Search
English Turkish Sentence Translations Page 150387
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| and I will do anything it takes to protect it. | Şimdi onu korumak için her şeyi yaparım. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You must know that. | Bunu bilmelisin. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| In case you haven't noticed, Zod, | Eğer fark etmediysen Zod... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| there are few that could stop you. | ...seni durduracak bir kaç şey var. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Which is why the information you have is so valuable. | Bu yüzden bilgi çok değerli. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You talk like we're on different sides. | Farklı taraftaymışız gibi konuşuyorsun. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| We are partners, after all. | Ne de olsa biz ortağız. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I doubt that you've only used your powers for seduction. | Gücünü sadece baştan çıkarmak için kullandığına şüpheliyim. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| They certainly come in useful, | Bazen çok yararlı oluyorlar. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| especially when it comes to keeping an ear and an eye out for my competition. | Özellikle de rakibimle ilgili şeyleri duymak ve görmek istediğimde. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| If you're referring to Clark, | Eğer Clark'tan bahsediyorsan... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| you may have met your match but... | ...belki eşitin biri olabilir ama... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| He's not your competition. | ...kesinlikle rakibin değil. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| He's one of you. | O sizden biri. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| But he stands apart. | Ama bizden ayrı duruyor. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Read your own newspaper, Tess. | Kendi gazeteni oku Tess. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| With the help of a certain lovely reporter, | O sevimli gazetecinin yardımı ile... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| the blur has become humanity's new messiah. | ...Görüntü insanlığın yeni mesihi oldu. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Now, I may be able to fly, | Belki ben uçabiliyorum ama... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| but the world would willingly follow him on foot. | ...insanlar onu peşinden gitmek istiyor. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I want to know what gives him that power. | Ona bu gücün nasıl verildiğini bilmek istiyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| And I want to know what will take it away. | Ve neyin bunu alacağını. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| But you'll never tell me. | Ama sen bana asla söylemeyeceksin. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Information is also power. | Bilgi de bir nevi güçtür. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| But you understand that better than anyone. | Sen bunu herkesten iyi anlarsın. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| It's a spoon. | Bir kaşık. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I bought you a spoon, one of those little... | İnsanların biriktirdiği o küçük... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| People collect them. I thought about getting you, | ...kaşıklardan aldım. Sana bunun yanında... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| some of those little decorative soaps. | ...uygun küçük çorbalar alabilirim. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| But ultimately, You didn't really need either one of them, did you? | Ama bunlardan hiçbirine ihtiyacın yok değil mi? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I'm more partial to sporks, myself but | Benim de bir kaç kaşığım var ama... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| a girl can never have too many... Spoons? | ...bir kızın fazla kaşığı olamaz değil mi? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Yeah, I never should have | Evet bir daha asla düşünmeden... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| wrapped up that Pandora's box to begin with and second guessed myself or us. | ...kendime ve bize böyle sürprizler yapmamalıyım. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| From now on, I won't. | Bundan sonra yapmayacağım. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Maybe we should just say that next time, | Belki bir dahaki sefere... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| you won't take advice about relationships from Clark Kent. | ...ilişkilerle ilgili Clark Kent'ten fikir almamalısın. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You know, speaking of Clark... | Clark'tan bahsetmişken ileri ki zamanlar için ve... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| For future reference and, you know, | ...çevreye duyarlı olmak adına... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| The next time you want to take a shower with someone, you can just ask me. | ...bir daha duşa biri ile girmek istediğinde beni ara. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I can't remember blacking out, I wish I could forget waking up. | Nasıl kendimden geçtiğimi bilmiyorum keşke uyanmamı da hatırlamasam. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Really? It couldn't have been that bad, right? | Gerçekten mi? Bu kadar kötü olamaz. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Wasn't there a time when you would have given just about anything | Bir zamanlar o çiftçi çocuğun... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| to stare at that farmer's tan in all its glory? | ...bronz tenine bakmak istemiyor muydun? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| That was a long time ago like | Çok uzun zaman önceydi. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| in a Smallville far, far away. | Smallville kadar uzun. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I mean, okay, yeah, | Tamam yani Clark'ı çok sevdim. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| And I waited for years for him to see that, | Yıllarca bunu, beni görmesini bekledim. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| But even with his x ray vision, he never did. | Ama insanların içini gördüğü halde beni göremedi. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I think more than that I just wanted someone who would get me. | Sanırım bu birinin beni görmesini istememden fazlasıydı. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| And as good a friend as Clark is, he's never gonna be that person. | Clark iyi bir arkadaşım ama bu kişi asla olamazdı. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Which is fine. Really. | Bu iyi. Gerçekten. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Those wounds healed over a thousand supersaves ago. | Yaralar uzun zaman önce kapandı. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Now there's just scars. | Sadece izleri kaldı. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| It's Clark's loss. | Clark'ın kaybı. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| What about your loss? | Peki ya senin kaybın? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I'm sure that Lois didn't have to drag you into the woods | Eminim Lois seni ormana tekmeleyerek... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| kicking and screaming. | ...ve bağırarak götürmedi. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Yeah, | Evet izler hakkında ilginç bir şey var. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| They're always there. | Her zaman yerlerinde duruyorlar. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| It doesn't mean they haven't healed. | Bu iyileşmedikleri anlamına gelmez. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Sometimes they can be kind of cute, too, you know. | Bazen çok sevimli de oluyorlar. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You have one in particular that I'm partial... | Senin için özel bir şey benim için... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| as incredible as that r and r attempt was, | İnanılmaz bir dinlenme ve eğlenme denemesiydi. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I think we should skip the old b and b's for awhile. | Sanırım bu eski uyku ve kahvaltı olayına ara vermeliyiz. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| For our first weekend away together, | Beraber ilk hafta sonumuzdu ve... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| it could have been worse. | ...daha kötü geçemezdi. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I was possessed by a 300 year old Scottish banshee, I almost killed you. | 300 yıllık bir İskoç hayalet içime girdi ve az daha seni öldürüyordum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| But we did get to see the world's largest ball of yarn. | Ama dünyanın en büyük yün yumağını gördük. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| That made the whole trip worthwhile. | Bütün geziyi güzel kılan buydu. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| All thanks to my stellar sense of direction. | Benim yön hislerime teşekkür etmelisin. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Let's face it, Clark... Without me, you'd still be lost. | Kabul edelim Clark ben olmadan kaybolursun. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| It's my cellphone. | Cep telefonum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Just let it go to voicemail. | Bırakalım mesaja düşsün. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Yeah, why don't you answer it, Lois? What if it's important? | Neden cevap vermiyorsun Lois? Ya önemli bir şeyse? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| A little privacy, please? Just pretend I'm not here. | Biraz çekilir misin lütfen? Burada yokmuşum gibi davran. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I guess I'll just have to get used to sharing you with the world. | Sanırım seni dünyanın geri kalanı ile paylaşmaya alışmalıyım. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Lois lane, at your service. | Lois Lane emrinizde. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I was wondering. Hoping that you'd call again. | Ben de düşünüyordum. Yeniden aramanı umuyordum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I need your help. Anything. | Yardımına ihtiyacım var. Ne olursa. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I need you to get information on Tess mercer. | Tess Mercer ile ilgili bilgi gerekiyor. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You've come to the right girl. | Doğru kişiye geldin. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Just give me the question. I'll find you an answer. | Bana soruyu söyle. Cevabını bulayım. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| No matter what it takes, I'll do it. | Ne pahasına olursa olsun yapacağım. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I'll get the information you need. | İhtiyacın olan bilgiyi bulacağız. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| But you can't tell anyone about it. | Bundan kimseye bahsetmemelisin. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Promise me you won't. | Söylemeyeceğini söz ver. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I wouldn't ask, Lois if it weren't a matter of life or death. | Ölüm kalım meselesi olmamış olsa bunu istemezdim Lois. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| What's happening, Jonathan?! | Neler oluyor, Jonathan? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Lex! Where are you?! | Lex! Neredesin? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Lionel was too blind to see the truth. | Lionel gerçeği göremeyecek kadar körmüş. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| There was another. | Biri daha varmış. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| You've done a very thorough job. | Çok iyi iş çıkardın. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I just think that I'll take it from here. | Sanırım bundan sonrasını halledebilirim. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I think I'm finally ready for the front page. | Sanırım ilk sayfa haberi için hazırım. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| An article. | Bir makale. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I found a stack of missing persons cases that no one's talking about. | Kimsenin bilmediği kayıp insanlarla ilgili bir dosya. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| There are similarities between them all. | Hepsinin ortak noktası var. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| This city is being attacked, and no one seems to care. | Şehir saldırıya uğruyor ve kimse umursuyormuş gibi gözükmüyor. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Kind of makes you wish the Red blue Blur wasn't sitting down on the job. | Bu bana kırmızı mavi görüntünün işini yapmadığını düşündürüyor. | Smallville Eternal-1 | 2009 |