• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 148982

English Turkish Film Name Film Year Details
Alle jezu�eten komen uit de hel. Moge God ze vervloeken. Cizvitler cehennemden gelir! Tanrı belalarını versin! Shogun-2 1980 info-icon
Moge God me m'n dwaze woede vergeven. Öfkemi bağışla, Tanrım. Shogun-2 1980 info-icon
Wat staat hem te wachten? Ona ne olacak? Shogun-2 1980 info-icon
Hij wordt ge�xecuteerd. İdam edilecek. Shogun-2 1980 info-icon
Weet je dat zeker? Emin misin? Shogun-2 1980 info-icon
Zijn Golgotha wacht hem buiten. Kapının dışındaki çarmıhta. Shogun-2 1980 info-icon
Moge de Maagd hem z'n ziel snel ontnemen... Kutsal Meryem Ana, ruhunu hemen alsın Shogun-2 1980 info-icon
en hem voor eeuwig belonen. ve ona sonsuz huzur versin. Shogun-2 1980 info-icon
Wat heeft hij gedaan? Hij heeft de wet overtreden. Ne yaptı? Yasayı çiğnedi, oğlum. Shogun-2 1980 info-icon
Hun wet. Onların yasasını. Shogun-2 1980 info-icon
De Japanners zijn een simpel volk. Japonlar basit bir halktır. Shogun-2 1980 info-icon
Ze kennen maar ��n straf, de dood. Bir tek cezaları vardır. Ölüm. Shogun-2 1980 info-icon
U vergeet de gevangenis. Hapis cezasını unutuyorsun. Shogun-2 1980 info-icon
Dat is in hun ogen geen straf. Hapis, onların cezalarından biri değil. Shogun-2 1980 info-icon
De gevangenis is slechts tijdelijk. Onlara göre hapis, geçici bir yerdir, Shogun-2 1980 info-icon
Het geeft ze de tijd een vonnis te vellen. Het vonnis is altijd de dood. kişinin cezasını belirledikleri yer ve o ceza daima ölümdür. Shogun-2 1980 info-icon
Hier komen alleen degenen die schuldig zijn. Hayır, sadece suçlular buraya gelir. Shogun-2 1980 info-icon
Voor korte tijd. U zit hier anders al twee jaar. Kısa bir süre için. Fakat siz iki yıldır buradasınız. Shogun-2 1980 info-icon
Op een dag komen ze me halen, net als alle anderen. Bir gün, diğerleri gibi benim için de gelecekler. Shogun-2 1980 info-icon
Dit is de rustplaats tussen de hel op aarde en de eeuwige vrede. Burası, yeryüzü cehennemi ve ebedi hayatın cenneti arasındaki yer. Shogun-2 1980 info-icon
Maar u heeft niets misdaan. Dan ben ik de uitzondering. Fakat siz hiçbir suç işlemediniz. O halde ben bir istisnayım. Shogun-2 1980 info-icon
Dat is mogelijk. Belki. Shogun-2 1980 info-icon
Misschien is het de wil van God. Belki de Tanrı böyle istedi. Shogun-2 1980 info-icon
Of die duivelse jezu�eten houden me in leven om me te martelen. Belki de o şeytan Cizvitler işkence etmek için yaşamama izin veriyorlar. Shogun-2 1980 info-icon
Het is zo moeilijk om geduld te betrachten. Sabırlı olmak çok zor. Shogun-2 1980 info-icon
Zo ontzettend moeilijk. O kadar zor ki. Shogun-2 1980 info-icon
Wat is er, m'n zoon? Niets, vader. Ne oldu, oğlum? Hiçbir şey, Peder. Shogun-2 1980 info-icon
Ga maar weer slapen. Je hebt niets te vrezen. Uyumaya devam et. Korkacak bir şey yok. Shogun-2 1980 info-icon
We zijn in Gods handen. Hepimiz Tanrı'ya emanetiz. Shogun-2 1980 info-icon
Hoe is het vandaag met je, m'n zoon? Ah, bugün nasılsın, oğlum? Shogun-2 1980 info-icon
Goed, dank u. En met u? Heel goed, dank je. İyiyim, sağ olun Peder. Ya siz? Oldukça iyiyim, teşekkür ederim. Shogun-2 1980 info-icon
Hoe zeg je dat in het Japans? Japonca nasıI söylenir bu? Shogun-2 1980 info-icon
Heeft iemand ooit geprobeerd te ontsnappen? Kaçmaya çalışan oldu mu hiç? Hayır, hayır. Shogun-2 1980 info-icon
Waarom zouden ze? Ze kunnen nergens naar toe. Neden denesinler ki? Kaçacak, saklanacak hiçbir yer yok. Shogun-2 1980 info-icon
