Search
English Turkish Sentence Translations Page 19356
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
Sorry. | Kusura bakmayın, onları sonra ararım. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Let's keep going, I have this other thing I could try. | Devam edelim, şu diğer şeyi deneyeyim. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Hey, if you're here come talk to us! | Eğer buradaysan bizimle konuş! | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
I don't know, I thought it was worth a shot, | Bakmayın öyle, bana denemeye değer geldi... | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
maybe you weren't doing it | ...belki de sen yeterince yüksek sesle yapmıyorsundur diye düşündüm. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
I'll google some more stuff at home tomorrow, | Yarın evde internetten daha fazla şey araştırırım... | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
maybe we can try again? | ...belki tekrar deneriz, olur mu? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Can we turn the lights on now? | Işıkları açabilir miyiz? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
So tomorrow we pick this back up and see what we can do? | Yarın biraz daha araştırıp ne yapacağımıza bakarız. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Yeah, fine. Maybe we can... | Evet, öyle. Belki... | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
burn incense or put up a crucifix or something. | ...tütsü yakarız ya da haç asarız. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Thank you. Okay. | Teşekkürler. Rica ederim. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Bye. Goodnight. Night. | Hoşça kal. Görüşürüz. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
So what now? | Şimdi ne yapacağız? Nasıl yani? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
I mean, what do we do next? | Bir sonraki hamlemiz ne olacak? Bence film izleyip... | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
go to bed and pretend that none of this is happening. | ...yatağa gidelim ve bunların hiçbiri yaşanmamış gibi davranalım. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Hey, Tim. Tim. What? | Tim. Tim. Ne? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Do you hear that? | Duydun mu? Neyi? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Yeah, it sounds like the faucet, | Evet, ses musluktan geliyor. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Do you want me to go check? Yeah I'll go with you. | Kontrol etmemi ister misin? Ben de seninle geliyorum. Tamam. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Did you leave this light on. | Işığı açık mı bıraktın? Sanmıyorum. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Em, Emily, Emily! Emily! | Em, Emily. Emily! Emily! | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
What's wrong? What's wrong? | Ne oldu? Ne oldu? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
I had a nightmare. | Kabus gördüm. Tamam geçti. İyisin, geçti. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
You're safe, you're safe. It's okay. | Güvendesin, geçti. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Find me, Emmy. | Beni bulsana Emmy. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Jesus! I'm sorry! I knocked and you didn't answer. | Tanrım! Özür dilerim! Kapıyı çaldım ama açmadın. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Oh my god. I'll be right out okay. Okay. | Tanrı aşkına! Birazdan çıkıyorum tamam mı? Tamam. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Hey, I'm so sorry about just letting myself in. | Kendi kendime içeri girdiğim için kusura bakma. Şuna baksana. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
What does it mean? | Bu ne anlama geliyor ki? Bilmiyorum ama işler iyice boka sarmaya başlıyor. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
"Find me." Maybe it needs our help. | ...'Beni bul.' Belki de yardımımızı istiyordur. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Hang on, I'm going to text this to Tim. | Bekle, bunu Tim'e mesaj atayım. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Okay. Well, I brought some stuff too. | Ben de bazı şeyler getirdim. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Sage, protection crystals. It's probably all bullshit, | Adaçayı, koruyucu kristaller. Muhtemelen bir işe yaramayacak... | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
but the guy at the new age place swore it would work. | ...ama bunu satan dükkandaki adam işe yarayacağına yemin etti. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
So the sage goes around, and the crystals by the windows. | Biraz adaçayı yakıp etrafı tütsüleriz ve kristalleri de pencerelere koyarız. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Let's do it. | Hadi yapalım o halde. Her şey yoluna girecek. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Okay, this whole place is officially saged. | Pekâlâ, bütün ev resmi olarak tütsülendi. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
I put all the crystals, where the book said to. | Bütün kristalleri kitapta yazıldığı gibi koydum. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Oh, here. | Al bakalım. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
What do you mean? | Nasıl yani? Arka planda ne olduğunu gördün mü? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
The find me thing? I mean, I saw it on my phone. Why? | 'Beni bul' yazısını mı? Zaten bunu telefonda gördüm. Niye ki? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Em, you need to look at it on your computer. | Em, resme bilgisayarda bakman gerek. Sana e posta olarak yolladım. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Okay, I'm going to put you on speaker, hang on. | Tamam, telefonu hoparlöre alıyorum, bekle. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
What's up? | Ne oldu? Bizden bir şeye bakmamızı istiyor. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
It looks the same to me. | Bana aynı göründü. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Look at the mirror reflection behind the words. | Camda yazan yazının arkasındaki yansımaya bak. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Right there. | Burada. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
