Search
English Turkish Sentence Translations Page 165799
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
Meaning that you will have a very good life. | Güzel bir hayat yaşayacaksın anlamına geliyor. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
But is it special? | Ama özel mi? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
It's very special in its own way. | Kendi çapında çok özel. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
It's just not what I was, uh, talking about before. | Ama daha önce bahsettiğim gibi değil. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
What about mine? | Peki ya benim ki? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Um... Would... | İzniniz... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Do you see how simple the lines are? | Çizgilerin ne kadar sade olduğunu görüyor musun? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I've never seen anything so pure. | Hiç bu kadar saf olan bir şey görmemiştim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
It means you have a remarkable child. | Anlamı, olağanüstü bir çocuğa sahipsiniz demek. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Do you have a copy machine? | Bir fotokopi makineniz var mı? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
We need to find some way to document this. | Bunu belgelemenin bir yolunu bulmalıyız. Belki başkalarına da gösterebiliriz. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Uh, no, sorry, I don't. | Hayır, üzgünüm, maalesef yok. Anne, tabii ki var. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
No, I'm sorry. Look, uh... | Hayır, özür dilerim. Bakın... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I, just... This is all starting to feel... | Sadece, tüm bu olanlar, bana çok garip gelmeye başladı. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
It's been so strange for both of us as well. | Bizim için de oldukça garip bir durum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I'd just like you to stop. | Buna son vermenizi rica ediyorum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Thank you for your time. We should go, I think. | Zaman ayırdığınız için teşekkürler. Sanırım artık gitmeliyiz. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
That's a very cute bunny. | Tavşanın da pek sevimliymiş. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
She's mimzy, she's my teacher. | Adı Mimzy, benim öğretmenim. Bana her şeyi o öğretiyor. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
She taught me about the painting and the book. | Çizimleri ve kitabı bana o öğretti. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
She told me it was called the 7 mountains. | İsminin "Yedi Dağ" olduğunu da söyledi. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
My daughter has a very active imagination. | Kızımın çok geniş bir hayal gücü vardır. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
That's not what it's called, is it? | Kitabın adı bu olamaz, öyle değil mi? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
...the recent mysterious blackout... | ...geçtiğimiz günlerde meydana gelen esrarengiz elektrik kesintisinin kaynağı... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
And in other news, 40 are dead... | Ve sırada diğer haberlerimiz. 40 kişinin öldüğü... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Hey, why don't you, uh, come to bed? | Hey, neden yatağa gelmiyorsun? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
No, I... I'm not tired. | Yorgun değilim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
You gotta... You gotta stop thinking about this stuff... | Şu şeyi düşünüp durmaktan vazgeçmelisin. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
You really do. No, I can't! | Gerçekten. Hayır, yapamam! | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
David, the lines on their hands... | David, ellerindeki çizgileri daha önce hiç fark etmemiştim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
All right, look, we... We... | Pekâlâ, bak, biz... Biz... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I mean, what do you know about palmistry? | Demek istediğim, el falı hakkında ne biliyorsun? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
This woman, she could've told you anything. | O kadın aklından uydurduğu herhangi bir şeyi de söylemiş olabilir. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
How would you know? Emma knew the painting! | Nasıl bilebilirsin ki? Emma çizimleri biliyordu! | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I mean, I think you're just making way too much out of it. | Bence olayı fazlasıyla abartıyorsun. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Oh, David, you said that we'd get help now. | David, yardım almamız gerektiğini sen söylemiştin. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
All right, what are we gonna tell a doctor? | Peki, doktora ne söyleyeceğiz? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Our kids have funny lines in their hands... | Çocuklarımızın ellerinde tuhaf çizgiler var ve garip çizimler yapıyorlar mı diyeceğiz? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I just don't... I don't buy any of this stuff, you know. | Hiç sanmıyorum. Bu tür saçmalıklara karnım tok. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I don't understand. | Anlamıyorum. Ne demek istiyorsun? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
But I don't want the world to end... | Ama dünyanın sonunun gelmesini hiç istemiyorum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I love the world. | Dünyayı seviyorum. Ölmesini istemiyorum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
