Search
English Turkish Sentence Translations Page 158476
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| All right, all right, Brian, I see that Dad's car is not here yet. | Tamam, Brian, gördüğüm kadarıyla babanın arabası henüz burada değil. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, we've got hats, we've got swords... | Şapkalarımızı aldık, kılıçları aldık... | Tara Road-1 | 2005 | |
| Happy birthday, little brother. Open the door. | Doğum günün kutlu olsun, küçük kardeşim. Kapıyı aç. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Come on, Annie, open up. | Haydi Annie, aç şunu. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Yeah. No, I hear what you're saying. | Evet. Hayır, söylediğini duydum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| No problem. We've sold the apartments. | Sorun yok. Daireleri sattık. | Tara Road-1 | 2005 | |
| There's a penthouse left. It's yours if you want it. | Bir tane çatı katı kaldı. Eğer istersen senindir. | Tara Road-1 | 2005 | |
| OK. You deal with me and nobody else, right? | Tamam. Benimle iş yap, başkasıyla değil tamam mı? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Everyone is either putting it offshore or sticking it in property. | Herkes ya offshore'a yatırıyor ya da gayrimenkule. | Tara Road-1 | 2005 | |
| We'll give them all the property they want. | İstedikleri tüm gayrimenkulleri vereceğiz onlara. | Tara Road-1 | 2005 | |
| So long as the market holds. | Piyasa kaldırdığı sürece. | Tara Road-1 | 2005 | |
| The market's holding like a sumo wrestler, Dan. | Piyasa bir sumo güreşçisi gibi kaldırıyor, Dan. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Best figures ever. | Rakamlar hiç olmadığı kadar iyi. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Your wife's coming. Oh, great. | Karın geliyor. Oh, harika. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Come on, Polly. | Gel Polly. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Fancy dinner later? | Daha sonra iyi bir akşam yemeğine ne dersin? | Tara Road-1 | 2005 | |
| You, me and Polly. | Sen, ben ve Polly. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Sorry, Barney, it's my son's birthday. | Üzgünüm Barney, oğlumun doğumgünü. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I better split. I'm late as it is. | Kaçsam iyi olur. Zaten geç kaldım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hi, Mona. Danny. How are you? | Merhaba, Mona. Danny. Nasılsın? | Tara Road-1 | 2005 | |
| You're looking... powerful. Thank you. | Çok... güçlü görünüyorsun. Teşekkür ederim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Don't listen to that flatterer, darling. | Bu yağcıyı dinleme, sevgilim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| He'd charm the birds off the trees. | Kuşları bile büyüleyip ağaçtan düşürür. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's Brian's birthday. Ria's waiting for me. | Bugün Brian'ın doğumgünü. Ria beni bekliyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| That's for Brian. No, you shouldn't. | Bu Brian için. Hayır, almamalıydın. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Happy birthday to him. | Ona mutlu yıllar. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'll see you, Barney. Bye. | Görüşürüz, Barney. Hoşçakal. | Tara Road-1 | 2005 | |
| What did you give the kid? More than you did. | Çocuğa ne verdin? Senin verdiğinden fazlasını. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Pack of wild animals. | Vahşi hayvan sürüsü. | Tara Road-1 | 2005 | |
| One at a time. | Hepsi bir arada. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Arriving. | Geliyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Rosemary, you are wonderful. | Rosemary, sen bir harikasın. | Tara Road-1 | 2005 | |
| What would I do without you? What are best friends for? | Sensiz ne yapardım? En iyi arkadaşlar ne içindir ki? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Annie, I thought you might like this. | Annie, bunu seveceğini düşündüm. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Look at that, Brian. What do you think? | Şuna bak, Brian. Ne düşünüyorsun? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Aren't you a spoiled boy. | Seni şımarık çocuk. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Do I get paid for wearing this? | Bunu giyersem para verecek misiniz? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Say thanks, Annie. Thanks. | Teşekkür et Annie. Teşekkürler. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Don't worry. I used to be like that myself. Will I get these candles lit? | Üzülme. Ben de böyleydim. Şu mumları yakayım mı? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Perfect. OK, outside, everybody. | Mükemmel. Tamam, herkes dışarı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hey, Rosemary. Hey, Danny. | Merhaba Rosemary. Merhaba Danny. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Kids, how's it going? | Çocuklar, nasıl gidiyor? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Everybody out now. | Herkes dışarı, hemen. | Tara Road-1 | 2005 | |
| My big birthday boy. | Benim koca doğumgünü çocuğum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hi, Annie. I can see you're enjoying yourself. | Merhaba, Annie. Gördüğüm kadarıyla çok eğleniyorsun. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Just in time for the cake. I'm sorry I'm late. | Pastaya yetiştin. Üzgünüm geciktim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Are you coming to have a game of football? | Bizimle futbol oynar mısın? | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'll be off, darling. Thanks again. | Gitmem lazım tatlım. Teşekkürler. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Bye, sweetheart. Bye bye. | Hoşçakal, tatlım. Hoşçakal. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I've been thinking, Danny. | Düşünüyordum, Danny. | Tara Road-1 | 2005 | |
| We don't get much chance to talk these days. | Bugünlerde konuşmak için fazla şansımız olmuyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Looking so beautiful, Danny. | Çok güzel görünüyorsun, Danny. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You've got that look in your eye. | Gözünde yine o bakış var. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I can see these things. | Böyle şeyleri anlayabilirim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's time for another baby. | Yeni bir bebek vakti geldi. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, a new baby puts everything into perspective. | Yeni bir bebek herşeyi yerli yerine oturtur. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Work, Barney, all this rushing around. | İşi, Barney'i, tüm bu koşuşturmayı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I think I've always known the time would come, | Sanırım zamanının geleceğini hep biliyordum, | Tara Road-1 | 2005 | |
| with Annie and Brian grown up so quickly. | Annie ve Brian o kadar çabuk büyüdüler ki. | Tara Road-1 | 2005 | |
| They'll always be special | Her zaman çok özel olacaklar. | Tara Road-1 | 2005 | |
| and nothing's gonna change that. | ve hiçbir şey bunu değiştiremeyecek. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Ria, | Ria, | Tara Road-1 | 2005 | |
| I can't understand how you're so calm. | nasıl bu kadar sakin olabildiğini anlayamıyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You're so bloody calm. | Öyle sakinsin ki. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, I'm excited, Danny darling. | Heyecanlıyım , Danny, sevgilim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Been wanting us to have another baby for a long time now. | Uzun zamandır yeni bir bebek yapmamızı istiyordum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, my God, I don't believe this. | Tanrım, buna inanamıyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You said "us", talking about me and you. | "Yapmamızı" dedin, sen ve benden bahsediyorsun. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I thought you'd found out. | Anladığını sanmıştım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| For a mad moment I thought you'd accepted it. | Delice bir an bunu kabul edeceğini sandım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Found out what? | Neyi anladığımı? | Tara Road-1 | 2005 | |
| ...I�m having another baby. | ...benim bir bebeğim oluyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Ria... | Ria... | Tara Road-1 | 2005 | |
| I've been seeing someone else. | Başka biriyle görüşüyordum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| We just found out she's pregnant. | Hamile olduğunu yeni öğrendik. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Ria, I'm sorry. I was gonna tell you. | Ria, üzgünüm. Sana anlatacaktım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I didn't mean it to be like this, Ria. | Böyle olmasını istememiştim, Ria. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I never wanted anything like this to happen. | Böyle birşeyin olmasını asla istememiştim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Dad, what are you doing? | Baba , ne yapıyorsun? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Have you put anything at all in that bag, Marilyn? | O çantaya gerçekten bir şey koydun mu Marilyn? | Tara Road-1 | 2005 | |
| What do I need in Hawaii? A grass skirt? | Hawaii'de bana ne lazım ki? Ottan bir etek mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| I can't wait to see that. | Görmek için sabırsızlanıyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| This is gonna be so good for us, Marilyn. | Bu bizim için çok iyi olacak Marilyn. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Are you kidding? They're expecting us. | Şaka mı yapıyorsun? Bizi bekliyorlar. | Tara Road-1 | 2005 | |
| They're expecting you. | Onlar seni bekliyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You can't stay here on your own. | Burada tek başına kalamazsın. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm not gonna stay on my own. | Tek başıma kalmayacağım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| We can't go on like this, Greg. | Böyle devam edemeyiz, Greg. | Tara Road-1 | 2005 | |
| We're different people now. | Artık farklı insanlarız. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Can you honestly look at me... | Dürüstçe bana bakıp da... | Tara Road-1 | 2005 | |
| ...and tell me you have any feelings left for me | ...hala benim için bir takım duygular beslediğini | Tara Road-1 | 2005 | |
| at all? | söyleyebilir misin? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Yes, I can, Marilyn. | Evet söyleyebilirim, Marilyn. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, I don't for you. | Ama ben beslemiyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Her name's Bernadette... | Onun adı Bernadette... | Tara Road-1 | 2005 | |
| "The sex is fantastic". You can spare me the details. | "Seks harika". Detayları bana anlatmasan da olur. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I beg you, Ria, don't be bitter and accusing. | Yalvarırım, Ria, acımasız ve suçlayıcı olma. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I had no idea you weren't happy here with us. | Burada bizimle mutlu olmadığına dair hiçbir fikrim yoktu. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's not that. What is it? | Öyle değil. Ne peki? | Tara Road-1 | 2005 | |
| If I knew what it was maybe I could do something about it. | Böyle olduğunu bilseydim belki birşeyler yapabilirdim. | Tara Road-1 | 2005 |