Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 22364
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| He drove his mom's Volvo through | Annesinin Volvo'suyla bir dükkana girmiş ve ATM makinesi ile kaçmış. | Glee-1 | 2009 | |
| A A And when is he getting out? | Ne ne zaman çıkacak? | Glee-1 | 2009 | |
| He might be the mbest person on this planet, | Bu dünyadaki en aptal kişi olabilir ve bunu ben söylüyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Guys! Let's have some sympathy. | Çocuklar! Biraz anlayış gösterelim. | Glee-1 | 2009 | |
| For a guy who put his needs before the team's? | Takımı yerine, kendi ihtiyaçlarına öncelik vermesine mi? | Glee-1 | 2009 | |
| We need his voice, and his bad boy stage presence. | Sesine ve sahnedeki kötü çocuk imajına ihtiyacımız var. | Glee-1 | 2009 | |
| There he is. How's it going? | İşte geldi. Nasılsınız? | Glee-1 | 2009 | |
| Hey, everybody. I'm Sam. | Merhaba, millet. Ben, Sam. | Glee-1 | 2009 | |
| And I don't like green eggs and ham. | Değişik şeyleri denemeyi sevmem. | Glee-1 | 2009 | |
| Okay! This is gonna be great. | Tamam! Her şey harika olacak. Katıldığına pişman olmayacaksın, Sam. | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, good. | Çok iyi. | Glee-1 | 2009 | |
| Sam, you sit right here. | Sam, sen şuraya otur. | Glee-1 | 2009 | |
| WILL: All right! Question for the group. | Pekâlâ! Herkese bir soru. | Glee-1 | 2009 | |
| A blanket. | Battaniye. | Glee-1 | 2009 | |
| A duet is when two voices join to become one. | * Hayatını kurtardım, boğuluyordu az kalsın * | Glee-1 | 2009 | |
| No straight boy dyes his hair | Hiçbir normal erkek saçlarını 1993'deki Linda Evangelista gibi boyamaz. | Glee-1 | 2009 | |
| You're crazy, circa 2010. | Delisin, 2010 yılındaki gibi. | Glee-1 | 2009 | |
| WILL: And that is what | İşte düetler... | Glee-1 | 2009 | |
| So, this week I want you to pair up and sing a duet. | Bu hafta ikili gruplar yapmanızı ve düet söylemenizi istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| And since you guys all seemed to love our little | Hepiniz "Defying Gravity" çekişmesinden çok... | Glee-1 | 2009 | |
| Hi. I'm Kurt Hummel. | Merhaba. Adım Kurt Hummel. | Glee-1 | 2009 | |
| I just wanted to personally welcome you to the glee club. | Glee kulübüne katıldığın için şahsen hoş geldin demek istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Look... maybe at your old school, | Bak... belki eski okulunda... | Glee-1 | 2009 | |
| but I have three gifts: my voice, | ...3 tane yeteneğim vardır: sesim... | Glee-1 | 2009 | |
| But it's just between friends. | Aramızda kalsın ama doğal görünmüyor. | Glee-1 | 2009 | |
| 'cause you're kinda freaking me out. | ...çünkü beni hafiften ürküyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| Aren't duets supposed to be between, like, a girl and a guy? | Düetleri bir kız ve bir erkeğin söylemesi gerekmiyor mu? | Glee-1 | 2009 | |
| We should do a duet together. | Düeti beraber yapmalıyız. | Glee-1 | 2009 | |
| We should sing Melissa Ethridge's "Come To My Window." | Melissa Ethridge'den "Come to My Window" şarkısını söylemeliyiz. | Glee-1 | 2009 | |
| First of all? | Tahmin edilemedi. | Glee-1 | 2009 | |
| and I wants ta get my mack on. | ...ama ben kırıştırmak istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I need something warm beneath me, or I can't digest my food. | Altımda sıcak bir şeye ihtiyacım var yoksa yemeğimi hazmedemem. | Glee-1 | 2009 | |
| Look, Wheezy, I realize | Bak Cırtlak, seni birkaç defa yumruklamaya çalıştığımın... | Glee-1 | 2009 | |
