Search
English Turkish Sentence Translations Page 19316
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
What the bloody is this? What does it look like? | Bu lanet şey nedir? Ne gibi görünüyor? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
What are they doing in your bloody pocket? | Senin lanet ceplerinde ne arıyorlar? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
What are you doing in my bloody pocket? | Sen, lanet ceplerimde ne arıyorsun? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
You, with your preoccupation Excuse me. | Sen ve senin saçma Afrikalı aç çocuk takıntın... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Bloody Africa? You can't even look after your bloody self. | Lanet Afrika mı? Sen kendine bile bakamıyorsun, lanet olası! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Excuse me. You're a hypocrite. | Bakar mısınız? Seni ikiyüzlü! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Look who's talking. I put you on a pedestal. | Şu konuşana bir bak. Sana değer vermiştim. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
But it's your pedestal, Sardeep, not mine. | O senin verdiğin değer, Sardeep, benim değil. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Don't you bloody interrupt me. This is a respectable establishment. | Benim sözümü kesme. Burası saygıdeğer bir işyeri. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
You can't show up here with pills. | Ceketini haplarla doldurup... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...and a black eye, frightening off the customers. | ...mor bir gözle gelip, müşterileri de korkutamazsın! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Quite right. Thank you. | Çok haklı. Teşekkürler. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I'm an Indian, and this is a bloody Indian establishment. | Ben Hindistanlıyım ve burası da Hindistan dükkânı! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I work so very hard every day. Every day, for what, huh? | Her gün dişimi tırnağıma takıyorum. Her gün... Ne için peki? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
My wife screams at me from the moment I get up to the moment I go to sleep. | Karım bana, uyandığım andan, uyuyacağım ana kadar bağırıp duruyor. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
All I want is a little bloody peace and quiet in my life. | Tek istediğim hayatımda bir miktar huzur ve sessizlik. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And this is not a bloody ashram! | Bu da lanet bir Ashram değil! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I will not work for a bigot. | Bir yobazla çalışmayacağım! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I'm going to Africa... | Afrika'ya gidiyorum... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...and I don't care what you, or you, or anyone else thinks about it. | ...ve ne senin, ne de senin, veya başka hiçbirinizin hiçbir önemi yok! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
If I have to rob a bank to pay my way, then so be it. | Yolculuğumu ödemek için banka soymam gerekirse, soyarım. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
This is not... Piss off. | Bu olan... Kes çeneni. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Listen, if women weren't so fucking boring... | Bak, eğer kadın çok sıkıcıysa... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Harry wouldn't be in business. | ...Harry işe el atmaz. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I hates woman, just like my mommy and my sister. | Kadınlardan nefret ederim, tıpkı annem ve kız kardeşimden ettiğim gibi. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I don't hate women. I just feel sorry for them. | Ben nefret etmem. Sadece onlara acırım. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
They don't use their imagination, you know? | Hayal güçlerini kullanamıyorlar, anlıyor musun? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Men like strange, they like new. I see it every night, don't I? | Erkekler sıradışılıktan hoşlanır, yenilikten hoşlanır. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
You know how much pizza I eat every week? | Bir haftada kaç pizza yiyorum biliyor musun? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Forty nine for the delivery to find one I like. | Beğenebileceğim bir teslimatı bulmak için kırk dört tane yiyorum. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
What, you like the delivery boy? | Yoksa kurye çocuk bulabilmek için mi? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I love the delivery boys. | Kurye çocuklara bayılırım. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
In one night, I eat 20 pizza because the same boy's coming. | Bir keresinde aynı kurye çocuk gelsin diye bir gecede kırk pizza yemiştim. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
You know what I say to him? | Ona ne dediğimi biliyor musun? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
No. Call me Margarita tonight. | No. Bana bu gece Margarita desene. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Honey, you show me a beautiful girl. | Tatlım, bana güzel bir kız göster... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...and I'll show you a man who's tired of fucking her. | ...ben de onu sikmekten sıkılan bir adam göstereyim. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Are you sure? You want varnish? | Emin misin? Parlatıcı ister misin? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Talk is cheap. Simple, isn't it? | Ağzı olan konuşuyor. Basit, değil mi? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Variety is the spice of life. | Çeşitlilik hayatın tuzu biberidir. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Am I right or am I right? | Haklı mıyım, haklı mıyım? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
She's forever right. | O daima haklıdır. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Hi, Holly. Late again? | Selam, Holly. Yine mi geç kaldın? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
