Search
English Turkish Sentence Translations Page 182106
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
Back to the gold mines. Right. | Altın madenlerine dönüş. Evet. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You'll set those up? Right away. | Sen bunları ayarlar mısın? Hemen. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Dim sum, Tess. I like it, contribution wise. | Dim sum, Tess. Hoşuma gitti, akıllıca. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
The chief says "We will give you an honourable death." | Şef der ki: "Sana şerefli bir ölüm bahşedeceğiz." | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
"But first, keke." | "Ama önce, kiki." | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Excuse me. Excuse me. | Müsaadenizle. Müsaadenizle. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Dim sum? Yes, yes. | Dim sum? Evet, evet. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Come on, Katharine. What do you say? | Haydi Katharine. Ne diyorsun? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Jim, the man who spends every weekend in August glued to his desk, | Jim, Ağustos ayında her hafta sonunu masasına yapışık geçiren bir adam... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
that man knows that I can't just sneak out of my own party. | ...kendi partimden sıvışamayacağımı bilir. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I'll tell you what, though. You get me in on the Southeast Air divestiture plan, | Bak ne diyeceğim. Beni Güneydoğu Havayolu ayrıştırma plânına dahil et... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I'll buy you a drink. Bottle of Cristal, two straws. | ...sana bir içki ısmarlarım. Bir şişe Cristal, iki pipet. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Deal? Okey dokey. | Anlaştık mı? Tamamdır. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Dim sum? Hi. | Dim sum? Merhaba. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Thank you. What a slob. | Teşekkür ederim. Ne sersem. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You were so smooth with him. I would have... | Ona çok kibar davrandın. Ben olsaydım... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Never burn bridges. Today's junior prick, tomorrow's senior partner. | Asla köprüleri yıkma. Bugünün küçük dikeni yarının büyük ortağıdır. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
So, how do you think the party's going? Pretty well, I think. | Sence parti nasıl gidiyor? Gayet iyi sanırım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Should I stop serving now? | Servis yapmayı bırakabilir miyim artık? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Better make one more round. Right. | Bir tur daha atsan iyi olur. Tamam. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I'd help, but we can't busy the quarterback with passing out the Gatorade. | Yardım ederdim ama oyun kurucunun Gatorade'den sarhoş olmasına izin veremeyiz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Arnie, my hero. You've come. | Arnie, kahramanım. Gelmişsin. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I have an idea and you said I could come to you. | Bir fikrim var ve sana gelebileceğimi söylemiştin. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Well, you know how Trask Industries has been looking to buy into broadcasting? | Trask Endüstri'nin nasıl bir yayın almak istediğini biliyor musun? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
The department is... Working on it, yeah. | Bölümleri... Üstünde çalışıyor, evet. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I've been following it myself, and all of a sudden I thought "radio." | Bunu takip ediyordum ve aniden aklıma radyo geldi. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Trask is looking for television stations. So is every Tom, Dick and Harry. | Trask, televizyon istasyonları arıyor. Bütün Tom, Dick ve Harry'ler de öyle. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
My idea is that they get their feet wet in radio and build from there. | Radyolara el atıp oraları da bünyelerine alabileceklerini düşündüm. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's not as glamorous as jumping right into TV, | TV dünyasına girmek kadar göz alıcı değil... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
but it's a solid place to start and there's a lot more of them for sale. | ...ama başlamak için mükemmel bir alan ve satılık çok fazla radyo var. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Plus it would solve Trask's problem with the Japanese trying to take him over, | Ayrıca bu Japonların Trask'ı devralma plânlarını da bozar... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
because FCC forbids foreign ownership of radio as well as TV. | ...çünkü FCC yabancıların hem radyo hem TV sahibi olmasına izin vermiyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Interesting. You've been following this, you say? | İlginç. Bunu takip ettiğini mi söylemiştin? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
No chance you overheard it, say on the elevator? | Asansörde duymuş olma ihtimalin var mı? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
No, no way. Somewhere. | Hayır yok. Başka bir yer. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's my idea. | Bu benim fikrim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Discuss it with anyone else? Nope. You think there's something there? | Trask, televizyon istasyonları arıyor. Bütün Tom, Dick ve Harry'ler de öyle. Başka biriyle tartıştın mı bunu? Hayır. Sence iyi bir fikir mi? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Well, I can think it through for you. Leave me your notes. I'll have a look see. | Bunu iyice düşünebilirim senin için. Notlarını bırak, bir göz atarım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I've been trying to get into the entr�e programme and this would be a big push. | Faaliyete katılmaya çalışıyorum ve bu büyük bir atılım olabilir. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
If anything happens, you'll... Absolutely, Tess. | Eğer bir şey olursa sen... Kesinlikle Tess. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Two way street, remember? | İki yönlü yol, unuttun mu? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's just... It's so exciting. I mean, she takes me seriously. | Bu çok heyecan verici. Yani beni ciddiye aldı. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I know you hate when I say this, but I think it's because she's a woman. | Bunu söylememden hoşlanmayacağını biliyorum ama bence kadın olduğu için. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
There's none of that chasing around the desk crap. | Bu o ofiste flört saçmalıklarına benzemiyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
And it's like she wants to be my mentor, which is exactly what I needed. | Ve sanki benim akıl hocam olmak istiyor; yani tam ihtiyacım olan şey. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I feel like I'm finally gettin' somewhere. | Sonunda bir yerlere gelebileceğimi hissediyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
That's great, but let's step on it or the pizza's gonna freeze, honey. | Bu harika ama şimdi boş verelim onu yoksa bu pizza buz tutacak tatlım. Haydi. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Maybe we could all go out sometime. Dinner in the city. | Belki bir ara hep birlikte yemeğe çıkabiliriz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You would like her, I think. | Bence onu seversin. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
