Search
English Turkish Sentence Translations Page 158499
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Let's see now... | Şimdi bakalım... | Tarzan II-1 | 2005 | |
| There. How's that? Comfy? | İşte. Bu nasıl? Rahat mı? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| It's great, Mom. | Harika, Anne. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I've got your nose. [chuckling] | Burnunu yakaladım. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I've got your toes. [chuckling] Mom, stop. | Parmaklarını yakaladım. Anne, yapma. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I'm too big for "nose and toes." | Anne ben bu oyun için fazla büyüğüm. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Uh oh. I think one is missing. | Galiba biri kayıp. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Maybe you're hiding it in... | Belki onu burada... | Tarzan II-1 | 2005 | |
| ...here. [giggling] Mom, stop. | ...saklıyorsundur. Anne, dur. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Stop. No, really... | Dur. Hayır, gerçekten... | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Mom, stop it. | Anne, yapma artık. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Tarzan, what's wrong? | Tarzan, sorun ne? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Tarzan? I'm not a good ape. | Tarzan? Ben iyi bir maymun değilim. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I can't outrun the Zugor. | Zugor'dan kaçamadım. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| The Zugor? You know there's no such thing. | Zugor mu? Böyle birşey olmadığını biliyorsun. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| That's just an old ghost story. | Bu yanlızca eski bir hayalet hikayesidir. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| But if he was real, he'd get me. | Eğer gerçekse, beni yakalayabilir. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I'm too slow. [chuckles] | Ben çok yavaşım. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I'll tell you what. If the Zugor ever comes for you, | Bak sana ne diyeceğim. Eğer Zugor seni yakalamak için gelirse, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I'll save you. You can count on it. | Ben seni korurum. Bana güven. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| But, then you'd be in danger because of me. | Ama o zaman benim yüzümden sen tehlikeye girersin. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Everyone would be better off if I just wasn't around. | Eğer ben olmasaydım herkes daha mutlu olurdu. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Come with me. I want to show you something. | Benimle gel. Sana birşey göstermek istiyorum. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| This tree used to stand here all by itself. | Bu ağaç tek başına burada duruyordu. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| What happened to it? | Peki ne oldu? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| One day there was a big storm, | Bir gün büyük bir fırtına çıktı, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| and the wind pulled on the tree, until finally it blew over. | ve kuvvetli bir rüzgar ağacı devirdi. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| But now, look over here. | Ama bir de buraya bak. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| This is the strongest tree in the jungle, | Bu ormanın en güçlü ağacıdır. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| because it has many trunks, all working together, | Çünkü bir çok gövdesi var ve hepsi birlikte dayanışma içinde, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| lifting the leaves into the sky. | yaprakları hep birlikte taşıyorlar. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| And look, the trunks are all different. | Ama bak, bütün gövdeler farklı. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Some are thin, some thick, | Bazıları zayıf, bazıları tombul, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| some twisted, some straight. | bazıları eğri, bazıları düzgün. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| That one looks fat. [laughing] | Bu çok şişko. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| It does, doesn't it? | Öyle değil mi? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [Kala] But they all help make the tree strong, | Ama hepsi güçlü olması ve fırtınalara dayanması için | Tarzan II-1 | 2005 | |
| strong enough to weather any storm. | ağaca yardım ediyor. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Like a family. | Tıpkı bir aile gibi. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Like our family? That's right. | Bizim ailemiz gibi mi? Evet. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| You need your family, Tarzan, and your family needs you. | Ailene ihtiyacın var Tarzan, ve ailenin de sana. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Nobody needs me. I do. | Kimsenin bana ihtiyacı yok. Benim var. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| And I always will. | Ve her zaman da olacak. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Now, where is that missing toe? | Şimdi, kayıp parmak nerede? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [giggling] Mom, I got all my toes. | Anne, bütün parmaklarım yerinde. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [Kala] No, I don't think so. Maybe it's here. Or here... | Bence değil. Belki de buradadır... | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Mom, stop. | Anne, dur. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Whoa! Roar! | Whoa! Roar! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Ooh, teeth. | Ooh, diş. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Look out for the big scary teeth. | Şu büyük, korkunç dişlere bakın. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [Mooky] Run! Run! It's the Zugor! Whoa! | Koş! Koş! Bu Zugor! Oo! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Quit playing around, Tarzan. | Oyun oynamayı bırak, Tarzan. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| So, what're we waiting for? | Ee, neyi bekliyoruz? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Run! [gasping] | Koşun! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Tarzan! [Tarzan] Mom! | Tarzan! Anne! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Kala. | Kala. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [grunts] Mom? | Anne? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [echoing] Mom? | Anne? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [straining] Where is everybody? | Herkes nerede? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [Kerchak] I'm sorry, Kala. | Üzgünüm, Kala. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [sobbing] He was there. I almost had him. | Oradaydı. Neredeyse yakalıyordum. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| And then he was... No. | Ve sonra...Olamaz. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| There is nothing you could have done. | Senin yapabileceğin hiçbir şey yoktu. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I would have done anything. I would have given my life for his. | Yapabilirdim Kendi hayatımı verebilirdim. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [mother ape 1] Poor Kala. lt was horrible. | Zavallı Kala. Bu korkunç birşey. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| He almost got her killed too. | Neredeyse onu da öldürüyordu. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [sighs] I hate to say it, | Bunu söylemekten nefret ediyorum, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| but she's probably better off without him. | ama o olmadan daha iyi olacak. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I think we all are. | Biz de öyle. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Can someone tell me where I belong | Biri bana söyleyebilir mi nereye ait olduğumu | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Where I should go? | Nereye gitmeliyim? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Can someone show me where I'm going wrong? | Biri bana nerede yanlış yaptığımı söyleyebilir mi? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I need to know | Bilmeliyim | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Why do I hurt the ones I love | Neden sevdiklerimin canını acıtıyorum | Tarzan II-1 | 2005 | |
| With everything I do? | Yaptığım herşeyle? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| If I can't be what they want of me | Onların benden istediklerini yapamazsam | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Then what am I to do? | Ne yapacağım? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I can't go home I can't go home | Eve gidemem Eve gidemem | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Oh, this much I know This much I know | Oh, bu kadarını biliyorum Bu kadarını biliyorum | Tarzan II-1 | 2005 | |
| It might be better if I just disappear | kaybolsam daha iyi olacak | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Alone | Tek başıma | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I've got to find my way Got to find my way | Yolumu bulmalıyım Yolumu bulmalıyım | Tarzan II-1 | 2005 | |
| And I will survive some way | Bir şekilde yaşamalıyım | Tarzan II-1 | 2005 | |
| I will survive some way | Bir şekilde yaşamalıyım | Tarzan II-1 | 2005 | |
| If only there was a place where I could be | Bir tek benim yaşayabileceğim bir yer olsa | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Just me | Yanlız ben | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [echoing] Zugor! | Zugor! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Huh? Look what I got. It's a little bird. | Huh? Bak ne yakaladım. Küçük bir kuş. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| But I'm not a bird. Kago, look what I got. | Ama ben kuş değilim. Kago, bak ne yakaladım. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| A little bird. Huh? | Küçük bir kuş. Huh? | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Can't you see I was enjoying myself? I ought to... | Burada eğlenmeye çalışıyorum görmüyor musun... | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Wait a second. Hey! | Bekle biraz. Hey! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Uto, that's not a bird. So not. | Uto, bu kuş değil. Tabi ki değilim. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| It hasn't got any feathers, banana brain. | Onun hiç tüyü yok, muz beyinli. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Is too, and I can prove it. | O bir kuş, ve bunu kanıtlayabilirim.. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| We'll throw it off a cliff and when it flies, | Onu tepeden atacağım, ve uçtuğu zaman, | Tarzan II-1 | 2005 | |
| then you'll be the banana brain. | muz beyinli sen olacaksın. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| Don't poke me. | Beni dürtükleme. | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [growls] Don't poke me! Don't poke me! Don't poke me! | Beni dürtükleme! Beni dürtükleme! Beni dürtükleme! | Tarzan II-1 | 2005 | |
| [hiccupping] Stop! Stop! | Dur! Dur! | Tarzan II-1 | 2005 |