Search
English Turkish Sentence Translations Page 150356
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| You're the last person I thought would save me. | Beni kurtarmasını umduğum son insan sensin. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I was following that butcher you used to erase the memories of your 33.1 victims. | 33.1'deki kurbanlarının hafızalarını silmek için kullandığın o kasabı takip ediyordum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Lana told you about Dr. Knox? Don't bring lana into this. | Lana sana Dr. Knox'dan söz etti, değil mi? Lana'yı bu işe karıştırma. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| No point in lying for her, Clark. | Yalan söylemene gerek yok, Clark. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I know Lana's somehow been uncovering company secrets. | Lana'nın bir şekilde şirket sırlarını öğrendiğini biliyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Probably using the $10 millions she stole from me to do it. | Muhtemelen bunu yapmak için de, benden çaldığı 10 milyon doları kullandı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| At the moment, i'd say it's money well spent. | Görünen o ki, parayı iyi yerlere harcamış. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| If she hadn't tipped you off, i'd be in the morgue. | Sana bundan bahsetmeseydi, morgda yatıyor olabilirdim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You're just as guilty as that doctor. | Sen de en az o doktor kadar suçlusun. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Makes me sick to think that I had to take a life for yours. | Seni kurtarmak için başkasını öldürmek zorunda kalmam midemi bulandırıyor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Knox isn't dead, Clark. | Knox ölmedi, Clark. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| He came after me. | Peşimden geldi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| They didn't leave a scratch. | Geriye bir çizik bile kalmadı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You're saying Knox is still alive. | Knox'un hâlâ hayatta mı demek istiyorsun? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Not only is he alive, he's murdering his patients one by one. | Sırf hayatta olsa iyi. Hastalarını teker teker öldürüyor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Miss Sullivan. | Bayan Sullivan. Tam vaktinde geldiniz. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I'm just glad my test results proved I could have the procedure. | Test sonuçlarımın, ameliyata uygun olduğumu göstermesine sevindim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You're one of a kind. | İlginç bir vakasınız. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| The level of meteor rock concentration in your heart... | Kalbinizdeki meteor taşı birikiminin seviyesi... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| It's extraordinary. | ...olağanüstü. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| In my heart? | Kalbimdeki mi? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Just relax. | Rahat olun. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| After tonight, you'll have nothing to worry about. | Bu geceden sonra, hiçbir şey için endişelenmenize gerek kalmayacak. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Where are all your staff? | Personelinizin geri kalanı nerede? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| They'll be here shortly. | Birazdan burada olurlar. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| What is that? | Elinizdeki nedir? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Where's Chloe? I've been looking everywhere. | Chloe nerede? Her yerde onu aradım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| We had a major misunderstanding C.K. | Büyük bir yanlış anlama oldu, C.K. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I need your help. | Yardımına ihtiyacım var. Buna vakit yok. Nerede o? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| No, but she dropped off this rubik's cube of a rt, | Hayır ama giderken bu kartı bıraktı ve ne anlama geldiğine dair hiçbir fikrim yok. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| "After tonight, I might not remember you, | "Bu geceden sonra, seni hatırlayamayabilirim,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| so don't let me forget why we belong together." | ...bu yüzden niçin birbirimize ait olduğumuzu unutturma." | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I don't get it, C.K. What's happening tonight? | Anlamıyorum, C.K. Bu gece ne olacak ki? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Taking your heart and giving it to Sophia. | Kalbini alıp Sophia'ya vereceğim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Thanks to you, Chloe Sullivan, | Senin sayende, Chloe Sullivan,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| my love will last forever. | ...aşkımız sonsuza dek sürecek. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Where did Knox take Chloe? | Knox, Chloe'yi nereye götürdü? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Look, Clark, I want to stop Knox as much as you do. | Bak, Clark, ben de en az senin kadar Knox'u durdurmak istiyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I've check every address we had on file. They're all dead ends. | Dosyasında yazan bütün adresleri kontrol ettim. Hiçbir şey çıkmadı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| He didn't disappear into thin air, Lex. | Adam buhar olup uçmadı ya, Lex. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| No, but he's had a lot of experience covering his tracks. | Hayır ama izini kaybettirmekte oldukça tecrübeli biri. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Send me the pictures on Knox. | Knox'ın olduğu resimleri gönderin. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I used face recognition software to run an image search. | Görüntü araştırması için yüz tanımlama yazılımı kullandım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Knox wasn't alive during World War II, Lex. He's too young. | Knox, II. Dünya Savaşı sırasında hayatta olamaz Lex. Bunun için çok genç. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| He's much older than he looks. | Göründüğünden daha da yaşlı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| This is knox in 1888. | Bu 1888 yılındaki Knox. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| And here he is in 1675. | Ve bu da 1675'deki hali. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Clark, he's had 1,000 names, and he's lived for centuries. | Clark, binlerce adı var ve asırlardır hayatta. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| That's why you can't kill him. | Bu yüzden onu öldüremezsin. Curtis Knox, ölümsüz. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Well, he couldn't have gotten far. | Fazla uzaklaşmış olamaz. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Must've dropped this in the struggle with Chloe. | Bunu, Chloe ile boğuşurlarken, düşürmüş olmalı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| "Este perpetua." | Este perpetua. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| "May you live forever." | "Sonsuza dek yaşa." | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| It's a roman greeting. I've seen this before. | Bu bir Romalı selamıdır. Daha önce bir yerde görmüştüm. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| The Victorian Arms? | Victorian Arms mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Knox was the robber baron who owned it. He lived there in the '20s. | Knox, orayı satın alan şaibeli bir iş adamıydı. 20'li yıllarda orada yaşamıştı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Maybe he never moved. | Belki de hiç taşınmamıştır. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| If your wife is sick, I can cure her with my abilities. | Eşiniz hastaysa, sahip olduğum yeteneklerle onu iyileştirebilirim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Sophia is perfectly healthy. | Sophia'nın sağlığı yerinde. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I've induced her coma simply to reduce her stress before the procedure. | Ameliyat öncesi, gerilimini azaltmak için onu komaya sokan benim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You put her in a coma because you knew that she would freak | Onu komaya soktunuz çünkü masum insanlar üzerinde... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| if she knew that you were playing fatal games of operation with innocent people. | ...ölümcül oyunlar oynadığınızı öğrenseydi, dehşete kapılacağını biliyordunuz. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| That doesn't sound like eternal love to me. | Bu bana hiç de sonsuz bir aşkmış gibi gelmedi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You've been around, what, two decades? | Ne kadar zamandır hayattasın, 20 yıl mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| What do you know about true love? | Gerçek aşk hakkında ne bilirsin ki? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| A schoolgirl crush. | Aptalca bir aşk. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Very quaint. | Çok ilginç. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Unfortunately, you won't be able to say goodbye. | Maalesef, onunla vedalaşmak için bir fırsatın olmayacak. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Now, let us begin. | Şimdi, işimize bakalım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I came here for help, not to be cut open by some Jack the reaper wannabe! | Buraya yardım almaya gelmiştim, karın deşen Jack'e özenen biri tarafından doğranmaya değil! | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I was Jack the reaper. | Karın deşen Jack bendim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Your powers might be far beyond those of mtal men, but you've met your match. | Güçlerin, fanilerin ötesinde olabilir ama sana denk biriyle karşılaştın. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I won't let you kill anyone else. | Birini daha öldürmene izin vermeyeceğim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I'd kill 1,000 more to never have to be alone. | Bir daha yalnız kalmamak için bin kişiyi daha öldürebilirim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You don't know the pain of living centuries, watching the women you love, | Yüzyıllarca yaşayıp, sevdiğin kadının giderek yaşlandığını ve sonunda öldüğünü görmenin... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| grow old and turn to dust! | ...verdiği acıyı tahmin bile edemezsin! | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You and I are more alike than you think. | Zannettiğinden de çok birbirimize benziyoruz. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I won't go through again! | Aynı şeyleri bir daha yaşamayacağım! | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| My god. | Tanrım. Ben ne yaptım? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Please don't leave me. | Ne olur, beni terk etme. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| What'd you do with Knox? | Knox'a ne yaptın? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Your father and I had a "don't ask, don't tell" policy | İş suç ve ceza konusuna gelince, babanla aramızda,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I suggest we abide by the same rules. | Aynı kurallara göre davranmamızı öneririm. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You didn't kill him, did you? Knox is immortal, Kal El. | Onu öldürmedin, değil mi? Knox ölümsüz, Kal El. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I know what it's like to have feelings for the people here, | Buradaki insanlara karşı neler hissettiğini biliyorum,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| And when they're gone, you still have a greer calling to fulfill. | Aramızdan ayrılsalar bile, yine de yerine getirmen gereken büyük bir amacın var. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Have you found the crystal? | Kristali buldun mu? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I got a little sidetracked. | Başka bir işle meşguldüm. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| What is "Red eyes" still doing here? | "Kırmızı gözlü" herif burada hâlâ ne arıyor? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I heard what he said about my father. | Babam hakkında söylediklerini duydum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| He's the one who can'be trusted. | Asıl güvenilmemesi gereken kişi o. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Ask him to tell you about what he did to my family. | Aileme neler yaptığını anlatmasını söyle. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Your father was a traitor. | Baban bir haindi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Who are you gonna believe, Clark... | Kimin sözüne inanacaksın, Clark? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Your family... | Ailenin mi... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| ...or this martian manhunter? | ...yoksa Marslı bir insan avcısının mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Guess this family reunion is over. | Sanırım bu aile birlikteliği sona erdi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I heard the police shut B.C.E. Clinic down and that Curtis Knox went awol. | Polisin kliniği kapattığını ve Curtis Knox'ın kayıplara karıştığını duydum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Did you have anything to do with that? | Bu işte senin bir parmağın var mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Turns out he was killing his patients. | Hastalarını öldürdüğü ortaya çıktı. | Smallville Cure-1 | 2007 |