Search
English Turkish Sentence Translations Page 172545
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
Go on, beat it! | Sana defol dedim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I'll have my lawyers get in touch with you. | Yarın avukatım seni arayacak. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Yeah, you do that. | Tabii, tabii. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What a great suit. New? Last year's. | Güzel elbise, yeni mi? Geçen seneden kalma. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I don't remember that suit. You weren't around last year. | Bu elbiseyi hatırlamıyorum. Geçen sene burda değildin. Bu elbiseyi hatırlamıyorum. Geçen sene burada değildin. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
God, you look sensational. | Tanrım, harika görünüyorsun. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What the hell are you doing here? I'm swimming home. | Sen burada ne arıyorsun? Eve yüzüyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You're what? Pool by pool, across the county. | Ne yapıyorsun? İlçe boyunca, havuzdan havuza.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Good Christ, Ned, will you ever grow up? | Tanrım, Ned, hiç büyümeyecek misin? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Let me try. No. | Ver ben yapayım. Hayır. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Please, let me. | Lütfen izin ver. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
When I was a Boy Scout, I passed the first aid test... | İzciyken, ilk yardım dersinde birinci olmuştum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
...but there wasn't much in it about splinters. | ...ama kıymık batmasını öğrenmemiştik. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Now, if you broke something, I could make you a beautiful splint. | Bacağını kırsaydın, sana güzel bir koltuk değneği yapardım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
There we are. A regular redwood. | İşte çıktı. Küçük bir diken. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Cut a hole in it, you could drive a car through. | İçinden araba geçecek kadar büyük bir delik açmış. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What did you do that f or? Keep away f rom me, will you, please? | Bunu neden yaptın? Benden uzak dur, tamam mı? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You must be crazy. Everybody's gone crazy today. | Çıldırdın mı? Bugün herkes çıldırmış sanki. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I just came f rom the Biswangers'. They snubbed me. | Biswanger'lerden geliyorum. Beni kovdular. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Everybody at their party snubbed me. | Partideki herkes beni dışladı. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
They've even got my hot dog wagon. | Sosis arabamı bile almışlar. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Your wagon? | Sosis arabası mı? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I painted it myself and put the little umbrella up. | Kendi ellerimle boyamıştım, şemsiyesini takmıştım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I always kept it in the playroom, remember? | Her zaman oyun bahçesinde dururdu, hatırlamıyor musun? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I've never been to your house, remember? | Ben senin evine hiç gitmedim, hatırlamıyor musun? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
God, I'm tired. You mind if I have a drink? | Tanrım, yorgunum. İçki içebilir miyim? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How about you, you want a bullshot? No, thank you. | Sana da bir kokteyl yapayım mı? Hayır, istemem. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Oh, come on, now. You love the way I make them. | Hadiii, benim kokteyllerime bayılırsın. Hadi, benim kokteyllerime bayılırsın. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
We are running out of Tabasco. | Tabasco'muz bitmiş. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
"We"? | "Tabascomuz" mu? "Tabasco’muz" mu? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Aren't you a little confused this afternoon? | Bugün sende bir gariplik var. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
How goes it in Never Never Land? What? | Asla Kimse Gitmesin ülkesinde işler nasıl? Nerede? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Has the ideal all American f amily f ound happiness on the hill? | İdeal Amerikan Ailesi tepedeki evlerinde mutluluğu buldu mu? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
The hill? | Tepede mi? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I heard a rumour that you'd changed your place of residence. | Dedikodulara bakılırsa evinizi değiştirmişsiniz. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Of course not, that's ridiculous. | Elbette hayır, bunu kim söylüyor? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Well, how is the president of the League of Women Voters? | Kadın Seçmenler Derneğinin başkanı nasıl? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Who? How is your wife? | Kim? Karın nasıl? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Oh, she's fine. | Haa, iyi. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I've been away so long I haven't kept up with the news. | Uzun zamandır yoktum, gelişmeleri kaçırmış olmalıyım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I suppose by now all waitresses in town must be certified nonvenereal. | İlçedeki kadın garsonların hepsi "cinsel organları olmadığına dair" rapor almışlardır heralde. İlçedeki kadın garsonların hepsi "cinsel organları olmadığına dair" rapor almışlardır herhalde. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Last I heard that was your wife's latest project: | Karının en son projesi bu değil miydi? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Physical checkups f or f ood handlers. | Yiyeceklere elleyen kimselerin sağlık muayenesinden geçirilmesi. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Lucinda's always done a lot of good in this town. | Lucinda bu ilçe için çok iyi işler yaptı. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
She just didn't do so good at home, did she? | ..ancak evde pek başarılı değildi öyle mi? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Here's to sugar on our strawberries. | Şerefine. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Remember last winter in Toronto? | Toronto'daki son kışı hatırlıyor musun? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
