Search
English Turkish Sentence Translations Page 150354
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| No, I think it's just a Clark thing. | Hayır, sanırım sadece Clark'a özgü bir şey. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| But he's only that way because he cares so much about protecting people. | Ama başka çaresi yoktu çünkü insanları korumaya çok düşkün. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Oh, you didn't have do all this. It looks great. | Bunu yapmak zorunda değildin. Harika görünüyor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Yeah, but we're out of maple sirup. | Öyle ama akçaağaç şurubumuz kalmamış. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Did you just go to the store? | Az önce dükkana mı gittin? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Vermont's finest. | Vermont'un en iyisine. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| What happened to "not showing off your powers"? | "Güçlerimizi sergilememe" olayına ne oldu? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Stay away from Kal El. | Kal El'den uzak dur. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You might have been able to bully me on Krypton, but not on this planet. | Kripton'dayken bana kabadayılık taslamış olabilirsin ama bu gezegendeyken asla olmaz. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| He's the one that broke into our house in the middle of the night, | Gecenin bir yarısı evimize dalıp ailemi zorla dışarı attı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Considering what your father did, you were lucky. | Babanın yaptıklarını düşünürsen, yine de şanslıydınız. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| He saved my life. He's a friend. | Hayatımı kurtardı. Benim dostumdur. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Then pickingfriends isn't one of your skills. | Öyleyse arkadaş seçiminde, pek de iyi değilsin. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Watch your back, Kal El. | Arkanı kolla, Kal El. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Let me guess... U're from Krypton, as well? | Dur tahmin edeyim. Sen de Kriptonlusun, değil mi? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Mars, actually. | Aslında, Marslıdır. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Well, I'll let you two catch up. | İkinizi baş başa bırakayım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I'm gonna go and meet aunt Nell in Metropolis. | Metropolis'e gidip Nell teyzemle buluşmalıyım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Your cousin's arrival cannot be taken lightly, Kal El. | Kuzeninin buraya gelişi hafife alınamaz, Kal El. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I went to see my father. He gave me the same warning. | Babamı görmeye gittim. O da beni aynı şekilde uyardı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| But I don't get it... She's my cousin... | Ama hiç anlamıyorum. O benim kuzenim... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| The only kryptonian family I've besides a disembodied ice from the arctic. | ...Kuzey kutbunda hayat bulan ses hariç Kripton'daki ailemden geriye kalan tek kişi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| And she could use your longing for family against you. | Ve ailene duyduğun bu özlemi sana karşı kullanabilir. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| She's dangerous. | O tehlikeli biri. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Her father tried to assassinate Jor El. | Babası Jor El'e suikast düzenlemeye çalıştı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| They were brothers. | Onlar kardeşti. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Their hatred for one another was stronger than any familial bond. | Aile bağlarını önemsemeyecek kadar birbirlerinden nefret ediyorlardı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Does Kara have her crystal? | Kara'nın yanında bir kristal var mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Not anymore. It was in her ship when it exploded, but now it's missing. | Artık yok. Gemisi havaya uçmadan önce içindeymiş ama şu anda kayıp. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I've been trying to help her find it, but we've had no luck. | Bulabilmesi için ona yardım etmeye çalıştım ama şansımız yaver gitmedi. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| If she gets to that crystal, | O kristali ele geçirirse,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| everything you hold dear in this world could be lost. | ...bu dünyada değer verdiğin her şeyi yitirebilirsin. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You must find the crystal before Kara. | Kristali Kara'dan önce bulmalısın. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Trust is a luxury you cannot afford. | Güven şu anda sahip olmadığın bir lüks. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| My apologies for keeping you waiting. | Beklettiğim için özür dilerim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Mussolini once killed a conductor for not keeping a train on schedule. | Mussolini bir keresinde, tren zamanında hareket etmedi diye bir kondüktörü öldürtmüş. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Fortunately, I'm infinitely more patient than "Il Duce". | Şanslısınız ki, ben İl Duce'den daha sabırlıyım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Mussolini went down in defeat, doctor. | Mussolini hezimete uğradı, doktor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I won't accept that in what we're undertaking. | Bu durumda söylediklerinizi üzerime almayacağım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Well, hiring me is certainly a winning strategy. | Beni tutmuş olmanız kesinlikle kazançlı çıkmanızı sağlar. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Legions of your own scientists said that curing meteor infected's was impossible. | Bilim adamlarınız, meteorlardan etkilenenleri tedavi etmenin imkansız olduğunu söylemişti. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Well, as impressive as your results are, | Elde ettiğiniz sonuçlardan etkilenmiş olsam da,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I sever the cerebral wiring of the freaks in your gallery, and you pay me my fee. | Galerinizdeki ucubelerin, beyin bağlantılarını kesiyorum ve siz de bana ücretini ödüyorsunuz. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You've authorized batteries of tests I never approved. | Asla onaylamadığım bir takım testlere izin verdiniz. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Tell me, are the levels of meteor rock toxicity | Hastaların hayati organlarında görülen... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| in the patients' vital organs really relevant to the task at hand? | ...meteor zehirlenmesi miktarlarının konuyla yakın bir alakası var mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Mankind's greatest advances would never have seen the light of day | İnsanlığın kaydettiği en büyük ilerlemeler, bir mikroskop altında incelemeler yapan... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Leave the science to me. | İşin bilimsel tarafını bana bırakın. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Doctor, three of my patients are missing. | Doktor, hastalarımdan üçü kayıp. