Search
English Turkish Sentence Translations Page 182111
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
but my bosses think you're stuck on acquiring television and won't listen. | ...ama patronlarım sizin televizyonda ısrarlı olup dinlemeyeceğinizi düşünüyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Well, that's not true. That's what I said. | Bu doğru değil. Ben de öyle dedim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I said that the man who in 1971 looked into the future | 1971'de ileriyi görebilen... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
the man who applied Japanese management ideas while others kowtowed to the unions, | ...diğerleri demode yöntemlere bağlıyken Japon işletme fikirlerini uygulayan bir adam... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
the man who saw the Ma Bell break up coming from miles away, | ...Ma Bell'in tasfiyesini çok önceden tahmin eden bir adam... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
this man did not get to be this man you, I mean | ...bu adam öyle bir adam olamaz dedim. Yani siz... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
by shutting himself off to new ideas. Am I right or am I right? | ...kendinizi yeni fikirlere kapatmış olamazsınız. Haksız mıyım? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I think you're right. Damn straight I'm right. | Sanırım haklısın. Kesinlikle haklıyım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
If you have a property, I'd love to hear. | Proje hazırladıysanız dinlemek isterim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You would? Well, absolutely. | Öyle mi? Kesinlikle. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
What looks good now? There she is. | İşte orada. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I just realised that I... I'm hogging the father of the bride. | Gerçekten şimdi fark ettim de, gelinin babasını kapmışım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
And I see Phyllis coming... What do you say that I give you a call on Monday? | Ve Phyllis buraya geliyor. Sizi pazartesi günü aramama ne dersiniz? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Our media consultant is Tim Draper. Tim. Right. | Medya danışmanımız Tim Draper. Tim. Tamam. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Honey, I'm starved. So am I. | Tatlım, açlıktan ölüyorum. Ben de öyle. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Bye. Bye. | Hoşça kalın. Koşça kalın. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Go ahead and laugh. He wants us to meet with his people first thing Monday. | Gülmeye devam et. Pazartesi ilk iş elemanlarıyla görüşmemizi istiyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Oren Trask? The man who said "What if we sliced the bread before we sold it?" | Oren Trask'mı? "Ekmeği satmadan önce dilimlersek ne olur?" diyen adam mı? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
No, no, no. I loved it. I had fun. And you were amazing. | Hayır, hayır, buna bayıldım. Çok eğlendim ve sen inanılmazdın. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You think so? Amazing. | Öyle mi dersin? İnanılmaz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
The Fort Worth station projected revenues should read up 8%, not 6% . | Fort Worth istasyonu, kazancını %6'dan %8'e çıkarmayı plânlıyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
And where it says the FCC ruling on Metro's Memphis transmitter is pending, | Ve FCC'e göre Metro'nun Memphis vericisi inceleniyor... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
that's outdated. FCC approved it Friday. | ...bunun zamanı geçmiş. FCC cuma günü onaylamış. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Doubles the signal reach. | Çift verici. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Ups the station's value by 30%. | İstasyon kazancını %30 arttırıyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
And now back to our regularly scheduled programming. | Şimdi programımıza geri dönelim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Trainer and McGill. Yes. Top of the stairs. | Trainer ve McGill. Evet. Yukarı çıkın. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Are we waiting for Mr Trask? | Bay Trask'ı mı bekliyoruz? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Mr Trask doesn't sit in at this level. | Bay Trask bu toplantıya katılmayacak. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Of course he doesn't. | Tabi katılmaz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Here's the way we see it. Trask Industries has two important needs to meet at this time. | Şöyle düşünüyoruz. Trask Endüstri'nin iki önemli ihtiyacı var. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
By acquiring Metro Radio Network, you nail two birds with one stone... | Metro Radyo Ağını satın alarak bir taş ile iki kuş vuracaksınız. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Excuse me. Do you have any other proposals besides Metro? | Affedersiniz, Metro dışında bir teklifiniz var mı? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
No. Why? Metro's a terrific opportunity. | Hayır, neden? Metro mükemmel bir fırsat. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I'm sure it is, but a Chicago group just put a bear hug on Metro this morning | Eminim öyledir ama Chicago grubu bu sabah Metro'yu devralma girişiminde bulundu... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
and the company's in play. | ...ve şirket buna açık. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Just this morning? Who? | Bu sabah mı? Kim? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
The Slade brothers. | Slade kardeşler. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Trask isn't aiming at radio anyway. | Zaten Trask radyoları hedeflemiyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
We certainly don't want to get into a bidding war. | Bir savaşa girmek istemiyoruz kesinlikle. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Armbrister looks at Metro as if it were part of his family. He cares who he's selling to. | Armbrister Metro'yu ailenin parçası olarak görüyor. Kime satacağı onun için önemli. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Yes. And he holds the majority of the stock. | Evet. Ve hisselerin çoğunluğu onda. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Look. If the Slades are uninvited, and I'm sure they are, | Bakın eğer Sladeler davetsiz misafirse ve ben öyle olduklarından eminim... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
and Armbrister and Trask can agree on a deal, then we won't have a war. | ...Armbrister ve Trask anlaşma yapabilir, böylece savaşmayız. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
If I get Armbrister up here, will Trask take the meeting? | Armbrister'ı buraya getirirsem Trask görüşür mü? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
A lot of ifs. We really don't want to get involved. | Çok fazla "eğer" var. Bununla ilgilenmeyi gerçekten istemiyoruz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
24 hours. Sorry. Not interested. | 24 saat. Üzgünüm, ilgilenmiyoruz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
All right, sir. | Tabi efendim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Yes, he'll take the meeting. | Eveti görüşecek. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
That was Mr Trask? Yes, it was. | Bay Trask'mıydı? Evet. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
How did he know? | Nereden bildi? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
He knows everything. | O her şeyi bilir. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
How'd you get this scar? | Bu yara izi nasıl oldu? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Some guy pulled a knife in Detroit. | Detroit'te bir adam bıçakladı. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I was 19 and I thought it'd be cool to have a pierced ear. | 19 yaşındaydım ve kulağımı deldirmenin havalı olacağını düşündüm. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
My girlfriend stuck the needle through and I fainted and hit my chin on the toilet. | Kız arkadaşım iğneyi batırınca bayılıp çenemi klozete vurdum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Have you been telling that story ever since? | Bu hikâyeyi kimseye anlattın mı? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You're the only one who knows the true story. | Gerçek hikâyeyi sadece sen biliyorsun. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Except the girlfriend. | Kız arkadaşın dışında. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I had her disappear. | Onu kaybettim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's too bad. Nice girl. Real shame. | Bu çok kötü. İyi kızdı. Çok yazık. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Jack, there's something that I have to tell you. | Jack, sana söylemem gereken bir şey var. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I know. No... | Biliyorum. Hayır... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Yeah, OK. Well, call me when you get in. | Evet, tamam. Gelince beni ara. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
OK. Bye. | Tamam, hoşça kal. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
OK... There's this woman. | Tamam, şu kadındı. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
But technically it's not. I just haven't had a chance to break it off yet. | Ama teknik olarak değil. Sadece henüz ayrılma şansı bulamadım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's OK. You don't have to explain. | Sorun değil. Açıklamak zorunda değilsin. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
No, really. We were supposed to go away together a couple of weeks ago | Hayır gerçekten. Birkaç hafta önce birlikte tatile gidecektik... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
and I was gonna tell her then. | ...ve ona o zaman söyleyecektim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
But I had to work through the weekend and never got there. | Ama hafta sonu çalışmam gerekti ve gidemedim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's just a... a timing thing. | Bu sadece zaman meselesi. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's just she broke her leg skiing and was laid up | Kayak yaparken bacağını kırdı ve yatağa düştü. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
and I couldn't see doing it over the phone, you know. | Bunu telefonda yapamazdım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Kicking somebody when they're down. | Yani düşen birine tekme atamam. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I wouldn't mention it, except she's in your department at Petty. | Petty'de senin bölümünde çalışıyor olmasaydı lafını bile etmezdim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You mentioned her the first time you called. Katharine. | İlk aradığında ondan bahsetmiştin. Katharine. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Parker. Yeah. | Parker. Evet. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Now what did you wanna tell me? | Bana ne söylemek istiyordun? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
120, even. | 120 dolar. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Miss. Miss, you forget your book. | Bayan, bayan, kitabınızı unuttunuz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Tess. It's me. I'm back. | Tess, benim. Geri döndüm. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
She took a muscle relaxant for the flight. | Uçuş için kas gevşetici aldı. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Let's all have one. I don't think so. | Haydi herkes alsın. Sanmıyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Telephone. I need a telephone. | Telefon. Bir telefona ihtiyacım var. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Tess, take care of the bags. I'll meet you at the car. | Tess, bavullarla ilgilen. Arabada buluşuruz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I love these pills. | Bu haplara bayılıyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Just for a minute, Jack. Please? | Sadece bir dakika Jack. Lütfen? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I must see you, darling. | Seni görmeliyim sevgilim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
My apartment in one hour and I won't take no for an answer. | Bir saat sonra benim evimde ve hayırı cevap kabul etmiyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
No, I won't take no for an answer. | Hayır, hayırı cevap kabul etmiyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Oh, I'm home. I'm home, I'm home. | Evdeyim, evdeyim, evdeyim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Did you happen to see this? What is it? | Bunu gördün mü? Nedir o? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's an outline of your idea for a Trask radio acquisition. | Trask radyo devir alımıyla ilgili fikrinin taslağı. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I was planning to send it over to Jack Trainer. I thought I'd give your idea one last go round. | Jack Trainer'a göndermeyi plânlıyordum. Fikrine bir şans verebilirim diye düşündüm. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It just occurs to me, looking at it, that it reads as though it were my idea. | Sadece benim fikrimmiş gibi gösteriyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Jack got burned once. He was accused of stealing a plan for taking a company private. | Jack'in başı bir kez yandı. Şirket devralımı için plânı çalmakla suçlandı. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
He's very sticky about the ethics of reviewing other people's strategies. | Başkalarının fikirlerini incelerken etik kurallara çok bağlıdır. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
He wouldn't do it if it was from a colleague, and I couldn't say it was a secretary's notion. | Bu teklif bir meslektaşından gelmeseydi yapmazdı ve ben de sekreterin fikri diyemezdim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Anyway, the point is, Tess, that I'm still trying to get you heard. | Neyse, önemli olan Tess, hâlâ fikrini duyurmaya çalışıyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |