Search
English Turkish Sentence Translations Page 158477
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Bernadette and me... | Bernadette ve ben... | Tara Road-1 | 2005 | |
| ...it's the real thing, Ria. | ...bu gerçek birşey, Ria. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I want to spend the rest of my life with her. | Hayatımın kalanını onunla geçirmek istiyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| We fell out of love, Ria, you and I. I didn't. | Biz artık aşık değiliz, Ria, sen ve ben. Ben öyleyim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I love everything about you. I want to feel your arms around me. | Seninle ilgili herşeyi seviyorum. Kollarını bana doladığını hissetmek istiyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I want to hear you tell me... I don't want to upset the children. | Bana bunların bir kabus olduğunu... Çocukları üzemk istemiyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, stay here then. | O zaman burada kal. | Tara Road-1 | 2005 | |
| My mind's made up. What do we tell Brian and Annie about where we'll all live. | Kararımı verdim. Nered yaşayacağımıza dair Brian ve Annie'ye ne diyeceğimizi. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'll be living here, won't I? | Ben burada yaşacağım değil mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, sweetheart, eventually we'll have to sell the place. | Tatlım, zaman içinde burayı satmamız gerekecek. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Sell Tara Road? | Tara Road'u satacak mıyız? | Tara Road-1 | 2005 | |
| This isn't a house, Danny, this is our home. | Burası bir ev değil, Danny, bizim yuvamız. | Tara Road-1 | 2005 | |
| This is where we live. | Yaşadığımız yer. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm not moving out of my home so you can provide for your girlfriend! | Kız arkadaşına para bulabilesin diye yuvamdan ayrılmayacağım! | Tara Road-1 | 2005 | |
| Danny could you get that? | Danny bunu anlayabiliyor musun? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Yes, I'm looking for Danny Lynch. He's a property consultant. | Danny Lynch'i arıyorum. Kendisi emlak danışmanı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| My husband met him years ago in Ireland. | Kocam yıllar önce İrlanda'da kendisiyle tanışmış. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm... I'm Marilyn Vine. I'm from America. | Ben... Ben Marilyn Vine. Amerika'lıyım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I live in Stoneyfield, Connecticut, New England. | Stoneyfield, Connecticut, New England'da yaşıyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Why do you want him, Danny? | Neden Danny'i arıyorsunuz? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, my husband said that he was a very helpful man. | Kocam oldukça yardımsever bir olduğunu söyledi. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I've got this big house and a swimming pool and I'm looking for someone | Benim büyük bir evim ve yüzme havuzum var ve evini benimkiyle | Tara Road-1 | 2005 | |
| that would like to exchange homes with me. | değiştirmeyi kabul edecek birini arıyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I would like... I'd like to be near Dublin. | Ben... Dublin yakınlarında olmayı istiyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Is this Mrs. Lynch? | Siz Bayan Lynch misiniz? | Tara Road-1 | 2005 | |
| I I don't know. | Ben bilmiyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's the middle of the night here. | Burada gecenin bir yarısı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm so sorry. I completely forgot about the time change. | Çok üzgünüm. Saat farkını tamamıyla unuttum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Look, I could call you back in the morning, your time. | Bakın, sizin saatinizle sabah yeniden arayabilirim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, no, no don't. Listen, now is as good a time as any. | Hayır, hayır, aramayın. Şimdi de gayet uygun. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, I've got a big house too. | Benim de büyük bir evim var. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'll do it. I'll swap with you. | Bunu yaparım. Sizinle değişirim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You will? | Yapar mısınız? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, that's great. That's great. | Bu harika. Bu harika. | Tara Road-1 | 2005 | |
| OK, well, I'll send you pictures and information right away. | Tamam, size resimleri ve bilgileri hemen göndereceğim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You see, my husband, he's in Hawaii. | Kocam Hawaii'de. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'd like to be there a couple months, preferably when the weather's nice. | Tercihen hava güzelken orada bir kaç ay kalmayı istiyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, the... No, the weather's beautiful now. | Oh, ... Hayır, hava şimdi çok güzel. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm Ria, by the way. | Bu arada ben Ria. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Ria Lynch. | Ria Lynch. | Tara Road-1 | 2005 | |
| This whole thing is crazy. | Tüm bunlar delilik. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You're letting some mad old woman move in here, into my house. | Çılgın kadının birinin buraya evime taşınmasına izin veriyorsun. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Our house. It's not on, Ria, believe me. | Bizim evimize. Öyle değil, Ria, inan bana. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's all arranged, Danny. Unarrange it, sweetheart. | Herşey ayarlandı, Danny. O zaman boz tatlım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Call me "Sweetheart" one more time | Eğer bana bir daha "Tatlım" dersen | Tara Road-1 | 2005 | |
| and I swear I will grab the nearest fork and stick it in your eye. | en yakındaki çatalı kapıp gözüne sokacağım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Ria, going to America for two months, | Ria, iki ay için Amerika'ya gitmek, | Tara Road-1 | 2005 | |
| what's it gonna do for ya? | sana ne sağlayacak? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Running away is never a good idea. | Kaçmak hiçbir zaman iyi bir fikir olmamıştır. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, I'm going. | Ben gidiyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She's arriving the same day. | Aynı gün de o buraya geliyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| The kids will follow out later. | Çocuklar arkadan gelecekler. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Have you told 'em. Not yet. | Onlara söyledin mi? Henüz değil. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Don't. It would cost me a fortune. | Söyleme. Bu bana bir servete malolacak. | Tara Road-1 | 2005 | |
| For God's sake, I've got two homes to keep going now, Ria. | Tanrı aşkına, artık iki ev geçindirmem gerekiyor, Ria. | Tara Road-1 | 2005 | |
| No! Oh, no, please, don't! | Hayır! Oh, hayır lütfen yapma! | Tara Road-1 | 2005 | |
| Don't leave me, please! | Lütfen beni terketme! | Tara Road-1 | 2005 | |
| It reminds me of my grandmother's house. | Bana büyükannemin evini hatırlatıyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| But... you know, what about friends? | Ama... bilirsin ya arkadaşlar? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Who you gonna talk to? In Ireland? The entire population. | Kiminle konuşacaksın? İrlanda'da mı? Nüfusun tamamıyla. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, the object of the exercise is to be alone. | Bu deneyimin amacı yalnız olmak. | Tara Road-1 | 2005 | |
| What does Greg say? | Ya Greg ne diyor? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Greg doesn't know. | Greg bilmiyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You can bring us back a leprechaun. | Bize bir leprikon getirebilirsin. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You know, little old men with red beards and yellow trousers. | Bilirsin, kırmızlı sakallı, sarı pantalonlu küçük yaşlı adamlar. | Tara Road-1 | 2005 | |
| They promise you a pot of gold. | Sana bir fıçı altın söz verirler. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You've been with enough of them already. | Sen zaten böyleleri ile yeterince birlikte oldun. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You're what? Letting the house to a total stranger? | Ne yapıyorsun? Hiç tanımdadığın birine evi mi bırakıyorsun? | Tara Road-1 | 2005 | |
| She just separated from her husband. | Kocasından yeni ayrılmış. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, yeah, just like you and me. | Oh, evet, sen ve ben gibi. | Tara Road-1 | 2005 | |
| In your state of mind, it's dangerous to go there on your own. | Şu andaki ruh halinle oraya tek başına gitmen tehlikeli. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's only for a short time, Greg. I just wanted you to know. Try and... | Sadece kısa bir süre için, Greg. Bilmeni istedim. Lütfen dene ve... | Tara Road-1 | 2005 | |
| "Try and sort it out in your mind". | "Dene ve bunu aklına yerleştir". | Tara Road-1 | 2005 | |
| I understand. Do you? | Anlıyorum. Gerçekten mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Jesus, Marilyn, you're letting some Irish looney tune take over our house. | Tanrım, Marilyn, deli bir İrlandalı'ya evimizi bırakıyorsun. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She'll probably hang religious pictures everywhere, wreck the place. | Muhtemelen her yere dini resimler asıp, evi mahvedecek. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hey, that special bottle of cognac you gave me on my birthday, | Hey, doğumgünümde bana verdiğin o bir şişe özel konyak | Tara Road-1 | 2005 | |
| it's in my study, hide it. Marilyn, hide it away. | çalışma odamda, sakla onu. Marilyn, bir yerlere sakla. | Tara Road-1 | 2005 | |
| A swimming pool, look at that, Mum. | Yüzme havuzu, şuna bak Anne. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hey, what's that? | Hey, o nedir? | Tara Road-1 | 2005 | |
| A basketball ring! I'm not going. | Bir basket potası! Ben gitmiyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It'll solve nothing. | Bu hiçbir şeyi çözmeyecek. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Fine. Stay here with Dad then. | Tamam. O zaman burada babanla kal. | Tara Road-1 | 2005 | |
| If he was my husband I'd strangle him. | Benim kocam olsaydı boğazını sıkardım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| And you just sit there, Mum, and do nothing. | Sense orada oturuyorsun Anne, hiçbir şey yapmıyorsun. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm not doing nothing. I'm going to New England. | Hiçbir şey yapmıyor değilim. New England'a gidiyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You can come with me or you can stay here. | Benimle gelebilirsin ya da burada kalabilirsin. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm sorry. I'm sorry. I'm sorry. I'm sorry. | Üzgünüm. Üzgünüm. Üzgünüm. Üzgünüm. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Annie's right. Danny's so stupid, walking out on this lovely home. | Annie haklı. Danny bu mükemmel evden ayrılacak kadar aptal. | Tara Road-1 | 2005 | |
| What could he get from that slut that he can't have here? | O sürtükte burada bulamadığı ne bulabilir ki? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, another crack at being young. | Oh, genç olmanın bir çatlaklığı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| He needs a crack all right, with a stick. | Kesin bir çatlağa ihtiyacı var zaten, sopayla. | Tara Road-1 | 2005 | |
| What did you do to make him leave? I don't know, Mum. | Seni terk etmesi için ne yaptın? Bilmiyorum Anne. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, you could look at what you're wearing for a start. | Önce giydiklerine bakarak başlayabilirsin. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Mind you, it might be a clever move going away, Ria. | Şu da var ki uzaklaşmak iyi bir fikir olabilir, Ria. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Absence makes the heart grow fonder. | Uzak olmak kalpte sevgiyi büyütür. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, God, I hope I'm doing the right thing. | Oh, Tanrım, umarım doğru olanı yapıyorumdur. | Tara Road-1 | 2005 | |
| If you could, Colm, that'd be great. | Yapabilirsen, Colm, harika olur. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'd love to look after it. | Göz kulak olmayı çok isterim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Listen, I can put in lettuces over here... | Dinle, salatalıkları oraya dikebilirim... | Tara Road-1 | 2005 |