalıklarının... | Glee-1 | 2009 | |
| I'm going to give you an SSRI. | Sana SSRI yazacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| and that'll help you hold on to the serotonin | ...ve beyninin salgıladığı serotonin... | Glee-1 | 2009 | |
| Well, it's over. | Bitti. | Glee-1 | 2009 | |
| I used to have another photo, but... I like this one better. | Eskiden başka bir fotoğrafı vardı ama bunu daha çok seviyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I'll see you in Glee rehearsal, okay? | Glee provasında görüşürüz, tamam mı? | Glee-1 | 2009 | |
| Holy crap, it's her. | Vay canına, bu o. | Glee-1 | 2009 | |
| Jacob Ben Israel's | Haber şimdi geldi. Jacob Ben Israel'in... | Glee-1 | 2009 | |
| Well, I have to admit... | İtiraf etmeliyim ki... | Glee-1 | 2009 | |
| I have considered. Going blonde. | ...sarışın olmayı düşündüm. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm not so sure. | Yakışır mı bilemedim. | Glee-1 | 2009 | |
| Ooh, that's a great idea. | Harika bir fikir. | Glee-1 | 2009 | |
| You all did really good this week. | Bu hafta hepiniz çok iyiydiniz. | Glee-1 | 2009 | |
| It was tough, but I think we came closer as a team | Zordu ama sanırım takım olarak birbirimize daha... | Glee-1 | 2009 | |
| I like your chin, Mr. Shue. | Çenenizi beğeniyorum, Bay Shue. | Glee-1 | 2009 | |
| Yeah, I would've went with "Tears up a lot." | Ben olsam "devamlı gözleri dolan" yazardım. | Glee-1 | 2009 | |
| I wanted to thank you guys for my Barbravention. | Barbra müdahalesi için hepinize teşekkür etmek istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| And I have an announcement to make. | Ayrıca bir duyuruda da bulunacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| And then I went home | Sonra eve gittim ve bunu... | Glee-1 | 2009 | |
| So, unfortunately I can't join in on today's dance number. | Maalesef ki bu günkü dans parçasına katılamayacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| So thanks for being patient. | Sabırlı davrandığınız için teşekkür ederim. Ve Finn, bir dahaki sefere... | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Or capital H I M ♪ | * Ya da O N U * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I'm on the right track, baby, I was born this way ♪ | * Doğru yoldayım, tatlım, böyle doğmuşum ben * | Glee-1 | 2009 | |
| So here's what you missed on Glee: | İşte Glee'de kaçırdıklarınız. İşte Glee'de kaçırdıklarınız. | Glee-1 | 2009 | |
| Nationals is in New York City, and everyone's really excited. | Kurt hala tacize uğruyor ve ne yapacağını bilemiyor. Ulusal yarışma New York'ta olacak ve herkes çok heyecanlı. | Glee-1 | 2009 | |
| Jessie St. James is back in town, | Jessie St. James şehre geri döndü ve gösteri korosu danışmanlığına başlayacak. | Glee-1 | 2009 | |
| Two things that I'm great at... | İki şeyde çok başarılıyımdır: Gösteri korosu ve rekabeti mahvetmek. | Glee-1 | 2009 | |
| Terri's back, too, and Sue wants the Honey Badger 1 | Terri de döndü ve Sue, Glee kulübü New York'a gitmeden... | Glee-1 | 2009 | |
| New Directions!, I would like to introduce you | New Directions, sizlere yeni gösteri korosu... 1 | Glee-1 | 2009 | |
| I don't think I need to do much tricking | Sana aptal bir şey yaptırmak için fazla kurnazlık göstermem gerekmiyor, Finn. | Glee-1 | 2009 | |
| Guys, Jessie is just a consultant. | Çocuklar, Jessie sadece danışman. Tüm kararları hala ben vereceğim. | Glee-1 | 2009 | |
| Now, I have all the confidence in the world in you guys. | Sizlere güvenim sonsuz. | Glee-1 | 2009 | |
| I just think we could use all the help we can get. | Ama alabileceğimiz tüm yardımları almamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü... | Glee-1 | 2009 | |
| Because... | Anlamıyorum. Cidden çok abarttı. | Glee-1 | 2009 | |
| Fact is, most of the other guys in here are better singers, | İşin gerçeği, gruptaki diğer erkeklerin çoğu daha iyi şarkıcı... | Glee-1 | 2009 | |
| You you see? You see what I'm talking about? | Gördünüz mü? Neyden bahsettiğimi anladınız mı? Bu herif pisliğin teki! | Glee-1 | 2009 | |
| I thought we were in it to win the whole damn thing. | Kazanmak için bu işe gönül verdiğimizi sanıyordum. | Glee-1 | 2009 | |
| And there's only one way we can do that. | Bunu yapmanın tek bir yolu var. Zehirli dartlar? | Glee-1 | 2009 | |
| So what does everyone else do? | Peki, diğerleri ne yapar? Aramızdaki en iyi sanatçı kim? | Glee-1 | 2009 | |
| We're going to have auditions to find out. | Kim olduğunu bulmak için seçmeler yapacağız. | Glee-1 | 2009 | |
| I asked you to recruit an expert computer hacker, | Senden bir bilgisayar şifre kırıcısı bulmanı istedim ve bunu getirdin. | Glee-1 | 2009 | |
| Principal Figgins is an idiot... | Müdür Figgins salağın teki, Amerika böyle salaklarla dolu. | Glee-1 | 2009 | |
| One, two, three, four? | Bir, iki, üç, dört? | Glee-1 | 2009 | |
| The second that plane touches the tarmac, | Uçak piste dokunduğu anda, silahlı militanlar üstlerine akın edecek. | Glee-1 | 2009 | |
| Or kidnapped and killed. | Ya da kaçırılıp öldürülmelerini. | Glee-1 | 2009 | |
| Panda... make it so. | Panda... gerçekleştir. | Glee-1 | 2009 | |
| Someone really woke up on the wrong side of the bed today. 1 | Yine de. Gelecek sene... | Glee-1 | 2009 | |
| I'm Becky's mom. | ...Glee kulübü modelimde bile müzikal bir parça sahneleyemiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I really need to talk to you. | Mesela, Rory çok fazla sırıtıyor. | Glee-1 | 2009 | |
| I want to be in Glee Club. | Glee kulübüne katılmak istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Not really, but neither can most of the kids in Glee Club. | Pek sayılmaz, ama Glee kulübündekilerin çoğu da söyleyemiyor. | Glee-1 | 2009 | |
| Becky, you're off the Cheerios! | Becky, Cheerios'dan kovuldun! | Glee-1 | 2009 | |
| I don't want to see you anymore. Is that understood? | Artık seni görmek istemiyorum. Anlaşıldı mı? | Glee-1 | 2009 | |
| Did I do something wrong, Coach? | Yanlış bir şey mi yaptım, Koç? Dediğimi duydun. | Glee-1 | 2009 | |
| I... I I don't know what to say. | Ne diyeceğimi bilemedim. | Glee-1 | 2009 | |
| Becky's been totally depressed. | Becky'in morali çok bozuldu. | Glee-1 | 2009 | |
| Can I please be in Glee Club, Mr. Shue? | Lütfen Glee kulübüne katılabilir miyim, Bay Shue? | Glee-1 | 2009 | |
| Yeah. | Bu masada sen otururken bir gün işine yarar. | Glee-1 | 2009 | |
| I do have a reason. | Bu hafta TroubleTones ve New Directions, bayanlar tarafından... | Glee-1 | 2009 |