God. Remember when all you had to do was a few buckles? | Tanrım. Sadece bir kaç kopça takmanın gerektiği zamanları hatırlıyor musun? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Yeah. Those were the days. | Evet. O zamanlar öyleydi. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I called the inn. All they can give you is a ground floor single in the new wing. | Oteli aradım. Sana sadece yeni binada zemin katta tek kişilik oda verebiliyorlar. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Did you tell them it was me? | Onlara ben olduğumu söyledin mi? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Well, I said Parker. | Şey, Parker dedim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's this tower room with a canopy bed and a fireplace big enough to stand in. | Kubbeli yatağı ve kocaman şöminesi olan bir kule odası. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Perfect. Everything's in place. | Mükemmel. Her şey çok uygun. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
For what? The man I've been seeing for a while. | Ne için? Bir süredir görüştüğüm adam. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I think he's it. And I think this could be the weekend we decide. | Sanırım o doğru insan ve galiba bu hafta sonu karar verebiliriz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
He said there was something very important he wanted to discuss with me. | Benim konuşmak istediği çok önemli bir şey olduğunu söyledi. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I think he's gonna pop the question. | Sanırım evlenme teklif edecek. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You do? I think so. | Öyle mi sence? Sanırım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
We're in the same city now. I've indicated that I'm receptive to an offer. | Aynı şehirdeyiz. Bir teklife açık olduğumu belli ettim ona. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I've cleared the month of June. And I am, after all, me. | Haziranda karar verdim buna. Yani sonuçta söz konusu benim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
What if he doesn't pop the question? | Ya evlenme teklif etmezse? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I really don't think that's a variable. | Gerçekten bunun çelişki olduğunu sanmıyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Tess, you don't get anywhere in this world by waiting for what you want to come to you. | Tess, istediğin şeyin sana gelmesini bekleyerek... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You make it happen. | Onu kendin yaparsın. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Watch me, Tess. Learn from me. | Beni izle Tess. Benden öğren. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
By the way, I ran your Trask radio idea by some of our people. | Bu arada, senin şu Trask radyo fikrini bir kaç adamımızla görüştüm. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It seems Trask is dead set on television. | Trask televizyonda ısrarlı gözüküyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
But it wasn't out in left field either. I really liked the idea. | Yine de bu kötü bir fikir değildi, gerçekten beğendim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You just keep plugging and bring me your ideas, and we'll see what we can do. | Çalışıp fikirlerini bana iletmeye devam et, ne yapabileceğimize bakarız. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Thank you, Katharine. Tess... | Teşekkür ederim Katharine. Tess... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Look at me. Who makes it happen? | Bak bana. Bunu kim yapar? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Who does? | Kim yapar? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I do. I make it happen. | Ben yaparım. Ben gerçekleştiririm. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
That's right. Only then do we get what we deserve. | Bu doğru. Ancak o zaman hak ettiğimize kavuşuruz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Miss Parker's office. | Bayan Parker'ın ofisi. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Hi, Katharine. | Merhaba Katharine. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You what? Broke it skiing. | Ne yaptın? Kayak yaparken kırdım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
They won't be able to move me for two weeks, so this is what I need you to do. | İki hafta hareket edemeyeceğim bu yüzden sana ihtiyacım var. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Water plants. OK. | Çiçekleri sula, tamam. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Cable comes on Friday. | Cuma günü telgraf çekilecek, tamam. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Easy with the leg, will you? | Bacağa dikkat et olur mu? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Quit staring up my gown. | Geceliğime bakmayı kes. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Now, I'm staying at my parents' house and the housekeeper is in Barbados. | Ailemin evinde kalıyorum ve hizmetçi bir aylığına Barbados'a gitti. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
What a mess. You need to let in the flower man and the cleaning lady. | Ne aksilik. Çiçekçiyi ve temizlikçiyi eve sokman gerekiyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Sort through the mail. The entrance code for the front door is... | Posta kutusunu kontrol et. Ön kapının giriş kodu... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's 754 3 2000. | 754 3 2000. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I know there's more, but I can't think of what. | Başka şeyler de vardı ama şimdi düşünemiyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Go through the calendar on my desk. There's a bunch of invitations to be RSVP'd. | Masamdaki takvime göre hareket et. Cevaplanması gereken bir tomar davetiye var. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I know I'm asking an awful lot, Tess, but I don't know what else to do. | Çok şey istediğimi biliyorum Tess, ama başka ne yapabilirim bilmiyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I need you to take over. OK. Bye. | İşleri ele almanı istiyorum. Tamam, hoşça kal. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Regarding those horrid little knick knacks from the Alberts... | Alberts'tan gelen o berbat şeylere teşekkür için...... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Dear Eleanor and Gary. Thank you for the salt and pepper shakers. | Sevgili Eleanor ve Gary. O harika tuzluk ve biberlik için teşekkürler. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Not only are they the perfect house warming gift, but it was so dear of you to think of me. | Sadece mükemmel ev hediyesi oldukları için değil, beni düşündüğünüz için de. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Dear Sister. It's hard to believe it's been eight years since we said goodbye to Wellesley, | Sevgili Kardeşim. Wellesley'e veda edeli sekiz yıl olduğuna inanmak güç... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
but of course we never really say goodbye. | ...ama tabi aslında gerçekten veda etmedik. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
On behalf of the Alumni Giving Fund, I am writing to you to ask... | Mezunlar Derneği Fonu adına senden rica etmek için yazıyorum... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
To ask... To a... To ask... To... ask... | Rica etmek için... rica... etmek için... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |