Search
English Turkish Sentence Translations Page 19354
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| What are you doing here? | Burada ne işin var? Buraya gelir gelmez sana uğrayacağımı söylemiştim. | Find Me-1 | 2014 | |
| We haven't really finished unpacking yet, | Daha kutuların tamamını açamadık, geri kalan eşyalarımız da yarın gelecek. | Find Me-1 | 2014 | |
| Gotcha. Where's Tom? | Anladım. Tom nerede? | Find Me-1 | 2014 | |
| Tim. | Tim. Tanrım, Tim. | Find Me-1 | 2014 | |
| Where's Tim? I want to meet this guy. | Tim nerede? Onunla tanışmak istiyorum. | Find Me-1 | 2014 | |
| Oh, he just ran out to get champagne, he'll be back. | Şampanya almaya gitti birazdan gelir. | Find Me-1 | 2014 | |
| Oh, well, I won't stay long. | Çok kalmayacağım, sizi kutlamanızla baş başa bırakacağım. Sadece seni görmek istedim. | Find Me-1 | 2014 | |
| It's been so long. | Çok uzun zaman oldu. Harika görünüyorsun. Sen de öyle. | Find Me-1 | 2014 | |
| Married life looks like it's going well for you. | Görüşüne bakılırsa evlilik hayatı sana yaramış. | Find Me-1 | 2014 | |
| Thanks. I'm still sorry I missed the wedding by the way. | Teşekkür ederim. Düğüne gelemediğim için üzgünüm. | Find Me-1 | 2014 | |
| Oh, shut up. You know it's fine. | Boş ver, sorun değil. | Find Me-1 | 2014 | |
| Little bit of a fixer upper here? | Buraya biraz tamirat mı gerekli? Biraz işte. Evet, anlat bakalım... | Find Me-1 | 2014 | |
| why couldn't Tim teach at the school here, | ...Tim neden buradaki okulda öğretmenlik yapmıyor, eve 30 dakika daha yakın değil mi? | Find Me-1 | 2014 | |
| Yeah, but they're not the ones | Evet ama buradaki okul ona iş teklifi yapıp maaşına da zam yapmadığı için. | Find Me-1 | 2014 | |
| And uh, I don't know he doesn't mind the commute, | Uzak olması onun için pek önemli değil ayrıca bu ev de kaçırılmayacak kadar ucuzdu. | Find Me-1 | 2014 | |
| Speaking of which, could I get a tour? | Hazır ev demişken, bir tur atabilir miyim? | Find Me-1 | 2014 | |
| Oh, yeah, of course, of course, uh. | Evet, tabii ki. | Find Me-1 | 2014 | |
| So this is the living room, | Burası oturma odası... | Find Me-1 | 2014 | |
| It's working. | İşe yaramış. Burası mutfak. | Find Me-1 | 2014 | |
| This place is kind of huge, how did you guys find it. | Burası bildiğin büyük bir ev, burayı nasıl buldunuz ki? | Find Me-1 | 2014 | |
| We were actually looking at a place down the street, | Biz aslında sokağın aşağı tarafında bir ev bakıyorduk... | Find Me-1 | 2014 | |
| and I saw this and I kind of fell in love with it. | ...ama burayı gördüğüm an bayıldım. | Find Me-1 | 2014 | |
| It was kind of weird because it wasn't | Aslında bir bakıma garipti çünkü burada satılık ilanı yoktu. | Find Me-1 | 2014 | |
| Wait it wasn't for sale or anything? | Dur biraz, burası satılık değil miydi? | Find Me-1 | 2014 | |
| It had been empty for a while | Burası bir süredir boşmuş ama kimse tutmak istemiyormuş... | Find Me-1 | 2014 | |
| and we put in an offer, a really low offer, | ...biz de bir teklifte bulunduk, gerçekten düşük bir teklifti, onlar da kabul ettiler. | Find Me-1 | 2014 | |
| Oh. Lucky you, I guess. Yeah, right? | Şanslıymışsın. Evet, öyle değil mi? | Find Me-1 | 2014 | |
| You want to see the rest of it? Yeah. | Geri kalanını görmek ister misin? Evet. | Find Me-1 | 2014 | |
| So this is the main bedroom, 1 | Burası ana yatak odası, diğeri biraz küçük olduğu için orayı... | Find Me-1 | 2014 | |
| like an office slash guest room thing with it. | ...misafir odasıyla karışık ofis gibi bir şey yapacağız. | Find Me-1 | 2014 | |
| Is someone standing out there? | Dışarıda duran biri mi var? | Find Me-1 | 2014 | |
| Where? | Nerede? Gel de bir bak sanki dışarıda duran biri var. | Find Me-1 | 2014 | |
| Should I turn the light off so we can see better? | Daha iyi görelim diye ışıkları kapatayım mı? | Find Me-1 | 2014 | |