Op hulp aan een gevangene staat de doodstraf. Kaçak bir mahkuma yardım etmek, ölümle cezalandırılır. Shogun-2 1980 info-icon
Als je een misdrijf niet aangeeft, word je gekruisigd. Burada suçu bildirmemek bile, seni çarmıha yollar. Shogun-2 1980 info-icon
Zet het uit je hoofd, m'n zoon. Goed. Bunu aklından çıkar, oğlum. Hayır. Shogun-2 1980 info-icon
Vertel eens over het Zwarte Schip. Heeft u ze gezien? Bana Siyah Gemi'den söz edin. Hiç gördünüz mü? Shogun-2 1980 info-icon
Ja. Het zijn de grootste schepen ter wereld. Bijna 2000 ton. Evet. Dünyanın en büyük gemileridir onlar. Neredeyse 2000 tonluk. Shogun-2 1980 info-icon
Er zijn 200 mannen nodig om ermee te varen. Bir tanesini yüzdürmek için ikiyüz adam gerekir. Shogun-2 1980 info-icon
Hoeveel kanonnen staan erop? 20 of 30. Drie dekken. Kaç top olur? Bazen 20 ya da 30. Üç güverte. Shogun-2 1980 info-icon
Ze treuzelt bij een dwarse wind. Wat? Dat begrijp ik niet. Rüzgar apazlama olunca yavaşlar. Ne? Anlamadım. Shogun-2 1980 info-icon
Groot maar traag. Het Zwarte Schip? O, ja. Büyük fakat yavaş. Siyah Gemi mi? Ah, evet. Shogun-2 1980 info-icon
Domo... genki desu. Domo... genki desu. Shogun-2 1980 info-icon
O, je bent het niet vergeten. Ah, hatırladın. Shogun-2 1980 info-icon
Als ik papier en inkt had, kon ik het voor je opschrijven. Mürekkebim ve kağıdım olsaydı, kelimeleri senin için yazabilirdim. Shogun-2 1980 info-icon
Wilt u me onderwijzen? Lk wil het graag leren. Yine de bana öğretir misiniz? Öğrenmek istiyorum. Shogun-2 1980 info-icon
Ja, natuurlijk. Evet, elbette. Shogun-2 1980 info-icon
Ik schrijf de woorden in de aarde. Buraya, kelimeleri toprağa yazalım. Shogun-2 1980 info-icon
Dan onthoud je ze wel. Böylece onları hatırlarsın. Şimdi... Shogun-2 1980 info-icon
Dozo is 'alsjeblieft'. Dozo, "lütfen" demek. Shogun-2 1980 info-icon
'Water'... mizu. "Su"...mizu demek. Shogun-2 1980 info-icon
'Wacht even'... "Lütfen bekleyin"... Shogun-2 1980 info-icon
Matte kudasai. Schrijf het maar op. Matte kudasai. ...kudasai. Şimdi sen yaz. Shogun-2 1980 info-icon
Je biecht, m'n zoon. Snel. Günah çıkarmalısın, oğlum. Acele etmelisin. Shogun-2 1980 info-icon
Ik geloof niet... Snel, dan schenk ik je absolutie. Bunu yapacağımı... Çabuk, günahlarını bağışlatayım. Shogun-2 1980 info-icon
Snel, voor je onsterfelijke ziel. Ölümsüz ruhun için acele etmelisin. Shogun-2 1980 info-icon
Belijd al je zonden voor het aangezicht van God. Tanrı aşkına günah çıkar, tüm geçmişi ve bugünü. Shogun-2 1980 info-icon
Doe het nu. Söyle haydi. Shogun-2 1980 info-icon
De Heilige Maagd zal over je waken. Kutsal Bakire seni koruyacaktır. Shogun-2 1980 info-icon
Ga met God, vader. Tanrı sizinle olsun, Peder. Shogun-2 1980 info-icon
l don't understand. Wakarimasen. Anlamıyorum. Wakarimasen. Shogun-3 1980 info-icon
Anjin san? Anjin san? Shogun-3 1980 info-icon
ls that where we're going? Oraya mı gidiyoruz? Shogun-3 1980 info-icon
The castle there? Hai? Hai. Oradaki kaleye mi? Hai? Hai. Shogun-3 1980 info-icon
Sweet Jesus! l thought l was a dead man! Tanrı aşkına! Öleceğim sandım! Shogun-3 1980 info-icon
At the castle lake, Lord Toranaga was teaching the art of fishing Kalenin gölünde, Efendi Toranaga balık tutma sanatını öğretiyordu, Shogun-3 1980 info-icon
to Yaemon, the young son of the late Taiko müteveffa Taiko`nun küçük oğlu Yaemon Shogun-3 1980 info-icon
and his consort, the Lady Ochiba. ve eşi Leydi Ochiba`ya. Shogun-3 1980 info-icon
Toranaga had arranged Blackthorne's release from prison Toranaga, Blackthorne`un serbest bırakılmasını ayarlamıştı, Shogun-3 1980 info-icon
for the same reason he had sent him there/ onu oraya yollamasıyla aynı nedenden ötürü: Shogun-3 1980 info-icon
to keep him out of Lord lshido's reach Efendi lshido`dan uzak tutmak Shogun-3 1980 info-icon
and thereby save the Englishman's life. ve böylece İngiliz`in hayatını kurtarmak için. Shogun-3 1980 info-icon
lt gives me great pleasure to see you again, my Lady. Sizi tekrar görmek benim için büyük zevk, leydim. Shogun-3 1980 info-icon
Thank you, Captain. l am pleased to see you are well. Teşekkür ederim, Kaptan. İyi olduğunuzu görmek güzel. Shogun-3 1980 info-icon
May l present the Lady Kiri sama? Konnichiwa. Leydi Kiri sama'yı tanıştırayım. Konnichiwa. Shogun-3 1980 info-icon
ls she Lord Toranaga's wife? Efendi Toranaga'nın eşi mi? Shogun-3 1980 info-icon
No. Lord Toranaga's wife died many years ago. Hayır. Efendi Toranaga'nın eşi, yıllar önce öldü. Shogun-3 1980 info-icon
The Lady Kiri sama was once his consort. Leydi Kiri sama, bir zamanlar onun metresiydi. Shogun-3 1980 info-icon
Now she is mistress of his household. Şimdi, muhafızının metresi. Shogun-3 1980 info-icon
Konnichiwa, Toranaga sama. Konnichiwa, Toranaga sama. Shogun-3 1980 info-icon
l only learned a few words. How do you say, ''l don't speak Japanese''? Sadece birkaç kelime öğrendim. ''Japonca bilmiyorum'' nasıl denir? Shogun-3 1980 info-icon
l am sure Lord Toranaga understands. Efendi Toranaga'nın anladığından eminim. Shogun-3 1980 info-icon
Lord Toranaga wishes to know where you learned your few words. Efendi Toranaga, o birkaç kelimeyi nerede öğrendiğinizi bilmek istiyor. Shogun-3 1980 info-icon
There was a Franciscan monk. He taught me. Bir Fransiskan keşişi vardı. O öğretti. Shogun-3 1980 info-icon
Lord Toranaga wishes to know about you and your country. Efendi Toranaga, siz ve ülkeniz hakkında bilgi istiyor. Shogun-3 1980 info-icon
My lord also wishes to know about your ships and weapons Efendim, geminiz ve silahlarınız hakkında da bilgi istiyor Shogun-3 1980 info-icon
and how you guided your ships here. ve geminizi buraya nasıl getirdiğinizi bilmek istiyor. Shogun-3 1980 info-icon
My master wishes to understand all of this. Efendim tüm bunları anlamak istiyor. Shogun-3 1980 info-icon
That's nearly everything l know. Precisely what my master wishes. Bu neredeyse tüm bildğim. Efendimin tam olarak istediği bu. Kaçış yok. Bunu kabullenmelisin. Bu neredeyse tüm bildğim. Efendimin tam olarak istediği bu. Kaçış yok. Bunu kabullenmelisin. Shogun-3 1980 info-icon
l will tell him, but it may take time. Anlatacağım, fakat bu zaman alabilir. Shogun-3 1980 info-icon
My master has the time. Efendimin zamanı var. Shogun-3 1980 info-icon
Where shall l begin? At the beginning. Nereden başlamalıyım? En başından. Shogun-3 1980 info-icon
This is a map of the world. Bu bir dünya haritası. Shogun-3 1980 info-icon
The earth is round, like an orange. Dünya yuvarlaktır, tıpkı bir portakal gibi. Shogun-3 1980 info-icon
This map is like its skin, cut off and laid out flat. Haritayı kabuk olarak düşünün, çıkarın ve düz olarak serin. Shogun-3 1980 info-icon
This is north, south, east, west. Kuzey, güney, doğu, batı. Shogun-3 1980 info-icon
Japan, Nihon, is here. Japonya, Nihon, işte burada. Shogun-3 1980 info-icon
My country is here. Benim ülkem burada. Shogun-3 1980 info-icon
These are the Americas. Bunlar da Amerika. Shogun-3 1980 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 148977
  • 148978
  • 148979
  • 148980
  • 148981
  • 148982
  • 148983
  • 148984
  • 148985
  • 148986
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact