Search
English Turkish Sentence Translations Page 150014
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Maurey's family will help pay our rent. | Maurey'nin ailesi de kirayı ödememize yardım edecek. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Maurey's moving in? | Maurey'de mi yanımıza taşınıyor? | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Part time, while Buddy's up at the ranch. | Evet,Buddy çiftlikteyken yarı zamanlı olarak. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Now, what can I get you fellas? | Şimdi,siz çocukları ne getireyim? | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| I don't have all day to chitchat with the rabble. | Bütün gün sizinle sohbet edemem. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Sam Callahan, I want to have your baby. | Sam Callahan,senin bebeğini doğurmak istiyorum. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| We all want to have your baby. | Hepimiz doğurmak istiyoruz. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| We want you to be the dad of the new generation. | Bir sonraki neslin babası olmanı istiyoruz. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| I'm sorry, I would love to father your child, | Üzgünüm,bebeğinin babası olmak isterdim ama... | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| but my heart belongs to my true love. | ..ama kalbim gerçek aşkıma. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| It's not proper to have babies by more than one girl at a time. | Birden fazla kadından aynı anda çocuk sahibi olmak doğru değil. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Someday you will understand the theory of one man, one baby. | Gün birinde bir adam ve bir bebek olayını anlayacaksın. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| I'm going into Green River after cheerleading practice... | Amigo çalışmasından sonra Green River'a gidiyorum. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| so you'll have to handle the 6:00 feeding. | 6'ya kadar onu beslemen gerek. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| I'm the father, not the baby sitter. | Ben babasıyım,bebek bakıcısı değil. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Now be a good baby. | İyi bir bebek ol. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Lydia will help you if you need anything. | Eğer birşeye ihtiyacın olursa Lydia sana yardımcı olur. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| I won't need Lydia. | Lydia'ya ihtiyacım yok. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Bye. Bye, Sam. | Görüşürüz Görüşürüz Sam. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| The future lay before Sam like the great American novel | Amerika'nın en büyük romanı... | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| just waiting to be written. | Sam'in önünde yazılmayı bekliyordu. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Lydia would marry Hank and join the Welcome Wagon. | Lydia Hank ile evlenecek ve Hoşgeldin Vagonu'na katılacaktı. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Maurey would grow to love Sam | Maurey annelerin babaları... | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| the way mothers are supposed to love fathers. | ..sevmesi gerektiği gibi Sam'i sevecekti. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Shannon would grow up to be beautiful, talented | Shannon büyüyüp güzel,akıllı ve... | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| and virginal. | ..bakire olacaktı. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Sam knew the trail head would be long, steep, | Sam bu gezintinin uzun,ıslak... | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| and littered with horse manure. | ..ve at pisliği ile karıştığını biliyordu. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| But he was ready now. | Ama şimdi hazırdı. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| Because somehow, someway, | Çünkü her nasılsa... | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| the waitress, the Indian, the cheerleader | ..garson,yerli,amigo kız... | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| and the 15 year old father would survive. | ..ve 15 yaşındaki baba hayatta kalacaktı. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| They were the modern American family. | Onlar modern Amerikan ailesiydiler. | Skipped Parts-1 | 2000 | |
| HIDDEN | SAKLI | Skjult-1 | 2009 | |
| (You are here) | Buradasınız | Skjult-1 | 2009 | |
| Kai Koss? | Kai Koss? | Skjult-1 | 2009 | |
| Just follow me. | Beni takip edin. | Skjult-1 | 2009 | |
| I only remember you from the papers. | Sizi gazetelerden hatırlıyorum. | Skjult-1 | 2009 | |
| What's it been 15, 20 years? | Ne kadar oldu... 15 mi 20 yıl mı? | Skjult-1 | 2009 | |
| Must be strange to be back after all these years. | O kadar yıl sonra geri dönmek tuhaf olmalı. | Skjult-1 | 2009 | |
| I just stayed put myself. | Ben burada kaldım. | Skjult-1 | 2009 | |
| Married. Kids. Family. | Evlendim. Çocuğum oldu. Aile kurdum. | Skjult-1 | 2009 | |
| Job. | İşim burada. | Skjult-1 | 2009 | |
| The usual. | Yani çok sıradan. | Skjult-1 | 2009 | |
| One has to do something, right? | Biri bir şeyler yapmalı, değil mi? | Skjult-1 | 2009 | |
| She's spent a few days at room temperature... | Oda sıcaklığında birkaç gün geçirdi... | Skjult-1 | 2009 | |
| I've done my best. | Elimden geleni yaptım. | Skjult-1 | 2009 | |
| I want her to burn. Then I suggest a plain casket. | Yakılmasını istiyorum. O hâlde sade bir tabut öneririm. | Skjult-1 | 2009 | |
| You'd probably like some time alone with her so I'll... | Onunla yalnız kalmak istersiniz, o yüzden ben | Skjult-1 | 2009 | |
| Whatever happened back then, | Eskiden ne olduysa oldu... | Skjult-1 | 2009 | |
| it is best to say goodbye. | ...vedalaşmanız en iyisi. | Skjult-1 | 2009 | |
| Do it properly. | Düzgünce vedalaşın. | Skjult-1 | 2009 | |
| You're going, to burn now, mum. | Yanacaksın, anne. | Skjult-1 | 2009 | |
| KK? | KK? | Skjult-1 | 2009 | |
| Kai Koss. Damn, you've changed. | Kai Koss. Vay canına, çok değişmişsin. | Skjult-1 | 2009 | |
| Thanks. | Dostlar sağ olsun. | Skjult-1 | 2009 | |
| The exit, is it... | Çıkış, acaba... | Skjult-1 | 2009 | |
| We found no letter or will. | Mektup veya vasiyet yoktu. | Skjult-1 | 2009 | |
| So you inherit everything. The house is yours. | Yani miras sana kaldı. Ev de dahil. | Skjult-1 | 2009 | |
| This is what she had on her when she... | Şey olduğunda bunlar üstündeymiş... | Skjult-1 | 2009 | |
| If you want I can come with you. No, no need. | İstersen seninle gelebilirim. Sağ ol, gerek yok. | Skjult-1 | 2009 | |
| I'm just going to fix a few things before I leave so... | Gitmeden önce birkaç şeyi halledeceğim... | Skjult-1 | 2009 | |
| Which way out Left. | Çıkış ne tarafta? Sol. | Skjult-1 | 2009 | |
| Car crash. Man and wife killed. Son disappeared | Araba kazasında karı koca öldü. Oğulları kayboldu. | Skjult-1 | 2009 | |
| Scream in the waterfall | Şelaledeki çığlık. | Skjult-1 | 2009 | |
| Boy disappears without a trace | Oğlan ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldu. | Skjult-1 | 2009 | |
| Is everything OK here? | Her şey yolunda mı? | Skjult-1 | 2009 | |
| Wow. What happened here? I don't know.. Kids maybe? | Vay canına. Burada ne oldu böyle? Bilmem... Çocuklar olabilir mi? | Skjult-1 | 2009 | |
| Find anything? No, no one there. | Bir şey bulabildin mi? Hayır, burada kimse yok. | Skjult-1 | 2009 | |
| Someone was here. A window's broken and there's some beer bottles. | Ama önceden varmış. Camlardan biri kırık ve bira şişeleri var. | Skjult-1 | 2009 | |
| Probably just some kids with nothing, better to do. | Muhtemelen çocuklardır. | Skjult-1 | 2009 | |
| Why not rather sell the house instead? | Neden onun yerine evi satmıyorsun? | Skjult-1 | 2009 | |
| No, it's not for sale. | Hayır, satılmayacak. | Skjult-1 | 2009 | |
| There were so many rumors about this house when I was a kid. | Ben ufakken bu evle ilgili o kadar çok rivayet vardı ki... | Skjult-1 | 2009 | |
| I found it insanely creepy. | ...acayip korkuyordum. | Skjult-1 | 2009 | |
| I've been thinking someone should have... | Birinin yapması gerektiğini düşünüyordum. | Skjult-1 | 2009 | |
| But you know how it is one's not supposed to interfere... | Ama bazı şeylere burnunu sokmaman gerektiğini bilirsin. | Skjult-1 | 2009 | |
| Look, that's illegal. | Dinle, bu yasadışı. | Skjult-1 | 2009 | |
| So I'll have to be the cope now. I'm taking these with me. | O yüzden şimdilik bunlara el koyup yanıma alıyorum. | Skjult-1 | 2009 | |
| They've thrown me a surprise party. | Benim için sürpriz bir parti düzenliyorlardı. | Skjult-1 | 2009 | |
| Nothing's changed here. | Burada hiçbir şey değişmedi. | Skjult-1 | 2009 | |
| Sorry, but one has to book in advance. | Üzgünüm, rezervasyonla çalışıyoruz. | Skjult-1 | 2009 | |
| Plus, we're closing. End of season. The hotel is a construction site. | Ayrıca, kapatıyoruz. Sezon bitti. Otelde inşaat çalışması olacak. | Skjult-1 | 2009 | |
| Everything's chaos. Total chaos. | Her yer birbirine girecek. Tam bir kargaşa. | Skjult-1 | 2009 | |
| Could you recommend somewhere else? | Bana önerebileceğiniz başka bir yer var mı? | Skjult-1 | 2009 | |
| He's standing right in front of me. | Şu an tam karşımda. | Skjult-1 | 2009 | |
| He'll move in here. | Buraya yerleşecek. | Skjult-1 | 2009 | |
| She had quite an appetite, your mother. | Anneniz çok iştahlıydı. | Skjult-1 | 2009 | |
| Practically ate for two. | İki kişilik yerdi. | Skjult-1 | 2009 | |
| Did you know that there's a short cut between the hotel and the house? | Ev ile otel arasında kestirme bir yol olduğunu biliyor muydunuz? | Skjult-1 | 2009 | |
| Can I bill it to the room? | Oda faturama yazabilir misiniz? | Skjult-1 | 2009 | |
| Unfortunately, no. | Maalesef. | Skjult-1 | 2009 | |
| 212 doesn't exist in our system. | 212 numara, sistemimizde yer almıyor. | Skjult-1 | 2009 | |
| Let's just say it's on the house. | Müessesenin ikramı diyelim. | Skjult-1 | 2009 | |
| I like you. Always did. | Seni sevdim. Hep. | Skjult-1 | 2009 | |
| I needed to change crowds. It's my birthday, I can do as I please. | Ortamı değiştirmek istedim. Nasılsa benim doğum günüm, istediğimi yaparım. | Skjult-1 | 2009 | |
| You seem to have done well. | İyi kazanıyorsun gibi gözüküyor. | Skjult-1 | 2009 | |
| Man, house, dog, and all that? | Erkek, ev, köpek ve geri kalanlar? | Skjult-1 | 2009 | |
| No. Far from it. | Hayır, hiç alakam yok gibi. | Skjult-1 | 2009 | |
| I've checked your record. | Sicilini araştırdım. | Skjult-1 | 2009 |