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You wouldn't happen to have any idea | Tamamen yeni bir hayata kavuşan bu insanların... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| why someone with a brand new lease on life would suddenly disappear? | ...neden birdenbire ortadan kaybolduğuna dair herhangi bir fikriniz var mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Perhaps it's because you insisted on eradicating any recollection | Belki de sebebi, "Otel 3.11" de kaldıkları döneme ait bütün hatıralarını... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Especially those that could incrinate you. | Özellikle de, sizi suçlu konumuna düşürecek olanları. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| If there's nothing else, I have a schedule to keep. | Başka bir şey yoksa, uymam gereken bir programım var. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I have good news, my love. | Sana iyi haberlerim var, aşkım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I found another piece of the puzzle. | Yapbozun bir parçasını daha buldum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Please let me go. | Lütfen, bırak gideyim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Relax, Sasha. | Sakin ol, Sasha. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You're here... | Büyük bir amaca... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| ...to serve a greater purpose. | ...hizmet etmek için buradasın. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Is my girl ready to rock? | Eğlenmeye hazır mısın? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I was thinking that we either hit change's on the way to the show tonight, | Düşünüyordum da, bu gece gösteriye gitmeden önce yolda bir şeyler atıştırabilir... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| or we can chow down chili dogs at the arena. | ...ya da oraya vardığımızda, acılı sosislerden yiyebiliriz. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Jimmy, I know you spent a small fortune these tickets tonight, but... | Jimmy, o biletlere, küçük bir servet harcadığının farkındayım ama... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Why is the word "but" never followed by something good? | Neden "ama" kelimesinin ardından asla iyi bir şeyler çıkmaz? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| if I asked for a rain check on our night out on the town tonight? | ...dünyanın en kötü kız arkadaşı unvanını alır mıyım? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I know. I I'll make it up to you. | Biliyorum. Bunu telâfi edeceğim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| It's just I'm chasing down a hot lead on the meteor challenged. | Meteorlarla ilgili çok önemli bir ipucunun peşindeyim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| This can't wait till tomorrow? | Yarına kadar bekleyemez mi? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Look, please don't take this personally. | Bak, lütfen durumu kişisel algılama. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I thought I could deal with this, but everythings about meteor freaks lately. | Bununla baş edebilirim sanmıştım ama son günlerde kafayı meteor ucubelerine taktın. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I thought we agreed we weren't gonna use that word anymore. | O kelimeyi bir daha kullanmayacağımız konusunda anlaştığımızı sanıyordum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Well, that's what they are, | Ama öyleler,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| and if those freaks weren't locked up in Belle Reve, | ...ve o ucubeler, Belle Reve'de kilit altında tutulmasalardı,... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Chloe, can Dr. Curtis Knox take a backseat? I need your help. | Chloe, Dr. Curtis Knox'ın gizli bir geçmişi olabilir mi? Yardımına ihtiyacım var. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You know, you're gonna have to hang a bell around your neck or something, | Boynuna bir çan taksan hiç fena olmaz, böylece en azından geldiğini duyarım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I need you to help me find Kara's missing crystal. | Kara'nın kayıp kristalini bulmak için yardımına ihtiyacım var, tamam mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I need you to check the databases, satellite imagery... | Bütün veri tabanlarını, uydu görüntülerini taramanı... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Chloe, this is important. I'm sure that it is. | Chloe, bu çok önemli. Öyle olduğuna eminim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Look, I know that from mount Olympus, the view must seem like us mere mortals | Olimpos dağının zirvesinden bakınca, biz ölümlülerin, sana kristali bulmanda... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| So, tell me how I can help you, miss... | Size nasıl yardımcı olabilirim, bayan... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Sullivan. | ...Sullivan? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I'm a meteor freak... | Ben bir meteor ucubesiyim... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| And... I want to be cured. | ...ve tedavi olmak istiyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Sorry about the clash of the titans this morning. | Sabahleyin yaşanan tartışma için özür dilerim. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Oh, I'll get used to it. | Yakında alışırım. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You're home early. I thought Chloe was helping you to trackdown Kara's crystal. | Erken döndün. Chloe'nin, Kara'nın kristalini bulmanda sana yardımcı olacağını sanıyordum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Lana, has she opened up to you about anything? | Lana, sana herhangi bir konuda açıklama yaptı mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Maybe something that's been bothering her? | Canını sakın bir şey olabilir mi? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| No, she's been working 24 7 to impress that wonderboy editor. | Hayır, yeni editörünü etkilemek için, 7 gün 24 saat, durmadan çalışıyor. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| She was researching a story... | Dr. Knox hakkındaki... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| About a Dr. Knox. Curtis Knox? | ...bir hikayeyi araştırıyordu. Curtis Knox mı? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| You've heard of him? | Adını duymuş muydun? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Yeah, he's a... He's a neurosurgeon. | Evet, o bir... Beyin ve sinir cerrahı. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I heard a rumor that he's working with meteor infected people. | Meteorların etkilediği insanlar üzerinde çalıştığına dair bir söylenti duydum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| How do you know all this? | Bunların nereden biliyorsun? | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| Well, I've been doing my own research on the meteor infected. | Ben de kendi çapımda bir araştırma yürütüyordum. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| More people than just me have been hurt by Lex, | Benim haricimde, daha pek çok insan Lex tarafından incitildi... | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| and they need help. | ...ve yardıma ihtiyaçları var. | Smallville Cure-1 | 2007 | |
| I want to do whatever I can. | Elimden geleni yapmak istiyorum. | Smallville Cure-1 | 2007 |