Search
English Turkish Sentence Translations Page 149361
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Let go of my coat, Bob | Akıllıca McCarthy, ama başladığın işi ben bitireceğim. | Sin City-1 | 2005 | |
| You're draggin me down with you. I'm your partner | Beni de öldürebilirler. Birkaç dakika sonra bitmiş olacak. | Sin City-1 | 2005 | |
| I'm getting on the horn and calling for backup | Hep birlikte bir şehir turu atacağız ve... | Sin City-1 | 2005 | |
| Sit on our ass while that sick Rourk brat gets his sick thrills with victim number 4 | Onları durduracağız Dallas. | Sin City-1 | 2005 | |
| and that backup that we're waiting on | Dwight, sen ne yaptın? | Sin City-1 | 2005 | |
| Take a deep breath, Hartigan | Sakinleş ve düşün. | Sin City-1 | 2005 | |
| Settle down and think straight | Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için de değil. | Sin City-1 | 2005 | |
| Heck, Bob | Akıllıca McCarthy, ama başladığın işi ben bitireceğim. | Sin City-1 | 2005 | |
| Maybe you are right | Polis gücünün yüz akısın. Tanrı aşkına, durumu daha da kötüleştirme. Polis gücünün yüz akısın. Polis gücünün yüz akısın. | Sin City-1 | 2005 | |
| Nancy Callahan, age 11 | Sana sigara içirtiyor ha? | Sin City-1 | 2005 | |
| You've been very quiet | Korkma. | Sin City-1 | 2005 | |
| Don't be scared | ...asla. | Sin City-1 | 2005 | |
| We're going to be taking you home really soon | Nancy Callahan, 11 yaşında. Küçük cılız Nancy. Nancy Callahan, 11 yaşında. Nancy Callahan, 11 yaşında. | Sin City-1 | 2005 | |
| Wicked spot of indegestion | En azından öyle olması için dua ediyorum. | Sin City-1 | 2005 | |
| The briefest indulgement in automotive pleasure | ...çığlıklar ve kahkahalar atıyordu. | Sin City-1 | 2005 | |
| temporarily remanded to our customer, though it may be | ...biliyorsun ki Senator Roark'un oğlunundur. | Sin City-1 | 2005 | |
| Let the girl go | Kendimi tanıtmak zorunda değilim herhalde. | Sin City-1 | 2005 | |
| You know who I am | Bir bebek kadar çaresizim. | Sin City-1 | 2005 | |
| I mean it baby. Cover your eyes right now | Babamın kim olduğunu biliyorsun. Ciddi söylüyorum bebeğim. Gözlerini kapa. Şimdi. Babamın kim olduğunu biliyorsun. Babamın kim olduğunu biliyorsun. | Sin City-1 | 2005 | |
| Sit down and stay down | Yine herşeyi karıştırmaya mı başladın? Öyle mi? | Sin City-1 | 2005 | |
| Keep his mind off the girl | Anne, yıllardan beri ilk defa kendimi iyi hissediyorum. | Sin City-1 | 2005 | |
| Skinny little Nancy | Tanrı aşkına, daha da kötüleştirme. | Sin City-1 | 2005 | |
| Run home, Nancy. Run for your life | Hey. Onu dinleme. O delidir. | Sin City-1 | 2005 | |
| You shoot your partner in the back | ...küçük bir kızı korkutmaya çalışıyorsun. | Sin City-1 | 2005 | |
| Later, I'll pull my spare rod. Plug you a couple times. Show you how it's done | Hatta kendi paramı ortaya koyup daha fazla ameliyat olmanı sağlayacağım. | Sin City-1 | 2005 | |
| Sit down or I'll blast you in half | Aklını o kızdan uzaklaştır, küçük Nancy'den. | Sin City-1 | 2005 | |
| You're so slow, you'll never stop me | Karnım ağrımaya başladı. | Sin City-1 | 2005 | |
| It's a lousy room in a lousy part of a lousy town | Ağlayarak ağzımdan tek bir bebeğin ismi çıktı... O da Goldie... | Sin City-1 | 2005 | |
| I'm staring at a goddess | Tabii ki para var. Tabii ki annemi Old Town'a getirebilirdin ve o da kızının bir fahişe olduğunu öğrenirdi. Bana beni istediğini söylüyor. | Sin City-1 | 2005 | |
| The goddess | Sana her hafta yazacağım. | Sin City-1 | 2005 | |
| Goldie | Stuka, bunu öldür. | Sin City-1 | 2005 | |
| Not a mark on her | Bir tanrıça. | Sin City-1 | 2005 | |
