Search
English Turkish Sentence Translations Page 150355
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| I didn't know you had a secret plan to save the world. | Dünyayı kurtarmak için gizli bir planın olduğunu bilmiyordum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| So far, I've only made a few contacts. Knox's name just came up. | Şimdiye kadar sadece birkaç tane bağlantı kurabildim. Knox'u da o sırada öğrendim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| As amazing as it sounds, he is using brain surgery to remove their powers. | İnanılması zor olsa da, güçlerini ortadan kaldırabilmek için beyin ameliyatları yapıyor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| That actually explains a lot. | Bu pek çok şeyi açıklıyor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| A headline like this could change Chloe's life. | Böyle bir manşet Chloe'nin hayatını değiştirebilir. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Trust me, if these seats were any closer you'd be arrested for stalking the band. | İnan bana, bu koltuklar biraz daha yakın olsa, gruba sarkıntılıktan tutuklanırsınız. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I'm scoring big points with the boyfriend, Olsen. | Gözümdeki değerin bir kat daha arttı, Olsen. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Ring that bell. | Çak bakalım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I'm so glad I found you. | Seni bulduğuma sevindim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Yeah, um, I've been looking all over for Lois. | Evet, her yerde Lois'i arıyorum. Onu gördün mü? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Uh, you'll need a telescope, | Bir teleskoba ihtiyacın olacak. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| new editor sent her to the city of angel to get a quote from the DUI of the week. | Yeni editör, bir basın açıklaması için onu melekler şehrine gönderdi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Bummer. | Şansa bak. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You know, I heard that she snuck into a grain silo, | Lois'in gizlice bir tahıl ambarına sızıp bir uzay gemisini görüntülediğini duydum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I was kind of hoping I could sneak a peek. | Göz atabilir miyim diye merak ediyorum. Azıcık E.T. delisiyimdir de. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| No kidding? Me too. | Dalga mı geçiyorsun? Ben de. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I used to sit in the backyard and try and pick up | Küçükken arka bahçede oturur ve babamın telsizinden... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| martian signals on my dad's ham radio. | ...Mars'tan gelen radyo sinyallerini yakalamaya çalışırdım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Um, martians use infrared, silly. | Marslılar kızıl ötesi ışınları kullanır, budala. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Unfortunately, Lois' video is nothing to phone home out. | Maalesef, Lois'in kaydettiği görüntülerden hiçbir şey çıkmadı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Tech guy couldn't get anything off it but static. | Görüntü teknisyeni, parazitten başka bir şey elde edemedi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Well, um, you know your way around cameras, right? | Senin kameralar hakkında epeyce bilgin var, öyle değil mi? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| And I bet you're a lot smarter than he is. | Ve bahse girerim ondan daha akıllısındır. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Is there anything that you could do? | Yapabileceğin bir şey yok mu? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| What the heck? | Aman boş ver. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| It's not like I'm doing anything else tonight. | Zaten bu gece yapacak başka bir işim de yok. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I'll crunch a few pixe, see what I come up with. | Üzerinde biraz uğraşır, bir şey bulabilir miyim diye bakarım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You are my hero. | Kahramanım benim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Call my cell when you're done, and I'll be here in a blink. | İşin bitince beni cep telefonundan ara, göz açıp kapayana kadar burada olurum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| How's your article going about Dr. Knox? | Dr. Knox hakkındaki makalen nasıl gidiyor? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Uh, he's doing some interesting research, | İlginç araştırmaları var ama yine de iyi bir hikaye çıkacağını zannetmiyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Chloe, you're a good liar. | Chloe, iyi bir yalancısın. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You've had lots of experience keeping my secret, | Sırrımı saklama konusunda epey deneyimin oldu,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| but I don't believe you're researching knox for an article. | ...ama Knox hakkındaki araştırmanın sırf bir makale için olduğuna inanmıyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I think it's about the procedure. | Yaptığı ameliyatlarla ilgili olduğunu düşünüyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Then you realize that he's my only hope. | Öyleyse, tek ümidimin o olduğunu da fark etmişsindir. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Dr. Knox said he could fit me in at the end of this week. | Dr. Knox, beni bu hafta sonu araya sıkıştırabileceğini söyledi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Chloe, you don't know anything about this doctor. | Chloe, bu doktor hakkında hiçbir şey bilmiyorsun. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I know that he can give me a chance at a normal life. | Hayatımı normal bir şekilde sürdürme şansı verebileceğini biliyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Look, I understand wanting to have a normal life... I do... | Bak, normal bir hayat sürmek istemeni, gayet iyi anlıyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| But brain surgery is not the way to do it. | Ama bunun çaresi beyin ameliyatı olamaz. Anlamıyorsun, Clark. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Going psycho or turning into a serial killer | Tek derdim, aklımı yitirmem ya da seri bir katile dönüşmem değil. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| When I healed Lois in that dam, it almost killed me. | O barajda, Lois'i iyileştirdiğimde, az kalsın ölüyordum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Who's to say the next time I try and save someone isn't my last? | Bir daha ki sefere birini kurtarmaya çalıştığımda, sonuncusu olmayacağını kim bilebilir? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| What are the side effects of the procedure? | Ameliyatın yan etkileri var mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Potentially memory loss. Chloe... | Hafızamı yitirmem mümkün. Chloe... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| If I have to give up a bit of my past to gain a future, then so bet. | Yeni bir gelecek için geçmişimden vazgeçmem gerekiyorsa, bırak öyle olsun. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You're gonna forget everything. | Her şeyi unutacaksın. Arkadaşlarını, yaşadığın deneyimleri... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You're gonna forget me. | Beni de unutacaksın. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You're gonna forget me. | Beni unutacaksın. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| People will be there when I come back to fill in the blanks. | Geri döndüğümde, unuttuklarımı bana hatırlatacak insanlar olacaktır. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| In time, I'll be fine. | Zamanla düzelirim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Clark, if you want to save me, let me go. | Clark, beni korumak istiyorsan, gitmeme izin ver. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I applaud your ingeniosity, doctor. | Zekânızı ayakta alkışlıyorum, doktor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| After mulching the body into the fertilizer supply, | Cesedi gübre yığınlarının arasında parçalandıktan sonra... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| by week's end her DNA will be spread over every cornfield in Kansas. | ...hafta sonuna kadar DNA'sı, Kansas'taki bütün mısır tarlalarına yayılacaktır. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Oh, Lex. | Lex. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| If only you were a typical rich kid Chasing women across the globe, | Keşke, hiçbir şey anlamadığın halde, amatörce bilimle uğraşmak yerine... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| instead of dabbling with science that you don't understand. | ...zengin bir ailenin şımarık oğlu gibi davranıp karı kız peşinde koşsaydın. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I'm not gonna let you hurt one more person. | Birine daha zarar gelmesine izin vermeyeceğim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Countless patients are living new lives | Benim sayemde, bir sürü hasta... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| with no idea what you did to them, thanks to me. | ...onlara ne yaptığına dair bir fikirleri olmadan, yeni hayatlarının tadını çıkarıyor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| How about the ones you murdered? | Peki ya öldürdüklerin? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| They're the chosen few, | İçlerinden bazılarını seçtim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| the reason I created a cure and came knocking at your door. | Bir tedavi bulup senin ayağına kadar gelmemle, aynı sebepten ötürü. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Because I knew that somewhere in your museum of oddities | Çünkü kurduğun o acayiplikler müzesinde,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I would find the ones I was looking for. | ...aradığım insanları bulacağımı biliyordum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Your practice is closed, doctor. | Araştırma günlerin sona erdi, doktor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You come one step closer, and I swear to god, I will shoot you. | Bir adım daha atarsan, yemin ederim seni vururum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I'm quaking in my boots. | Ayaklarım tir tir titriyor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I have been speared by mayan warriors... | Maya savaşçıları tarafından mızraklandım,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| ...survived mongols' arrows, | ...Moğol'ların oklarından,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| and the cold steel of crusaders' blades. | ...ve Haçlıların çelik kılıçlarından kurtuldum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| What makes you think the sting of a 9 millimeter could slow me down? | 9 mm'lik bir merminin, beni durdurabileceğini düşündüren ne? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| So, you're no Mr. Miyagi. | Bay Miyagi olmadığın belli. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| But that's okay, because... | Ama sorun değil, çünkü... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Now, you move the top stick, and keep the lower one straight, | Şimdi, üstteki çubuğu kaydır ve alttakini de düz tut. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| and you never, never let the noodles intimidate you. | Ve şehriyelerin, güzünü korkutmalarına asla izin verme. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Okay. Let's do this. | Olur. Haydi şu işi halledelim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I knew it. You're a natural. | Biliyordum. Doğuştan yeteneklisin. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You're a really patient teacher. | Gerçekten sabırlı bir öğretmensin. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Render complete. | İşlem tamamlandı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Video codec rendering completed. | Video çözümleme işlemi tamamlandı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| That's not the ship. | Bu gemi değil ki. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| But we have something. | Ama bir şey bulduk. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Flintlock is a technology supplier for the security branch of the government. | Flintlock, hükumete güvenlik alanında yeni teknolojiler sunan bir şirkettir. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| The government? | Hükumet mi? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Looks like we got another area 51 right in the heart of Kansas. | Görünüşe bakılırsa, Kansas'ın orta yerinde, yeni bir 51. bölge bulduk. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Oh, Chloe's gonna do backflips. | Chloe sevincinden taklalar atacak. Hayır, bunu Chloe'ye anlatamazsın. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Well, she'd tell Clark, and he can't stand my obsession with UFOs. | Gidip Clark'a anlatır ve o da UFO takıntıma dayamıyor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| But it's exactly what she needs to enter new editor's honor roll. I got tell her. | Ama yeni editörün gözüne girebilmek için buna kesinlikle ihtiyacı var. Ona anlatmalıyım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I know I can trust you. | ...sana güvenebileceğimi biliyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| This has to be our secret. | Bu ikimizin arasında bir sır olarak kalmalı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Do you want some chinese? | Çin yemeği ister misin? Tadı güzel ama insanı epey uğraştırıyor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| What are you doing here? I thought you said you were busy. | Burada ne arıyorsun? Meşgul olacağını söylemiştin. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| And, uh, we were just... | Şey, biz sadece... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| There's no need. | Zahmet etme. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I have to go. | Gitmeliyim. Chloe... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I swear it's not what it looks like. | Yemin ederim, göründüğü gibi değil. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Bye, Jimmy. | Hoşça kal, Jimmy. | Smallville Cure-1 | 2007 |