With all my heart. | Hem de bütün kalbimle. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Good morning, everybody. Hey. | Günaydın millet. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Morning Hi. | Günaydın. Selam. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Can i get you something? No, no. No. No. | Sana bir şeyle hazırlayayım mı? Hayır, hayır. Gerek yok. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I got it. I got it. | Ben hallederim. Hallederim, sorun değil. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Dad, you're eating breakfast at home. | Baba, kahvaltını evde yapıyorsun. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Yes, I thought it would be nice to join you. Why not? | Evet, size katılmanın hoş olacağını düşündüm. Niye olmasın? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Hey, Noah, stop. | Noah, yeter artık. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Hey, Noah... | Hey, Noah. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Where are your glasses? How come you're not wearin' 'em? | Gözlüklerin nerede? Nasıl oldu da takmadın? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Don't worry about it, it's ok. | Merak etme, sorun yok. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Noah, go and get your glasses. | Noah, git ve gözlüğünü tak. Ona ihtiyacım yok. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Of course you do, now go and get your glasses. | Tabii ki var, şimdi git ve gözlüğünü tak. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Mom, lighten up. | Anne, kendine gel. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Noah, come on, now, don't talk to your mother that way. | Noah, haydi ama, annenle bu şekilde konuşamazsın. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Do what she said. Oh, but dad, I I'm... | Ne diyorsa onu yap. Ama baba,... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
No, do what she said, go get your glasses, ok? | Hayır, ne diyorsa yap, git ve o gözlükleri tak, anlaşıldı mı? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I think mimzy's sick. What's that? | Sanırım Mimzy hastalandı. Ne dedin? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I think mimzy's sick. | Sanırım Mimzy hastalandı. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Can you tell? Something's wrong. | Ona da söyleyebilir misin? Bir sorun var. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
She's getting weaker. | Gittikçe zayıf düşüyor. Korkarım yakında ölecek. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
She's a stuffed animal, Emma. | O bir oyuncak, Emma. Şimdi, şunu... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
You know, stop it with this mimzy stuff. | Şu Mimzy saçmalığını bir kenara bırak. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Ok, here's what I'd like you to do. | Pekâlâ, şimdi senden şunu yapmanı istiyorum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I'd like you to just... | Senden sadece... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Put mimzy away, put the rabbit away, all right? | Mimzy'i bırak, o tavşanı bırak, tamam mı? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
So that we can have a really great breakfast together. | Bu sayede birlikte harika bir kahvaltı yapabiliriz. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Emma, put the rabbit away. | Emma, tavşanı bırak dedim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
What is wrong with this family? I mean it's not... | Bu ailenin sorunu ne? Demek istediğim bu hiç de... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Look, I want you to put the rabbit away, ok? | Bak, senden o tavşanı bırakmanı istiyorum, tamam mı? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
All right? Just... | Anladın mı? Sadece... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Could you pass the sugar? | Şekeri uzatabilir misin? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Dad, you don't need that much sugar! | Baba, o kadar çok şekeri ne yapacaksın? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
And all of a sudden, I kind you not... | Ve birdenbire, inanın dalga geçmiyorum, şeker kendiliğinden havalanmaya başladı,... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
...and all of it lands in my bowl. | ...ve hepsi içine döküldü. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Now, I looked at her and she's just smiling. | Yüzüne baktığımda, bana gülümsüyordu. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Very, very peacefully, just looking at it. | O kadar, o kadar rahattı ki, sadece tabağıma bakıyordu. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
And, I mean, wh what is this? | Yani, bu... bu ne demek oluyor? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
This is so far out of my league. | Bu iş beni fazlasıyla aşıyor. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I've heard of... | Uzun zaman önce... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Psychokinesis being practiced by advanced meditators before... | ...bazı meditasyon ustalarının düşünce gücüyle maddeleri hareket ettirebildiğini duymuştum. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
No, come on, this is not a metaphor... | Haydi ama, uğraştığımız şey mecazi değil, hatta mecazla en ufak bir alâkâsı bile yok. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
It's not... And I'm sorry that I was... | Hem de hiç yok... Ve ben de geçen günkü... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
...just so dismissive the other day. | ...kaba davranışım için özür dilerim. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
It was just that all of this is so beyond... | Tüm bunlar o kadar anlamsız gelmişti ki... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
...and we... | ...ve biz... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
We just don't know where to turn. | ...ne yapacağımızı bilemedik. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
So we called you because we thought that... | Bu yüzden sizi aradık. Düşündük ki... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
...maybe it could be related to Noah's drawings... | ...belki de olanların Noah'ın çizimleri ve kitaptaki resimlerle bir bağlantısı olabilir. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Uh, we... We just don't know what to do. | Ne yapacağımızı bilemiyoruz. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
I have a friend, Arnie Rose. | Arnie Rose adında bir arkadaşım var. Kendisi bir hastanede nörologdur. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Maybe there's some kind of connection... | Belki de olanların bilimsel, tıbbi veya başka türlü bir açıklaması vardır. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
We could have him... see your kids. | Çocuklarınızı muayene etmesini sağlayabiliriz. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Yes, that's a very good idea. | Evet, bu çok iyi bir fikir. Evet. Kesinlikle, kesinlikle. | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
All right, we should get the... | Tamam, çocukları alıp... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
We... We should get the kids, where are the kids? | Onları almalıyız, çocuklar nerede? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
They're upstairs. Right, so what we should do... | Yukarıdalar. Tamam, şimdi yapmamız gereken... | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |
Help! What is it?! | Yardım edin! Ne oldu? | The Last Mimzy-1 | 2007 | ![]() |