That, That's definitely her. | Bu kesinlikle o. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Hey, you're taller than me, | Sen benden daha uzunsun, şuna uzanabilir misin? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Em, come here, check this out. | Em, buraya gelsene, şuna bir bak. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Hey. Hey. Were you just in the other bedroom? | Biraz önce diğer yatak odasında mıydın? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Oh, yeah. A few minutes ago, I was. No, like 10 seconds ago. | Evet, birkaç dakika önce oradaydım. Hayır, 10 saniye önce diyorum. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
No, I was here, | Hayır buradaydım. Daha önce bunu görmüş müydün? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
For real? | Yok artık! Tanrım. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Hang on do you have that flashlight? | Bekle, fener ister misin? Al bakalım. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Well that's super creepy. | İşte bu çok korkutucu bir şey. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Are you claustrophobic? | Klostrofobin var mı? Olduğunu biliyorsun. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
You can go down there, I've got your back. | Sen oraya inebilirsin, ben senin arkanı kollarım. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Oh, I'm not going to go down there. | Oraya kesinlikle inmiyorum. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Do you see anything? | Bir şey görebiliyor musun? Örümcek ağları falan var. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Oh, hang... hang on I feel something. | Dur biraz, bir şey buldum. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
I can't believe that was down there. | Bunların orada olduğuna inanamıyorum. Tim'e haber vermelisin. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Okay, let's open it up. | Hadi açalım bakalım. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Em, this is you. | Em, bu sensin. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Oh, yeah. And this is Melissa, remember her? | İşte, bu da Melissa. Onu hatırladın mı? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Do you remember who used to live here? | Eskiden burada kim yaşıyordu hatırlıyor musun? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Wasn't it that guy, | Şu adam değil miydi ya? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
yeah, the guy that used to give us apples for Halloween, | Bize Cadılar Bayramı'nda elma veren adam vardı hani, hatırladın mı? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
He always seemed weird, but not like this. | Her zaman tuhaf biri gibiydi ama bu şekilde değil. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Do you know what happened to him after I left? | Ben buradan gittikten sonra o adama ne olduğunu biliyor musun? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
No, I never kept track of him. | Hayır, çetelesini tutmadım ki. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
He just always lived here and then, | O bildiğimizden beri burada yaşıyordu sonra bir gün... | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
you know, one day the house was up for sale, | ...ev satılığa çıktı ve görüldüğü gibi kimse tutmadı ve siz taşındınız işte. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Do we think the ghost is in one of these photos? | Sence de hayalet bu fotoğraflardaki kişilerden biri mi? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
"Find me." | 'Beni bul.' Evet, olabilir. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Okay, so we track down | Pekâlâ, o zaman bu fotoğraftaki kişileri araştırıp şimdi ne yaptıklarına bakalım. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
I guess. | Bence de. Zor olmasa gerek çünkü... | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
think we knew almost all of them. | ...neredeyse hepsini tanıyoruz. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Oh, here's another one. | İşte birini daha buldum. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Alive and well, | Yaşıyor ve gayet iyi durumda... | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
and apparently living in the Virgin Islands... | ...görünüşe göre Virgin Island'da yaşıyormuş... | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
bitch. | ...kaltak. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Definitely not haunting us though. | Bunun bize musallat olmayacağı belli. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Okay, that.. | Peki, o zaman... | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Should be all of us then, right? | ...hepsini bulduk, öyle değil mi? Hemen hemen. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Hey, guys. Hey. | Selam kızlar. Selam. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
What are you doing? | Ne yapıyorsunuz? Bunları zeminin altındaki gizli yerde bulduk. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
How old were you in this photo? | Bu fotoğrafta kaç yaşındasın ki? 5 ya da 6. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
And you found these in this house? | Yani bunları bu evde mi buldunuz? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Do you know who used to live here? | Burada önceden kimin yaşadığını biliyor musun? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Not really, I mean we remember that | Pek değil yani sadece Cadılar Bayramı'nda bize elma veren bir adam hatırlıyoruz... | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
and wasn't very nice. | ...ve pek de iyi biri olmadığını. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Um, do you know who these other girls are? | Diğer kızların kim olduğunu biliyor musunuz? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Well, yeah. We found almost all of them online, | Evet, neredeyse hepsini internette bulduk ve iyi durumdalar. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Well, I guess the next order of business | Sanırım yapılacak bir sonraki şey şu elma veren adamı bulmak. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Well, I think now that you are in good hands, | Güvende olduğuna göre artık ben gitsem iyi olur. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
I have, like, a ton of work to catch up on. | Halletmem gereken bi' ton iş var. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Thank you so much for your help again. | Yardım ettiğin için tekrar teşekkürler. Sorun değil. | Find Me-1 | 2014 | ![]() |
Oh, sorry. | Affedersin. Yarın mesajlaşırız olur mu? | Find Me-1 | 2014 | ![]() |