| Sure, let's make this more terrifying than it already is. | Kapat tabii, bunu olduğundan daha da korkunç hale getir. | Find Me-1 | 2014 | |
| It may just be something in the yard. | Belki de bahçedeki bir şeydir. Oraya çıktın mı? | Find Me-1 | 2014 | |
| Yeah, earlier, but I don't think | Evet, sabah çıkmıştım ama bir şey gördüğümü sanmıyorum. | Find Me-1 | 2014 | |
| Why are we whispering? | Neden fısıldıyoruz ki? Sana uyuyordum ben. | Find Me-1 | 2014 | |
| I'm home. It's Tim. | Eve geldim. Tim geldi. | Find Me-1 | 2014 | |
| Hey, you scared us. | Korkuttun bizi. Artık kendini 2 kişi olarak mı görüyorsun? | Find Me-1 | 2014 | |
| No, jerk, Claire is here. Hi. | Hayır aptal, Claire burada. Selam. | Find Me-1 | 2014 | |
| Oh, hey, I've heard so much about you. | Selam, senin hakkında çok şey duydum. | Find Me-1 | 2014 | |
| Dragged her kicking and screaming is more like it. | Çığlıklarına ve karşı koymalarına rağmen onu getirebildim. | Find Me-1 | 2014 | |
| That is not true. I'd just been gone for so long | Hiç de bile. Buradan uzun süre ayrı kalınca artık burayı evim gibi hissetmiyordum. | Find Me-1 | 2014 | |
| So we think we just saw someone standing in the backyard. | Sanırım arka bahçede duran birini gördük. | Find Me-1 | 2014 | |
| Will you look and tell us if we are being crazy? | Bir bakıp bizim deli olup olmadığımızı söyler misin? Ne? Ne zaman? | Find Me-1 | 2014 | |
| Just now in the bedroom. | Biraz önce yatak odasında. | Find Me-1 | 2014 | |
| Where? | Nerede? Görürsün. | Find Me-1 | 2014 | |
| I don't see anything, I see dark. | Karanlıktan başka hiçbir şey görmüyorum. | Find Me-1 | 2014 | |
| Well there was definitely something there, we think. | Kesinlikle orada bir şey vardı, yani öyle sanıyoruz. | Find Me-1 | 2014 | |
| Well, it's gone now. | Gitmiş o halde. | Find Me-1 | 2014 | |
| So dinner this week? | Bu hafta yemeğe çıkarız değil mi? Evet, iyi fikir. | Find Me-1 | 2014 | |
| Well, it was great to kind of meet you Tim. | Seninle tanışır gibi olduğuma gerçekten memnun oldum Tim. 1 | Find Me-1 | 2014 | |
| Stop it. Bye. | Kes şunu. Hoşça kal. Görüşmek üzere. | Find Me-1 | 2014 | |
| She seems nice. | İyi birine benziyor. Çok daha iyidir, benim lisedeki en iyi arkadaşım. | Find Me-1 | 2014 | |
| So I got you two bottles of champagne | Macera dolu bir geceye hazırsan sana iki şişe şampanya aldım... | Find Me-1 | 2014 | |
| plus some candy and snacks if the pizza sucks. | ...ayrıca pizza kötü çıkarsa diye biraz mum ve atıştırmalık bir şeyler de aldım. | Find Me-1 | 2014 | |
| I'll find the flutes tomorrow. | Kadehleri yarın bulurum. Tamam. | Find Me-1 | 2014 | |
| To... | Yeni evimizdeki ilk gecemize... | Find Me-1 | 2014 | |
| and to your homecoming. | ...ve evine geri döndüğüne. | Find Me-1 | 2014 | |
| And to your new job and to us. | Ayrıca senin yeni işine ve bize. | Find Me-1 | 2014 | |
| Is it weird being back? | Geri dönmek tuhaf mı? | Find Me-1 | 2014 | |
| My old place was a few blocks away, | Eski evim birkaç sokak ilerideydi ve oyun oynamaya pek bu taraflara gelmiyorduk. | Find Me-1 | 2014 | |
| The royal "we" again? | Tekrar mı 'biz' demeye başladın? | Find Me-1 | 2014 | |
| Just the other kids and I. | Diğer çocuklar ve ben işte. | Find Me-1 | 2014 | |
| Tomorrow I'm going to unpack, | Yarın kutuları açmayı bitirip, evi biraz derleyip düzenlemeye çalışacağım... | Find Me-1 | 2014 | |
| start the job hunt next week. | ...haftaya da iş kovalamaya başlarım artık. İyi görünüyor. | Find Me-1 | 2014 | |
| Morning. Hey, we're from Young Services moving, | Günaydın, biz Young Services nakliyattan geliyoruz... | Find Me-1 | 2014 | |
| We've got all your gear here. Oh, yeah, yeah, come on in. | ...eşyalarınızı getirdik. Evet, buyurun girin. | Find Me-1 | 2014 | |
