Search
English Turkish Sentence Translations Page 172548
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
...of all solid matter. That's what Betty said. | ...süzüyor. Betty söylemişti. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
No swing joints. Ned doesn't know the Spingons. | Göbek kasnağı yoktu. Ned Spingon'ları tanımıyor. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
They're the kind of people who skimp. Just look at the colour of that sky. | Dikkatsiz kimseler. Şu götyüzünün rengine bakın. Dikkatsiz kimseler. Şu gökyüzünün rengine bakın. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Like a dream city from the bow of a ship. Lisbon, Naples, Istanbul. | Bir geminin güvertesinden görülen bir rüya şehri gibi. Nepal, İstanbul. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
What for? We've got everything we want right here. | Neden? Burda istediğimiz herşeye sahibiz. Neden? Burada istediğimiz her şeye sahibiz. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
How come you never put a pool in? Never got around to it. | Sen neden evine bir havuz yaptırmıyorsun? Fırsat olmadı. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Right buyer has to come along. I want my girls to be married there. | Paralı alıcılar bulursun. Kızlarımın orada evlenmesini istiyorum. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Hi, Betty. So long, Ned. | Selam, Betty. Hoşçakal, Ned. Selam, Betty. Hoşça kal, Ned. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Mrs. Hammar, how are you? May I ask what you're doing here? | Bayan Hammar, nasılsınız? Burada ne aradığını sorabilir miyim? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
You're not welcome here. You know me, don't you? | Burada hoş karşılanmıyorsunuz. Beni tanımıyor musunuz? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I'm a friend of your son. A friend. | Oğlunuzun arkadaşıyım. Arkadaş ha. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Don't you ever set foot on my property again! | Bir daha benim mülküme ayağınızı sokmayın. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Hi, Muffie. Mommy and Daddy are at the club. | Selam, Muffie. Annem ve Babam klüpteler. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Think they'd mind if I swim? Of course not, help yourself. | Yüzmemin sakıncası var mı? Elbette yok, buyrun. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
It isn't Julie Ann Hooper? Yes, it is. | Julie Ann Hooper değil mi? Evet. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
How come we never see you? I guess you don't need me anymore. | Neden son zamanlarda görüşmedik. Sanırım artık çocuklarınız büyüdü. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
We're always looking for a babysitter. | Hayır, bize bir bebek bakıcısı lazımdı. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
How about Sunday night? You busy? No. | Pazar gecesi olur mu? İşin var mı? Yok. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Yes, but... I'll pick you up at 7. | Evet, ama... Seni saat 7'de alırım, tamam mı? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
You're putting me on. No, I'm not. | Dalga geçiyorsunuz. Hayır geçmiyorum. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Want a Coke? Sure. | Kola ister misiniz? Elbette. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Twenty last month. You still going to school? | 20. Okula devam ediyor musun? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I've got a job. I miss Ellen and Aggie. | Çalışıyorum. Ellen ve Aggie'yi özledim. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Where are they? They're home. | Neredeler? Evdeler. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Playing tennis. They are? But when did they...? | Tenis oynuyorlar. Öyle mi? Ama onlar ne zaman.... | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I'm swimming home. You're swimming home? | Eve kadar yüzüyorum. Eve kadar yüzüyor musunuz? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
That's more hiking than swimming. Not hiking. Portaging. | Yüzmekten çok otostopa benziyor. Otostop değil. Portaj. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
It's okay, if you like exercise. What a crazy idea. | Tamam, canınız nasıl isterse. Ne çılgınca bir fikir. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I think it's brilliant. From here I go to the Bunkers'. | Bence parlak bir fikir. Buradan Bunker'lere gidiyorum. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Got it all mapped out. What are you doing it for? | Haritasını çıkarmışsınız. Bunu neden yapıyorsunuz? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Why do you want to? I think it's original. | Amacınız ne? Bence orjinal bir fikir. Amacınız ne? Bence orijinal bir fikir. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Well, gee, l... Come on, live a little. | Şey, been,.. Haydi, biraz yaşa... Şey, ben,.. Haydi, biraz yaşa... | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
It's funny. What? | Tuhaf. Ne tuhaf? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Marigolds. This time of the year. They're all over. | Hindiba. Yılın bu zamanında. Heryerdeler. Hindiba. Yılın bu zamanında. Her yerdeler. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Well, they usually bloom later. They're lovely. I love the colours. | Daha geç çiçek açarlardı... Harikalar. Renkleri güzel. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
What did you mean before? All that about my coming to babysit. | Benim bebek bakmam konusunda... Ne kastediyordunuz? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I thought plenty, though. About what? | Ama fazla düşünürdüm. Neler düşünürdün? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Oh, daydreamed. What about? | Gündüz düşleri işte... Ne hakkında... | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Lots of things. What sort of things? | Bir çok şey.. Ne gibi?... | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
It's so silly, it was such kid stuff. Come on, tell me. | Aptalca, çocukça şeyler. Hadii, bana anlat. Aptalca, çocukça şeyler. Hadi, bana anlat. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I was mad about you, out of my head! You were? | Sizin için deli olurdum. Gerçekten mi? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I'd spend an hour getting myself fixed up. My mother thought I was nuts. | Odama kapanıp bir saat sizi düşünürdüm. Annem delirdiğimi sanırdı. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Now you're putting me on. Know what I'd do as the girls slept? | Şimdi de sen benimle dalga geçiyorsun. Kızlar uyuduktan sonra ne yapardım biliyor musunuz? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
This is a terrible thing to admit. Tell me. | İtiraf etmesi çok zor. Söyle lütfen. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
A fabulous Paris gown. I'd see you at the door. | Çok güzel bir Paris giysisi içinde, sizi kapıda görüyorum. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
And then what? That's all. | Sonra ne oluyor? Hepsi bu. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Julie, I don't know what to say. I told you. I was a real spooky kid. | Julie, ne diyeceğimi bilmiyorum. Dedim ya, hayalci bir çocuktum. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I knew we'd find friends all along the way. | Yolculuk boyunca eski dostlara rastlayacağımızı biliyordum... | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I lost her for a while. But I found her again. | Bir süreliğine onu kaybetmiştim. Ama gene buldum. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
How fortunate for you, darling. | Ne şanslısın canım. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Neddy! Hi, honeybunch. | Neddy! Merhaba, bal peteği. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
To think I nearly didn't get here. Ned, you old fossil. How are you? | Bilsem gelmezdim buraya. Ned, ihtiyar fosil. Nasılsın? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Ned! My God, it's been a dog's age. Rusty. | Ned! Tanrım, uzun zaman oldu. Rusty. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Let's have a game of golf. Soon. Darling! | Golf oynayalım mı? En kısa zamanda... Canım! | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Is it undiplomatic to ask of Lucinda? She's great. And bring your money. | Lucinda'yı sorsak ayıp olur mu? Harika. Parasız gelme ha... | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Neddy! Neddy, darling. I'm John. | Neddy! Neddy, canım. Ben John. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
My God, Neddy Merrill. Freddy Preston. | Tanrım, Neddy Merrill. Freddy Preston. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I'll have to call Willie. Good show. | Willie'yi çağırmam gerek. İyi gösteri. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Mr. Merrill. Hi, Stanley. How's Inez? | Bay Merrill. Selam, Stanley. Inez nasıl? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
She'll be glad to see you. She's my girl. | Sizi gördüğüne sevinecek. Bu benim kız. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Yes, sir. What may I get you? Dom Perignon. That's for us. | Evet efendim. Ne alırdınız? Dom Perinyon. Sağolun. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Ever drink champagne? Once at a birthday party. | Hiç şampanya içtin mi? Bir doğum günü partisinde.... | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Ned, my God. Brian. How are you, Brian? | Ned, tanrım. Brian. Nasılsın? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Let's have lunch this week. Okay. | Bu hafta yemeğe çıkalım. Tamam. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
