Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 306
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| But you're wearing the same outfit from last night. | Fakat dün geceki kıyafetlerini giyiyorsun. Fakat dün geceki kıyafetlerini giyiyorsun. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You're wearing the same outfit from last night. | Sen de dünkü kıyafetlerini giyiyorsun. Sen de dünkü kıyafetlerini giyiyorsun. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| And you have messed up sex hair. | Ve saçların seks sonrası dağınıklığında. Ve saçların seks sonrası dağınıklığında. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You have messed up sex hair. | Senin de saçların seks sonrası dağınıklığında. Senin de saçların seks sonrası dağınıklığında. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Webmaster? | Site tasarımcısı mı? Site tasarımcısı mı? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Sophie? | Sophie mi? Sophie mi? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| She called me up and we made hand love. | Beni aradı ve biz el işi yaptık. Beni aradı ve biz el işi yaptık. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| But I thought Sophie hated you. | Ama Sophie'nin senden nefret ettiğini sanıyordum. Ama Sophie'nin senden nefret ettiğini sanıyordum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Well, she doesn't hate my hand. | Elimden nefret etmiyormuş. Elimden nefret etmiyormuş. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| But you cannot tell anyone. | Ama bunu hiç kimseye söylememelisin. Ama bunu hiç kimseye söylememelisin. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| That was her one condition. | Tek şartı buydu. Tek şartı buydu. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| That and a copy of my recent blood tests | Birde, en son kan tahlilimin bir doktor tarafından imzalanmış kopyası. Birde, en son kan tahlilimin bir doktor tarafından imzalanmış kopyası. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| And you can't tell anyone about me, either. | Sen de benden hiç kimseye bahsetmeyeceksin. Sen de benden hiç kimseye bahsetmeyeceksin. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Especially Max. | Özellikle de Max'a. Özellikle de Max'a. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I'd never hear the end of it. | Sonunu duymak bile istemiyorum. Sonunu duymak bile istemiyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Pinky swear? | Söz mü? Söz mü? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Actually, never mind. | Aslında, boş ver. Aslında, boş ver. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I don't know where your fingers have been. | Parmaklarının nerede olduklarını bilmiyorum. Parmaklarının nerede olduklarını bilmiyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I just told you where they've been. | Nerede olduklarını biraz önce söyledim ya. Nerede olduklarını biraz önce söyledim ya. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Max | Max. Max. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I'm so excited for this party. | Bu parti için çok heyecanlıyım. Bu parti için çok heyecanlıyım. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I wore my loose clothing so I can dance all night. | Bol bir elbisemi giydim böylece bütün gece dans edebileceğim. Bol bir elbisemi giydim böylece bütün gece dans edebileceğim. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| God, I cannot take this party pressure. | Tanrım, bu kadar parti baskısını kaldıramıyorum. Tanrım, bu kadar parti baskısını kaldıramıyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I'm just going to go in the back | Şimdi arkaya gidip konserve açacağını bileklerimin üzerinde çalıştıracağım. Şimdi arkaya gidip konserve açacağını bileklerimin üzerinde çalıştıracağım. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Oh, Max. I'm sure you did a great job. | Max, eminim güzel bir iş başarmışsındır. Max, eminim güzel bir iş başarmışsındır. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You know, as long as you have a DJ, | Bilirsin, DJ, şampanya ve medyum olduğu sürece... Bilirsin, DJ, şampanya ve medyum olduğu sürece... | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| some champagne, and a psychic. | Parti organizatörün ofisinde "parti" yazısı. Parti organizatörün ofisinde "parti" yazısı. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| No, no, and no. | Hayır, hayır ve hayır. Hayır, hayır ve hayır. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I got some balloons, a hummus tray, | Birkaç balon, bir humus tepsisi ve muhtemelen Earl olacak. Birkaç balon, bir humus tepsisi ve muhtemelen Earl olacak. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| He still hasn't confirmed. | Geleceğini hala doğrulamadı. Geleceğini hala doğrulamadı. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Oh. | Tad. Sana yeni bir tane vereyim. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You don't need psychic to know | Çok rezil bir parti olacağını bilmek için medyuma gerek yok. Çok rezil bir parti olacağını bilmek için medyuma gerek yok. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| that this is going to be a horrible, horrible party. | Ve tekrar uzatmam da bayağı zaman almıştı. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Well, thank God Caroline has new boy toy. | Allahtan Caroline'nin yeni erkek bir oyuncağı var. Allahtan Caroline'nin yeni erkek bir oyuncağı var. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| She might not mind as much. | O kadar kafasına takmaz. O kadar kafasına takmaz. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Yeah, I saw them kissing in front of the diner last night. | Dün gece restoranın önünde onları öpüşürlerken gördüm. Dün gece restoranın önünde onları öpüşürlerken gördüm. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Yeah, I sat there and watched for an hour. | Bir saat boyunca oturup onları izledim. Bir saat boyunca oturup onları izledim. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| They were really going at it, hot and heavy. | Gerçekten çok ateşlilerdi ve işi ağırdan alıyorlardı. Gerçekten çok ateşlilerdi ve işi ağırdan alıyorlardı. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You know, like the Showtime network in the good old days. | Show TV'deki eski, güzel zamanlar gibi. Show TV'deki eski, güzel zamanlar gibi. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Oh, great. | Harika. Harika. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Now I have to invite him to the party, too? | Şimdi onu da partiye davet etmem mi gerekiyor? Şimdi onu da partiye davet etmem mi gerekiyor? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I only got a six pack of Capri Suns, | Sadece altı paket Capri Sun var, bu yüzden insanlar paylaşmak zorunda kalacaklar. Sadece altı paket Capri Sun var, bu yüzden insanlar paylaşmak zorunda kalacaklar. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Congratulations, it's official. | Tebrik ederim. Resmileşti. Tebrik ederim. Resmileşti. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Our website is now live. | İnternet sitemiz şimdi yayında. İnternet sitemiz şimdi yayında. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You're a whore. | Sen bir fahişesin. Sen bir fahişesin. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I hear you got your Kinko's card punched. | Kinko kartını deldirdiğini duydum. Kinko kartını deldirdiğini duydum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Don't "what" me. | Ne, deme bana? Ne, deme bana? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I know you hooked up with the webmaster. | Site tasarımcısıyla yattığını biliyorum. Site tasarımcısıyla yattığını biliyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Pick up. | Siparişler. Siparişler. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Oleg, you told Max? | Oleg, Max'e mi söyledin? Oleg, Max'e mi söyledin? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| What's happening? | Ne oluyor? Ne oluyor? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Our deal's off. | Anlaşmamız bitti. Anlaşmamız bitti. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Oleg had sex with Sophie last night. | Oleg, Sophie ile dün gece seks yaptı. Oleg, Sophie ile dün gece seks yaptı. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| No... | Hayır... Hayır... | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| It wasn't sex. Just hand stuff. | Seks değildi. Sadece el işiydi. Seks değildi. Sadece el işiydi. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Yeah, and nothing above the waist. | Evet. Ve bilekten yukarısı hiç yoktu. Evet. Ve bilekten yukarısı hiç yoktu. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I'm a lady. | Ben bir hanımefendiyim. Ben bir hanımefendiyim. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I got all hot and bothered watching Caroline and big Han. | Caroline ve Koca Han'ı izlerken azdım. Caroline ve Koca Han'ı izlerken azdım. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Okay... | Pekala. Pekala. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You know, I really think this is between Caroline and me. | Bunun gerçekten Caroline ve benim aramda olduğunu düşünüyorum. Bunun gerçekten Caroline ve benim aramda olduğunu düşünüyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You mean between Caroline, you, and your strippers. | Caroline, sen ve senin striptizcilerini kastediyorsun herhalde. Caroline, sen ve senin striptizcilerini kastediyorsun herhalde. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Strippers? | Striptizciler mi? Striptizciler mi? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I have seen this man in a strip club. | Bu adamı bir striptiz kulübünde gördüm. Bu adamı bir striptiz kulübünde gördüm. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Han, you were in a strip club? | Han, sen striptiz kulübünde miydin? Han, sen striptiz kulübünde miydin? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Earl took me. | Earl götürdü beni. Earl götürdü beni. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Damn it, Han. | Kahretsin, Han. Kahretsin, Han. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You're going to sell me out | Senin için 100 dolar verdikten sonra satıyorsun beni. Senin için 100 dolar verdikten sonra satıyorsun beni. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You went to Spreaders without me? | Bensiz Spreaders'a mı gittiniz? Bensiz Spreaders'a mı gittiniz? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Why would you take Han to a strip club? | Han'ı neden striptiz kulübüne götürdün? Han'ı neden striptiz kulübüne götürdün? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Yeah, is his lap even big enough for a dance? | Kucağı dans için yeterince büyük müydü? Kucağı dans için yeterince büyük müydü? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Earl, I'm so disappointed in you. | Earl, beni hayal kırıklığına uğrattın. Earl, beni hayal kırıklığına uğrattın. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| That's it. I'm not going to your party. | Bu kadar. Partine gelmiyorum. Bu kadar. Partine gelmiyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| What party? | Ne partisi? Ne partisi? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Damn it, Earl! | Kahretsin, Earl. Kahretsin, Earl. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| It's supposed to be a surprise for her birthday. | Doğum günü için sürpriz bir parti olacaktı. Doğum günü için sürpriz bir parti olacaktı. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Who told you it was my birthday? | Doğum günüm olduğunu size kim söyledi? Doğum günüm olduğunu size kim söyledi? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Han. | Han! Han! | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Damn it, Han! | Kahretsin, Han. Kahretsin, Han. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I didn't want a party | Parti falan istemiyorum. Bu sene doğum günümü kutlamayacaktım. Parti falan istemiyorum. Bu sene doğum günümü kutlamayacaktım. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Well, too bad, | Çok Kötü. Çok Kötü. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| because your BFF is throwing you a big blow out. | Youtube'dan eski Soul Train kliplerini izleyim diyorum. Çünkü kankan çok büyük bir parti düzenliyor. Youtube'dan eski Soul Train kliplerini izleyim diyorum. Çünkü kankan çok büyük bir parti düzenliyor. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Oh, Max. Now I feel bad. | Max, şimdi kendimi kötü hissettim. Max, şimdi kendimi kötü hissettim. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| You feel bad now, wait till you see the party. | Kötü mü hissettin. Partiyi görene kadar bekle. Kötü mü hissettin. Partiyi görene kadar bekle. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Caroline's birthday. Woot, woot. | Caroline'nın doğum günü. Caroline'nın doğum günü. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Thanks, but you don't have to say that after everything. | Teşekkür ederim ama tüm o olanlardan sonra bir şey söylemek zorunda değilsin. Teşekkür ederim ama tüm o olanlardan sonra bir şey söylemek zorunda değilsin. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Max... | Max. Max. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I know you had limited budget, | Kısıtlı bir bütçen olduğunu biliyorum ama müzik bedava. Kısıtlı bir bütçen olduğunu biliyorum ama müzik bedava. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Yeah, well, I'm a douche. | Evet, ben bir gerzeğim. Evet, ben bir gerzeğim. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Speech! | Konuşma. Konuşma. Konuşma. Konuşma. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I can't carry this party much longer. | Bu partiyi tek başıma devam ettiremem. Bu partiyi tek başıma devam ettiremem. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Okay, I'd like to say something. | Pekala. Ben bir şeyler söylemek istiyorum. Pekala. Ben bir şeyler söylemek istiyorum. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Wait, wait. | Bekle, bekle. Bekle, bekle. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Can't we wait till we cut the cake? | Pastayı kesene kadar bekleyemez miyiz? Pastayı kesene kadar bekleyemez miyiz? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Cake? | Pasta mı? Pasta mı? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| People are still doing that? | İnsanlar bunu hala yapıyorlar mı? İnsanlar bunu hala yapıyorlar mı? | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| Yes. Our livelihood depends on it. | Evet. Geçimimiz buna bağlı. Evet. Geçimimiz buna bağlı. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| There's only one party as bad as this one. | Bunun kadar kötü olan yalnızca bir parti vardır. Bunun kadar kötü olan yalnızca bir parti vardır. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| That's the Donner Party. | O da Donner Party'dir. O da Donner Party'dir. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| And even they had better food. | Ve onların yemekleri bile daha iyidir. Ve onların yemekleri bile daha iyidir. | 2 Broke Girls-1 | 2011 | |
| I'd like to say happy birthday to a very pretty lady | Tanışma zevkine yeni eriştiğim ve bundan sonra daha çok göreceğimi düşündüğüm... Tanışma zevkine yeni eriştiğim ve bundan sonra daha çok göreceğimi düşündüğüm... | 2 Broke Girls-1 | 2011 |