| But it's a new year, and you and I | Yeni bir yıldayız ve sen ve ben bu okuldaki en iyi şarkıcılarız. | Glee-1 | 2009 | |
| One time I brought a wheelbarrow, | Birinin arabasından düşmüş olmalı. | Glee-1 | 2009 | |
| Once again, your closeted homophobia seeps to the surface | Yine saklı homofobin, aynen taşmış bir çöplük gibi gün ışığına çıktı. | Glee-1 | 2009 | |
| I really like you, Kurt. | Seni gerçekten seviyorum Kurt. | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Don't go breakin' my ♪ | Bu e postayı Kurt'ten aldım. | Glee-1 | 2009 | |
| Wow. Don't be sad. | Bir dakika, ne dedin? Kurt'un güvende olması gerekiyor. * Anlamaya çalışıyorum nedenini, çok seviyorum dans etmeyi * | Glee-1 | 2009 | |
| But you, you're so... kind, a and open. | Ama sen... çok nazik ve samimisin. | Glee-1 | 2009 | |
| Okay? He has to feel like he belongs and, | Tamam mı? Buraya ait olduğunu hissetmeli ve takım da ona güvenmeli. | Glee-1 | 2009 | |
| and the team has to believe in him. | Seni hiç terk etmeyeceğim | Glee-1 | 2009 | |
| I'm kind of impressed. | Etkilendim. | Glee-1 | 2009 | |
| Okay, so I'm just gonna ignore what you just said | Pekâlâ, son söylediklerini duymazdan geleceğim ve... | Glee-1 | 2009 | |
| repeat what I said before: we just have to find a way | ...az evvel söylediklerimi tekrar edeceğim ki bu da yeni çocuğun kulüpte... | Glee-1 | 2009 | |
| for me to lose a singing competition | * Beni nasıl değiştirdiğini * | Glee-1 | 2009 | |
| I don't want to do it. We're duet partners you have to sing! | Yapmak istemiyorum. Düet partneriyiz. Şarkı söylemek zorundasın. | Glee-1 | 2009 | |
| I don't even know if I can sing. | Şarkı söyleyebiliyor muyum bile bilmiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| You sing and I'll dance around you; you'll be fine. No, no. | Sen söyle, ben etrafında dans ederim. Hayır, hayır. | Glee-1 | 2009 | |
| and then we can finally have a normal night out. | ...ve böylece sonunda normal bir gece geçireceğiz. | Glee-1 | 2009 | |
| Normal? What do you mean? | Normal mi? Ne demek istiyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| So, I just want you to know | * Her zaman hatırlayacağım * | Glee-1 | 2009 | |
| Sorry, I'm... | Pardon... biraz kafam karıştı. | Glee-1 | 2009 | |
| they refill your salad until you leave or pass out. | ...gidene veya çatlayana kadar bedava salata veriyorlar. | Glee-1 | 2009 | |
| There were chicken feet in it. | İçinde tavuk ayağı vardı. Tavuk ayağı salatasıydı. | Glee-1 | 2009 | |
| that doesn't have chicken feet in it! | ...az evvel "koca bir şehir katil arılar istilasına uğradı" mı dedin Tim. | Glee-1 | 2009 | |
| So, let me get this straight. | Dur bakalım, doğru anlamış mıyım? | Glee-1 | 2009 | |
| You want to be my girlfriend | Kız arkadaşım olmak istiyorsun... | Glee-1 | 2009 | |
| ...wheeling me around? | ...fikrinden hoşlanıyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| Why does the couples therapy have to be Asian? | Neden çiftler terapisi Asyalılar için olmalı? | Glee-1 | 2009 | |
| The kid's good. | Çocuk yetenekli. | Glee-1 | 2009 | |
| of a highway. | ...tutmamın sebebi, özgün düğünler üzerinde uzmanlaşmış olmanız. | Glee-1 | 2009 | |
| Nationals are in New York City. | Ulusal yarışma New York'ta. | Glee-1 | 2009 | |
| I joined up because I'm new here | Ben de katıldım çünkü burada yeniyim ve beni popüler edeceğini söyledin... | Glee-1 | 2009 | |
| and now you're telling me that it's going to get me killed. | ...ama şimdi de beni öldüreceğini söylüyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, eventually you're going get popular from it, | En nihayetinde popüler olacaksın inan bana, ama... | Glee-1 | 2009 | |
| I didn't realize you had a problem with gay dudes. | Eşcinsellerle problemin olduğunu bilmiyordum. | Glee-1 | 2009 | |
| Look, I don't have a problem with gay dudes. | Bak, eşcinsellerle problemim yok, ama başkalarının var... | Glee-1 | 2009 | |
| you singing a duet with Kurt is a death sentence. | İki numara: Çok seksiyim. | Glee-1 | 2009 | |
| The blueberry flavor is the worst, | Yabanmersinli olan en kötüsüdür... | Glee-1 | 2009 | |
| especially if it gets down your pants. | ...özellikle pantolonunda içeri akmışsa. ...bir karavan kiralayıp, hep beraber Coachella'ya gitmeyi. | Glee-1 | 2009 | |
| I looked like a creature out of Avatar down there | Bana buzlu içecek döktüklerinde Avatar'dan fırlamış yaratıklara benzemiştim. | Glee-1 | 2009 | |
| I mean, you don't need Glee Club. | Yani, Glee kulübüne ihtiyacın yok. | Glee-1 | 2009 | |
| those guys were pretty cool to me | ...o çocuklar geçen sene ben popüler değilken bana çok iyi davranmışlardı. | Glee-1 | 2009 | |
| It means you have pretty eyes. | Gözlerin çok güzel demek. | Glee-1 | 2009 | |
| It's Nav'i... the Avatar language. | * Çok seksiyim ve bunun farkındayım * | Glee-1 | 2009 | |
| Lor manari. | "Lor manari." | Glee-1 | 2009 | |
| Heart healthy vegan carrot soup | Kalp dostu vejetaryen havuç çorbası ile kepekli kıtır ekmekler... | Glee-1 | 2009 | |
| and you'd better eat all of it. | ...hepsini yesen iyi edersin. | Glee-1 | 2009 | |
| Do you have any idea how hard it is to find saffron in this town? | Bu şehirde safran bulmak ne kadar zor haberin var mı? | Glee-1 | 2009 | |
| Chin up. | Çeneni kaldır. | Glee-1 | 2009 | |
| It's fine, I guess. | İyi, sanırım. | Glee-1 | 2009 | |
| There's this new kid Sam in Glee Club. | Glee kulübünde Sam adında yeni bir çocuk var. | Glee-1 | 2009 | |
| you know, does he, he play for your team? | ...sizin... sizin takımdan mı? | Glee-1 | 2009 | |
| Is this true? | Doğru mu? | Glee-1 | 2009 | |
| So a gay guy can't be friendly | Demek eşcinsel biri, normal biri ile kötü bir niyeti olmadan arkadaş olamaz? | Glee-1 | 2009 | |
| So you're saying I shouldn't sing with this Sam guy | Yani birkaç eşcinsel düşmanı uğruna Sam ile... | Glee-1 | 2009 | |
| I thought you said no one pushes the Hummels around. | Hummel'ları kimse itip kakamaz dedin sanıyordum. | Glee-1 | 2009 | |
| I am the only openly gay kid at school, in this town. | Okulda hatta bu şehirde, eşcinsel olduğunu açıkça söylemiş olan tek çocuk benim. | Glee-1 | 2009 | |
| Why can't I slow dance at my prom? | Neden mezuniyet balomda slowdans edemiyorum? | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Now I love you just the way ♪ | Devre arası gösterini ve amigoları kaybettin. | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ River deep, mountain high ♪ | Belki sen de denemelisin. Ve porno değil. İyi bir film. | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Baby, bab baby ♪ | * Ona umut veririm * | Glee-1 | 2009 | |
| What an incredible song. | İnanılmaz bir şarkı. | Glee-1 | 2009 | |
| SANTANA: And just so you know, I've already bought custom bibs | Hadi, burayı tutuşturun. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm setting you free. | Seni özgür bırakıyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| You can do your duet with someone else in Glee, | Düetini Glee kulübünden başkası ile yapabilirsin... | Glee-1 | 2009 | |
| No, no, I... | Hayır, hayır, ben | Glee-1 | 2009 | |
| It's not you, it's me. | Sorun sen değilsin, benim. * Güzel, genç biri * | Glee-1 | 2009 | |
| You've been honorable, actually, | Aslında, çok asilce davrandın... | Glee-1 | 2009 |