| Who are you besides an angel of mercy giving a 2 time loser like me the night of his life | O kontrolden çıktı. | Sin City-1 | 2005 | |
| They're telling me too much | Yazın ortasında çöplükte bırakılmış bir ceset gibi. | Sin City-1 | 2005 | |
| Showing up before anybody but me and the killer could know there's been a murder | Baştan aşağı silahlı. | Sin City-1 | 2005 | |
| I'll be right out | Midesini bulandırdın. | Sin City-1 | 2005 | |
| And when I found out who did it | Bu halde bir kadını elde edemezsin. | Sin City-1 | 2005 | |
| it won't be quick and quiet like it was with you | Connely yaptı. Bana tuzak kurdu. Hayır! Yanlış bir şeyler var. Ağzında bant yoktu. | Sin City-1 | 2005 | |
| Had a fight with some cops | Bira bulunur mu burada? | Sin City-1 | 2005 | |
| Settle down, Marv. Take another pill | En azından bugünlerde Mercedes olarak lanse edilen arabalardan biri. | Sin City-1 | 2005 | |
| This is blood for blood and by the gallons | Şimdi evine git. | Sin City-1 | 2005 | |
| Prison was hell for you Marv. It's going to be life this time | Seni uzun zamandır böyle görmemiştim. | Sin City-1 | 2005 | |
| But I'm out | Hiçbir şey duyamıyorum. | Sin City-1 | 2005 | |
| and I'm going to give him the hard good bye | Geri döndüler. Başka seçenek kalmadı. | Sin City-1 | 2005 | |
| Take off | Fakat artık dışarıdayım. | Sin City-1 | 2005 | |
| Sure, honey. You take it slow now | Dedektif Teğmen Jack Rafferty. Ben de küçük bir kitap kurdu arıyordum. | Sin City-1 | 2005 | |
| He just had the rotten luck of being born in the wrong century | Nancy şovuna yeni başlıyor daha ama seyirciler şimdiden heyecanlanıyorlar. | Sin City-1 | 2005 | |
| Now that's one fine looking coat you're wearing there | Bir viski ve bira Shellie, devamı da gelsin. Çok sessiz, çok hızlı. Bir viski ve bira Shellie, devamı da gelsin. Bir viski ve bira Shellie, devamı da gelsin. | Sin City-1 | 2005 | |
| So tell me, man, who sent you? | Nasıl istersen Hartigan. Üzerime bir şeyler alayım. | Sin City-1 | 2005 | |
| He runs the tables over at the Triple Ace Club | Bana seyrettirdi. Parmaklarımdaki etleri emdi. | Sin City-1 | 2005 | |
| These here hands of mine, they got blood all over them | Mecazi konuşuyorsun. | Sin City-1 | 2005 | |
| look for somebody that knows more than me and I go and I ask them | Sadece ilaçlarıma ihtiyacım var. | Sin City-1 | 2005 | |
| Just give me a damn name | Sadece ikimiz, bir sohbet edeceğiz. | Sin City-1 | 2005 | |
| If that corpse of a slut is worth dying for | Hala işe yarar olduğunu kanıtla. | Sin City-1 | 2005 | |
| Or at least that's what they're passing off as a Mercedes these days | Önce işkence yaptım. | Sin City-1 | 2005 | |
| Goldie | Tanrı aşkına, burası Tanrı'nın evi. | Sin City-1 | 2005 | |
| That couldn't be Goldie | Bu Goldie olamazdı. | Sin City-1 | 2005 | |
| Easy boy | Bu da senin şu anki ruh halinle ilgili bir ipucu veriyor, değil mi? | Sin City-1 | 2005 | |
| So I sniff around to see what's burried | Sadece minnettarlık değildi. | Sin City-1 | 2005 | |
| Here we go | Sadece azmış yaşlı bir eski polis, çıplak dansçı seyrediyor o kadar. Goldie öldü. Goldie öldü. | Sin City-1 | 2005 | |
| I go blind. Not a sound. Nobody's that quiet | Takviye geldikten sonra onu öldüremez. Hayır. | Sin City-1 | 2005 | |
| I blew it, Goldie. I found your killer, but he was better than me | Katilini buldum ama o benden iyiydi. | Sin City-1 | 2005 | |
| Why didn't he finish the job? | Dikkat et. | Sin City-1 | 2005 | |
| He cooks them like they were steaks | Deli bu. Dolu ve çalışıyor. | Sin City-1 | 2005 | |
| Now he's got both of us | Tamam, sakin ol. Bu polisten kurtulma şansım hiç yok. | Sin City-1 | 2005 | |
| It doesn't make any difference about anything | Silahım yok. Koltuğun altında. | Sin City-1 | 2005 | |
| I'll see you later, Kevin | Sana ne yaprsa yapsın bağırma. | Sin City-1 | 2005 | |
| Patrick Henry Roark. Man of the cloth | Benim erkeğim bir yolunu bulur. | Sin City-1 | 2005 | |
| He's brought down mayors and governors like they were nothing | Hayır, ateş etmeyin. Lütfen. | Sin City-1 | 2005 | |
| And here he's going to get killed in the name of a dead hooker | Onu öldürmeniz gerekmiyor. | Sin City-1 | 2005 | |
| I've got a condition | Shlubb ve Klump toplanıyorlar. | Sin City-1 | 2005 | |
| For an hour or so, I ask around about Goldie | Ancak ona kendi parçalarını gösterince bana bir isim verdi. | Sin City-1 | 2005 | |
| He's crazy | Daha sert | Sin City-1 | 2005 | |
| Wait a minute. Why did she call you Wendie? | Çünkü bu benim adım, goril. | Sin City-1 | 2005 | |
| Would any of you dames let me get close enough to you to kill you? | Lucille, Goldie'nin bir fahişe olduğunu söylemişti. | Sin City-1 | 2005 | |
| None of you would. But Goldie... | Oh, evet, bağıracaksın, seni koca, yaşlı şişko inek. | Sin City-1 | 2005 | |
| I tied those knots. That's my specialty | Orada oturup buna izin verdin. | Sin City-1 | 2005 | |
| We need a pair of handcuffs | İsmini Cordelia olarak değiştirmiş. | Sin City-1 | 2005 | |
| What style you want? I got a collection | En iyisi onu Secret Oaks'a götürmen olacaktır. | Sin City-1 | 2005 | |
| Just like that, a whopper of a puzzle piece falls smack in my lap | Sadece o yaptı çünkü onu koruyabileceğimi biliyordu. | Sin City-1 | 2005 | |
| she fires up 2 cigarettes and hands me one and i taste her lipstick on it | Akıllı kız. Çok da güzel. | Sin City-1 | 2005 | |
| and suddenly my heart's pounding so loud I can't hear anything else | ...bir işi doğru dürüst yaptığım için seve seve ölürüm. | Sin City-1 | 2005 | |
| But why are you willing to go up against Roark for someone you barely know | Biraz acıyacak. | Sin City-1 | 2005 | |
| Rubber tubing | Biliyorum çok saçma geliyor. Goldie'yi öldüren Kevin adında bir çiftçi ama... | Sin City-1 | 2005 | |
| Kill him good | Ansızın, kalbim öyle gürültülü atmaya başladı ki başka bir şey duyamaz oldum. | Sin City-1 | 2005 | |
| Oh, but I wanted to ki... | Onu gebert. | Sin City-1 | 2005 | |
| and I don't want you watching the rest | Bağırma. | Sin City-1 | 2005 | |
| It's not as easy as it looks | Aşağı, mutfağa indi. | Sin City-1 | 2005 | |
| but somehow the bastard is still alive, still staring at me | Dikkatli nişan al. Şeytanın gözünün içine bak. | Sin City-1 | 2005 | |
| Sure, Marv. Who's the babe? | ...daha ne kadar yeni kopya getirebildiklerine gülüyordum. | Sin City-1 | 2005 | |
| not since a year back when her frat boy roughed her up and I straightened him out but good | Üzgünüm evlat ama daha bu pislikle işim bitmedi ve... | Sin City-1 | 2005 | |
| What about you? Are you leaving town? | Herşey gözlemlemek ve uygulamakla ilgili. | Sin City-1 | 2005 | |
| You monster | Goldie. | Sin City-1 | 2005 | |
| And he's dead now because of 1 stupid whore | Ve şimdi aptal bir fahişe yüzünden ölü. | Sin City-1 | 2005 | |
| He was a tormented boy | Acele eder misin? Bütün gece bekleyemem seni. | Sin City-1 | 2005 | |
| What the hell do you know? | İnsanları yemenin sapıkça bir şey olduğunu biliyorum. | Sin City-1 | 2005 | |
| I know it's pretty damn weird to eat people | İnsanları yemenin sapıkça birşey olduğunu biliyorum. | Sin City-1 | 2005 | |
| Eliminate me | Beni yok et. | Sin City-1 | 2005 | |
| The killing, no. No satisfaction | Öldürmek yoksa, doyum da yok. | Sin City-1 | 2005 | |
| You could scream now if you want to | Senatör Roark'ı hapse koymak mı? | Sin City-1 | 2005 |