| Excellent, couches right in here? | Harika, kanepe buraya mı? Evet, şu eşyaları ayağınızın altından alayım. | Find Me-1 | 2014 | |
| All right, let me know if you need anything. | Bir şeye ihtiyacınız olursa seslenirsiniz. Tamamdır. | Find Me-1 | 2014 | |
| That's, ah, should be the last of it. | Bu sonuncuydu. Arabanız çekicinin arkasında, yola indirdik, başka bir şey var mıydı? | Find Me-1 | 2014 | |
| No, no that's great, thank you so much. Excellent. | Hayır, çok teşekkür ederim. Harika, biz teşekkür ederiz. | Find Me-1 | 2014 | |
| You guys have a good day. All right, thanks a lot. | Size iyi günler. Teşekkür ederiz. | Find Me-1 | 2014 | |
| You think he's going to believe you? | Sence sana inanır mı? | Find Me-1 | 2014 | |
| I don't know why he wouldn't. | Neden inanmasın ki? | Find Me-1 | 2014 | |
| Yeah I don't know, cause in the movies, | Bilemiyorum ki. Filmlerde ne zaman kadın kocasına evin lanetli olduğunu söylese... | Find Me-1 | 2014 | |
| he always says it's, like, stress | ...adam hep kadına ya strestendir der ya da ona deli muamelesi yapar. | Find Me-1 | 2014 | |
| Uh, Tim believes in ghosts way more than I do, | Tim, hayaletlere benden daha fazla inanır. Eğer ev lanetliyse bence buna bayılır. | Find Me-1 | 2014 | |
| He watches all of those, like, ghost hunting night vision shows | Bir şey görmek için o gece görüşlü kamerayla hayalet avlamaya çalışan... | Find Me-1 | 2014 | |
| just hoping to see something... | ...programların hepsini izler. | Find Me-1 | 2014 | |
| Do you think it is just stress? | Sence stresten mi? Hayır, eğer evimde durduk yere... | Find Me-1 | 2014 | |
| if my house started breaking stuff | ...bir şeyler kırılsa ve yansımam beni artık yansıtmasa gerçekten ödüm patlardı... | Find Me-1 | 2014 | |
| even if I was drunk. | ...sarhoş olsam bile korkardım. | Find Me-1 | 2014 | |
| I think I'll wait a couple days to tell him anyway. | Sanırım ona söylemek için birkaç gün bekleyeceğim. Neden bekliyorsun ki? | Find Me-1 | 2014 | |
| It could just be the house settling right? | Yerleşme telaşından da olabilir. Nedeni bu da olabilir. | Find Me-1 | 2014 | |
| Yeah. That happens all the time on House Hunters. | Evet, House Hunters programında bu sürekli olur. | Find Me-1 | 2014 | |
| Shut up. You get ghosts. | Kes sesini. Sana hayalet dadanmış. | Find Me-1 | 2014 | |
| We have a ghost. You do have a ghost. | Bize dadanan bir hayalet var. Sizin bir hayaletiniz var. | Find Me-1 | 2014 | |
| I think tonight, | Sanırım bu akşam, 'kıyafetleri yerlerine asma'... | Find Me-1 | 2014 | |
| "hanging up clothes" thing. | ...olayını yapacağım. Tam romanlık bir fikir! | Find Me-1 | 2014 | |
| How did you sleep? | İyi uyudun mu? Kötü rüyalar gördüm. | Find Me-1 | 2014 | |
| Take a nap today. Maybe. | Kestir biraz. Belki yaparım. | Find Me-1 | 2014 | |
| I want to get all of those boxes out of the living room first. | Ama önce oturma odasındaki bütün kutuları boşaltmak istiyorum. | Find Me-1 | 2014 | |
| Don't kill yourself, there's no rush. | Kendini paralama, acele edecek bir şey yok. | Find Me-1 | 2014 | |
| Oh I am going to go to the grocery store today. | Bugün manava gideceğim. Vereceğin bir liste var mı? Evet. | Find Me-1 | 2014 | |
| I'm late. I love you. | Geç kaldım. Seni seviyorum. Ben de seni seviyorum. | Find Me-1 | 2014 | |
| Eleven year old Gray Spidell wrote a letter asking him | 11 yaşındaki Gray Spidell ondan sakalını uzatmasını istemek için mektup yazar ve | Find Me-1 | 2014 | |
| Could you guys turn to page 60 | 60. sayfayı açıp okumaya başlar mısınız? | Find Me-1 | 2014 | |
| Hey, is everything okay? | Her şey yolunda mı? Konuşmak için birkaç dakikan var mı? | Find Me-1 | 2014 | |
| Yeah, yeah this class is done in 10 for lunch. | Evet, sınıf öğle yemeği için saat 10'da dağılacak. | Find Me-1 | 2014 |