What they pulled at your place. What's that? | Senin yerine gelen şu herif. Nasıl yani? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Let's hear from you, huh? Ring me at the office. | İki çift laf ederiz. Beni ofisimden ara, tamam mı? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Neddy. Darling! Hi, where's Carter? | Neddy. Canım! Selam, Carter nerede? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Run along to your babies, dear. She's with me. | Git bebeklerle takıl canım. O benimle birlikte. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
We're swimming across the county. How healthy and young of you. | İlçeyi boydan boya yüzerek geçiyoruz. Ne kadar sağlıklı ve gençsiniz. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Why don't you come over tonight for dinner? | Akşam yemeğine gelsene... | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Ned. Denny boy! | Ned. Denny oğlum! | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Perfect for you. Your experience. | Tam sana uygun. Deneyimine göre.. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Say hello to Julie Ann. Hello. | Julie Ann'e merhaba de. Merhaba. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
They have a reputation for originality. Approach them right, take a cut. | Özgün olmakla ünlüler, Onlara doğru yaklaş, kendini sevdir. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Does it hurt? No, it's all right. | Acıyor mu? Bir şey yok. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I've never run into you on the train. I take the 7:22. | Metroda hiç karşılaşmadık. Sabah 7:22 trenine binerim. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I'm first in, so I make the coffee. A friendly office? | Kahve yapmak için en önce ben gelirim. Çalıştığın yerde rahat mısın? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Watch out, it's a big wicked city. I know. I've had some experiences. | Dikkatli ol. Büyükşehir pislikle doludur. Biliyorum. Başıma bir iki olay geldi. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Like what? Well... | Ne oldu? Şey... | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
That's terrible. I just stood there looking at him. | Bu korkunç. Adama bakakaldım. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
What'd you do? I dropped the books. | Sen ne yaptın? Elimdeki kitapları düşürdüm. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Can you imagine? A building on Park Avenue? | Düşünebiliyor musun? Park Caddesinin ortasında bir binada.. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
That's from the Bible, isn't it? | İncil'den, değil mi? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I have a boyfriend. He's a very jealous type. | Erkek arkadaşım var. Çok kıskançtır. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Where did you meet this boy? Through a computer. | Onunla nasıl tanıştın? Bilgisayar tanışması. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
A computer? Yeah, it's a joke. | Bilgisayar? Evet, bu bir şaka. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
How romantic and old fashioned. | Çok romantik ve eski moda... | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I'll be your guardian angel. Mr. Merrill, I... | Senin koruyucu meleğin olurum... Bay Merrill... | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Well, you're not Steve. No. | Sen Steve değilsin.. Hayır. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I'm a friend of the Hallorans. I know. | Halloran'ların bir arkadaşıyım. Biliyorum. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Mind if I ride up with you? Not at all. | Arabaya binebilir miyim? Elbette. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
How long you been driving for the Hallorans? | Ne zamandır Halloran'ları soförüsün? Ne zamandır Halloran'ları şoförüsün? | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
What happened to Steve? I'm afraid I don't know. | Steeve'e ne oldu? Bilemiyorum. Steve'e ne oldu? Bilemiyorum. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
And a natural sense of rhythm? Yeah, that's right. | Doğal bir ritm duygusu vardı. Evet, doğru. Doğal bir ritim duygusu vardı. Evet, doğru. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I'll take them the paper. Thank you. | Gazeteleri ben götürürüm. Sağ olun. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Thank you for the lift. | Bıraktığın için sağ ol. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
They'll end up repressed. Mummy says they'll end up repressed. | Baskı altında olacaklar. Annen baskı altında olacaklar, diyor. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
I wonder if he's come to ask us again. He'll get the same answer. | Gene para mı isteyecek. Ağzının payını alır. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
Oh, dear. It seems a little mean. He's not going to get a penny. | Bu adilik sayılmaz mı? Bir kuruşluk değeri yok. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |
For old times' sake? After all, he's a friend. | Eski günler adına. Ne de olsa arkadaş. | The Swimmer-2 | 1968 | ![]() |