So how much do we know? | Peki, ne kadarını biliyoruz? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Is that Holly? | Bu Holly mi? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Good girl. | Vay anasını! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Come on, Britney. | Haydi, Britney! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Yo, professor. | Profesör. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Delivery boy. | Kurye geldi! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
We've got ripe olives from Turkey. | Türkiye'den yeşil zeytinimiz varmış! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
We've got one loaf organic bread, brown. | Organik, kahverengi yulaf ekmeğimiz varmış! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
We've got. | Tanrımızdan... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...a fruit basket from the Lord, all sprinkled with nectars. | ...bir meyve sepetimiz varmış, tazecik nektarla serpili. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
A special for my blind man. | Kör arkadaşıma özel. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Rubbish, isn't it? | Berbattı, değil mi? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
In fact, it's brilliant. | Aslında, harika. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I wanna read more. There aren't any more. | Daha fazla okumak istiyorum. Daha fazlası yok. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
There are such things as Braille, you know? | Kör alfabesi gibi şeyler var, biliyorsun değil mi? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
What's the point of sitting here feeling sorry for yourself? | Burada oturup, kendin için üzülmenin manası ne ki? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I would give my eyes to write like you. | Senin gibi yazabilmek için gözlerimi verirdim. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Okay, okay. Go, go. | Tamam, tamam. Git, git. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Thank you for helping the fucking blind man. | Lanet bir köre yardım ettiğin için teşekkürler. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Can I just put away this for you? | Senin için şunları yerleştireyim mi? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Please, just go. | Lütfen, git hemen! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Using the time. Good, ladies. | Zamanı kullanın. Harika, bayanlar. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Up. That's it. Right round. Good. Oh, good. | Yukarı. İşte oldu. Dönün. Güzel. Çok güzel. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And around. And four. | Ve dönün. Ve dört. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Tight fifth, through, and back to the last. | Hemen beş, uzanın,... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Good. Two. | Güzel. İki. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Over. | Sona doğru. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And through. | Ve uzanın. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Okay, thank you. Thank you, Shaun. | Tamam, teşekkürler. Teşekkürler, Shaun. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Right, see you tomorrow, thanks. | Tamam, yarın görüşürüz, teşekkürler. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Excellent choice. Yeah? | Harika bir seçim. Öyle mi? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Now, you know what you should try with that? | Peki, bununla neyi deneyeceğini biliyor musun? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Just a little virgin olive oil... | Şimdi ekmeğini yavaşça... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...and just slowly dip in bread. | ...taze zeytinyağına batıracaksın. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
No, try this one. Another one of Deb's recipes. | Hayır, bunu dene. Deb'in başka bir yemek tarifi. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Pork pie and guacamole. | Domuz turtası ve guacamole. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I'm so, so sorry. I'm so, so sorry. I'm sorry. | Çok, çok üzgünüm. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Have you done your homework? | Ödevini, yaptın mı bakalım? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Mrs. Goldfarb... | Bayan Goldfarb... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...are you trying to seduce me? | ...benim, ırzıma mı geçeceksiniz? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Come here, you naughty little boy. | Buraya gel, seni küçük yaramaz velet. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Come on. Over. | Haydi, yat! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
What are you? Naughty. | Nesin sen? Yaramaz. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
A naughty little boy. Say it. | Küçük yaramaz bir velet! Söyle bakalım! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Naughty. Naughty little boy. | Yaramaz! Yaramaz küçük velet! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Ah! Not that hard. Ow! Stop it. | O kadar sert vurma! Dur! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Fucking hell. | Hay sokayım! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Two men fall through the chimney. One is dirty, one is clean. | İki adam bacadan içeri düşer. Birisi kirlidir, diğeri temiz... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Which one needs to take a bath? | ...hangisinin banyo etmesi gerekir? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
You need to take a bath. | Senin banyo etmen gerek... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And stop sneaking around like some perv. | ...hem etrafta da sapık gibi sinsi sinsi dolaşma. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Why don't you just tell her? | Niye ona söylemiyorsun? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
How can you take that dude seriously. | 32 yaşına geldiğinde, kuşunu kaldırmayı bırakan bir adamı... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Sex isn't everything. | Seks her şey demek değildir. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
It is in Africa. | Afrika'da her şeydir. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
You're a sick man. | Sen hasta birisin. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Thank you. Finally. | Teşekkür ederim. Sonunda! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |