Search
English Turkish Sentence Translations Page 150370
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Well, Lois, there's nothing we'll be doing in five weeks | Lois beş haftadır yapmadığımız bir şeyi... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| that we can't do tonight. | ...bu gece yapamayız. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| This is the one. | İstediğim bu. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| You're the one that I want to get it right with, okay | Bunu doğru şekilde yapmayı istediğim kişi sensin. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Take the money, not my wedding ring. | Paramı al, evlilik yüzüğümü bırak. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Don't worry the galaxy will be there next week. | Merak etme galaksi gelecek haftaya da orada olacak. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| I knew I should've changed the alternator myself. | Alternatörü kendim değiştirmemem gerektiğini biliyordum. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Come on, Oliver. | Hadi ama, Oliver. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Jealous much?! | Bu kadar mı kıskanıyorsun?! | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| No, Oliver! | Hayır, Oliver! | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| I'm s | Ben... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| I came here for our training session, Mia, | Buraya eğitim almaya geldin Mia... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Not an audition for "Kill Bill 3." | ...Kill Bill 3'ün seçmelerine değil. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| I thought if I surprised you, | Seni şaşırtırsam... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| I might actually stand a chance of kicking your butt. | ...belki yenerim diye düşünmüştüm. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Then you tried to snap my windpipe. | Sonra sen soluk borumu kırmaya çalıştın. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Well, you make a pretty convincing Ninja. | Çok inandırıcı bir ninja olmuşsun. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Oliver, that was more than an overreaction. | Oliver, bu aşırı tepkiden fazlasıydı. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| You didn't even respond to your own name. | Kendi ismine cevap bile vermedin. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| It was like you were someone else. | Sanki bir başkasıydın. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| This coming from the woman in the mask. | Bu söz maskeli bir kadından mı geliyor? | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| The apple is such a plain yet fascinating fruit. | Elma sade ama hayranlık uyandırıcı bir meyve. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| You know, it was the apple that launched the Trojan War, | Biliyorsun Truva Savaşı'nı bir elma başlattı. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| One of the great epic battles of all time. | Tüm zamanların en destansı savaşlarından. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| And, also, in many religions here, | Ayrıca bir çok inançta... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| it's the apple's fall from the tree of knowledge | ...elmanın ağacın yakınına düşmesi insanın... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| that represents the fall of man. | ...ailesine benzetilmesini anlatır. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Now, I found that story quite interesting | İnsanların bilgi saklama istediğini düşünürsek... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| because it so aptly illustrates | ...bu hikayeyi oldukça iyi tanımlanmış olarak görüyorum. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Whereas our own Kryptonian religion... | Bunun yanında Krypton inancında... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| now, that teaches... | ...biri bildiğini diğerleri ile paylaşmalıdır der. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| I'm sure you din't come here for a Sunday school lesson. | Eminim buraya bana ders anlatmaya gelmedin. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| When we bowed down before you, Kal El, | Senin önünde eğildiğimizde Kal El... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| We embraced you wwith open hearts. | ...sana tüm kalbimizle bağlandık. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Some of us feel as if our favor has not been returned. | Bazılarımız bu yaptığımızın karşılığını alamadığımızı düşünüyor. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Your people... | Senin insanların... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| our people. | Bizim insanlarımız. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Our people have assimilated well. | İnsanlarımız iyi adapte olmuşlar. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| They don't need my help as much as the humans. | İnsanlar kadar yardıma ihtiyaçları yok. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| No, we need it more. | Hayır, daha fazlası gerek. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| We have no powers here, Kal El. | Burada hiç gücümüz yok Kal El. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| And they expet you to help us get them. | Onlar bunu almalarına yardım etmeni bekliyor. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| We need leadership, a mentor. | Bir lidere, öğretmene ihtiyacımız var. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| I don't know how to give our people my powers. | İnsanlarımıza güçlerimi nasıl veririm bilmiyorum. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Surely, it's a mystery we can solve together. | Eminim bu gizemi birlikte çözebiliriz. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Earth is not another Krypton. | Dünya başka bir Krypton değil. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| And trying to make it one is a dangerous plan. | Bunu yapmaya çalışmak tehlikeli bir plan. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Our people they don't want to conquer. | İnsanlarımız işgal etmek istemiyor. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| if we don't deliver their powers soon, | Eğer onlara bu gücü vermezsek bunu almak için... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| We have to be able to defend ourselves, Kal El. | Bizim kendimizi koruyabilmemiz gerek Kal El. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| These humans' brutality is, uh... | İnsanların vahşiliği... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| is extraordinary. | ...olağan üstü. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| And if they discover us, | Eğer bizi bulurlarsa... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| They will hunt us down like animals. | ...bir hayvan gibi avlarlar. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| You are reluctant to take action | Bir şeyler yapmaya isteksizsin çünkü... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| because you don't trust me. | ...bana güvenmiyorsun. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| You think I killed Jor El. | Jor El'i benim öldürdüğümü sanıyorsun. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| I lost a son. | Bir evlat kaybettim. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| And I would never deprive anyone of his father in this life. | Asla bir insanın babasının hayatından çıkmasını istemem. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| I shouldn't have left you last night. | Dün gece seni bırakmasaydım... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| This never would've happened. | ...bu asla olmazdı. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| It's not your fault that I had a bad alternator, Smallville. | Alternatörün kötü olması senin suçun değil Smallville. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Look, some psycho obviously wanted to get himself | Bazı psikopatlar ön sayfaya çıkmak için... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| on the front page, | ...en önemli muhabiri vurabiliyorlar. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| What did he look like? Did you see him? | Neye benziyordu? Onu görebildin mi? | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| He was dressed up like Green Arrow | Green Arrow gibi giyinmişti. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| You don't look so great | Pek iyi görünmüyorsun. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Which, for you, is not exactly easy. | Bu senin için kolay değil ama. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Uh, I didn't realize Lois already had a visitor. | Lois'in ziyaretçisi olduğunu fark etmemişim. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Come on. Ollie... | Hadi ama Ollie. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| It's been years since you and Lois | Lois ile senin birlikte olduğunuz... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| steamed up any elevator glass. | ...zamanlar çoktan geçti. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| You have a suspect? | Şüpheli var mı? | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Uh, he was dressed up like... | Aslında aynı senin gibi... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| you, actually. | ...giyinmiş. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| I didn't want to tell you this over the phone, but... | Bunu sana telefonda söylemek istemedim ama... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| ... Lois was shot with an arrow. | ...Lois bir okla vurulmuş. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| It went in under her right shoulder. | Hemen sağ omzunun altından. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| It didn't do any damage, but the doctor said | Doktor bir zarar vermediğini söyledi ama... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| that if it had been just a centimeter to the right or the left, | ...eğer bir santimetre sağa veya sola girseymiş... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| her artery would have been seviche. | ...ana damarı parçalayabilirmiş. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| She would've died in minutes. | Hemen ölürdü. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Lucky for her, the guy wasn't exactly William Tell. | Şanslıyız ki adam William Tell değilmiş. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| No, this guy makes William Tell | Bu adamın yanında William Tell... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| look like a summer camp archery coach. | ...yaz kampı okçuluk koçu gibi kalır. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| We're not dealing with just some random shot here, Chloe. | Öylesine bir atış değilmiş, Chloe. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| That's a target specifically designed | Bu hedefi öldürmeden... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| to take down your enemy without klling them. | ...etkisiz hale getirmek için yapılan bir atış. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Our sooter's not an amateur. | Adamımız amatör değil. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| This guy's a crack marksman. | Bu adam tam bir nişancı. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Not many people in the world could hit that shot. | Dünyada bu atışı yapabilecek fazla kişi yok. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Where's this arrow? | Ok nerede? | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| The police are running some tests on it. | Polis üzerinde bazı testler yapıyor. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| It's pretty low tech | Titanyum olanları ile karşılaştırılınca... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| compared to your titanium missiles. | ...oldukça düşük seviyeli bir şey. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Vordigan. | Vordigan. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| Clark, thank goodness. | Clark, tanrıya şükür. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| A girl could not live by online blackjack alone. | Sadece online oyun oynayarak vakit geçmiyor. | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| I am so sorry to disappointment, | Hayal kırıklığına uğrattığım içini üzgünüm ama... | Smallville Disciple-1 | 2010 | |
| but I was hoping to make it up with flowers. | ...umarım bunu çiçekler telafi eder. | Smallville Disciple-1 | 2010 |