We called room service and ordered bullshots. | Oda servisini arayıp kokteyl istemiştik. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I wasn't in Toronto last winter. | Geçen kış Toronto'da değildim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I came up f or the opening of your show. Remember how it snowed? | Gösterinin açılışına gelmiştim. Hatırlasana. Kar yağıyordu. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I ordered a horse and sleigh to take us f rom the hotel to the theatre. | Bizi otelden tiyatroya götürmesi için bir at kiralamıştım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I haven't been in Toronto in three years now. | Üç yıldır Toronto'ya gitmiyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Was it Boston? What was the name of that play in Boston? | Boston muydu? Boston'daki oyunun adı neydi? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I came up on a Saturday, remember? You f aked a slipped disk. | Cumartesi gelmiştim, hatırlasana. Sırtını incitmiştin ya. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Your standby went on f or the matinee. I cured your aching back, didn't I? | Oyuna çıkacaktın. Sırtını iyileştirmiştim ya. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Listen, Ned, I want you to get out of here now, I mean it! | Dinle Ned, burdan gitmeni istiyorum ciddiyim. Dinle Ned, buradan gitmeni istiyorum ciddiyim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Why? I'm expecting someone. | Neden? Birini bekliyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Who? None of your business who. | Kimi? Seni ilgilendirmez. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Do you think I've been in a deep f reeze while you've played house? | Sen eylenirken ben derin dondurucuda mı bekledim zannediyorsun? Sen eğlenirken ben derin dondurucuda mı bekledim zannediyorsun? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What's the matter with that sun? There's no heat in it. | Güneş hiç ısıtmıyor. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Nothing's turned out... | Hiçbirşey umduğum gibi.. Hiçbir şey umduğum gibi.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Nothing's turned out the way I thought it would. | ...umduğum gibi değil. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
When I was a kid, I used to believe in things. | Çocukken inandığım şeyler vardı. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
People seemed happier when I was a kid. | Ben çocukken insanlar daha mutlu gibiydi. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
People used to love each other. What happened? | İnsanlar birbirini severdi. Ne oldu? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You got tossed out of your golden playpen, that's what happened. | Altın bahçeden atıldın işte, ne olacak. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
My mother gave me 25 cents f or mowing the lawn around our house. | Çimleri biçmem için annem 25 sent verirdi. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Seems only a minute ago... | Daha dün gibi... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
...I could smell the grass. | ...çim kokusu hala burnumda. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
It's so f ast. | Zaman hızla akıyor. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
People grow up and then they... | İnsanlar büyüyor ve onlar...onlar... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
We're all gonna die, Shirley. | Hepimiz öleceğiz, Shirley. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
That doesn't make much sense, does it? | Hiç akla yatkın değil ne dersin? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Sometimes it does. | Bazen gece saat üçte... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Sometimes at 3:00 in the morning. | ...akla yatkın geliyor. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Did you know I went to spy on you once in the lobby of the theatre? | Biliyor musun, bir keresinde seni tiyatronun lobisinde gözetlemiştim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Spy on me? lt was a long time ago. | Gözetledin mi? Çok uzun zaman önce. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You were meeting your f amily to take them to the ballet. | Ailenle baleye gitmiştiniz... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I saw your daughters in their white gloves and patent leather slippers... | Kızların beyaz eldivenler ve pahalı deri ayakkabılar giymişti... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
...and that aging Vassar girl wife of yours... | ...ve senin ihtiyarlamaya başlamış karın... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
...and her understated little suit. | ...ve onun aşırı kısa elbisesi... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
There you were, shaking hands with people, smiling, saying hello. | İnsanlara gülümsüyor, ellerini sıkıyor, merhaba diyordun... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
One hour bef ore that, you'd been in bed with me. | Daha bir saat önce benimle yataktaydın. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I put that smile on your f ace, you damned hypocrite! | O gülümsemeyi bana borçluydun seni iki yüzlü yalancı... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I want you to get out of here now. | Şimdi burdan gitmeni istiyorum. Şimdi buradan gitmeni istiyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Swim the pool, do whatever you have to do, but get out. | Havuzda mı yüzeceksin, ne yapacaksan bir an önce yap ve git. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
As soon as you tell me who's coming over. | Gelenin kim olduğunu söylersen giderim. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
I told you that's none of your business. | Seni ilgilendirmez dedim ya.. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
On a 10 point scale, how would you rate him in bed? | Yatakta ona 10 üzerinden kaç verirsin? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
What did I do to you, Shirley? I'm sorry f or whatever I did. | Sana ne yaptım ben Shirley? Ne yaptıysam senden özür diliyorum. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
The usual red blooded married man thing. | Allahın belası evli adam ilişkileri... Allah'ın belası evli adam ilişkileri... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
At lunch, you lectured me about the duties of a f ather and a husband. | Yemekte, bana bir baba ve eş olarak vazifelerini anlatıp durdun... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
It's a classic by now, reprinted yearly in the Reader's Digest. | O kadar basmakalıp bir zırva ki dergilerde bile aynen basılıyor... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
It's the first really chic restaurant you took me to in New York. | New York'ta beni götürdüğün o züppe restoranda... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Right out in f ront of everyone who counts. | önemli olan herkesin gözleri önünde... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You cried. I also raised my voice. | Ağlamıştın.. Ve bağırmıştım. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
It tore me apart to see you crying. | Senin ağladığını görmek beni öyle üzmüştü ki... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
You chose that place because you thought I wouldn't make a fuss... | Orayı seçmiştin çünkü orada kavga çıkaramayacağımı biliyordun... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
...in f ront of all those mink hats and snobbish waiters and stylish f ags. | ...orada, o mink şapkaların, züppe garsonların ve modaya uyan ibnelerin önünde... ...orada, o minik şapkaların, züppe garsonların ve modaya uyan ibnelerin önünde... | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
Did you really think you could get rid of me... | Benden gerçekten kurtulabileceğini mi sanmıştın? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |