Search
English Turkish Sentence Translations Page 150422
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Janet, you're covering the President's visit, right? | Janet, başkanın ziyaretini araştırıyordun değil mi? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Look, I need you to get a message to him for me. | Ona bir mesaj iletmeni istiyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Look, I grew up in the military. | Bak ben orduda büyüdüm. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| That speech has buzz words | Bu hassas plan ve hızlı harekete geçme sözlerini bilirim. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| They're gonna nuke that thing. | O şeye nükleer bomba atacaklar. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Only, that thing isn't the little meteor | Tek sorun bu onları düşündüğü gibi hemen... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| that'll break apart like they think it is. | ...patlayacak bir meteor parçası değil. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| It's a planet, and it won't even make a dent. | O bir gezegen ve bu bir çukur bile açmayacaktır. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| But the radioactive fallout of this missile | Füzelerin radyoaktif serpintisi milyonları öldürecek. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Take it to The Inquisitor. | Bunu Inquisitor'a götür. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I've got a plane to catch with the President. | Başkanın olduğu uçağı yakalamam gerekiyor. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| O okay, well, then you tell him | Tamam o zaman sen ona o düğmeye basmamasını söyle. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Because The Blur will save us before it ever comes to that. | Çünkü Görüntü bizi bunlar olmadan kurtaracak. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| The Blur? | Görüntü mü? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Oh, my God, Lois. | Tanrım Lois. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| If you think the President, his military advisers, | Eğer başkanın, ordu danışmanlarının veya... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| or anyone is ever gonna take you seriously | ...herhangi birinin seni ciddiye alacağını düşünüyorsan... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I wouldn't have had to do that | Dünya tehlikede olmasaydı bunu yapmazdım. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| and you weren't such a bitch. | Ve sen bu kadar kaltak olmasaydın. ...herhangi birinin seni ciddiye alacağını düşünüyorsan... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Hello, Clark. | Merhaba Clark. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Can't say I love what you've done with the place. | Bu yere yaptığını sevmedim diyemem. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You still say it the same way | Yine aynı şekilde söyleyebilirsin. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| astonishment mixed with a hint of dread, | Korku ile karışmış bir şaşkınlık yine de umut dolu bir son. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Seems my father had a... | Sanırım babam kalbimi değiştirdi. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| And I got a second chance at life. | Hayatta ikinci bir şansım oldu. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Where's Tess? | Tess nerede? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| What have you done with her?! | Ona ne yaptın? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I wouldn't worry so much about my dear little sister. | Küçük kardeşim hakkında bu kadar endişelenmezdim. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You know, I used to think it was our families | Eskiden ailelerimizin bizi olduğumuz kişi yaptığını düşünürdüm. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Then I hoped it was our friends. | Sonra bunun arkadaşlarımız olduğunu umdum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| But if you look at history, | Ama tarihe baktığında bütün büyük adam ve kadınlar... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| have always been defined... | ...düşmanları ile anılırlar. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You have a second chance. You can change all that. | İkinci bir şansın var. Bunları değiştirebilirsin. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| But that's the thing about memories | Anılarla ilgili olan şey, onları asla unutamamaktır. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Like how you were always that one step ahead of me, Clark. | Aynı her zaman benden bir adım önde olduğun gibi Clark. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| No matter how meticulously I prepared, | Nasıl hazırlık yaparsam yapayım... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| no matter how strategic I was... | ...nasıl bir strateji uygularsam uygulayayım tek bildiğim hiç bir şansım olmadığıydı. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| It wasn't a competition. | Bu bir rekabet değil. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Of course it wasn't. | Elbette değil. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You were born to be the chosen one. | Sen seçilmiş kişi olmak için doğmuşsun. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You're simply better than us. | Basitçe bizden daha iyisin. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| And that always killed you. | Ve bu her zaman seni kahretti. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| No, what killed me is that you didn't even want it. | Hayır beni kahreden senin bunu istememen. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You fought it. You you hid from it! | Onunla savaştın, onu sakladın! | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I would have taken it and relished it, embraced it. | Ben alsam hoşlanır ve kabul ederdim. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| My destiny wasn't yours to take! | Benim kaderim alabileceğin bir şey değil! | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I get that now... | Artık anlıyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Which is why I finally embraced my own. | Bu yüzden artık kendiminkini kabullendim. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You and I... | Sen ve ben harika adamlar olacağız. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Because of each other, | Çünkü ikimizin birlikte bir kaderi var Clark. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| only on different sides. | Sadece farklı taraflarda. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I'll always be there to stop you. | Her zaman seni durdurmak için orada olacağım. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Oh, I'm counting on it. | Buna güveniyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Our story hasn't been written yet, Kal El. | Bizim hikayemiz daha yazılmadı Kal El. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| And every villain is only as great as his hero. | Her kötü adam kahramanı kadar büyüktür. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| But, you see, that all relies | Bunların hepsi bizi kıyametten kurtarmana bağlı. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You know about Darkseid? | Darkseid'i biliyor musun? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You really think I just read | Veritas Günlükleri'nin sadece belli yerlerini mi okudum sanıyorsun? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| They foretold of a chosen savior | Seçilmiş bir kurtarıcıdan bahsediyor. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| the light that will inspire this world out of darkness. | Dünyayı karanlıktan kurtaracak bir ışıktan. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You are the light, Clark. | O ışık sensin Clark. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Only you hold the power within you. | O güç senin içinde var. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I'm not so sure | Clark Kent dünyayı tek başına kurtarabilir mi bilmiyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| He can't. | Kurtaramaz. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| But we both know who can. | Ama ikimizde kimin yapabileceğini biliyoruz. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I'm sorry I couldn't save you, Lex. | Seni kurtaramadığım için üzgünüm Lex. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Activate computer monitors. | Bilgisayar ekranlarını aktif hale getir. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Computer: Monitors on. | Ekranlar aktif. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Computer: Systems online. | Sistem açık. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| The day of judgment is upon us. | Kıyamet günü geldi. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| We've saved the willing souls from the coming apocalypse | Gelen kıyamette karanlık lorda hizmet etmesi için ruhlar kurtardık. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Our work is done. | İşimiz bitti. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You can say that again. | Onu bir kere daha söyleyebilirsin. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Your mark has been lifted. | İşaretin silinmiş. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I got this friend | Güzel deri ceketi ve kurşundan hızlı koşan bir arkadaşım var. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| He's pretty good at impossible. | İmkansızlar konusunda oldukça iyidir. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You were so close to experiencing the rapture, | Sen diğerleri yok olurken karanlık lorda hizmet edenlerle... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| known only to those who will be serving our lord for eternity | ...kurtulmaya o kadar yaklaşmıştın ki. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Do you really think you possess the power | Gerçekten sende karanlık lord tarafından kurtarılmış ruhları... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| to vanquish our lord from the souls of those he saved? | ...yok edecek güç olduğuna inanıyor musun? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| But I got friends in high places. | Ama önemli yerlerde tanıdığım arkadaşlar var. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You're not authorized to go in there. | Oraya gitmeye izniniz yok. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I must have forgotten my hall pass. | Giriş kartımı unutmuşum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I was just going to the bathroom. | Sadece tuvalete gitmeye çalışıyordum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Well, they said that they would brief us in 2 minutes. | Bize 2 dk. içinde bilgi vereceklerini söylediler. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| It's now been 15, and I really need... | Şu an 15 dk. oldu ve ben gerçekten... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Do you see that giant molten orb out there? | Şuradaki büyük küreyi görüyor musun? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Now, whatever story they told you, | Sana ne hikaye anlattılar bilmiyorum ama gezegenimize çarpmak üzere. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You can see it with your own eyes. | Kendi gözlerinle görebilirsin. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I just need a few minutes of your time. | Sadece bir kaç dakikanızı alacağım. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I'm sorry, sir. No! Wait! | Üzgünüm efendim. Hayır bekle! | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I have information that you need to know. | Bilmeniz gereken bir bilgi vereceğim. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I don't know how you got on this plane, young lady, | Bu uçağa nasıl bindiniz bilmiyorum genç bayan ama... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| but you're stepping so far out of your position. | ...yerinizin oldukça dışındasınız. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| All that matters is the truth, and you don't have it. | Tek önemli olan gerçek ve siz bunu bilmiyorsunuz. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Please, Mr. Secretary. | Lütfen Sayın Bakan. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I have proof | Nükleer bomba atmak üzere olduğunu meteorun... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| is much larger than you realize, | ...tahmin ettiğinizden çok daha büyük olduğunu ve... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| with a density that will result in you spewing nuclear fallout | ...atmosfere yayılacak nükleer serpintinin milyonları öldürebileceğini söylüyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| But you already know that, don't you? | Ama siz bunu zaten biliyordunuz değil mi? | Smallville Finale-1 | 2011 |