Search
English Turkish Sentence Translations Page 150385
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Whether you want to admit it or not, major, | Kabul et ya da etme Binbaşı... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| we all want the same thing... | ...hepimiz aynı şeyi istiyoruz. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| A better world. | Daha iyi bir dünya. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You crave a man that's your equal. | Senin dengin bir mağara adamı. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| But everyone you've ever let in has betrayed you... | Kendine yaklaştırdığın herkes sana ihanet etti ve... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| and will never trust you. | ...sana asla güvenmediler. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Well, sometimes trust comes at too high a price. | Bazen güvenin bedeli ağırdır. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Obsession can cost you more. | Takıntı sana daha pahalıya patlar. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| We'll go to Cyprus, rule the world, | Kıbrıs'a gidip dünyaya hükmederiz. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| drink wine, swim in the sea. | Şarap içip yüzeriz. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You sound like a man without a care in the world, | Dünyayı önemseyen biri gibi konuşuyorsun... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| not your usual goal oriented self. | ...kendi amaçları olan biri gibi değil. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I still have goals. | Hala hedeflerim var. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| But do you still have secrets? | Hala sırların var mı? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Not from you. | Sana karşı yok. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I don't remember you telling me that you discovered your powers. | Bana güçlerini kazandığını söylediğini hatırlamıyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You're a soldier dedicated to his cause. | Kendini amacına adamış bir askersin. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| There's no way you'd run off to Cyprus unless your war was won. | Eğer savaşını kazanmamış olsan Kıbrıs'a gitmekten bahsetmezdin. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Your instincts are remarkable. | Hislerin olağanüstü. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| So is your ability to heal. | Demek gücün iyileştirmek. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You were shot a few weeks ago, but I just checked, there's no wound. | Bir kaç hafta önce vurulmuştun ama baktığıma göre yara izin yok. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| My little experiment proves that my instincts were right. | Küçük deneyin hislerimin doğru olduğunu kanıtlıyor. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| And if you were wrong... | Eğer yanılmış olsaydın... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Your experiment would have killed me. | ...deneyin ölümümle sonuçlanacaktı. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Some risks are worth taking. | Bazı şeyler için risk alınmalıdır. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| And some aren't. | Bazıları için değil. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You know my secret. | Sırrımı biliyorsun. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I can't afford to let you share it. | Bunu paylaşmana izin veremem. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| What would you do if our positions were reversed? | Sen benim yerimde olsan ne yapardın? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| In every relationship, | Her ilişkide bir kişi... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| one person stands while the other one kneels. | ...ayakta dururken diğeri önünde diz çöker. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I will not be forced down again. | Tekrar diz çökmeye zorlanmayacağım. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I wouldn't want you to be. | Öyle olmanı istemiyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I must say, | Söylemeliyim ki... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Your taste in wine is almost as good as your taste in women. | ...şaraptaki zevkin kadınlardaki kadar iyi. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You have a little bit of pinot right there, actually. | Aslında şurada bir damla kalmış. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Look at that. I got it. | Tamam aldım. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Unless Christmas came early this year, | Yılbaşı erken gelmediyse... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| that better not have my name on it. | ...umarım üzerinde benim ismim yoktur. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Maybe you've just been especially good this year. | Belki bu yıl çok iyi bir kız olmuşsundur. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Maybe a guy shouldn't take someone like you for granted. | Belki biri seni hafife almıyordur. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I didn't think you were, Ollie. | Öyle düşündüğünü sanmıyorum Ollie. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Clark said something, didn't he? | Clark bir şey söyledi değil mi? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| It's just a gift. | Bu sadece bir hediye. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| No. It's a slippery slope. | Hayır, bu tehlikeli bir yol. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| "Just because" gifts are never just because. | Hediyeler "sadece hediye" olmaz. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| There's always some unspoken part, like | Her zaman konuşulmayan bir parçası vardır. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| "I'm sorry" or "i feel very strongly about you," | Üzgünüm ya da seninle ilgili sağlam duygular besliyorum gibi. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| both of which are complicated. | Bunların ikisi de karmaşık şeyler. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I wanted to keep things simple, | Ben işlerin basit olmasını istiyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| with, like, no strings or ribbons. | Bağlanmak ve kurdelelerin olmaması gibi. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Wait, where are you going? I'm going for a walk. | Bekle nereye gidiyorsun? Yürüyüşe çıkıyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| When I come back, can we just hit the "reset" button | Geri geldiğimde yeniden başlama düğmesine basıp... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| and play our favorite indoor game again? | ...tekrar eski halimize geri dönelim olur mu? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| So much for a relaxing walk to calm my nerves. | Ne kadar huzur verici sinirlerim gevşedi. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Definitely not calm. | Kesinlikle huzur verici değil. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Unexpected, but useful. | Beklenmedik ama işe yarar. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Just give me 10 minutes. | Bana 10 dakika ver. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Then you'll get a surprise. | Sonra sürprizini alacaksın. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Something tells me you'll never stop surprising me, Lois. | İçimden bir his beni şaşırtmayı asla bırakmayacağını söylüyor Lois. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Well, hello to you, too. | Sana da merhaba. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I can't tell you, Lois. | Sana söyleyemem Lois. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I thought I would join you. | Sana katılabileceğimi düşündüm. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Yeah, I can see that. | Evet bunu görebiliyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| At least, I'm trying not to see that. | En azından görmemeye çalışıyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You know, I'm done here, | Benim işim bitti. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| so the shower is yours. | Duş senin. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| It's not the shower I want. | Ben duş almak istemiyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Chloe, how much wine did you have to drink at dinner? | Chloe, yemekte ne kadar içtin? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Why, you want to share another bottle? | Neden, bir şişe açıp paylaşmak ister misin? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Or maybe we could just go for a moonlit walk in the woods. | Ya da ormanda bir geziye çıkabiliriz. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I don't think that Oliver would appreciate it. | Oliver'ın bunu onaylayacağını sanmıyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Clark, I just... | Clark, ben sadece... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I can explain this, sort of. | Sanırım bunu açıklayabilirim. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Try to explain it over breakfast maybe next century. | Belki gelecek yüzyıldaki bir kahvaltıda yaparsın. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| This... I won't be needing. | Buna ihtiyacım kalmadı. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| What are you doing? What are you doing? | Ne yapıyorsun? Sen ne yapıyorsun? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Where are my clothes? I don't know. | Kıyafetlerim nerede? Bilmiyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You got any bagpipes to go with that outfit there, lassie? | Bu kıyafetine uygun gaydan var mı? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| That means you guys are having a little fun. It's cute. | Demek siz çocuklar eğleniyorsunuz. Bu güzel. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Listen, I'm looking for Chloe. | Chloe'yi arıyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| She took a walk a while ago. | Yürüyüşe çıktı. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| She hasn't returned, and I'm getting a little worried about her. | Hala dönmedi ve ben endişelenmeye başladım. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I was just with her, actually. | Aslında onunla birlikteydim. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You were? Okay. | Öyle mi? Tamam. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Oh, right. Yeah, okay. So, just | Tamam anladım. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| lay it on me. | Hadi anlat. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Why don't I take you to see Chloe, instead? | Neden bunun yerine seni Chloe'ye götürmüyorum? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You will never win a woman's heart by waiting for her to come to you. | Bir kadının kalbini onun sana gelmesini bekleyerek kazanamazsın. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You lead the way. | Tamam yolu göster. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| The truck is still there. At least Lois didn't drive home. | Kamyonet hala burada. En azından Lois eve dönmemiş. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| Oliver's not in our room. We're definitely being roasted, | Oliver odasında değil. Biraz kafayı bulduk ama... | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| not toasted over a bottle of McDougal's finest tonight. | ...bir Mcdougal şarabı ile kendimizden geçmedik. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| What possessed you to come into the bathroom like that? | Seni ne ele geçirip banyoya öyle girmeni sağladı? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| I don't remember. I just completely blanked out. | Hatırlamıyorum. Tamamen kendimden geçmişim. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| You don't remember seeing... | Gördüğünü hatırlamıyor musun? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| No, god, I definitely don't remember seeing that. | Hayır tanrım, kesinlikle hatırlamıyorum. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| What... Wait a minute. Was I... Did you see... | Bekle bir dakika sen gördün mü? | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| This is our last couples vacation together. | Bu çift olarak yapacağım son tatil olacak. | Smallville Escape-1 | 2010 | |
| If I don't find Lois, this will be the last vacation I take with anyone. | Eğer Lois'i bulamazsam bu tatile giderken yanımda birini götürmeyeceğim. | Smallville Escape-1 | 2010 |