• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 172549

English Turkish Film Name Film Year Details
Hello, Neddy dear! How are you, my boy? Selam Neddy, canım. Nasılsın evlat? The Swimmer-2 1968 info-icon
I'm swimming across the county. I didn't know one could. İlçe boyunca yüzüyordum. Yapılabileceğini bilmiyordum. The Swimmer-2 1968 info-icon
I met your new chauffeur. Nice boy. Sense of personal worth. Yeni soförünüzü gördüm. İyi çocuk. Özsaygısı fazla. Yeni şoförünüzü gördüm. İyi çocuk. Özsaygısı fazla. The Swimmer-2 1968 info-icon
I got a lot of laughs out of Steve. Steve had no sense of personal worth. Steeve beni güldürürdü. Steeve'nin özsaygısı düşüktü. Steve beni güldürürdü. Steve'in özsaygısı düşüktü. The Swimmer-2 1968 info-icon
Sticks and stones, sticks and stones. It'll be a tough fight, Chester. Zırvalıyorlar. Zorlu bir savaş olacak.. The Swimmer-2 1968 info-icon
Why is that tree bare? Oh, that's an ash. Şu ağaç neden kurudu? Kurumadı, cinsi öyle. The Swimmer-2 1968 info-icon
That's not even a biological fact. Biyolojik bir gerçek sayılmaz. The Swimmer-2 1968 info-icon
Safari Ball. Put me down for a table. Oh, Neddy. Safari Balosu mu? Bana da bir masa ayırın. Ama Neddy.. The Swimmer-2 1968 info-icon
A table costs $1000. Okay, put me down. Bir masa 1000 dolar. Tamam, beni de yazın. The Swimmer-2 1968 info-icon
I don't recall asking you for help. Yardım istediğimi hatırlamıyorum. The Swimmer-2 1968 info-icon
Didn't ask for any money after all. Just wait. Para istemedi. Bekle de gör. The Swimmer-2 1968 info-icon
I bet your name's Gilmartin. Kevin Gilmartin Jr., after my father. Bahse girerim adın Gilmartin. Kevin Gilmartin Jr., babamın adıyla aynı. The Swimmer-2 1968 info-icon
It's 10 cents. I'll owe it to you. 10 sent. Borcum olsun. The Swimmer-2 1968 info-icon
How do I know I'll collect? I'll drop around tomorrow and pay you. Vereceğini ne bileyim? Yarın uğrayıp paranı öderim. The Swimmer-2 1968 info-icon
How's your father? He's in love with a manicurist. Baban nasıl? Bir manikürcüye aşık oldu. The Swimmer-2 1968 info-icon
That's what Mother says. I have to depend on her for information. Annem öyle diyor. Bütün bilgileri annemden alırım. The Swimmer-2 1968 info-icon
You alone here? There's a maid. Tek başına mısın? Bir hizmetçi var. The Swimmer-2 1968 info-icon
How big? Not much bigger than you. Kaç yaşındalar? Senden fazla büyük değil. The Swimmer-2 1968 info-icon
Do you play with them? Sure. Sen onlarla oynuyor musun? Elbette. The Swimmer-2 1968 info-icon
I have an English racing bike. Fine, bring it over. We'll race you. Benim bir yarış bisikletim var. Tamam. Onu da getir. Yarışırız. The Swimmer-2 1968 info-icon
Do you want another? No, thanks. Bir tane daha ister misin? Hayır, sağol. The Swimmer-2 1968 info-icon
Do you mind if I use your pool? Not at all, but... Havuzunuzu kullanabilir miyim? Evet, ama... The Swimmer-2 1968 info-icon
It's a lot better that way. You take it from me. Almamaları daha iyi. Ben de senin gibiydim. The Swimmer-2 1968 info-icon
Till you realize. Realize what? Sonra anlarsın ki.. Neyi anlarsın? The Swimmer-2 1968 info-icon
You realize that you're free. You're your own man. Özgür olduğunu anlarsın. Kendinin patronusundur. The Swimmer-2 1968 info-icon
Hey, that's a good idea! Let's do it. İyi fikir. Hadi yapalım. The Swimmer-2 1968 info-icon
...reach and follow through. That's it. ...uzat ve geri çek. Hepsi bu.. The Swimmer-2 1968 info-icon
Hey, you got pretty good form. Bayağı iyi yapıyorsun. The Swimmer-2 1968 info-icon
I've had lots of lessons. It's just that I'm afraid of the water. Bir sürü ders aldım. Sudan korktuğum için yüzemiyorum. The Swimmer-2 1968 info-icon
I don't know how to skate. You come over, we'll teach you. Paten kaymayı bilmiyorum. Bize gel, sana öğretiriz. The Swimmer-2 1968 info-icon
Then we'll have a game of hockey. Okay. Sonra da hokey oynarız. Tamam. The Swimmer-2 1968 info-icon
For us there was. But that's a lie, isn't it? Bize göre vardı. Ama bu bir yalan değil mi? The Swimmer-2 1968 info-icon
...then it is true for you. ...o gerçektir. The Swimmer-2 1968 info-icon
Let's do it again. I gotta be going. Gene yapalım. Gitmeliyim. The Swimmer-2 1968 info-icon
Oh, come on, please? It's getting late. Hadi ama, lütfen. Geç oldu. The Swimmer-2 1968 info-icon
I'm sorry, I'd like to, but... lf you're gonna leave, then leave. Üzgünüm, isterdim, ama... Tamam, gidersen git. The Swimmer-2 1968 info-icon
What's the matter? I thought you were gonna dive. Ne oldu? Atlayacaksın sandım. The Swimmer-2 1968 info-icon
Fifteen tons, 30,000 pounds of structured aluminium and clear plastic. 15 tonluk aliminyum ve plastik. 15 tonluk alüminyum ve plastik. The Swimmer-2 1968 info-icon
Well, I thought, better late than never. You thought wrong, buster. Geç de olsa geleyim diye düşündüm. Yanlış düşünmüşsün.. The Swimmer-2 1968 info-icon
You're new around here, aren't you? What do you mean, new? Buralarda yenisin değil mi? Pek sayılmaz. The Swimmer-2 1968 info-icon
It's just I haven't seen you at parties. I haven't seen you neither. Partilerde seni hiç görmemiştim. Ben de seni görmemiştim. The Swimmer-2 1968 info-icon
Boy, you sure gotta like swimming to go in for this expenditure. Bu kadar masrafa girdiklerine göre yüzmeyi gerçekten seviyor olmalılar. The Swimmer-2 1968 info-icon
You look like the type that goes in for swimming, huh? Yüzmeyi seven bir tipe benziyorsun. The Swimmer-2 1968 info-icon
You a neighbour from around here? Buralarda mı oturuyorsun? The Swimmer-2 1968 info-icon
You a friend of the Biswangers? Biswanger'lerin arkadaşı mısın? The Swimmer-2 1968 info-icon
No, I mean, what are you doing here? I'm swimming home. Burda ne yapıyorsun? Eve yüzüyorum. Burada ne yapıyorsun? Eve yüzüyorum. The Swimmer-2 1968 info-icon
What's that got to do with it? You're divorced? What? Ne alakası var? Boşandın mı? The Swimmer-2 1968 info-icon
Where? Along a river of sapphire pools. Nereye? Safir havuzlardan oluşan bir nehre. The Swimmer-2 1968 info-icon
I never heard anyone talk like you. Come with me, be my love. Böyle konuşan birine hiç rastlamamıştım. Benimle gel, aşkım ol. The Swimmer-2 1968 info-icon
That I've heard before. Not from me. Ama böyle konuşanlara rastlamıştım. Benden duymadın. The Swimmer-2 1968 info-icon
You're no different than any other guy. But I am. Diğer erkeklerden farklı değilsin. Farklıyım. The Swimmer-2 1968 info-icon
That's where Ella put her foot through, and I mended it with plywood. Ella'nın ayağı buraya sıkışmıştı. Ben de kontrplakla tamir ettim. The Swimmer-2 1968 info-icon
What's the trouble here? This is my hot dog wagon. Ne oluyor burda? Bu benim sosis arabam. Ne oluyor burada? Bu benim sosis arabam. The Swimmer-2 1968 info-icon
We bought it. You bought it? Biz onu satın aldık. Satın mı aldınız? The Swimmer-2 1968 info-icon
At a white elephant sale. What the hell was it doing there? Kermesten aldık. Lanet olsun, burda neler oluyor? Kermesten aldık. Lanet olsun, burada neler oluyor? The Swimmer-2 1968 info-icon
Your wife must have donated it. She had no right. Karın bağışlamış olmalı. Buna hakkı yoktu. The Swimmer-2 1968 info-icon
She knows I'm crazy about this thing. Take it up with her. Bu arabaya deli olduğumu biliyor. Git de ona bağır. The Swimmer-2 1968 info-icon
I'll buy it back from you. Not interested. Bunu bana satın. Satmıyorum. The Swimmer-2 1968 info-icon
I'll give you twice what you paid for it. I'll give you $100. Ödediğinizin iki katını veririm. 100 dolara ne dersin? The Swimmer-2 1968 info-icon
I'm taking this thing home with me. Hands off, you. Bunu eve götürüyorum. Çek ellerini. The Swimmer-2 1968 info-icon
What a great suit. New? Last year's. Güzel elbise, yeni mi? Geçen seneden kalma. The Swimmer-2 1968 info-icon
I don't remember that suit. You weren't around last year. Bu elbiseyi hatırlamıyorum. Geçen sene burda değildin. Bu elbiseyi hatırlamıyorum. Geçen sene burada değildin. The Swimmer-2 1968 info-icon
What the hell are you doing here? I'm swimming home. Sen burada ne arıyorsun? Eve yüzüyorum. The Swimmer-2 1968 info-icon
You're what? Pool by pool, across the county. Ne yapıyorsun? İlçe boyunca, havuzdan havuza.. The Swimmer-2 1968 info-icon
Let me try. No. Ver ben yapayım. Hayır. The Swimmer-2 1968 info-icon
What did you do that for? Keep away from me, will you, please? Bunu neden yaptın? Benden uzak dur, tamam mı? The Swimmer-2 1968 info-icon
I just came from the Biswangers'. They snubbed me. Biswanger'lerden geliyorum. Beni kovdular. The Swimmer-2 1968 info-icon
How about you, you want a bullshot? No, thank you. Sana da bir kokteyl yapayım mı? Hayır, istemem. The Swimmer-2 1968 info-icon
How goes it in Never Never Land? What? Asla Kimse Gitmesin ülkesinde işler nasıl? Nerede? The Swimmer-2 1968 info-icon
Has the ideal all American family found happiness on the hill? İdeal Amerikan Ailesi tepedeki evlerinde mutluluğu buldu mu? The Swimmer-2 1968 info-icon
Who? How is your wife? Kim? Karın nasıl? The Swimmer-2 1968 info-icon
Physical checkups for food handlers. Yiyeceklere elleyen kimselerin sağlık muayenesinden geçirilmesi. The Swimmer-2 1968 info-icon
I came up for the opening of your show. Remember how it snowed? Gösterinin açılışına gelmiştim. Hatırlasana. Kar yağıyordu. The Swimmer-2 1968 info-icon
I ordered a horse and sleigh to take us from the hotel to the theatre. Bizi otelden tiyatroya götürmesi için bir at kiralamıştım. The Swimmer-2 1968 info-icon
I came up on a Saturday, remember? You faked a slipped disk. Cumartesi gelmiştim, hatırlasana. Sırtını incitmiştin ya. The Swimmer-2 1968 info-icon
Your standby went on for the matinee. I cured your aching back, didn't I? Oyuna çıkacaktın. Sırtını iyileştirmiştim ya. The Swimmer-2 1968 info-icon
Why? I'm expecting someone. Neden? Birini bekliyorum. The Swimmer-2 1968 info-icon
Who? None of your business who. Kimi? Seni ilgilendirmez. The Swimmer-2 1968 info-icon
Do you think I've been in a deep freeze while you've played house? Sen eylenirken ben derin dondurucuda mı bekledim zannediyorsun? Sen eğlenirken ben derin dondurucuda mı bekledim zannediyorsun? The Swimmer-2 1968 info-icon
My mother gave me 25 cents for mowing the lawn around our house. Çimleri biçmem için annem 25 sent verirdi. The Swimmer-2 1968 info-icon
It's so fast. Zaman hızla akıyor. The Swimmer-2 1968 info-icon
Spy on me? It was a long time ago. Gözetledin mi? Çok uzun zaman önce. The Swimmer-2 1968 info-icon
You were meeting your family to take them to the ballet. Ailenle baleye gitmiştiniz... The Swimmer-2 1968 info-icon
One hour before that, you'd been in bed with me. Daha bir saat önce benimle yataktaydın. The Swimmer-2 1968 info-icon
I put that smile on your face, you damned hypocrite! O gülümsemeyi bana borçluydun seni iki yüzlü yalancı... The Swimmer-2 1968 info-icon
What did I do to you, Shirley? I'm sorry for whatever I did. Sana ne yaptım ben Shirley? Ne yaptıysam senden özür diliyorum. The Swimmer-2 1968 info-icon
At lunch, you lectured me about the duties of a father and a husband. Yemekte, bana bir baba ve eş olarak vazifelerini anlatıp durdun... The Swimmer-2 1968 info-icon
Right out in front of everyone who counts. önemli olan herkesin gözleri önünde... The Swimmer-2 1968 info-icon
You cried. I also raised my voice. Ağlamıştın.. Ve bağırmıştım. The Swimmer-2 1968 info-icon
...in front of all those mink hats and snobbish waiters and stylish fags. ...orada, o mink şapkaların, züppe garsonların ve modaya uyan ibnelerin önünde... ...orada, o minik şapkaların, züppe garsonların ve modaya uyan ibnelerin önünde... The Swimmer-2 1968 info-icon
Why give up those comforts? Well, I had a few comforts of my own. O rahatı neden bırakasın ki? Ben de rahatımı düşünmedim mi sanıyorsun? The Swimmer-2 1968 info-icon
Absolutely primitive, no hang ups. You're lying. Çok bayağıydı, hiç duygu yoktu. Yalan söylüyorsun. The Swimmer-2 1968 info-icon
You called me from the station. Beni istasyondan aramıştın. The Swimmer-2 1968 info-icon
No. Please let me. Hayır. Lütfen izin ver. The Swimmer-2 1968 info-icon
Shirley, let's go away for a couple of weeks. Shirley, iki haftalığına kaçalım burdan. Shirley, iki haftalığına kaçalım buradan. The Swimmer-2 1968 info-icon
It's an inn now with crazy old four posters... Şimdi bir han olarak kullanılıyormuş. The Swimmer-2 1968 info-icon
Of course everything's always been easy for you, hasn't it? Tabii, senin için hep kolay oldu değil mi? The Swimmer-2 1968 info-icon
You must be catching something. How can I swim in a sweater? Üşütüyorsun sen. Kazakla yüzemem ki... The Swimmer-2 1968 info-icon
Listen, I'll drive you home. No. Seni arabayla eve bırakayım. Hayır. The Swimmer-2 1968 info-icon
For the love of God, why? I've just got to. I've got to. Bunu yapınca sevaba falan mı gireceksin? Yapmak zorundayım. Yapmalıyım. The Swimmer-2 1968 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 172544
  • 172545
  • 172546
  • 172547
  • 172548
  • 172549
  • 172550
  • 172551
  • 172552
  • 172553
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact